Adı:
Abdülmecit
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751413574
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
İmparatorluk Çökerken Sarayda 22 Yıl Abdülmecit, Osmanlı sultanları içinde yaşamı ve kaderiyle öne çıkan ilgi çekici bir padişah Hıfzı Topuz bu romanda, 16 yaşında tahta çıkan, büyük aşklar ve acılar yaşayan, Mustafa Reşit Paşanın çabalarıyla Tanzimatı ilan eden, genç yaşta yaşama veda eden zarif ve duygusal bir padişahın hüzünlü öyküsünü anlatıyor. Debdebenin, saray çılgınlıklarının, savurganlığın alabildiğine yaşandığı bu çöküş döneminin serüven tadında gelişen olaylarını, Hıfzı Topuzun güçlü kaleminden okuyacaksınız
208 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Abdülmecit
İmparatorluğun debdebeli,lüks,şatafat eğlence içinde aynı zamanda da borç batağına sürüklenmesi ile geçen yirmi iki yıl.
Abdülmecit in kadınlara olan zaafı ve bu yüzden bir imparatorluğu çöküşün eşiğine getirmesini akıcı bir dille anlatmış.Kitap o kadar etkileyici ve sürükleyici ki elimden bırakamadan okudum.Padişahın 16 yaşında tahta isteksiz ve korkarak geçmesi, herkesin kendisine bir kaç cariye sunmaları bunların sayısının haddi aşması ve bunlarla ve israflarıyla baş gelememesi.
Padişahın kendisinin de devlet yönetiminden hiçbirşey anlamamasını ,sadece sarayda zevk,sefa,cümbüş,içki alemi,kadınlar ve harcamalarla geçen koca bir saltanat.Nefis bir kitaptı okuyun çok bilgileneceksiniz...
208 syf.
·Beğendi·9/10
Hıfzı Topuz ABDÜLMECİT

1808 yılında tahta çıkan 2. Mahmut’un ilk işi 3. Selim’in öldürülmesi işine karışan 31 kişiyi idam ettirmek oldu.
Abdülmecit Döneminde padişah dâhil, sofrada yalnızca kaşık kullanılıyordu. Masa ve sandalyenin kullanılmaya başlaması için yıllar vardır. Çatal ve bıçak yıllar sonra kültürümüze girdi. O yıllarda kahvaltı ve yemek, sini/tepsi üzerinde yeniyordu.
Hareme giren kadınlara genelde Farsça isimler verilirdi. Bu kadınlar ile sultan arasında nikah kıyılması gerekli görülmezdi. Çünkü kadınlar sultanın malı sayılırdı. Ancak Abdülmecit, iki kadınla düğün yaparak ve nikah kıyarak evlendi. Bunlardan biri PERESTİ adlı harem kızıydı. Genel olarak padişahların çoğunun gözdeleriyle ciddi sorunları vardı. Haremdeki kadınlar için bir cetvel tutulurdu. Bu geleneği Abdülmecit getirmişti.
Tanzimat Fermanı Pazar günü okunmuştur. Bu ferman ve içeriği, üst düzey yöneticilerden halktan kimselere kadar hiç kimseyi memnun etmemişti.
Abdülmecit zamanının önemli paşalarından olan Damat Sait Paşa, rüştiye okullarında Coğrafya dersinin okutulmasına kafir işi demiş ve karşı çıkmıştır.
Tanzimat, vergi toplama usullerini de değiştirmişti. Eskiden vergi peşin olarak toplanmaktaydı. Bu işi mültezimler yapmaktaydı. Vergilerin devlet memurları tarafından toplanmaya başlamasının yankıları uzun sürmüştür. Mültezimler Tanzimat’a bu nedenle karşı çıktılar. Onlar için büyük bir kazanç kapısı kapatılmış oluyordu. Takip edene dönemlerde çıkan iç isyanların çoğunda MÜLTEZİM lerin olduğu görülür.
Dönemin bütün yazışmalarında Osmanlı Devletinden TÜRKİYE olarak söz edilir. Fransa, İngiltere ve Rusya devletin adını; TÜRKİYE olarak kullanır.

CERİDE-İ HAVADİS GAZETESİNİN HİKÂYESİ

William Churcill, Kadıköy yakınlarında avlanırken yanlışlıkla bir çocuğu vurdu. Bunun üzerine tutuklandı ve Üsküdar Muhafızlığına götürüldü ve tutuklandı. O yıllarda bir İngiliz’i tutuklamak yapılacak bir şey değildi. Elçilik işe el koydu. Churcill, hemen serbest bıraktırıldı. Dönemin hariciye nazırı yani dış işleri bakanı görevden alındı.
Bu arada bay Çörçil’in gönlünü almak için kendisine pırlantalı bir nişan, zeytinyağı ihraç ruhsatı ve gazete açma ayrıcalığı verildi de Allah’tan suçsuz adamcağızın küsmesine mani olundu. Tanzimat Fermanından sonraki rahat ortam oluşunca bay Çörçil, “Benim arkamda Reşit Paşa var” deyip gazetesini çıkarmıştır.
Çöçil’in suçlu olmasına rağmen gönlünün alınması olayının pek çok benzeri 1950 yılından sonra ülkemizde defalarca yaşanmıştır. (Ümit Zileli)

TAVŞAN KIZLAR

Abdülmecit tahta çıktığında haremde kızların oynadığı oyunlardan biri de TAVŞAN OYUNU idi. Haremdeki kızlar Tavşan kıyafetleri giyiyorlar ve tavşan gibi sıçrıyorlardı. Bu arada başka kızlar şarkı söylüyor ve ayrıca dans ediyorlardı. Anlaşılan bu oyun sarayda eskiden de oynanmaktaydı. Bu oyun daha sonra bir sembol haline gelecek önce Amerika’da sonra da bütün Avrupa’da tanınacaktı.

Abdülmecit, Avrupa’daki süreli yayınları takip ediyor ve yakınlarında olan Dr. Spitzer’den de ayrıca bilgi alıyordu. Abdülmecit, o dönemin Avrupa’sında tartışılan konularla ilgileniyordu. Karl MARX, PROUDHON, ENGELS ve düşüncelerini tartışıyordu. Ünlü edebiyatçı LAMARTİNE de Sultanla tanışmış ve sohbet etmişlerdi. Lamartine, Abdülmecit’ten “Hüzünlü bakışları olan, saygılı bir insan ayrıca devlet için büyük bir şans” diye söz etmişti.
Sultan’ın evlendiği diğer kadını ise BEZMERA oldu. Ancak Bezmera’nın ölçüsüz davranış ve harcamalarından bıkıp onu “çırak çıkardı” yani yöneticilerden biriyle evlendirdi.
Türkülerde adı geçen Kırım Savaşı bu dönemde oldu. Sivastapol Marşı, Kırım Savaşında yazıldı. Kars, 1855 yılında Rusların eline geçti.
Osmanlı’da kölelik 1846’da Avrupalıların baskısıyla resmen kaldırılsa da fiilen köleliğin kalkması uzun bir zaman almıştır. Sultan, 200 yıllık Esirciler Hanını yıktırdı.
Erkek kölelerin çoğu Afrika’dan getiriliyor, Mısır’da bir merkezde HADIM ediliyordu. Hadım edilme sırasında her on köleden 3’nün öldüğü söylenir. Hadım etme işi 3 türlü yapılıyordu. Hadım edilmiş beyazlara AKAĞA deniyordu. Hadım edilmiş beyazlarla siyahlar birbirlerini sevmezlerdi.
Saray eğlencelerinde İskoç ve İspanyol müzikleri çalınıyordu. Hiçbir dönemde Saray kadınlarının harcamaları kısıtlanamıyordu. Bu harcamalar çok yüksek miktarlardaydı. Geçmiş dönemlerde de saray kadınlarının harcamalarını kısmak ve bitirmek isteyenler olmuşsa da bu iş asla başarılamamıştı. Saray kadınları, padişahın kızları büyük harcamalar yapıyordu. Çoğu zaman Galata’daki sarraflara, esnaflara borçlanıyorlardı. Abdülmecit zamanında sarayda bulunan cariyelerin sayısı 700’den fazlaydı.
Abdülmecit’in en çok sıkıntı yaşadığı kadınlardan biri Serfiraz’dı. Serfiraz’ın Sultana hakaretleri herkesçe biliniyordu.
208 syf.
·8 günde·2/10
Osmanlı Devleti=Harem hayatı, cariyeler, eğlenceler vb. DEĞİLDİR!

Sevgili Hıfzı Topuz bey, niçin Abdülmecit'in daha çok harem hayatını anlattınız? Ben buna bir anlam veremedim. Evet o dönemde yapılan israflar Osmanlı'nın batışını hızlandırmıştır. Lakin Abdülmecit diye atılan bir başlıkta o dönemde çok daha fazla önemli olan Kırım Savaşı' nı ayrıntılı şekilde görmek isterdim.

Kitapta Abdülmecit dönemini bir hikaye kurgusuyla anlatmış olan yazarımız anlatımı zenginleştirmek adına mübalağalara çok çok fazla yer vermiştir. Hatta o kadar fazla mübalağalarda bulunmuştur ki olaylarda gerçeklik payının olmadığı bariz ortaya çıkmıştır. Nitekim kendisi de bir tarihçi olmayıp gazeteci-yazar kimliği ile yazmış olduğu bu eserinde aşırı taraflı görüşleriyle nacizane okuyucusunu gülümsetmiştir :)
208 syf.
·Puan vermedi
Osmanlı padişahlarından Abdülmecid'in saray hayatını konu edinen bir kitap. Siyasi olaylara pek yer verildiğini söylenemez. Harem içeriği ağırlıklı olan bir eser.
Bak ağabey,senin herzaman özgür iradenle kararlar aldığını sanmıyorum.Kendini içkiye verdin.Sabah başlıyorsun içmeye,akşama kadar durmuyorsun.Haremde ki kadınlardan da bir türlü başını alamıyorsun.Çocuklarının sayısı kırka yaklaştı,adlarını bile bilmiyorsun.Onların eğitimiyle uğraşmıyorsun.Yarın onlar tahta çıktıkları zaman hangi kafayla devleti yönetecekler,hiç düşündün mü ??
Hıfzı Topuz
Sayfa 128 - Remzi kitapevi
Adınızın Tirimüjgan olduğunu öğrendim anlamını biliyor musunuz?
Elbette Hünkarım ok gibi kirpikleri var demekmiş.
Çok doğru, işte o okları kalbime sapladınız.
Hünkârım asla öyle bir şey olamaz. Kirpiklerimin okları sizi incittiyse cellatlara emir verin hemen boynumu vursunlar....
Bir yanda sünnet olmuş iki çocuk;Murat,Hamit efendiler,bir yanda hokkabazlar,sazendeler,rakkaseler,hanendeler,öte yanda gerdeğe giren bir gelin ve yanında padişahı Abdülmecit türlü türlü eğlenceler...Yemekler,şerbetler,tatlılar...Sarayda hiç bu kadar şatafatlı,görkemli bir düğün yapılmamıştı.
Hıfzı Topuz
Sayfa 104 - Remzi kitapevi
Sarayda yalnız Abdülmecit'in hareminde değil,bütün şehzadelerin ve sultanların dairelerinde de cariyeden geçilmiyordu.Hünkarın ve yakınlarının hizmetindeki cariyelerin sayısı yedi yüzü aşmıştı.
Hünkarım,Ruslar bize Hasta Adam gözüyle bakıyor.Çar Nikola birkaç hafta önce Petrograd'daki kışlık sarayda verilen bir yemekte İngiltere elçisine,bizim üzerimizde ortak bir hakimiyet kurmak amacıyla şöyle demiş:Türkiye bunalımlı bir dönemdedir ve sorun yaratmaktadır. Bu yüzden başımıza büyük belalar gelebilir.Kollarımızın arasında hasta bir adam var.Hem de çok hasta.Ansızın ölebilir hem de bir daha diriltilemez.Şimdiden gerekli önlemleri almalıyız.
Hıfzı Topuz
Sayfa 108 - Remzi kitapevi
"Kötü bir şey miydi o antlaşma?"
"Ben arzedeyim,siz karar verin.Bu antlaşmayla İngilizlere biz de üretilen her çeşit malı çok düşük bir vergiyle satın alma hakkı tanındı.İthal gümrüğü düşürüldü.Bu haklar daha sonra başka ülkere de tanındı.Biz böylece büyük ödünler vererek iktisadi bağımsızlığımızı yitirdik ve açık pazar olduk.
"Allah Allah?"
"Evet hünkarım"
"Ben bunları hiç bilmiyorum,kimse gelip bana anlatmadı ki?!!"
Hıfzı Topuz
Sayfa 124 - Remzi kitapevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Abdülmecit
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751413574
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
İmparatorluk Çökerken Sarayda 22 Yıl Abdülmecit, Osmanlı sultanları içinde yaşamı ve kaderiyle öne çıkan ilgi çekici bir padişah Hıfzı Topuz bu romanda, 16 yaşında tahta çıkan, büyük aşklar ve acılar yaşayan, Mustafa Reşit Paşanın çabalarıyla Tanzimatı ilan eden, genç yaşta yaşama veda eden zarif ve duygusal bir padişahın hüzünlü öyküsünü anlatıyor. Debdebenin, saray çılgınlıklarının, savurganlığın alabildiğine yaşandığı bu çöküş döneminin serüven tadında gelişen olaylarını, Hıfzı Topuzun güçlü kaleminden okuyacaksınız

Kitabı okuyanlar 83 okur

  • Birsen Arıcı
  • Berk Özkaya
  • Yasemin Öztürk
  • Hafize
  • Mehmet Fatih Alptekin
  • Zeynep Özdemir
  • altuğ ahmetoğlu
  • nihal aygün
  • Merve Özden
  • Hüseyin Cantürk

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.1 (5)
9
%19.4 (6)
8
%22.6 (7)
7
%9.7 (3)
6
%16.1 (5)
5
%0
4
%3.2 (1)
3
%3.2 (1)
2
%6.5 (2)
1
%3.2 (1)