Aç Kurtlar

Yılmaz Güney
Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 42 dk.
Sayfa Sayısı:
60
Basım Tarihi:
Ocak 1998
Yayınevi:
Güney Yayınları
ISBN:
9789757956236
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Eşkiya yuvasız kurt gibidir
8/10
·60 syf.··
2022 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2022 15:26
Aç Kurtlar 1969 yılında çekilen bir Türk filmidir. Filmin başrolünde oynayan Yılmaz Güney aynı zamanda yönetmenliği de üstlenmiştir. Kitapta hem hikaye hem senaryo var. Kitap kısa ve öz okumak isteyen herkese tavsiye ederim. Muşta çekilmiş hem filmi hem de kitap olarak uyarlanmış. Paylaştığım alıntılar ; #152622306 #152605719 #152604947 #152503577 #152503046 #152502632 #152501926
Edebiyat
Aç KurtlarYılmaz Güney · Güney Yayınları · 199849 okunma
Ne hükümetten yana olurum, ne eşkıyadan. Ben ezilenden yanayım !
Puan vermedi·60 syf.··
2021 509. kitabı
Bir hükümet düşünün ki memleketinin doğusuna, dağlarına sırtını dönmüş. Onların dertlerini yok saymış. Her gün dağ haramilerinin elinde inim inim inlemekte olan sivil halkın derdine ortak olmamış. O senin sorunun demiş. Ama oy istemeye geldi mi de ilk vaat yalanlarını doğudan yana OY OY OY! OY KARDEŞİM OY! OY CİVAN OY ! Oy isteme dışında doğuyu düşünen yıllardır yok. Bunu açık dille de söylerim. Sözler verilir, eşkıyalara son verilecek denilir. Ama seçim geçti mi tık yok. Hani nerede hükümet? Bu vaziyeti gören Bahri'nin aklına bir çözüm gelir. Madem artık kendi dertlerimizi kendimiz çözeceğiz, hükümetten bize hayır yok. O zaman biz de halka ilan verelim her bir eşkıya başına para koyalım der. O zamanın memleketin en azılı eşkıyaları başlıca Mustafa Erenler, Mahmudo Ağa, Beko Avni, Kara Aziz ve Serçe Mehmet. Hepsinin başına eşkıyalık rütbesine göre bin hesabından para koyarlar. Ve bu süreçte bu eşkıyalar da kendi aralarında çatışma yaşar. Beko Avni tam bir p*şttur. Milletin karısının ırzına geçer. Serçe Mehmet Kara Aziz'in karısına tecavüz eder. Hatta Yılmaz Baba bunu 21. Bölüm 'de şu şekilde ifade ediyor. (Eşkiya namus düş­manı. Eşkiya hayınlık peşinde.) Sonra bu olaylar acı bir şekilde cereyan ederken sonunu söylemeyim tadı kaçmasın çok güzel bir olay örgüsü ile bağlanıp sonuca varıyor. MUTLAKA OKUYUN! Bu kitap beni ben yaptı.Beni bana sorgulattı. Farklı bir kaderde doğsaydım acaba ne olurdu? Ben de yokluk görse idim. Annem babam olmasa idi hâlâ masum kalabilir miydim? İşte bütün bu ön yargıları bırakıp o yöre insanı ile hikayede hemhâl olup bir koptum ki sormayın... Ben böyle güzel kitap okumadım. Yokluk, çile , dert babası yaptı beni. Ne hükümetten yana olurum, ne eşkiyadan mantığını, felsefesini o kadar güzel bir şekilde işlemiş ki. Yazarın ancak
Siyaset
Aç KurtlarYılmaz Güney · Güney Yayınları · 199849 okunma
10/10
·60 syf.··
Beğendi
·
2020 58. kitabı
Yıllar önce filmi izlemiştim...kitapta hem filmin hikayesi hemde seneryosu var ... bir saatinizi ayırıp okuyun ...bulabilirseniz filmide izleyin...yılmaz güneyin ne kadar iyi bir sinemacı olduğunu anlamak için iyi bir fırsat...okuyun ...
1000Kitap
Aç KurtlarYılmaz Güney · Güney Yayınları · 199849 okunma
Puan vermedi·60 syf.··
2024 34. kitabı
Yıllar önce filmini izlemiştim. Geçenlerde sahafta senaryo kitabını gördüm. Öğretmen olarak atandığı köyde bir eşkiya avcısına dönüşen serçe memet'in hikayesini okuyoruz. 8 sene önce siirt'in bir köyüne gelen, içi memleket sevgisi ile heyecanı ile dolu gözü pek bir öğretmendim. bir karım vardı, yeni evlenmiştim. mutluluk dedikleri belki o günlerdeydi. sonra birden her şey bitti. o hiç aklımdan çıkmayacak güzel günler bir daha geri gelmemek üzere gitti. bir gece eşkıyalar bastı köyü ve benim karımı beraberinde götürdüler. 9 ay dağlarda eşkıyalarla kaldı. sonra bir gün ölüsünü getirdiler köye, intihar etmiş. ansızın her şeyin manası değişti. sevmenin sınırsızlığını, acının sınırsızlığını, öfkenin sınırsızlığını anladım. yaşamak çekilmez bir yüktü artık, insanları sevmiyordum. kendimi dağlarda buldum sonra. kan kusan bir silahtım. eşkıya avına çıkmıştım. ilk yakalandığımda 11 kişi öldürmüştüm. idama mahkum edildim, hapishaneden kaçtım ve kan ve barut ve öfke içinde 7 yıl geçti. öldürdüğüm adamların sayısını unuttum ama karım hala aklımda. her gün, her saat, her dakika...
Aç KurtlarYılmaz Güney · Güney Yayınları · 199849 okunma
8/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2023 54. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2023 20:20
Uzun zaman sonra yeniden Yılmaz Güney okuma listemize sıra geldi. Yaşar Kemal sonrası uzun soluklu ve tatlı bir yorgunluğun üstüne sinemamızın emektarı ve delikanlılığın Yeşilçam’daki en büyük temsilcilerinden halkın adamı Yılmaz Güney’in eserlerini okumak benim için büyük bir zevk. Bu eserlerden ilki ‘Aç Kurtlar’ ve yalnızca 102 sayfa. Sitemizdeki bilgi farklı bir baskı nedeniyle böyle. Yılmaz Güney aynı zamanda okuma olarak çok kısıtlı bir kaynağımız olduğu için bütün eserlerini tek seferde okumamaya da özen göstereceğiz. 1969 yılında filmi çekilen Aç Kurtlar’ın kitap olarak baskısı ise Kasım 1977 ve eski basım sevenler için müjdemiz ise elimizde ilk baskının bulunması. Yılmaz Güney’in aynı zamanda bu filmin yönetmenliğini yaptığını, filmin reddedildiğini (evet, siyasi) belirtelim. Kitapta ise filmin hem öyküsünü hem senaryosunu hem de görselleri bulacağız. Filmi de paylaşalım şöyle bir: youtube.com/watch?v=KFbcRzt... Dramatik bir senaryo diyebiliriz buna ki Yılmaz Güney’in karşı olduğu durumlar zaten daha çok bu şekilde ilerler. O kendi ne sağcı ne solcu tanımlar. Onun tek derdi ezilenin yanında olmaktır, güçsüzü korumaktır. Filmlerinde de her zaman haksızlığa karşı gelen rollerde olduğunu görürüz. Seyretmeyenler için filmlerini öneririm. Hepimize iyi okumalar dilerim..
Aç KurtlarYılmaz Güney · Güney Yayınları · 049 okunma

Yazar Hakkında

Yılmaz GüneyYazar · 30 kitap
Babası Siverekli Zaza, annesi ise Vartolu bir Kürt olan Yılmaz Güney, özellikle Çirkin Kral dönemi sonrasında çektiği ve önemli bir sinemacı olarak kabul edilmesini sağlayan Cannes ödüllü Yol, Sürü, Umutsuzlar gibi filmleriyle tanınır. Yılmaz Güney'in gerçek adı Yılmaz Pütün'dür. Kendi ifadesine göre Pütün kırılması zor sert meyve çekirdeği demektir. 1937 yılında, köylü bir ailenin iki çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Babası Siverek Desman Köyü'nden olup Annesi Muş'un Varto ilçesindendir. Kendisi Adana'da büyümüş ve Adana birçok filmine konu olmuştur. Adana'da bir süre Kemal ve And Film şirketlerinin bölge temsilcisi olarak çalıştı. Üniversite okumak üzere İstanbul'a gitti ve Atıf Yılmaz ile tanıştı. Bu süreçte bir yandan da hikâyeler yazıyordu. Daha sonra Atıf Yılmaz'ın da desteğiyle sinemada çalışmalarına başladı. Yılmaz Güney, 1959 yılında Atıf Yılmaz'ın yönetmenliğini yaptığı "Bu Vatanın Çocukları" ve "Alageyik" isimli filmlerin hem senaryosunu yazar hem de filmlerde rol alır ve oynar. "Karacaoğlan'ın Karasevdası"nda da yönetmen yardımcılığı yapar. Yeni Ufuklar ve On Üç gibi dergilere de öyküler yazan Yılmaz Güney, bir öyküsünde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılanır ve 1961 yılında bir buçuk yıl hapis cezasına mahkûm olur. İki yıl sonra tekrar kaldığı yerden devam eden Yılmaz Güney, o dönemde daha çok macera filmleri çeker. Filmlerinde ezilen, hor görülen bir "Anadolu çocuğunun" otoriteye başkaldırısı vardır. Bu dönemde Çirkin Kral lakabını alır. Bu dönemdeki en önemli filmi Lütfü Akad'ın yönettiği ve kendisinin yazdığı "Hudutların Kanunu"dur. Bu dönem boyunca oyunculuğunu geliştiren Yılmaz Güney, abartısız ve yalın oyunculuk anlayışı bu dönemde artık oturtmuştur. Yılmaz Güney, 1971 yılında Efraim Elrom'un öldürülmesinden sorumlu olan başta Mahir Çayan olmak üzere diğer Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi üyelerini sakladığı gerekçesiyle 2 yıl hapse ve sürgüne mahkûm edildi. Yılmaz Güney içeride kaldığı süre boyunca sinema ve sanat ile ilgili fikirlerini; şiir ve öykülerini o dönemde çıkarmaya başladığı Güney dergisinde yayınlamıştır. 1974'te cezaevinden çıktı. İki yıldan fazla cezaevinde kalan Yılmaz Güney aynı yıl "Arkadaş" filmini çekti. Yine aynı yıl "Endişe" adlı filmi çekerken Yumurtalık ilçesindeki bir gazinoda ilçe yargıcı Sefa Mutlu'yu öldürmekten tutuklandı ve 25 Ekim'de Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlayan yargılamaların sonucu 13 Temmuz 1976'da 19 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Beş yıl hapis yattıktan sonra 9 ekim 1981 tarihinde izinli olarak çıktığı Isparta Yarı Açık Cezaevinden yurtdışına firar etti. Yılmaz Güney'in hapisten kaçışı da filmlerini anımsatmıştır. Hapse girmeden önce çekmiş olduğu "Şeytanın Oğlu" filminde: bir günlük bayram izininde dışarı çıkan ve kayıplara karışan bir adamın hikâyesini anlatmıştır. Filmine benzer bir yaşantı tecrübe etmiştir. Bir günlük izin ile hapisten çıkan Güney, Antalya'nın Kaş ilçesinden Yunanistan'a bağlı Meis adasına, oradan da İsviçre'ye kaçmıştır. Daha sonra Fransa'ya geçer ve yaşamının geri kalanını orada geçirir. Cezaevinde sinema ile olan ilgisi devam etti. Bu dönemde senaryolarını yazdığı ve Zeki Ökten tarafından çekilen "Sürü" ile yurt dışında ve yurt içinde büyük ilgi gören ve Şerif Gören tarafından çekilen "Yol" filmleri büyük ses getirdi. Cezaevindeyken GÜNEY adlı bir sanat-kültür dergisi çıkardı. Yol'un kurgusunu tekrar yaptı ve Cannes Film Festivali'nde ödül aldı. Yurt dışına kaçtıktan sonra Fransa'da "Duvar" filmini çekti. Güney'in, 1976 yılında Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi'nde tanıklık ettiği, çocuklar koğuşunda çıkan ve tüm cezaevine yayılan bir isyanın sinemaya aktarıldığı "Duvar" onun son filmi olmuştur. Son yıllarını Paris'te geçiren Güney, mide kanseri nedeniyle 9 Eylül 1984'te yaşamını yitirdi ve Paris'te toprağa verildi.