Şimdiye Verilen Yaratıcı Yanıt

Akıl

Osho
Yazar:
Osho
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 3 dk.
Sayfa Sayısı:
284
Basım Tarihi:
Mart 2021
Yayınevi:
Butik Yayınları
Orijinal Adı:
Intelligence
ISBN:
9786057038012
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·224 syf.··
2026 1. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2026 21:31
– Osho / Akıl Bu sefer kitabın yarısına gelmişken inceleme yapmak istedim. Elime aldığımda ilgimi çeken kitaplardan biriydi. Ama okurken ilk bölümleri ayırıp daha çok sesli okumalar şeklinde anlayarak hatta gerektiği yerde okuduğumu tekrar ederek ilerlediğim bir kitap.Osho’yu ezoterik bir guru gibi değil de , bir düşünür gibi okumaya gayret ettim .Osho’nun Akıl kitabı, klasik anlamda “okunan” bir kitap değil; daha çok okuru sürekli durduran, yoran ve zaman zaman da bilinçli biçimde sabrını test eden bir metin. Kitap ilerledikçe fark ediliyor ki Osho’nun amacı bir felsefe inşa etmek ya da net kavramlar öğretmek değil; aksine, zihnin alıştığı düşünme biçimlerini tekrar tekrar köşeye sıkıştırmak. Bu yüzden metin sık sık uzuyor, aynı fikirler farklı metaforlarla yeniden dolaşıma giriyor ve okur bazen “anlamadım mı, yoksa özellikle mi anlaşılmıyor?” sorusuyla baş başa kalıyor. Osho’nun sürekli vurguladığı “zihin yoktur " ifadesi, ilk bakışta düşünceyi tümüyle reddeden tehlikeli bir iddia gibi durabilir. Ancak metin dikkatle ve eleştirel bir mesafeyle okunduğunda, burada kastedilenin düşüncenin yokluğu değil; zihni, sabit ve seni tanımlayan bir özneye dönüştürme alışkanlığı olduğu anlaşılıyor. Düşünceler geliyor ve geçiyor; problem, bu geçici akışı “ben” diye sahiplenmekte başlıyor. Osho’nun itirazı tam da bu noktaya yöneliyor. Bu kitap, teslim olunarak okunduğunda zihni küçümseyen bir dogmaya dönüşebilir; yalnızca felsefi bir metin gibi okunduğunda ise yorucu ve tekrarlarla dolu görünebilir. Ancak eleştirel bir okuma ile, kişisel deneyimle birlikte ele alındığında, Akıl güçlü bir farkındalık alanı açıyor. Osho burada bilgiyi sahiplenilecek bir şey olarak değil, akan bir nehir gibi düşünüyor: kimsenin mülkü olmayan, fakat herkesin temas edebileceği bir akış. Kitabın değeri
Felsefe-Düşünce
AkılOsho · Butik Yayınları · 202152 okunma
10/10
·284 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
Aklın, akıllı olmanın aslında tam olarak ne olduğunu anlatan mükemmel bir kişisel gelişim kitabı. OSHO'nun diğer kitapları gibi bu da oldukça içerisinde hakikat barındıran, sorgulayanları aydınlatan, ayrıca bir çırpıda okuyabileceğiniz adeta akıp giden bir kitap. Kişisel gelişim, spiritüalizmle ilgilenenler için; her seviyeye uygun oldukça güzel bir kitap.
Kişisel Gelişim
AkılOsho · Butik Yayınları · 202152 okunma

Yazar Hakkında

OshoYazar · 152 kitap
'Asi Ruh' ya da 'Provokatör Mistik' olarak da anılan Osho, 1931 yılında Hindistan'ın Madhya Pradesh eyaletindeki Kuchwada'da dünyaya gelmiştir. Daha çocukluk yıllarından itibaren, başkaları tarafından verilen bilgiler ve inançları edinmektense gerçekliği kendisi deneyimlemekte ısrarcı olan asi bir ruhu vardı. Bu durumu kendisi şöyle dile getirir: 'Çocukluğumdan hatırlayabildiğim kadarıyla yalnızca tek bir oyun sevdim: Tartışmayı, her şey hakkında tartışmayı... Pek az yetişkin bana tahammül edebiliyordu; beni anlamaları söz konusu bile değildi. Okula gitmek hiç ilgimi çekmiyordu. Orası olabilecek en kötü yerdi. Sonunda gitmeye zorlandım, ama elimden geldiğince direndim, çünkü orada yalnızca benim ilgilendiğim şeylerle ilgilenmeyen çocuklar vardı ve ben de onların ilgilendikleri şeylerle ilgilenmiyordum. Bu yüzden hep grup dışı kaldım.' 1990 yılına kadar süren yaşam yolculuğu süresince tüm dünyayı yerinden oynatacak söylemleri ve geliştirdiği meditasyonlar ile günümüzde hala güncelliğini koruyan sıradışı bir şahsiyet olan ve Bhagwan Shree Rajneesh adıyla da bilinen Osho, din, felsefe, psikoloji, politika ve insanı ilgilendiren birçok alanda her türlü geleneği temelden sarsan yorumlarıyla büyük ilgi ve de tepki toplamıştır. Yirmi bir yaşında üniversite öğrenimini tamamlayan Osho, Jabalpur Üniversitesinde yıllarca felsefe dersleri verdi. Aynı zamanda da tüm Hindistan'ı dolaşıp konuşmalar yaptı, halka açık tartışmalarda tutucu dini liderlere meydan okudu, geleneksel inanışları sorguladı ve hayatın tüm alanlarından insanlarla bir araya geldi. 1960'ların sonlarına doğru artık kendi dinamik meditasyonlarını geliştirmeye başlayan Osho, meditasyonun o rahat ve düşüncelerden arınmış durumunun keşfedilebilmesi için öncelikle geçmişin modası geçmiş yöntemlerinin ve günümüz modern hayatının getirdiği sıkıntıların ağırlığı altında ezilen çağdaş insanın çok derin bir ruhsal temizlenme sürecinden geçmesi gerektiğini ileri sürer. 1970'lerin başlarında ilk olarak bazı Batılılar Osho'dan haberdar olmaya başladılar. 1974'te Hindistan'ın Pune şehrinde onun çevresinde bir komün kuruldu ve başlangıçta Batı'dan tek tük gelen ziyaretçiler, sonradan gittikçe çoğaldı.1985 yılında göçmenlik yasalarını ihlal etmek suçlamasıyla gözaltında olduğu sırada yavaş yavaş zehirlendiği söylenir. 1975 yılı boyunca Osho, Doğulu meditasyon teknikleri ile Batılı terapi yöntemlerine devrim getiren programların ve atölyelerin genişlemesine rehberlik etti. Ağustos 1975'te ilk terapi grubu başladı. Grup süreçlerine günlük Dinamik ve Kundalini Meditasyonları, Osho'nun sabah söylevleri, gruptan önce veya sonra on günlük meditasyon kamplarına katılmak dahildi. Darşan'da, Osho yeni gelen gruplara önerilerde bulunuyor, grup liderlerine tavsiyeler veriyor, grubun katılımcıları ile görüşüyordu. 1977'nin sonunda elli farklı grup önerilebiliyordu ve Aşram, dünyadaki en büyük ve en yenilikçi büyüme merkezi olarak tanınıyordu. Toplum, din, politika, felsefe, psikoloji ve daha birçok alanın, insanın benliği ve varoluşu ile ilişkisini ele alan Osho, bu konularda ileri sürdüğü oldukça cesur ve kalıpları kıran savları, söylemleri ve iddiaları ile birçok otoritenin tepkisini çekmiştir. Köhneleşmiş, kalıplaşmış sistemlerin güçlü bir şekilde etkisi altında kalarak kendini sürekli bastıran ve böylece sürekli bir gerilim halinde olan çağdaş insan için mutluluğun, gevşemenin, yaşama sevincinin hedef alındığı meditasyon yöntemlerini geliştirmekle birlikte, bazen dinin karşısında, bazen yanında olmuş, ama bugünkü anlamda kabul edilen din görüşünün içerisinde olmamıştır. Bununla birlikte Doğu kültüründen ve mistisizminden de tamamen uzak değildir. Örneklerinde Buda'dan, Tao'dan bahsettiği kadar, Mevlana'dan, Nasreddin Hoca'dan, Hallac-ı Mansur'dan da bahseder. Ancak insanın cinsel hayatı, tatmini ve mutluluğu üzerine cesur terapi yöntemleri geliştirip onun rahatlamasını sağlamak amacıyla meditasyonlar geliştirmesinden dolayı dini çevrelerce oldukça eleştirilmiş ve tepki görmüştür. Bunun yanında, toplumsal konular hakkında da derin araştırmalar yapıp kendi fikirlerini insanlara sunan Osho'dan, birtakım politika, güç, rant ve nüfuz çevreleri rahatsız olmuştur. Belki de bu yüzden 1981 yılından itibaren ABD'den başlayarak ülke ülke dolaşıp kendine yer edinmeye çalışmış ama birçok ülke onu barındırmak istememiştir. Böylelikle de birçok sıkıntı yaşayan Osho, 1985 yılında Amerika'da tutuklanarak 12 gün boyunca hapiste kalmış ve ardından sınırdışı edilmiştir. Bu süre içerisinde yavaş yavaş zehirlendiği iddia edilen Osho, 1990 yılında da zehirlenme belirtileriyle ölmüştür. Bugün onu eleştirenler kadar onun yolunda gidenlerin kabul ettiği bir gerçek vardır : O da Osho'nun olağanüstü sıra dışı ve hiçbir kalıba ya da düzene boyun eğmeyen, suyuna gitmeyen ve tamamen bireysel özgürlüğü savunan bir kişilik olduğudur. O, özellikle İkinci Dünya Savaşı'nın ardından sayıları gün geçtikçe artmakta olan ruhani buhran içerisine düşmüş insanlar için bir nevi alternatif bir inanç sistemi kurmak yolunda doğu felsefelerine hücumun yol göstericilerindendir. Bireysel olduğu kadar toplumsal arayışlara da en derin detayına kadar inen Osho, kendisi kitap yazmamıştır. Bununla birlikte otuz beş yıl boyunca dünya çapında yapmış olduğu konuşmaları kayda alınarak sayılarca kitap haline getirilmiştir. O, hiçbir geleneğe ait olmadığını açıklamış ve 'lütfen beni geçmiş ile bağlantılandırmayın, onu anımsamaya bile değmez' diyerek seslenmiştir insanlığa- Öğrencilerine ve dünyanın her yerinden kendisini dinlemeye gelenlere yaptığı konuşmalar 30'dan fazla dile çevrilmiş ve 600'den fazla ciltler halinde yayımlanmıştır. Temmuz 1974'ten 1981'e kadar söylevler vermeye devam eden Osho, Tao, Zen, Hıristiyanlık, Hassidizm, Sufizm, Baullar, Hindu gizemciler, Tibet Budizmi, Tantra, v.b. pek çok spiritüel gelenekteki aydınlanmış gizemcilerin öğretileri üzerine yorumlar yaptı. Değişik günlerde kendisini izleyenler tarafından sorulan sorulara yanıt verdi. O kendisini 'gerçek bir varoluşçu' olarak tanımlamıştır. Beden ve zihnin birikmiş stresini atmak amacıyla kendine özgü olarak meditasyonlar geliştiren Osho , otobiyografisini de yazmamıştır . Yapmış olduğu çalışmalar ve konuşmalarından kendisinin tanınabileceğini söylemiştir.