Bu kitap ilkinden çok daha güzeldi ilki de kötü değildi, ben severek okudum ama bazı duygu eksiklikleri vardı ve onun sebebini de sonunda anlıyorsunuz. Fakat bu kitap Hem komik, hem şaşırtıcı, hemde duygusaldı. Asıl aşkımızı da bu kitapta okuduk.
Hollis karakterini gerçekten sevdim. Ne istediğini bilen bir karakterdi ve sevdiklerini, kim olursa olsunlar her türlü sahiplenmesi, savunması beni etkiledi. Cesur bir karakterdi
.
Yazar, bi kaç yerde beni oldukça şaşırttı. Tahmin yürüttüğüm bazı teoriler tuttu ama bazı şeyleri de hiç beklemiyordum. Jameson sen neler yaptın öyle Sonlara doğru korkmadım değil, istediğim sonuca ulaşamayacağım sandım ama çok şükür üzmedi beni
.
Konuya dönecek olursak; Hollis, yeni ailesiyle birlikte Isolten Krallığında bir hayat kurmaya ve en önemlisi de Isolten Kralını tahttan indirip, intikam almaya kararlıdır. Bunu isteyen sadece kendisi değil, aynı şeyler yüzünden fazlasıyla acı çeken ailesinin de tek amacı budur. Fakat en büyük sıkıntısı Northcottların oğlu Etan’ın onu kabullenmemesi. Bir Coroalı olarak en ufak bir fırsatta aşağılanmasına rağmen kendince güçlü durarak bir nevi herkesi kendisine hayran bırakmayı başarıyor.
.
Sonrasında Isolten Krallığının oğlunun düğününe davet edilmeleriyle birlikte olaylar başlıyor. Bu fırsatı kaçırmak istemiyorlar ama elde etmek istedikleri kanıtlara nasıl ulaşacaklarını da bilmiyorlar. Burada devreye Hollis ile Kraliçe Valentina’nın arkadaşlığı giriyor. Ama Valentina’nın da bir isteği var. Sonunda amaçlarına ulaşıp kralı indirebilecekler mi? Suçlarını ifşa edip yüzleşebilecekler mi? Sonunda onları bekleyen sürpriz ne? Ve mutluluğu bulup huzura kavuşabilecekler mi? Hepsini ve daha fazlasını okuyup öğreniyoruz