Ateistlere 19 Soru

·
Okunma
·
Beğeni
·
861
Gösterim
Adı:
Ateistlere 19 Soru
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
488
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053112891
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Beyin yamyamları çocuklarımızın beyinlerinde açtıkları deliklere en saçma masalları, hurafeleri, palavraları, safsata virüslerini kutsal Truva atlarıyla sokmakta ve onları müritlere ve sersemitlere dönüştürmektedir. Dini istismar eden ruhbanlar ve politikacılar Marx’ın “Din afyondur” tespitini tarih boyunca milyarlarca kez doğrulamışlardır. Milli ve dini duyguları gıdıklanan kitleler iliklerine kadar soyuldukları halde kendilerini sömüren sınıfın iktidarı için gönüllü kurbanlar haline dönüşebiliyorlar. Nitekim, ağızları açlıktan kokan yoksulların, şımarık kralların görünmez elbiselerine ve şatafatlarına övgüler yağdırdığına tanık olabiliyoruz.

Diyanet, tarikatlar, tekkeler, dini vakıflar, imam hatip okulları, camiler ve medreseler gibi gerici üretim fabrikaları karşısında ateistler ve agnostikler önemli bir denge unsurudur. Deist, agnostik ve ateistler aslında Kuran’ın daha iyi anlaşılması için önemli katkıda bulunuyorlar. Sünni ve Şii din adamları tarafından İslam diye halka sunulan şeytani öğretileri ve davranışları ifşa ediyorlar.

Ancak, ateizm felsefi olarak zayıf ve hatta müflis bir ideolojidir. Karşı çıktıkları dinlerin uyduruk ve zararlı olması ateizmi alternatif bir felsefe veya gerçek yapmaya yetmiyor. Bu kitaptaki 19 soruyla evrensel gerçeğe tanık olmaları için dört ateist türüne çağrıda bulunuyorum:

Entel-Ateist, Duygusal-Ateist, Sünni-Ateist ve Karma-Ateist...

Kuran’ın ışığı cehalet ve şirkin karanlığını aydınlatıyor ve insanlığa bu dünyadan başlayarak sonsuz mutluluk mesajı veriyor:

“Hayır; ant olsun Ay’a. Geçtiği vakit geceye. Ağardığı vakit sabaha. Bu büyüklerden birisidir. Halklara bir uyarıdır. İlerlemek veya geride kalmak isteyenleriniz için.”



(Tanıtım Bülteninden)
%13 (62/488)
Hiç bir zaman toplumu yalanlayıp sadece kendini doğru gösteren insaları tasvip etmedim. Kitabı genel olarak incelediğimde yazar kendi hayatından kesintilerle birlikte aile hayatını da aktarmış .Bunun yanı sıra ateistlerden gelen mektuplara yer vermiş ve hayatını ikame ettiği yerde ateist bir dernek başkanı ile konuşmasını paylaşmış. Bence kayda değer bir şey yok. Ki bu tarz kitaplara karşı hep soğuk olmuşumdur. Herkesin yaşadığı bir hayat mevcut . ve karşılaştıkları olaylar yada hayata dair tecrübeler. O zaman hepimiz yazar olup hayatımızı kitaplara taşıyalım. Kitaptan soğutan ilk nokta bu olmakta birlikte savunduğu ve öne sürdüğü bilgiler için sadeceyaptığı videoları gösteriyor. Bilgim olmadığı için düşüncelerine öne sürdüklerine katılamayacağım gibi savunmasınıda yapmayacağım . Rasyonel bir monoteist olduğunu savunan yazarın söylemleri bana göre ağıza alınacak türden değil. Yani vebali ağır konular . Bu tarz konularda kesin bir dil ile konuşması bana hiç mantıklı gelmedi.
Yarım bıraktım çünkü görünen köy klavuz istemez. Belki zaman zaman okuyabilirim ama başlıklarıyla birlikte baktığım içerik bu kitabı okumayacağımı gösteriyor.

Bir insan herşeyden önce doğru ve dürüst olmalı . Taraf olan insanların doğru söylediği kendi taraflarınca kabul edilse bile karşıtlarınca kabul edilemez. Onları ikna etmek doğruluk ve dürüstlüğünüze bağlıdır.
488 syf.
·14 günde·Beğendi·8/10
kitabı okurken ,bilimsel konular dışında, sanki bir geleneksel dinci ile tartışıyormuş havası aldım.örneğin kuranda zina yapmanın cezası yazılı olduğu halde taşlayarak öldürme var diye ateistlerde gelenekselcilerle hem fikir.ve en önemli nokta her iki taraf da konun doğrusunu değil işine gelen kısmını ele alıyor. benim de düşündüğüm gibi edip yüksel de ateistlerin aslında mezhepcilerin 180 derece dönmüş halleri olduğunu vurguluyor,sünni ateist yani.kitapta kimi yerlerde hiç gözünüze çarpmamış ayrıntılar bulunuyor.bunları alıntılar ile zaman zaman atıyorum.kitabın az bir yeri dışında sıkıcı kısmı yok.
sınırlı sayıda ve sınırlı güçte olan duyularla,sınırlı bilgiyle sonsuzluğu ilgilendiren bir soruya "yoktur" cevabı vermek için cehalet ile birlikte kibir sahibi olmalı.
liderlerine olağanüstü güçler atfeden kendilerini ise sıfırlayan hiçlerden hiçbirşey olmaz.atatürkü bir mürit gibi izleyenler onun gibi orijinal olamazlar.
her nedense atatürk tarafından türkçeye çevrildiği halde türkçe hutbelere karşı çıkmıyorsunuz!
"dinin en büyük kötülüğü insana, vicdan azabı duymadan acı çektirme fırsatı vermesidir" diyen Bernard Russel e katılıyorum ama eksik söylemiş.bu sadece dini dogmalar için değil,milli ,ideolojik tüm dogmalar için de geçerli bir felakettir.
dinci veya dinsiz fark etmiyor.dogmatikler,yobazlar, düşünce özürlüler ister dindar ister din düşmanı olsun,kafa yapılarıyla ve tavırlarıyla birbirlerine çok benziyorlar.
Adaletsizlik ve kargaşanın yaygın olduğu bu tür ülkelerde, ezilen sınıfa kimlik sağlayan ve iktidara karşı radikal bir muhalefet vaat eden geleneksel bir din veya tarikat popülarite kazanır. Bu durumda, kitlelerin bayraklaştırdığı din veya tarikat bir politik araçtır, bir cesaret hapıdır, bir başkaldırı sembolüdür. Yönetici sınıfa karşı nesiller boyu birikmiş kin ve öfke Tanrı'nın adıyla boyanmış sloganlarla ortaya dökülür. Böyle bir ortamda din ve tarikatlar, akıl ve gerçeği değil, sosyal ve ekonomik bunalımların oluşturduğu karmaşık duyguları temsil eder.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ateistlere 19 Soru
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
488
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053112891
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Beyin yamyamları çocuklarımızın beyinlerinde açtıkları deliklere en saçma masalları, hurafeleri, palavraları, safsata virüslerini kutsal Truva atlarıyla sokmakta ve onları müritlere ve sersemitlere dönüştürmektedir. Dini istismar eden ruhbanlar ve politikacılar Marx’ın “Din afyondur” tespitini tarih boyunca milyarlarca kez doğrulamışlardır. Milli ve dini duyguları gıdıklanan kitleler iliklerine kadar soyuldukları halde kendilerini sömüren sınıfın iktidarı için gönüllü kurbanlar haline dönüşebiliyorlar. Nitekim, ağızları açlıktan kokan yoksulların, şımarık kralların görünmez elbiselerine ve şatafatlarına övgüler yağdırdığına tanık olabiliyoruz.

Diyanet, tarikatlar, tekkeler, dini vakıflar, imam hatip okulları, camiler ve medreseler gibi gerici üretim fabrikaları karşısında ateistler ve agnostikler önemli bir denge unsurudur. Deist, agnostik ve ateistler aslında Kuran’ın daha iyi anlaşılması için önemli katkıda bulunuyorlar. Sünni ve Şii din adamları tarafından İslam diye halka sunulan şeytani öğretileri ve davranışları ifşa ediyorlar.

Ancak, ateizm felsefi olarak zayıf ve hatta müflis bir ideolojidir. Karşı çıktıkları dinlerin uyduruk ve zararlı olması ateizmi alternatif bir felsefe veya gerçek yapmaya yetmiyor. Bu kitaptaki 19 soruyla evrensel gerçeğe tanık olmaları için dört ateist türüne çağrıda bulunuyorum:

Entel-Ateist, Duygusal-Ateist, Sünni-Ateist ve Karma-Ateist...

Kuran’ın ışığı cehalet ve şirkin karanlığını aydınlatıyor ve insanlığa bu dünyadan başlayarak sonsuz mutluluk mesajı veriyor:

“Hayır; ant olsun Ay’a. Geçtiği vakit geceye. Ağardığı vakit sabaha. Bu büyüklerden birisidir. Halklara bir uyarıdır. İlerlemek veya geride kalmak isteyenleriniz için.”



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Moiz Efendi
  • Merve Buğday
  • Orhan Nadir Yamuk

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (1)
9
%33.3 (1)
8
%33.3 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0