Evlat edinmek isteyen ama bunun için uzunca bir süreçten geçmesi gereken bir çift, otobüs durağında oturmuş ağlayan genç bir kadın görüyor ve bu kadının terkedilmiş sokakta kalmış ve üstelik hamile olduğunu öğreniyorlar. Kadınla yakından ilgileniyorlar ve ilerleyen süreçte doğacak çocuğu, çiftimizin evlat edinmesi konusunda hemfikir oluyorlar. Hemen üst daireye yerleştiriyorlar bu kadını. Hayatlarının en büyük hatasını yaptıklarının farkında olmadan bebek için mutlu oluyorlar...
Bu kitabı çok aradım zor da buldum ama bulmasam da olurmuş. Yaklaşık 300 sayfası o kadar gereksiz teknik ayrıntı ve kendini tekrar etmeyle dolu ki, konsantre olmakta zorlanıp sıklıkla ilgimi kaybettim. Dolayısıyla kitabı bitirmek için kendimi oldukça zorladım. Fakat son yüz, belki biraz daha fazla sayfası oldukça sürükleyiciydi. Sürpriz sonlu ve ters köşeli. Oyun içinde oyun... Keşke kitap 400 sayfa olmak yerine 250-300 sayfa olsaydı.
Kitabın ortalarında şaşırtıcı bir son olmayacağını zannederken kitap son sayfalarda şaşırtmayı başarıyor. Güzel bir kitap. Akıcı bir anlatıma sahip. Okunmaya değer...
Yazarın Akıl Oyunları kitabındaki etkileyiciliği bu kitabında bulamasam da finale yaklaştıkça kitabın işleyişindeki gizem, esrarengiz kurgu size yok artık dedirtmeyi başarabiliyor. Bu romanda kaleme alınmış olan çoğu kişilerin aurası oldukça karanlık. Auraları karanlık olan bu kişilerle tanışmaya hazırsanız esrarengiz karanlık sırları içeren romanları okumayı seviyorsanız bu kitabı da okuyun derim.
Gage çocuğunu ve karısını bir trafik kazası sonucu kaybetmiş iyi bir pozisyonda işi olan bir adamdır. Anna ise ilk evliliğinde çocuğunu kaybetmenin üzüntüsünü atlatabilmek için gittiği yas grubunda Gage ile tanışıp birbirlerine aşık olup evlenmişlerdir. Çok mutlu bir evlilikleri olan bu çiftin tek eksiği ailelerine katılmasını istedikleri bir evlat. Ama maalesef yaşamış oldukları düşük olayı Anna’nın bir daha hamile kalma isteğini köreltmiştir ve çifti farklı bir yola, evlat edinme sürecine yönlendirmiştir. Tüm olaylar da bundan sonra başlıyor. Bir gün bir otobüs durağında oturmuş ağlayan genç bir kadın görüyorlar ve bu kadının terkedilmiş hem de hamile olduğunu öğreniyorlar. Lily Gage ve Anna’nın bebek istediklerini ve evlat edinmek için çabaladıklarını öğrenince bebeğini onlara vermeyi kabul ediyor. Sizce bütün bu olanlar büyük bir tesadüf mü yoksa her şey bir planın parçası mı? Akıl almaz bir kurgu şaşırtıcı bir sonu olan bir kitap var karşınızda. İlk başlarda çok detaya girip biraz sıkmış, dikkatimi toparlayamama sebep olmuş olsa da ortalardan sonlara doğru bayağı hızlı gitmeye başladı ve dediğim gibi hiç beklenmeyen bir sonla kitabı bitirdim.
Gage çocuğunu ve karısını trafik kazasında kaybeden iyi bir şirkette işi olan bir adam Yeni karısı Anna düşük yaptığı için bir daha evlat doğurmayıp evlatlık almaya karar verirler. Lily bir kaldırım taşına oturmuş ağlamakta ve Anna Gage çifti ile karşılaşıp doğacak bebeği onlara vermeyi kabul eder. Bütün olaylar bir tesadüf mü yoksa bu işte bir terslik mi var. Güzel farklı bir kurgu sonu şaşırtmakta bazı yerleri bi tık tahmin edebilirsiniz ama gerçekten başarılı bir son okumadıysanız mutlaka okuyun
Başlarda pek etkileyici bir roman olduğunu söyleyemiyordum. Oldukça klişe bir romandı desem yeri vardı ilk bölümlerinde... Hatta en baş sayfalarda yazarın üslubu çok basit olduğundan çok sıkıcı bulabilirsiniz Aura romanını. Yazarın Akıl Oyunları kitabındaki etkileyiciliği bu kitabında bulamasam da finale yaklaştıkça kitabın işleyişindeki gizem, esrarengiz kurgu size yok artık dedirtmeyi başarabiliyor. Çevirisi ise bir iki yerde yazım yanlışları var olmasına rağmen o kadar göze batmıyor. Kapak tasarımı da işlenen olay örgüsüne, karakter analizine uygun bir şekilde tasarlanmış. Bu romanda kaleme alınmış olan çoğu kişilerin aurası oldukça karanlık... Auraları karanlık olan bu kişilerle tanışmaya hazır mısınız? Bence esrarengiz karanlık sırları içeren romanları okumayı seviyorsanız bu kitabı da okuyun derim.
Ya biraz zoraki bağlamış sanki zor kısmı daha çok sarsmak için yapılan bir hareket olmuş annanın tarafı ama aslında anna bildiğimiz gibi olsaydı yeteri kadar dram olurdu dram yerine ters köşe yapmayı seçmiş yazar. Kitap boyunca düşündüğüm tek şey baş karaktere acımak oldu bir ebeveynin çocuğunu kaybetmesi eşiyle aynı zamanda bir insanın bu dünyada yaşayabileceği en büyük acı olabilir evlat acısından daha acı bir şey olur mu bilmiyorum. Karakter gayet sıradan işinde gücünde yas sürecinde olan bir baba. Terapi grubundan tanışıp evlendiği anna ile edinmek isteyince hayatlarına Lily ve Roy giriyor.. annayı kaybetmemek için bir serüvenin oyunun içinde buluyor kendini..
#DanıelPalmer nedense hep geri plana itip okumayı ertelediğim yazarlardan. Okuduğum ilk kitabı idi Aura...
Yazara hayran kaldım, kitap çok güzeldi ama ilk 60-70 sayfası çok ayrıntılı yazılmış, ister istemez konsantrasyonumu ve ilgimi dağıttı. Ne gerek vardı şimdi bunları uzun uzun anlatmaya diye düşünmeden edemedim...
Konuya dair söyleyeceğim her şey sürprizini kaçıracağı için fazla detay veremiyorum ama psikolojiyi ve gerilimi bir arada yaşatan harika bir kitaptı. Konusu özgün ve şaşırtıcı...
Aura:Paranormal veya tinsel anlamda kullanılan bir terimdir.
Yavaş yavaş çözülen bir gizem ve sayfaların arasına serpiştirilmiş aniden ortaya çıkan ipuçları ile okuyucuyu etkileyen bir gerilim romanı...
Son sayfaları soluksuz okudum. Bir kitabın en güzel yanlarından biri de okurken tahmin bile edemeyeceğiniz gelişmelerin birden patlak vermesi heralde. Teşekkürler Danıel Palmer.