İmparatorların Savaşından Türklerin Ulusal Bağımsızlık Mücadelesine

Baş Döndürenler

Osman Pamukoğlu
Tahmini Okuma Süresi:
13 sa. 36 dk.
Sayfa Sayısı:
480
Basım Tarihi:
Mayıs 2017
Yayınevi:
İnkılap Kitabevi
ISBN:
9789751037749
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·480 syf.·
2017 66. kitabı
Kitaba başladığım günden bu yana on beş gün geçmiş.. Hayli uzun bir zaman ! Fakat kitabı okumamın bu kadar uzun sürmesi sizi asla korkutmasın. Kitabın akıcılığı ve içeriği ile ilgili bir mesele değil, tamamen benim içinde bulunduğum durum ile ilgilidir. Kitap "İmparatorların Savaşı" ve "Türklerin Ulusal Bağımsızlık Mücadelesi" adlarında iki bölümden oluşuyor ve ordumuza büyük katkıları olan Osman Pamukoğlu'nun "Tarih elveda demez; tekrar görüşmek üzere der." cümlesiyle başlıyor. Birinci bölümde Birinci Dünya Savaşının başlamasını tetikleyen unsurlar, Osmanlı Devletinin geri durma çabaları,milli duygularını Alman hayranlığının çok geririsinde tutan paşalar, Osmanlı Devletinin savaşa katılması ve mağlubiyeti anlatıyor. İkinci bölümde ise Mondros Ateşkesinden Lozan'a kadar sürdürülen siyasi, askeri, milli mücadeleler anlatılıyor. "Baş Döndürenler'i aynı türde yazılan kitaplardan ayıran şey nedir? " diye soracak olursanız eğer söyleyeyim. Kitapta sayısal veriler gerek Türk arşivleri gerekse yabancı arşivlerden fayfalanılarak gerçeğe en yakın şekilde aktarılıyor. Savaşa katılan asker sayısı,esir sayısı, malzeme sayısı.. Bunun yanı sıra İtiraf devletlerinin komutanlarının notları ve yabancı gazetelerin demeçlerinin de kitapta yer alması yaşanan savaşlara olan bakış açınızı genişletiyor. Son olarak Cumhuriyet'in bel kemiği olan Sakarya Meydan Muhasebesi ve Büyük Taarruz(SAD Harekatı)'un gün gün tüm ayrıntı ve olabilesi gerçekliğiyle kaleme alınması okuyucuya yenilgi, ümit, yorgunluk,zafer ve daha birçok duyguyu Türk ordusu ile birlikte yaşatıyor. İncelememi Mustafa Kemal Paşa'nın "... akan Türk kanları, gökte dolanan şehit ruhları devlet ve Cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır. " sözüyle bitirmek istiyorum. YAŞA MUSTAFA KEMAL PAŞA ! Keyifli okumalar. :)
Siyaset
Baş DöndürenlerOsman Pamukoğlu · İnkılap Kitabevi · 2017112 okunma
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2019 115. kitabı
1. dünya savaşı ve kurtuluş savaşına dair her şey var. Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşu için verilen mücadele açıkça anlatılmış. Okullarda ders bile işlenebilecek bir kaynak niteliğinde.
Tarih
Baş DöndürenlerOsman Pamukoğlu · İnkılap Kitabevi · 2017112 okunma
8/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2018 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2018 02:35
Kitabı uzun süredir elimde olmasına rağmen, sırası ve zamanı gelmediği için okuyamamıştım. Şu birkaç gün içinde okuyup bitirdim. 1.Dünya Savaşı'nın çıkış nedeni olan "Saraybosna Suikastı" kitabın başlangıç noktası, bitiş noktası ise "Lozan Antlaşması". Bu iki olay arasında geçen sürede koskoca bir İmparatorluk yıkılmış ve onun küllerinden yeni bir Cumhuriyet kurulmuştur. Osman Pamukoğlu'nun olayları akıcı bir dille ele aldığını, kitabın -bir çok tarih kitabının aksine- okunmasının ve anlaşılmasının, detaylı askeri bilgilere rağmen kolay olduğunu da söylemeliyim.
Tarih
Baş DöndürenlerOsman Pamukoğlu · İnkılap Kitabevi · 2017112 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2025 60. kitabı
Osman Pamukoğlu'nun "Baş Döndürenler" adlı kitabı, Birinci Dünya Savaşı ve Türk Ulusal Bağımsızlık Mücadelesi'ni konu alıyor. Kitap, okuyuculara bu iki önemli dönemi derinlemesine inceleme fırsatı sunarken, Türkiye'nin yakın tarihini anlamak için kritik bir perspektif sunuyor. Pamukoğlu, savaşların arka planını, önemli olaylarını ve dönemin siyasi atmosferini detaylı bir şekilde ele alarak, okuyucuların o günlerin koşullarını ve yaşanan zorlukları daha iyi kavramasını sağlıyor. Pamukoğlu, tarihsel olayları akıcı ve sürükleyici bir dille anlatmayı başarıyor. Yazarın askeri tecrübesi ve stratejik аналиizi, savaşların ve mücadelelerin dinamiklerini anlamada önemli bir rol oynuyor. Kitap, sadece tarihsel bir kayıt olmanın ötesine geçerek, okuyuculara o dönemin insanlarının duygusal ve psikolojik durumlarını da aktarıyor. Bu yaklaşım, olayları daha canlı ve etkileyici bir şekilde anlamayı mümkün kılıyor.
Baş DöndürenlerOsman Pamukoğlu · İnkılap Kitabevi · 2017112 okunma
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2022 21:28
Emekli bir general olan Osman Pamukoğlu'nun üç sayfa kaynakça göstererek belli ki uzun araştırmalar sonucu yazılan bu kitabı, 1.Dünya Savaşı'ndan başlayıp Osmanlı'nın ve dünyanın buhranlı askeri ve siyasi döneminin güzel bir fotoğrafını çektikten sonra Türk Kurtuluş Savaşı'nı ve Lozan Anlaşması'na giden yolu çok ayrıntılı ve sayısal verilerle destekleyerek okuyucuya sunuyor. Ayrıca Kurtuluş Savaşı'ndaki askeri strateji ve taktik unsurlar da ayrıntılı anlatıldığından bu konuda da meraklıları için bir kaynak kitap olacağı görüşündeyim.
Baş DöndürenlerOsman Pamukoğlu · İnkılap Kitabevi · 2017112 okunma
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
Karanlık, ümitsiz ve çaresizlik dolu günlerdi... Senelerce sürüp giden savaşlardan geri dönebilenler, parmakla sayılacak kadar azdı... Arkasından daha beteri geldi! İngilizin Istanbul’u işgali yetmezmiş gibi, bir de Yunanlılar İzmir’e çıkıp Ankara’nın üzerine yürümez mi! Zaten yoksulluktan kırılmış olan halk, büsbütün şaşkına döndü ve kendisini daha da zavallı hissetmeye başladı... Tam bu sıralarda çarşıda pazarda bir söz dolaşıyordu; deniyordu ki: “Anadolu’da sarışın bir paşa, padişaha asi olmuş, düşmanları memleketten kovmak için mücadele başlatmış.” Halk buna sevinemedi, insanların bir kısmı da, “Ohoo... Osmanlı ne paşalar gördü. Uzun sürmez, onu da tepeler,” dedi... Aradan fazla vakit geçmeden,konuşmaların rotası değişmişti. Bu defa, “O paşa herhangi bir paşa değil, Çanakkale Cephesi’ndeki Mustafa Kemal’miş…” denilince; insanlar “Mustafa Kemal’se, o yapar,” dediler... Her Ay Okuyanlar Kulübü Baş Döndürenler Osman Pamukoğlu
Baş DöndürenlerOsman Pamukoğlu · İnkılap Kitabevi · 2017112 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2023 4. kitabı
Atalarımızın imkansızlık içerisinde yıldırımları nasıl yarattığını anlatan bu kitabı okuduktan sonra olur da bir gün kendinizi umutsuz hissederseniz mutlaka bu kitap aklınıza gelecektir. Bir Milletin bağımsızlık uğruna yaptığı fedakarlıkları okuyacaksınız.
Tarih
Baş DöndürenlerOsman Pamukoğlu · İnkılap Kitabevi · 2017112 okunma

Yazar Hakkında

Osman PamukoğluYazar · 35 kitap
Osman Pamukoğlu (27 Aralık 1947; Gerze, Sinop), Türk emekli tümgeneral, yazar ve siyasetçi. Hak ve Eşitlik Partisi'nin kurucusu ve mevcut başkanıdır. Askerî yaşamı Sinop'un Gerze ilçesinde doğan Pamukoğlu, 11 yaşından 55 yaşına kadar askeri üniforma giymiştir. Selimiye Askeri Ortaokulu, Kuleli Askeri Lisesi, Kara Harp Okulu, Piyade Okulu, Kara Harp Akademisi, Silahlı Kuvvetler Akademisi ve Milli Güvenlik Akademisi'nde öğrenim görmüştür. 10 yıl piyade subayı, 16 yıl kurmay subay olarak, kıta komutanlıkları ve karargah subaylığı görevlerinde bulunmuştur. 1990-1992'de Edirne-Uzunköprü'de 42'nci Piyade Alay Komutanlığı, 1993-1995'de Hakkari'de Dağ ve Komando Tugayı ve Güvenlik Komutanlığı, 1998-2000'de Kıbrıs'ta 28'nci Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı, 2000-2001'de İstanbul'da Piyade Okul Komutanlığı vazifelerini yapmıştır. 1993'de Tuğgeneralliğe terfi etmiş, 1997'de Tümgeneralliğe yükselmiştir. 2002'de Tümgenerallikten emekli olan Pamukoğlu toplamda 43 yıl askeri üniforma giymiştir. Osman Pamukoğlu, 1. Dereceden Altın Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası, 2 kez Üstün Cesaret ve Feragat Nişanı ve 5 kez Üstün Birlik Yetiştirme Nişanı almıştır. Pamukoğlu, Türk Ordusu'nda 5 tane Üstün Birlik Yetiştirme Nişanı'na sahip tek kişidir. PKK'ya karşı mücadele 1993-1995 yılları arasında Hakkari bölgesinden sorumlu olarak PKK'ya karşı yönettiği üstün mücadele dağlardaki PKK'ya bağlı militanlar rakamının 12.000'den 5.500-6.000 aralığına inmesini sağlamıştır. 30'a yakın kere yapılan sınırdışı askeri harekatların neredeyse tümü onun yönetiminde yapılmıştır. Dönemin genelkurmay başkanı Üç tane Pamukoğlu Paşa olsa terörü bitiririz. demiştir. Pamukoğlu, o dönemde yapılan büyük askeri fedakarlıklara rağmen PKK'nın halen niçin sonlandıralamadığını 3 temel sebebe bağlıyor: İlk olarak gerçek bir siyasi irade kurulamaması, ikincisi tam bir istihbarat olmaması ve son olarak her yerde yayılmış asker bulunması diye tanımlıyor. Bizzat kendisinin yazdığı kitaplarda ve konuk olduğu birçok televizyon programında PKK'ya karşı yapılan mevcut mücadelenin uygun tarz ve strateji olmadığını ve ancak daha fazla şehit verilmesine sebep olduğunu söylemiştir. 'Karakolların hepsi yıkılmalıdır. Karakola gerek yok. Gelsinler bakalım, girsinler... Nereden girecekler? Pusuyu kurarsın, ağı kurarsın, mostrayı kurarsın alırsın.' demiştir. Daha doğru olan yöntemin 20.000 kişilik Eşkıya Takip Kuvveti kurmak ve dağlarda, taşlarda, mağaralarda, ormanlarda, nehir yataklarında yani tüm coğrafyada bulunmanın gerekliliğini belirtmiştir. Karakollarda bekleyen Mehmetçik kendisine karşı yapılan ani saldırılar halinde yeri, hareketleri, silahları militanlar tarafından bilinen bir durumdadır. Bir başka deyişle, bellibaşlı, elle gösterilebilir bir yerde olmamakla birlikte her yerde her zaman bulunma tavsiyesini vermiştir. 2007 yılında ise Serdar Akinan tarafından kendisinin görevli olduğu yıllarda PKK olaylarının gelişimini inceleyen Kan Uykusu belgeselinde PKK'ya karşı mücadelesi konu edinilmiştir. Yönettiği operasyonlar • I. PKK Kirpi Operasyonu • II. PKK Balkaya Operasyonu • III. PKK Kuzey Irak Mezi Harekatı • IV. PKK Karanlık Dağ Operasyonu • V. PKK Buzul Dağı Operasyonu • VI. PKK Ejder Operasyonu • VII. PKK Karadağ Operasyonu • VIII. PKK Kuzey Irak Hakurk Operasyonu Siyasi yaşamı 28 Temmuz 2008'de yaptığı ulusal çağrı ile fiili olarak siyasi hayatına başlamıştır. Bu çağrısında Hak ve Eşitlik Partisi'nin ana felsefe ve ilkelerini duyurmuştur. Pamukoğlu, 4 Eylül 2008'de yani Hak ve Eşitlik Partisi'ni kurduğu gün Anıtkabir özel defterine şunları yazmıştır: "Büyük Önder, Gözün arkada kalmasın! Türk kadınları ve erkekleri olarak milletimizi özlediğin yüksekliğe çıkaracağız. Bugün bizim için 11 Kasım 1938'dir." 28 Temmuz Çağrısı Çağrı, "Anadolu ve Trakya'da yaşayan Türk halkı bu çağrı size" diye başlar. İlk başta Türkiye'nin içinde bulunduğu vahim durumun tarifini yapar ve insanoğlunun yeryüzünde görülmeye başladığından itibaren ki tüm mücadelelerin ana sebebinin 'Hak ve Eşitlik' olduğunu belirtir. Ardından, Türkiye'deki durumun düzeltilmesi ve tekrar 'hak ve özgürlüklerine' kavuşması için partinin gerçekleştireceklerini sıralar. Ardından, Pamukoğlu "Hak ve Eşitlik Partisi'nin Doğa ve Felsefesi" adlı metni sunar. Bu bildirinin ardından halktan gelen destek ile Hak ve Eşitlik Partisi 36 gün sonra, 4 Eylül 2008'de kurulmuştur. 36 gün gibi kısa bir sürede bir siyasi partinin mevcudiyet kazanması Türkiye'nin geçmişinde nadiren olmuştur; fakat kurduğu parti hızla örgütlendiği gibi dış odaklardan gördüğü tepki de erken gelmiştir. Belli zaman aralıklarıyla Türkiye Cumhuriyeti'ne verilen Avrupa Birliği İlerleme Raporları'nda Hak ve Eşitlik Partisi'nin varlığından, oluşumundan ve gelişmesine karşı alınacak acil tedbirlerden bahseder. Bu konuya dair Pamukoğlu açıklamalarında « "Thomas söyledim, ‘korkunun ecele faydası yok’ İsveçli. Sen serbestsin, biz de serbestiz. İsveçli, gelirsen İstanbul’a, Ankara’ya haber ver. 8-10 bin kişiyle havaalanında seni karşılayacağız. Şimdi o kağıda yazdıklarını benim yüzüme söyle diye” » demiştir. Bu tarihten itibaren sürekli biçimde teşkilatlanma çalışmalarına devam eden Hak ve Eşitlik Partisi'ne 900.000 resmi başvuru olmuştur. Pamukoğlu, partiye gelen basvuruların 22.000 kişilik dilimler halinde ele alındığında çoğunluğun 18 ve 35 yaşları arasında bulunduğunu ve bu sebeple, partinin çevik bir nüfusa sahip olduğunu belirtmiştir. 2010 Mart ayı içerisinde, Çanakkale'nin Ezine ilçesinde bulunan Osman Pamukoğlu, partinin iktisadi politikasının önemini vurgulamak üzere şu açıklamayı yapmıştır: "Partinin ilk hedefi bu. Önce ekmek, sonra huzur. Huzur derken bütün adalet sistemini, dağda gezen eşkıyayı, şehirlerdeki mafya dahil onları kastediyorum. Bizim parti ile ilgili halkın Türkiye genelindeki kanaati şu: Hak ve Eşitlik Partisi ve genel başkanları Osman Pamukoğlu olduğu sürece Türkiye'de güvenlikte herhangi bir sorun olmaz. Yani, ne yapacağını nasıl yapacağını bilir. Buna inanmış halk. Yani, daha biz bir şey yapmadan dahi halkın kanaati bu... Milletin merak ettiği, ekonomide ne yapacağımız... Ekonomide... 'Siyasal ve Toplumsal İlkeler' kitapçığımızda önce ekonomi var."