Bergsonculuk

Gilles Deleuze
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 26 dk.
Sayfa Sayısı:
192
Basım Tarihi:
Ekim 2021
İlk Yayın Tarihi:
2014
Yayınevi:
Alfa Yayınları
ISBN:
9786254494017
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·192 syf.·
2026 369. kitabı
Bergsonculuk,Nedir? Fransız filozof Henri Bergson (1859-1941) tarafından geliştirilen, gerçeğin akıl veya bilimsel analizle değil, sezgi (entüisyonizm) yoluyla kavranabileceğini savunan felsefe akımıdır. Maddeyi zekâ, yaşamı ise sezgiyle açıklayan bu öğreti, zamanı bölünemez bir akış (süre) ve yaşamı yaratıcı bir hamle olarak görür. Bergsonculuk (1966), Deleuze'ün daha sonraki bağım­sız yapıtlarını hazırlayan erken dönem felsefe tarihi çalışmalarından biridir. S:7 Bergsonculuk, 20. yüzyılın başlarında pozitivizme bir tepki olarak doğmuş ve özellikle sanat, edebiyat ve metafizik alanlarında etkili olmuştur. Ayrıca, Gilles Deleuze gibi düşünürler tarafından yeniden yorumlanarak güncel felsefede "süre", "fark" ve "hafıza" gibi kavramlar üzerinden yaşamaya devam etmiştir. Bergsonculuk bergson 1937 yılında vasiyetnamesine, öldükten sonra katolik kilisesince vaftiz edilmek istediğini yazar... yahudi düşmanlığının hızla yaygınlaşmasından korktuğu için değil, bilakis nazilerin gözüne batmak ve onları kendince protesto etmek için yapar bunu... 3 ocak 1941'de, alman işgalindeki paris'te, yahudi olduğunu kaydettirmek için saatlerce kuyrukta beklerken zatürreye yenik düşer ve yere yıkılır. Henri Bergson
Felsefe düşünce eleştiri kuram
BergsonculukGilles Deleuze · Alfa Yayınları · 202186 okunma
Ustasından
10/10
·146 syf.··
2024 88. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2024 13:33
Selamlar. İnceleme işini sevdim galiba, benlikmiş:) Çok sevdiğim bir isimle ve bir o kadar değerli bir analiz, eleştiri, analiz ettiği ismin felsefî tartışmalarının, yorumlarının üzerine müthiş bir katkı yapan, katkı ve yorumundan daha müthiş bir isim ve kitapla geldim: Gilles Delueze- Bergsonculuk!!! Delueze'nin hayatını da bir ara yazarım umarım. Kitaptaki yorumunu, Bergson ve Bergsonculuk'tan bahsedip kitap analizi ile devam etmek istiyorum. Delueze'nin felsefî tavrını, felsefeye kattığı yorumları elbette bir kaç paragrafa sığdırmak çok yanlış ve eksik olur kesinlikle. Böylesi bir dehâ'yı değil bir kaç paragraf, kitap ve kitaplar az kalır. "Sezginin bize gösterdiği ilk şey, yaygın zaman kavrayışımı­zın aslında zamana yabancı olan, uzama ait ölçütlerle belirlen­diği, ama bilincimizin bu zamanın ötesinde kendine özgü içsel bir zamana sahip olduğudur. Dış dünyaya özgü olan zaman "homojen zaman"dır, eşit aralıklara bölünerek ölçülebilir (sayılabilir) hale getirilmiş, çizgiselleştirilmiş, uzaylaştırılmıştır." Bergson süreyi uzamdan ba­ğımsız olarak, kendine özgü akışı içinde kavramaya çalışır. Yoğunluğu eleştirmekle yetinmez, niceliksel yoğunluğun ye­rine süreye özgü niteliksel bir yoğunluğu koyar. Gerçekten de bizim süremize ait bir duygu yoğunluk değiştirebilir; ama bu, sayısal artıştan ya da azalmadan tümüyle farklılık gösteren ve gösterilen şeylerdir. İşte tam da burada bir olay veya kişisel durum, hislerde an içinde ve yaşam içinde oluşan değişikliklere şöyle bir yorum getirilebilir: Bir işi gerçekleştirirken harcadığımız çaba, süreye özgü niteliksel farklılaşmalardan geçerek yorgun­luğa dönüşür. Önceleri belli belirsiz hissedilen bir arzu yoğun­laşarak delice bir aşka dönüşür. Tüm bu dönüşümlerde belir­leyici olan, niceliksel değil niteliksel, mekanik değil
Felsefe
BergsonculukGilles Deleuze · Otonom Yayınları · 201486 okunma

Yazar Hakkında

Gilles DeleuzeYazar · 39 kitap
Gilles Deleuze, Fransız yazar ve filozoftur. Yirminci yüzyılın ikinci yarısında etkinlik göstermiştir. Kendi özgün düşüncesini oluştururken Spinoza, Leibniz, Hume, Kant, Nietzsche, Bergson ve Foucault üzerine monografiler yayımlamış, bu filozofların geleneksel felsefe tarihi izleğindeki konumlarına ve bu izlek dahilinde yorumlanma biçimlerine radikal eleştiriler getirmiştir. Çalışmalarında güzel sanatlar, edebiyat, matematik ve doğa bilimleri arasında çapraz geçişlerle bu farklı alanları birbirine indirgemeksizin yeni bir düşünme tarzının önünü açmıştır. Gerek kişisel çalışmalarında gerek 1969'da tanışıp uzun süre beraber çalıştığı psikanalist Félix Guattari ile birlikte rizom, çokluk, fark, olay, oluş, savaş-makinası, organsız beden, içkinlik, virtüel/aktüel, minör edebiyat, duygulanım, göçebebilim gibi kavramlarla yirminci yüzyıl kıta felsefesi içerisinde yaygın düşünce hatlarının dışında özgün bir siyaset felsefesi ve etik ortaya koymuştur. Üstünde durduğu fark metafiziğinin felsefe tarihinin süregelen varsayımlarıyla olan ilişkisini tartıştığı Fark ve Tekrar (1968) ile anlamın ortaya çıkışını, biçimlerini ve yapısını incelediği Anlamın Mantığı (1969) yayımlandıkları dönemde ciddi bir yankı uyandırmış ve Michel Foucault, Anlamın Mantığı kitabını değerlendirdiği bir yazısında, "Yaşadığımız yüzyıl gelecekte muhtemelen Deleuzecü bir yüzyıl olarak bilinecek." diye yazmıştır (Deleuze bir röportajında bu yakıştırmayı Foucault'nun kimilerini gülümsetmek kimilerini de kızdırmak amacıyla yaptığı ince bir espri olarak değerlendirecektir). Félix Guattari ile birlikte kaleme aldıkları çalışmalardan Anti-Ödipus (1972) ve Bin Yayla (1980) başlıklarıyla iki cilt hâlinde yayımladıkları Kapitalizm ve Şizofreni, psikanaliz, ekonomi, linguistik, antropoloji, ontoloji, etoloji, siyaset felsefesi, metalürji gibi çok geniş bir yelpazeye yayılan argümanları ve referanslarıyla yirminci yüzyılın en önemli çalışmaları arasında sayılabilir.