Adı:
Bir Asi Yürek
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051860534
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Blackmoore
Çeviri:
Filiz Sarıoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Novella Yayınları
"Hapsedilmiş hissediyorum. Kafese kapatılmış bir kuş gibi kaçmanın yolunu arayıp duruyorum. Ama her defasında önümü parmaklıklar kesiyor."

Doğaya, müziğe ve kitaplara düşkün olan on yedi yaşındaki Kate'in tek hayali Hindistan'a gitmektir. Bu hayalini gerçekleştirmesinin önündeki en büyük engel ise, ona sürekli evlilik baskısı yapan annesidir. Kate hem bu baskıdan kurtulmak hem de özgürlüğüne kavuşacağına inandığı Blackmoore'a gitmek için kendisini dahil olmaması gereken
bir iddianın içinde bulur.

Geniş kırları ve uçsuz bucaksız okyanusuyla hayallerini süsleyen Blackmoore'a vardığında çoğu şeyin beklediği gibi olmadığını gören Kate, geleceği hakkında bir karar vermesi gerektiğini düşünür. Ya kendisini anlamamakta direnen ailesinin tüm baskılarına boyun eğecek ya da bir kuş gibi özgürlüğe kanat çırpmak için yanıp tutuşan kalbini dinleyecektir.

"Julianne Donaldson, Bir Rüya Gibi romanından sonra Bir Asi Yürek ile okuyucuyu muhteşem bir manzara eşliğinde büyük bir aşkın içine çekmeyi başarmış."
-Publisher Weekly-

"Jane Austen, Elizabeth Gaskell ve Emily Brontë'nin eserlerinde yer alan o romantik arka planın, Donaldson'ın Bir Asi Yürek romanında da başarıyla kurgulandığını görmek mutluluk verici."
-ForeWord Reviews-

"Kırların içinde, sonsuz maviliğin ortasında geçen bu roman, sizleri birkaç saatliğine bulunduğunuz karmaşadan çekip çıkarmayı vaat ediyor. Bir süreliğine hayallere dalmak hiç fena olmasa gerek."
-Booklist-
(Tanıtım Bülteninden)
384 syf.
·2 günde·9/10
Okuduğum en güzel romanlardan biriydi, kitabın benzer türdeki kitapların aksine çok masumane bir konusu vardı, sanırım bu nedenle çok sevdim bu kitabı. Okunması kolaydı ve akıcı bir kurgusu vardı. Bir kaç saatte bitirmiş olduğum nadir kitaplardan bir tanesiydi.

Katherine namı değer Kitty annesinin kendisine göstermiş olduğu evlilik yolunu reddedip kendini kitapların, kuşların ve müziğin dünyasına vermişti. En büyük hayali ise Hindistan’a gidip yeni maceralara atılmaktı. Kitty, annesiyle yani şeytanıyla, bir anlaşma yapar. Annesi, anlaşmalarının koşulları yerine geldiği takdirde onun Hindistan'a gitmesine müsaade edip hayallerinin peşinden koşmasına izin verecektir.

Kal, tatlı ötüşlü tarlakuşu, gitme
Ne olur titreyen bahar dalını terk etme
Bahtsız bir âşık senin şarkını istiyor
Teselli edişini, sevgiyle inleyişini.
O dokunaklı kısmını bir daha, bir daha söyle
Belki içimi eriten hünerini duyarım böyle;

Bu ona da dokunacaktır elbette,
Hor görerek beni öldüren kalbine.
Büyük çaresizlik ve tarifsiz keder,
Ne olursun tatlı kuş, buna bir son ver!
Yoksa zavallı bir kalbim kırılıp gider.
Henry, ahh Henry... Her ne kadar "gitme kal" dese de Kate'nin hayallerini elinden almaya kıyamayan Henry ...

Öncelikle şunu belirteyim bu romanda çapkın Lordlar yada basit macera arayan leydiler yok, şehvet yada tutku yok. Her ne kadar kısa bir kitap olsa da derin bir anlamı olan gerçek aşkı anlatan harika bir kitaptı, okumanızı tavsiye ediyorum, pişman olmayacağınızı düşünüyorum.
379 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Şaşkınım, şaşkınım, hala çok şaşkınım. Bu sanırım haddinden uzun bir yorum olacak ama hislerimi tam olarak yansıtabilmem için, yazmam şarttı.

Şunu bilmenizi isterim ki tarihi kurgu/tarihi aşk etiketiyle basılan kitaplarla lise yıllarımda tanıştım ve şu an geriye dönüp baktığımda iki Julia Quinn kitabı dışında bende iz bırakan hiçbir kitap yok ne yazık ki. JQ kitapları ise kütüphanemde saklayacak kadar kıymetli olmamıştı. Peki neden? Bu uzun bir açıklama olacak, o kesin. Öncelikle bu kitaplarda tarihi detay olmamasından yakınabilirim. Sürekli 1750, İngiltere, bıdı bıdı başlığı ile giriş yapılır ama tarihten kasıt bu olarak kalır. Birkaç ufak, hepsinde mecburen gördüğümüz detay vardır yalnızca. İşte giyim kuşam, meşhur balolar, birkaç ıvır zıvır detay ama tarih? Yok. Bunun yanında öyle sığ aşklar yazılır ki bu aşksa teşekkürler, kalsın dedirtir bana daima. Kadınlar yalnızca güzelliği ile önce çıkan, güzelliği için sevilen ve güzelliği üzerine sürekli muhabbet dönen o eşsiz karakterdir. Aşık olduğu adam da tüm çapkınlığı, huysuzluğu, kibri, gururu, inadı, hor görüşünün yanında daima yakışıklı ve unvan sahibi bir zengindir. Bu korkunçluklar yetmezmiş gibi birbirlerine fiziksel çekim dışında hiçbir şey hissetmeyen bu iki kişi bize aşık olarak yedirtilir. Birbirilerini incitir, yeri gelir adam kadını aşağılar ve adının lekelenmesi riskiyle yahut başka bir unvan sahibinin varlığıyla sinir strese sokar, mecburi evlilikler ya da kaçınılmaz kaçamaklar yaşar ama sonunda ne hikmetse çok ciddi bir şekilde aşık ve mutlu olarak aramızdan ayrılırlar. İnsan yazarken bile göz devirmek istiyor, ne yalan söyleyeyim? Bunun yanında bol bol cinsellik sahnesi de eklenince haliyle kitapta sevecek en ufak bir şey bulamaz oluyor ve hüsranla bitiriyorum kitapları. Yani bitiriyordum. Çünkü bir süredir bu türü okumuyor, para vermeyi ve denemeyi reddediyordum. Ama Bir Asi Yürek ve Bir Rüya Gibi, beni şaşkınlık içinde bıraktı. Kitaplığımda mutlaka olmasını isteyeceğim iki tarihi aşk kitabım var artık, çok ama çok şaşkınım.

Şimdi gelelim Bir Asi Yürek'e...

Yukarıda söylediğim şeyler bu kitapta yok, en başta bunu bir bilin de yüzünüz gülsün kitap dostlarım. Bu kitabı bana öneren arkadaşıma, mesafeler sebebiyle sarılamıyor olsam da manen onu kucakladığımı hissedebiliyorum. Yüzümde koca bir tebessüm oldu bu kitap, nereden başlasam anlatmaya bilmiyorum.

Kate ve Henry çok gerçekçi, nahif ve tatlı karakterlerdi. Zamanda geri gitme şansım olsa oralarda görmek isteyeceğim insan tipini yansıtıyorlardı. Henry tam bir beyefendi ve konumuna yaraşır şekilde bilgili, olgun, düşünceli, çalışkan ve mantıklı bir adamdı. Bunun yanında içinde bu koca sevgiyi biriktirmesine asla şaşırmayacağınız bir çocuksuluk kalmıştı, yalnızca Kate'ine özel... O kadar anlamlı bir aşkı vardı ki şu an bile gülümsüyorum.

Kate... Kate ise... Ah benim canım kızım, dedirtti bana. Arada gözlerim onun hissettiği esaret ve çaresizlikle doldu, yeri geldi elini kolunu bağlayan haksızlıklara karşı dişlerimi sıktım ve tüm enerjisini, araştırma tutkusunu, kuşlara olan özel ilgisini hissederek okudum. Sanki yazar o zamana gitsek bizi en çok ne incitir, gerçekten düşünen bir kadın için en büyük sıkıntılar nelerdir o zamanın şartlarında diye empati yaparak yazmış bu kitabı. O kadar haklı ve güzel yansıtmış ki diyecek sözüm yok. Çok da düzgün bir denge üzerinde ilerletmiş karakteri. Başından sonuna, evet bu benim kızım ya, böyle olması gerekiyordu diye destekledim Kate'i.

Genel olarak ise kitabın dili sade ve akıcı, tasvirler de bu kurguya uygun düşecek kadar dozunda ve başarılıydı. Gerçekten iyi bir kitaptı anlayacağınız. Sevmediğim ufacık birkaç detay var yalnızca. Birkaç mantık hatası, sonun hayal ettiğimden daha kısa olması -bir kısım var, bilmek istediğim- ve kahraman anlatıcıyla yazılmış olması... Ama onlar dışında gerçekten çok, çok, çok güzeldi. (Kahraman anlatıcı kötü değildi bu arada, ben yalnızca Henry'nin tarafını da okuyabilmeyi isterdim.)

Bu güzel kitabı, nahif bir aşk hikayesi okumak isteyen herkese tavsiye ederim.
384 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Neredeyse 400 sayfa olan bir kitabı birkaç saatte bitirdiğim nadir kitaplardan biri oldu.

Bir Rüya Gibi kitabını oldukça sevmiştim fakat 2. kitap için beklentim düşüktü, ilk kitabın yanına bile yaklaşamayacağından emindim.

Kitap ilerledikçe ben şok, ben iptal oldum. Resmen yılın en iyi historical kitabını okudum ben, bir de young adult tarzına giren bir kitaba aşık oldum, gerisini siz düşünün. *-*

Arka kapak durumu özetlese de inanın bana, göründüğünden çok çok derin bir kitap.

Yazar, yeminle nasıl romantik sözler yazacağını çok iyi biliyor. Bunu erkek karakterlerine o kadar güzel uyguluyor ki <3

En fazla şunu söyleyebilirim, başta Henry'i, Kate için hiç uygun görmemiştim. Kitap ilerledikçe sevdiğini tam anlamıyla anlayan bir erkek gördüm. Şu ana kadar okuduğum kitaplarda bunu bana hissettirmeyi başaran ilk kişi Henry oldu. Hele ilan-ı aşk kısmında... Ayy, daha fazla şey söyleyemem! Hem şahit olunması gereken, hem de beni mahveden bir sahne oldu. Bildiğiniz bebek gibi ağladım.

Aşk romanı severler için kesinlikle kaçmaması gereken bir kitap! Aradığınız her şey var içinde.
384 syf.
·1 günde·Puan vermedi
İlk defa bir kitabın 26. sayfasında bir karaktere gönlümü kaptırdım.
*
Henry Denfield, diğer tarihi kurgulardaki adamlardan biri değil. Ne bir lord ne de bir dük, baron... O, Bay Henry ve bunun farkı kitap boyunca oldu, onun o sevgisi, aksiyon, bilimkurgu, korku kitapları arasındaki birçok kişinin bile hayranlığını kazanabilir. Kate, aslında gördüğüm birçok kadın karakterden biriydi, inatçı, bilime aşık, araştırmayı seven; bazen yazarlar farklı karakterler yapmayı düşünürken bir kişiyi tekrarlayıp duruyorlar. Bunun için o eleştirilen soğuk, kibirli, tüm eleştirilenleri yaşayan bir kadının hikayesini de tarihi kurgularda daha çok rastlayabilmeyi umuyorum.
384 syf.
·Beğendi·10/10
Bu kitabın naifliğini anlatmaya kelimelerim yok. Öyle güzeldi ki tam bir sürpriz oldu. Keşke daha uzun olsaydı ya da bitmeseydi diye düşündüm. Okurken tüm duyguları kendinizmiş gibi özümsüyorsunuz. Denizi, kuşları anlattığında oradaymış gibi zihnimde kokuları, sesleri canlandırmaya çalıştım. Bence siz de özgürlük için çırpınacak, sevgiyle sarıp sarmalanacak ve özlemi iliklerinize kadar hissedeceksiniz. Tabi anneleri boğmak da isteyeceksiniz. Ciddiyim! Hüzün, çaresizlik, gıcık olmak bunlar da hislere dahil. Ve Henry ne de güzel sevdi öyle... Tekrar okuma isteği uyandırıyor. Kesinlikle siz de en az bir kez okumalısınız.
384 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Evlilik peşinde koşmak yerine kendini özgür hissetmek isteyen kör bir kızın ve uzun süredir platonik bir şekilde kıza aşık olan erkeğin yeni çağ dönemindeki hikayesidir. Tam anlamıyla klasik konular. Tabi işin içine entrika koymak için kaynana görümce koymuşlar.
384 syf.
yazar ablanin diger bir kitabi olan bir ruya gibi kadar cok sevmedim ama tabi ki bu da cok guzeldi.
erkek karakterin askinin pesinden gitmesini sevdim.
erkek taraf daha çok sevince kitaplar daha iyi oluyor.
"Sanırım bende büyümekle asla geçmeyecek bazı şeyler var." Gülümseyişi yumuşayıp ağzının bir köşesini yukarı çekti, gözleri pişmanlıkla sevgi karışımı bir şeyle doluydu. "Senin gibi. "Sesi artık neredeyse fısıltı gibi, buğulu ve kahkahasının kalıntılarıyla pürüzlüydü.
"Sanırım sen asla geçmeyeceksin Kate."
"... İnsanın kaçınılmaz son olarak düşündüğü durumlarda bile aslında birden fazla seçenek olabilir. Ve belki kuşu öldüren şey huzursuzluğu değil, kafesin kendisidir.”
"Büyüyünce gıdıklanmanın geçtiğini söylemiştin diye hatırlıyorum,"dedim nefes nefese.
"Geçtiğini sanıyordum."Yanakları kızarmış,saçına yapraklar takılmıştı.Koyu gri gözleri benimkilere gülümsüyordu.
"Sanırım bende büyümekle asla geçmeyecek bazı şeyler var." Gülümseyişi yumuşayıp ağzının bir köşesini yukarı çekti,gözleri pişmanlıkla sevgi karışımı bir şeyle doluydu.
"Senin gibi".Sesi artık neredeyse fısıltı gibi,buğulu ve kahkahasının kalıntılarıyla pürüzlüydü."Sanırım sen asla geçmeyeceksin Kate."
"Hapsedilmiş hissediyorum. Kafese kapatılmış bir kuş gibi kaçmanın yolunu arayıp duruyorum. Ama her defasında önümü parmaklıklar kesiyor."
“Birazdan”ın yıllar önce yaşlanmış olduğunu, “uzun süre sonra”nın hasta ve zayıf olduğunu, “nihayet”in ölüm döşeği olduğunu bilemezdi. Sabır benim sahip olduğum erdemlerden
biri değildi. Tahammül de öyle.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bir Asi Yürek
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051860534
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Blackmoore
Çeviri:
Filiz Sarıoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Novella Yayınları
"Hapsedilmiş hissediyorum. Kafese kapatılmış bir kuş gibi kaçmanın yolunu arayıp duruyorum. Ama her defasında önümü parmaklıklar kesiyor."

Doğaya, müziğe ve kitaplara düşkün olan on yedi yaşındaki Kate'in tek hayali Hindistan'a gitmektir. Bu hayalini gerçekleştirmesinin önündeki en büyük engel ise, ona sürekli evlilik baskısı yapan annesidir. Kate hem bu baskıdan kurtulmak hem de özgürlüğüne kavuşacağına inandığı Blackmoore'a gitmek için kendisini dahil olmaması gereken
bir iddianın içinde bulur.

Geniş kırları ve uçsuz bucaksız okyanusuyla hayallerini süsleyen Blackmoore'a vardığında çoğu şeyin beklediği gibi olmadığını gören Kate, geleceği hakkında bir karar vermesi gerektiğini düşünür. Ya kendisini anlamamakta direnen ailesinin tüm baskılarına boyun eğecek ya da bir kuş gibi özgürlüğe kanat çırpmak için yanıp tutuşan kalbini dinleyecektir.

"Julianne Donaldson, Bir Rüya Gibi romanından sonra Bir Asi Yürek ile okuyucuyu muhteşem bir manzara eşliğinde büyük bir aşkın içine çekmeyi başarmış."
-Publisher Weekly-

"Jane Austen, Elizabeth Gaskell ve Emily Brontë'nin eserlerinde yer alan o romantik arka planın, Donaldson'ın Bir Asi Yürek romanında da başarıyla kurgulandığını görmek mutluluk verici."
-ForeWord Reviews-

"Kırların içinde, sonsuz maviliğin ortasında geçen bu roman, sizleri birkaç saatliğine bulunduğunuz karmaşadan çekip çıkarmayı vaat ediyor. Bir süreliğine hayallere dalmak hiç fena olmasa gerek."
-Booklist-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 41 okur

  • Bilge Keskin
  • s.m.
  • Gamze Değer
  • Emine Korkut
  • Işıl
  • Moon
  • Me's
  • Nazlı
  • esranınkitaplığı
  • Dolunay çelik

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%34.6 (9)
9
%19.2 (5)
8
%23.1 (6)
7
%11.5 (3)
6
%7.7 (2)
5
%3.8 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0