Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 33 dk.
Sayfa Sayısı:
231
Basım Tarihi:
1990
İlk Yayın Tarihi:
1865
Yayınevi:
Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları
Orijinal Dil:
Norveççe
Orijinal Ülke:
Norveç
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

“ya hep ya hiç” ,"Günahsız olan korkusuz yaşar."
Puan vermedi·231 syf.·
2023 22. kitabı
Bir şey vardır ki feda edilemez: insanın “ben”i, iç varlığı. *Ateşe sıcaklıktan, kara soğukluktan, denize de ıslaklıktan ayrılmasını söylersen daha iyi edersin. Hadi, defol! Henrik Ibsen (20 Mart 1828, Skien, Norveç - 23 Mayıs 1906, Kristiania (Oslo), Norveç) Norveçli oyun yazarı ve şair. ..çağdaş tiyatronun kurucularındandır. İzleyicilerin romantik oyunlara alışkın olduğu dönemde, gerçekçi oyunlar yazdı. Henrik Ibsen ile ilk olarak Halide Edip Adıvar ın Kalp Ağrısı eserinde tanıştım. Tanımak istediğim karakter dünya edebiyatında pek çok yazarın karekterlerine esin olmuş olan Peer Gynt idi. Ancak okuma yolculuğum Bir Bebek Evi (Nora), ardından Yaban Ördeği,ve üçüncü eser olarak Brand oldu. Bu okumalar edebî anlamda beni memnun etti diyebilirim. Şimdi de okuma istediğim asıl eser Peer Gynt e başlayabileceğim. Söylemek istiyorum bu eseri İki Oyun adlı kitaptan okudum. Neden Ibsen okudum. .. Ibsen eserlerinde yalan ile gerçek ya da hayâl ile gerçek ayrımına varamayan bir karekter ortaya koyarak bu karekterlerin kendi benliklerini ararken çevresinde oluşturdukları yıkımı ve kendilerinin de uğradığı hezeyanları gerçekçi bir üslupla ortaya koyabilmiş. Brand * eserinin odağı Yalan, Hayâl - gerçek ilişkisi ya da “ben”e uzun yolculuk olarak ifade edilebilir. Brand bir papadır, kafasında soyut bir dini ideal yaratır. İlkesi “ya hep ya hiç” tir. Bu ilke ile yaşamını sürdürür. Sonsuz özveri ister inananlardan, hayallerinde yaşarken bu uğurda kendisini sonsuz bağlılıkla seven eşini ve yeni doğmuş çocuğunu kurban eder. Ve anne
Edebiyat
BrandHenrik Ibsen · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 199043 okunma
4/10
·231 syf.·
2023 30. kitabı
Brand hem dar kafalılığın kınanması, hem de onu aşan bir ruhun trajedisi . Kırsal papaz Brand. Brand'in Tanrısı ondan ya hep ya hiç talep ediyormuş, kim demiş, ne zaman demiş, deli bir ruhun uydurmaları..... Aslında deli tiplemeleri severim ama bu deli de değil öyle böyle değil mal bu... Pek zeka belirtisi yok yani... Hem ahlaki bir kahraman hem de bir canavar Brand... Belki de anlatılmak istenen şu dizelerde ; " Britanya kömürünün Kara dumanı karanlık bir bulut gibi memleketin üzerine çöküyor ve yeşeren taptaze yaprakları kirletiyor. Bütün güzel tohumlar boğuluyor, zehir, toprağı emip yok ediyor. Bir zamanlar lanetlenmiş beldelerin üzerine yağan kül yağmurları gibi her yanda gün ışığını emiyor ve her şeyi örtüyor. İnsan soyu kötüleşti." ya da anlatılmak istenen tamamen Hristiyanlık üzerine. Sevgili Ibsen ne anlatmak istediysen ben hiçbir şey anlamadım bu kesin... Ayrıca oyunlarının Shakespeare'den sonra en çok sahnelenmesi bana bu oyundan sonra çok inandırıcı gelmedi, çok tuhaf.... Neyse boşa geçip giden canım zamanım, güzel gözlerim çok özür dilerim.... Mart soğuk 18.03.23 Cumartesi
BrandHenrik Ibsen · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 199043 okunma
10/10
·231 syf.··
2018 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2018 21:15
Tanrı insandan ne ister ? Arayarak bulabilir misin Tanrı yı? Kendinden daha neleri feda etmen gerek ? Küçük soğuk bir oda yetmez mi Tanrı'yı bulmak için? Büyük bir kilise olmasa da olmaz mı ?
BrandHenrik Ibsen · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 199043 okunma
6/10
·231 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
Tanrı’ya haklarını geri vermek! Uyuşuk insanlar! Ya hep ya hiç! Büyük konuşanlar neden ya kaale alınmaz ya da taşlanır bizim ülkede bilmiyorum, ayrıca büyük konuşa cesaretini gösterebilmiş kişi biraz taşlandı biraz gözardı edildi diye neden bırakır… Ya hep davanın izinden gidersin ya da hiçbir zaman kalkışmazsın boyundan büyük işlere, değil mi? Brand, bir papaz vekili. Sonrasında rahip. Tiyarto türünden eserde iki konuşmasından birinde tirad atan pek kararlı dava adamı. Bir yiğitliğiyle insanların gönlünü kazanır da onları değiştirebileceğine aldanır. Tanrılarına tonton bir dede rolü yakıştırmış, onu işi düşünce anar olmuş, nefsinin bir dediğini ikiletmemiş ama yatmadan önce merhameti bol olan rabbinden af dilemeyi unutmamış bir halkı dönüştürebileceğine inanan dava adamına halkın kendisi gelir de onu bunun için davet ederse Brand ne yapar? Bildği doğruyu sonuna kadar bağıra bağıra söyleyen brand gibi insanlar varlıklarını sürdürdükçe onları taşlayacağız sanırım. Değişecek miyiz? Cümbür cemaat dünya malını terk edip ilahi mertebeye tırmanmak üzere yalınayak dağlarda ilerleyecek miyiz? Bunu yaparsak da sayın big brother bize birkaç indirime girmiş ürün gösterdiğinde gerisingeri koşacak mıyız? Nedir bu ahir zaman toplumu ki 1865te detaylı bir tablo gibi çizilmiş bu kitabın sayfalarına. Ben, ben anlamıyorum. Umudunu kaybetmeli mi bizim Brandler? Gerçekten her şeylerini boşa mı kaybediyorlar? Ibsen’in etiğine göre düşünecek olursak, kendilerni ancak bu şekilde kazanıyorlar ve tüm dünyada yalnızca onlar kendilerni kazanıyorlar var olmayan ve kendiliği oluşmamış birkaç insanın gözünde zararda görünmeleriyse pek önem arz etmiyor /yine zihin dökümü şeklinde bir inceleme, kafası karışan hakkını helal etsin :)
Hayat ve İnsan
BrandHenrik Ibsen · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 199043 okunma

Yazar Hakkında

Henrik IbsenYazar · 19 kitap
'Eleştirel gerçekçi' edebiyat anlayışının tiyatrodaki öncüsü, çağdaş tiyatronun kurucularından, Norveçli oyun yazarı ve şair. Mali bunalıma düşmüş Norveçli bir tüccarın oğlu olan Ibsen, Kristiana'ya girerek üniversite adayları için düzenlenen eğitim kurslarına katılır. İlk oyunu Catiliana'yı 1850'de yazar. 1851'de Bergen'de Den Nationale Scene'ye Sahne Ozanı olarak atandıktan sonra oyun yazarlığı daha ağırlık kazanır. 188 oyunun sahnelenmesinde yer alır. Norveç Tiyatrosu'nun sanat yönetmeni olur. Tiyatro iflas edince maddi güçlükler yaşar ve kendisine yardım bağlanması için Meclis'e başvurur. 1863'te Norveç'te Kristiana Tiyatrosu'nda sanat danışmanı olur; burs için yine hükümete başvurduğunda kendisine 'burs değil, iyi bir dayak gerektiği' yanıtını alır. Tatlı İsteyenler adlı oyunun başarı kazanması üzerine hükümet yurt dışına geziye gidebilmesi için kendisine bu sefer mali yardımda bulunur. Dönemin en ünlü yazarı Bjornson'dan mali destek görerek 1864'te İtalya'ya gider ve zaman zaman Norveç'e dönse de 27 yıl yurt dışında kalır. Batı tiyatrosu üstünde derin etkiler bırakan ve dram sanatının en büyük ustalarından sayılan Ibsen, kendi konumunu şu sözlerle yansıtır: 'Yeni bir evrenin yaratılışına katkısı olanların başında geldiğim söyleniyor. Bense, tam tersine, yaşadığımız çağın birçok nedenden ötürü ancak birtakım yeni şeyler doğurabilecek, sona ermiş bir çağ olarak nitelenebileceğine inanıyorum.' 19. yüzyılın diğer büyük oyun yazarları gibi romantik, bireyci ve anarşist bir dünya görüşünün etkisinde yapıtlar vermiş olan Ibsen, yazdığı eleştirel gerçekçi oyunlarda toplum bireylerinin yanılsamalarını, nevrotik ve ruhsal çalkantılarını açığa sermiş; bireyin boşa çıkan yaşam uğraşını, toplumun dış yüzü ile iç yüzü arasındaki karşıtlığın yol açtığı çelişkilerin üstesinden gelemeyişini irdelemiştir.