Candide

Voltaire

Puan

810 üzerinden
2.099 kişi
VOLTAIRE VE ESERLERİ ÜZERİNE
8/10
·170 syf.··
2021 59. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2021 22:07
”Uzun yaşamı boyunca aklın her silahını kullanarak bitmek bilmez bir heves, tutkulu bir adanmışlık, hepsinden de öte korkunç alay etme yeteneğiyle uğruna savaş verdiği ideal kazanımları; hoşgörüyü, ruhani özgürlüğü, insanlık onurunu, adaleti kafalarımıza adam akıllı işlemiş ve bunlar sanki artık doğal yaşamımızın bir parçası, soluduğumuz hava, yalnızca onlardan mahrum kalınca üzerine düşündüğümüz şeyler olmuştur. Sözün özü, Voltaire’in kaleminden dökülen en cüretkâr düşünceler bugün olağan hale gelmiştir.” (Francis Espinasse, Voltaire, s. 191) Aydınlanma çağı Filozofları arasında yer alan Voltaire, ileri sürdüğü farklı görüşleriyle çağına damgasını vurmuş bir düşünürdür. Onun ilginç yanı evrenselliğinden ileri gelmemektedir. O, daha çok bilgi ve yaratıcılığıyla öne çıkmış birisidir. Voltaire, özellikle akıl, özgürlük, adalet, eşitlik gibi temel değerleri hakim kılma uğruna her şeye ve herkese karşı direnmiştir. Düşünceleriyle her daim hoşgörüsüzlüğe ve kilisenin siyasal etkisine karşı çıkmıştır. Akıl dışı olan tüm Hıristiyan dogmalarına karşı savaş vermiştir. ”Dini fanatizmi” birçok eserinde yermiş ve çoğu zaman adalet arayışı içinde olmuştur. 25 yaşına geldiğinde ”Voltaire” adını kullanmaya başlayan François Marie Arouet, 21 Kasım 1694’te Paris’te doğmuştur. Oldukça hasta bir bebek olarak dünyaya gelen Arouet’nin fazla yaşamayacağı düşünülmüştür. Ne var ki hastalıklardan çok çekmiş olsa da, beklentileri aşarak 83’üne kadar yaşamıştır. Doğduğunda erkek kardeşi Armand’dan on, kız kardeşi Margueritte’ten dokuz yaş küçüktür; aslında dünyaya gelen iki kardeşi daha vardır fakat onlar doğumdan hemen sonra ölmüştür. Voltaire’in babası, François Arouet, Poitou’nun saygın orta sınıf ailelerinden birine mensuptur; büyükbabası, Poitou’dan Paris’e göçerek orada başarılı bir
CandideVoltaire · Alfa Yayıncılık · 20207,1bin okunma
6/10
·151 syf.·
2025 43. kitabı
Kitabımızın yazari Voltaire, aydınlanma çağının en önemli filozoflarindan sayılıyor. Kendisi iktidarı, çoğunluğu, ikiyüzlü din anlayışını eleştirmekten çekinmeyen, kalemi sivri biri. Bizim dönemimizden de hakim olduğumuz gibi böyle biri illa ki hapse atılır, kendisi de atılmış. Gelelim yazarın en tanınan eseri "Candide ya da iyimserlik"e. Candide kelimesi latince "beyaz" anlamındaki candidus kelimesinden türetilmis. "lyi, saf, temiz" anlamlarına gelmekte. Kitabımızın çıkış noktasi ise Leibniz'in " bu dünya mümkün olan dünyaların en iyisidir ve olası dünyaların en iyisinde bütün olaylar birbirine bağlıdır" düşüncesidir. Leibniz, bu dünyada her şeyin, Tanrı’nın egemenliği sayesinde, olabilecekleri en iyi hâlinde olduklarini söylüyordu. Voltaire ateist degildi ama bu iyimserliğe katlanamiyordu. Dinin papazların elinde can çekiştiğini söylüyordu. Kitap boyunca da mizaha başvururak bunu eleştiriyordu. Kitabin baş kahramani Candide adı gibi saf ve temiz ruhlu biridir. Öğretmeni Pangloss -lebiniz'in kitaptaki temsili diyebiliriz- 'un düşüncelerini benimsemiş ama hayatı sorgulayan toy bir delikanlıdır. Kitaptaki tüm karakterlerin başlarına öyle kötü şeyler gelir ki her seferinde "en iyi dünya buysa digerleri nasıldır" dedirtir insana. "Dünya gerçekten daha iyi olamaz miydi?" "insanlarin mutlu olmasının bir yolu yok muydu" diye sorar sürekli. Cevabı mı? Kitabin sonunda :) Gelelim kitabın edebi yanina, açıkçası edebi bir haz alacağınızı düsünmüyorum ben. Oldukça basit bir anlatımı var, zaten kurguyu da bir fikre temel olmasi için yazdığı için kurgusu da zayıf. Ama anlatım basit oldugu için ve maceradan maceraya kostuklari için akıcı, kitap kendini okutuyor. Bu kadar :)
Candide ya da İyimserlikVoltaire · Can Yayınları · 20237,1bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·170 syf.··
2024 66. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2024 19:34
İnsanlar bilinmezi açıklamak ve çizgisel bir ilerleme sağlamak için kabuller yapmak zorundadır. Bu kabuller üzerinden çıkarımlar yapar. Aydınlanma çağı dedikleri dönem de bile aynı soru insanın aklını kurcalamaya devam etti. Bu kadim birkaç sorudan biri “Bizi küm yarattı?”. Ve elbette cevap metafiziğin en büyük tartışma konusunu beraberinde getirir. “Bizi kadir-i mutlak bir Tanrı mı yarattı?” Ve “Tanrı var mıdır?”. Bu metafiziksel sorunun cevabını bulmak ve bulduğu cevabı rasyonalize etmek için bir çok düşünür ömrünü verdi. Bunlardan biri de Gottfried Wilhelm Leibniz’dir. Aydınlanma çağının en önemli matematikçi ve filozofu olan Leibniz bu soruya doğrudan bir cevap verdi. “Tanrı vardır.” Ama elbette bu açıklama bir sonraki sorunun en önemli kaynağı. Tanrı varsa ve bu Tanrı iyi bir Tanrı ise kötülük neden var? Bu sorunun cevabı için tüm enerjisini veren Leibniz bir kavram üzerine durdu bu kavram “teodise” yani “Tanrı’nın adaleti”. Hülasa Leibniz bir cümle ile sonuca ulaştı. Bu dünya “mümkün” dünyaların en iyisiydi. Bu felsefe üzerine kurguladı tüm yaşamını. Ve sahneye başka filozoflar çıkar. Bunlardan biri Voltaire. En önemli eseri ise Candide. Bir sürü kitap mektup bırakmış bir filozof için bunu demek biraz haksızlık olsa da eser önemli bir kitap. Önemli olma nedeni edebi değil daha çok felsefi yönü. Bir karşı duruş “mümkün dünyaların en iyisi”ne. Karşı duruşunu sergirlerken en keskin hiciv dilini yani mizahı kullanmış. Bir kara mizah elbette. İnsan insanın kurdudur dedirten tüm argümanları kullanmış. Bedensel varoluşumuzun olmazsa olmazı yemek yeme üzerinden kitaba yön vermiş gibi görünse de ondan yüzyıllar sonra yaşamış bir adamın Lacan’ın açlık ve arzu için kullandığı cümleleri seçmiş. Yani arzu ve onun yitik nesnesi. Bunu tatmin etme yolu her zaman iyilikle ve
Edebiyat & Roman
CandideVoltaire · Alfa Yayıncılık · 20207,1bin okunma
10/10
·120 syf.··
2019 125. kitabı
Spoiler içerir Voltaire tarafından kaleme alınmış önemli bir felsefi romandır. Voltaire, on yedinci yüzyıl rasyonalist (akılcı) filozofu Gottfried Wilhelm Leibniz'in temel felsefe düşüncelerini kitap boyunca yoğun bir kara mizah kullanarak hicvetmektedir. Kahramanlarımızın yaşadığı bitmek tükenmek bilmeyen olumsuzluklar zinciri boyunca Leibniz'in "Bu dünya mümkün olan dünyaların en iyisidir" ve "olası dünyaların en iyisinde bütün olaylar birbirine bağlıdır" düşünceleri sıkça elestirilmekte ve alaya alınmaktadır. Ayrıca Leibniz'in ortaya koyduğu yeter sebep ilkesi (olan herhangi bir şeyin olduğu şekilde olmasının nedeni başka türlü olamayacak olması) de yine kara mizah yoluyla eleştirilerden nasibini almaktadır. Kahramanlarımızdan filozof Pangloss, Leibniz'i temsil etmektedir. Pangloss, serüven boyunca başına ne kötülük gelirse gelsin asla düşüncelerinden vazgeçmemektedir. Candide ise Pangloss'un öğrencisidir fakat başına gelen her şeyin sebebini sorgulamakta ve yolculuk boyunca dünyada insanların gerçekten mutlu olup olamayacağını araştırmaktadır. Başına gelen olaylara rağmen iyimserliğini devamlı korumaya çalışmış ama sorgulamaktan ve tartışmaktan asla vazgeçmemiştir. Candide'in yolculuk arkadaşı Martin ise devamlı kötümserdir. Martin insanların hiçbir zaman tam mutluluğa ulaşamayacaklarını, tüm insanların hayatlarından şikayet ettiğini ve kimsenin yaşadığı hayattan memnun olamayacağını söylemekte, serüven boyunca da devamlı bu konuda haklı çıkmaktadır. Birlikte yolculuk yaptıkları yaşlı kadın da kendi kötü hayat hikayesini anlattıktan sonra tüm insanların mutsuz olduğunu belirtmiştir. Tüm dünyayı dolaşan Candide'in mutlu olarak bulduğu tek ülke, dışarıyla bağlantısını kesen, hiç bir din adamı olmayan ve tek Tanrı inancına sahip olan Eldorado'dur. Serüvenin sonu
Felsefe
CandideVoltaire · Mavi Çatı Yayınları · 20167,1bin okunma
Her şey, olduğu haliyle, mümkün olanların en iyisi mi?
7/10
·170 syf.··
2025 23. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2025 02:07
Voltaire’in Candide’i, sadece bir roman değil; 18. yüzyıl Aydınlanma düşüncesinin en sivri dilli ve keskin eleştirilerinden biri. Kısa, hızlı, absürt ve trajikomik olaylarla dolu bu metinde, Candide’in yaşadığı maceralar, fantastik ve çoğu zaman abartılı. Westfalya’da başlayan ve İstanbul’da sona eren hikâyenin her sayfasında Voltaire, dönemin Avrupa’sına, kiliseye, aristokrasiye, dogmatik düşünceye ve savaşın anlamsızlığına ince ama sert darbeler indiriyor. Candide'nin yolculuğu doğuya doğru ilerledikçe, Müslümanlık ve dervişlik de bu darbelerden nasibini alıyor. Bu yönüyle, hem güldüren, hem düşündüren, hem de zekice iğneleyen bir yapıt. Romanın merkezinde yer alan Candide, saf ve iyimser bir genç. Onu hayata hazırlayan Pangloss da Leibniz’in ünlü “Bu dünya mümkün olanların en iyisidir” düşüncesine körü körüne bağlı öğretmeni. Başta bu düşünceyi sorgusuzca benimseyen Candide, Westfalya’daki Baron’un şatosundan kovulup savaşların, doğal felaketlerin, kıtlıkların, sömürünün, insani acıların ve artık imkansız gibi görünen karşılaşmaların ortasında savruldukça, bu felsefenin kendi deneyimleri ve gerçeklikle örtüşmediğini etrafındaki insanlar aracılığıyla görmeye ve sorgulamaya başlıyor. Romanın sonunda Pangloss, yaşanan trajedilere ve felaketlere rağmen Leibnizci iyimserliğe artık inanmıyor olsa da, felsefesini şiddetle savunmaya devam ediyor. Bu durum, Voltaire’in ironik eleştirisini derinleştiriyor ve insanın düşünceye olan bağlılığının, gerçek deneyimlerle çelişse bile ne denli dirençli olabileceğini gözler önüne seriyor. Candide ise aksine, "En iyisi kendi bahçemizi ekip biçmektir” diyerek, boş ve soyut iyimserliğin ötesine geçiyor. Kendi rasyonel eylemleriyle yaşamını yönlendirmeyi, dünyasını şekillendirmeyi seçiyor. Günümüz dünyasında da hâlâ savaşlar,
CandideVoltaire · Alfa Yayıncılık · 20207,1bin okunma