Candide

Voltaire
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·120 syf.··
2019 125. kitabı
Spoiler içerir Voltaire tarafından kaleme alınmış önemli bir felsefi romandır. Voltaire, on yedinci yüzyıl rasyonalist (akılcı) filozofu Gottfried Wilhelm Leibniz'in temel felsefe düşüncelerini
Felsefe
CandideVoltaire · Mavi Çatı Yayınları · 20167bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2022 128. kitabı
İlk olarak şunu söylemeliyim, bu kitaba başlarken hiç böyle bir hikaye ile karşılaşacağım aklıma gelmemişti.. Voltaire felsefi yanını çok güzel konuşturmuş. Dahası kitaptaki olaylar o kadar abartılı
Edebiyat
CandideVoltaire · Mavi Çatı Yayınları · 20167bin okunma
10/10
·120 syf.··
2020 93. kitabı
#voltaire ‘in önemli bir felsefi romanı #candide adı gibi saf, cana yakın ve maharetli bir gençtir. İyilik ve acı çekmenin kavramını Candide'nin yaşadığı çeşitli ülkelerdeki maceralarıyla anlatılıyor. Filozoftan, bakıcıya, papazdan, uşağa, köleden tutun da her çeşit insanla karşılaşıp onların tecrübeleri ile ilerliyoruz. Çok acı çekmiş insanların, yaşadıklarını ve gördüklerinden sonra iyilik denen kavramın sadece Tanrı'ya özgü olduğunu fark ediyor. Yani anlayacağınız her yönden donanımlı bir kitap. Okuma listenize eklemenizi tavsiye ederim
1000Kitap
CandideVoltaire · Mavi Çatı Yayınları · 20167bin okunma
İkiyüz yıldır değişmeyen
9/10
·120 syf.··
2021 54. kitabı
Cahil Filozof eserinden sonra, merakla okuduğum Candide (iyimserlik) 'de Voltaire; beklentim doğrultusunda, yine insan davranışlarını büyük bir hiciv ustası olarak dile getiriyor. Candide adındaki iyimser bir sıradan Alman'ın sevdiği barones uğruna Avrupa'dan yeni kıta Amerika'ya, oradan Afrika ve nihayetinde İstanbul'a uzanan rastlantısal olaylar ve acılarla yüklü maceraları kitabın konusu. Baş karakter öyle saf ve naif ki, öğretmeni papazın 'tüm kötülüklerine rağmen bu dünya iyidir' sözlerine başından beri inanmaya çalışıyor. Oysa; 200 sene önce 18 yy da olsa, insanoğlu hep aynıdır ve paraya, güce her koşul ve sınıfta tapmaktadır. Yazarın bir kurgu içinde, baştan sona yer alan yaradılış- insanlık sorgulamaları, karakterlerin tartışmaları özelinde tam bir felsefe tadı vermekte. Dile kolay: #rousseau ile birlikte Fransız aydınlanmasının ve 1789 devriminin fikirleriyle öncülerinden biri o. En çok; hayatı çalışma temelli sorgulamasını ve çağdaşlarını bir bölümde senatörün ağzından eleştirmesini sevdim. 120 sayfa belki ancak, yıllar sonra bile sorgulatan ve tortu bırakan kitaplardan: Muhakkak okuyun...
İnsan
CandideVoltaire · Mavi Çatı Yayınları · 20167bin okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2021 65. kitabı
Kitap değişik bir formatta yazılmış. Tür olarak felsefi bir roman geçiyor ama daha çok felsefesi olan bir kitap. Dünyada her şeyin iyi olduğu ve her iyi şeyin başka bir şeyin parçası olduğu savına yapılan göndermeler mevcut. Okuduğum en iyi hiciv kitabı diyebilirim. Çok zekice yapılan göndermeler. İnce ince dokundurmalar ama her şeye. İnsanlara , krallara, dinlere, yönetimlere istinasız kötülüğe kaynak olmuş her şeye. Kitapta karakter analizi yada betimleme yok. Bu yönüyle farklı. Kısa kısa göndermeler yapılan yada eleştirilen konulara değinilmiş bölümlerden oluşuyor. Değişik bir kitap okumak isteyenlere tavsiye edilir. Ama okuyucuda bir miktar tarihsel bilgi isteyebilir kitap tam olarak anlayabilmek için hicvedilen mevzuyu.
CandideVoltaire · Mavi Çatı Yayınları · 20167bin okunma
8/10
·120 syf.··
2020 106. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2020 11:13
İyimserlik ve kötümserliğin felsefi düşünceler ortaya konularak trajikomik bir anlatımla kaleme alındığı, okudukça eserde ki karakterlerin başından geçen kötü olayların anlatıldıkça insanı hadi canım bu kadar da iyimser olunmazki dedirten, okuyucuyu kısa sürede neredeyse dünya turuna çıkaran, her bölümde farklı bir olayı, bir aksiyonu olan, bir sonraki bölüm için merakta bırakan sıradışı bir anlatımıyla dikkat çeken enteresan bir eser. Açıkcası bu tür bir eser ilk defa okudum ve nasıl bir yorumda bulunmam gerektiği konusunda da kararsızlık yaşadığımıda söylemem gerekir.
CandideVoltaire · Mavi Çatı Yayınları · 20167bin okunma
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2019 12. kitabı
Elinizdekinin ve içinde bulunduğunuz anın kıymetini bilmek en değerli şey. Kitabı okuduktan sonra aklıma gelen ilk düşünce ; paralel evren denilen şöyle olmasaydı sonu ne olurdu bu böyle olmasaydı acaba sonu ne olurdu diye ihtimaller üzerinden acabalar ile kurduğumuz hayal dünyası. Bu kitapta da kahramanlarımızın yaşadıkları bizim kafamızda acabalarla ihtimalerle sonunu güzel bağladığımız olaylar gibi, ordan oraya o ihtimalden o ihtimale o sondan o sona gitti. Ancak en sonun da gördük ki hangi ihtimal gerçekleşirse gerçekleşsin sonsuz mutluluk ya da sonsuz üzüntü yok.Kaybettim diye üzülüyoruz ama karşımza bir daha ve yeniden çıkanları görmüyoruz aklımız hep diğer ihtimalde acaba o olsaydı ne olurdu kısmında oysa herşey başladığı yere gidiyor.nerede ve kiminle başladıysa orada ve onlarla bitmeye mahkum.herşeyi bilmek ve çok bilmek mutluluk demek değilmiş.diğer ihtimal gerçekleşydi ne olurdu acaba dediğimiz şeylerin sonu pekte mutlu bitmiyormuş. Elinizdekinin ve anın kıymetini bilmek paha biçilemez.
CandideVoltaire · Mavi Çatı Yayınları · 20167bin okunma
Etkileyici
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
Okuduğum en sarsıcı kitaplardan diyebilirim,okuduktan sonra bi etkisinde kalıyorsunuz.Döneminin ve aslında bugünün konularını hikayeleştirerek çok sert eleştirmiş.Simyacı ve puslu kıtalar atlası arasında bir kitap.
Felsefe-Düşünce
CandideVoltaire · Mavi Çatı Yayınları · 20167bin okunma
8/10
·120 syf.·
2020 39. kitabı
Dönemin siyasi eleştirisini yaparken bu kadar olayı üst üste bindirmenin manası yoktu zannımca. Ama her olay kendi içinde bir ders içerdiği için de olayların akışına okurun kendisini bırakması en iyisi. Her iyi olduğunu savunan dinin ve diğer grupların savının aksini ıspatlarcasına çırpınmış yazar. Derin bir ironi taşıyan bu hicivsel eser, dönemin osmanlısını da değinmesi ayrıca daha bir hoş olmuş. Gerçekliği kendi penceresinde görmeyip bunu yaşayan insancıl bir insanın, başına gelenlerden sonra edindiği her rehberin kendisi ayrı meceralara sokup durması da yazarın ana konu etrafından pek uzaklaşmadığının kanıtı. Eser hem felsefik hem de mizahı barındırdığı için olsa gerek, sadece olaylar üzerinden ve yaşananlar üzerinden akıl yürütme yoluna gitmiş. Basit anlaşılır bir dille yazılan eserde yabancı kelimelerin azlığı okuru kapıp götürür cinsten. Eserin olumsuz yönlerinden bazıları da gerçekle gerçeküstünü harmanlaması, inandırıcılığını yitirdiği yerde okuru inandırmaya ikna etmek için dönemin tarihsel olgularının gerçekliğine tutunmasıdır sanırım.
CandideVoltaire · Mavi Çatı Yayınları · 20167bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2020 49. kitabı
Candide Kitap bittiğinde "Ben bu kitaba para verdim, ne okudum ben şimdi?" demek istiyorsanız Candide biçilmiş kaftan. Fransız Filozof Voltaire, 30 Bölümden oluşan bu eserinde Saflığın karşılığı olarak isimlendirilmiş Candide'i merkeze alıyor. Yaşanmış, yaşanabilecek olumsuzlukların hepsi ard arda sıralanmasına rağmen Candide'in iyimserliği onu maceradan maceraya sürüklüyor. Absürt trajedi diye bir şey varsa bu roman bunun temsilcisi olabilir. Bir karaktere ah vah ederken biri daha kurban gidiyor.Neler oluyor dur anlayalım derken bölümler bitiyor, sayfalar kendiliğinden tükeniyor. Bu felsefi romanı bitirdikten sonra da niye böyle oldu diye araştırmaya devam ediyorsunuz. Bunun sonucunda Pikaresk Roman türü, Leıbnız'in Mümkün Dünyaların En İyisi Felsefesi,Candide'in kelime anlamı gibi çok güzel ek bilgiler elde ediyorsunuz. Hollywood filmlerinde Türk ve İstanbul gibi kelimeler geçince heyecanlanıp, klasiklerde geçince heyecanlanmamak olmaz. Romanın içinde karakter olarak Sultan 3. Ahmet'i gördüğünüz gibi durak olarak İstanbul'u da buluyorsunuz. Eserde dikkatimi çeken bir diğer husus ise yazarın "Bir kişinin İslam Dinine geçmesini" diyaloglar arasına "Türk olmak" olarak alması. Eser 120 sayfa olduğu için ortamlarda "Mesela ben Dünya Klasikleri de okurum.Geçtiğimiz gün Voltaire'in Candide'ini okudum. "Mümkün Dünyaların en iyisi" felsefesini Voltaire nasıl eleştirmiş ama? Leıbnız'ın yerinde olmak istemezdim.Kah, kah, kah.Biraz daha viski?" muhabbeti yapabilmeniz için gözlerinizi çok yormanıza da gerek yok. İyi okumalar dilerim.
CandideVoltaire · Mavi Çatı Yayınları · 20167bin okunma

Yazar Hakkında

VoltaireYazar · 37 kitap
François Marie Arouet (21 Kasım 1694 - 30 Mayıs 1778), Voltaire takma adıyla tanınan Fransız yazar ve filozof. Fransız Devrimi ve Aydınlanma hareketine büyük katkısı olmuştur. Din ve ifade özgürlüklerinin yanı sıra, insan hakları konusundaki düşünceleri ve felsefi yazıları ile ünlenmiştir. Eserlerinde Kilise dogmaları ve döneminin Fransız müesseselerini yoğun olarak hicvetmiştir. Zamanın en etkili isimlerinden biri olarak tanınır. Voltaire Paris'te, 1694'te doğmuştur. Sekiz yıl boyunca sanat eğitiminin başladığı Collège Louis-le-Grand'da okumuştur. Fakat orada "Latince ve aptallıklar" dışında bir şey öğrenmediğini iddia etmiştir. Mezun olduktan sonra Voltaire edebiyatta kariyer yapmaya başladı. Babası ise oğlunun hukuk eğitimi almasını istiyordu. Bu nedenle Voltaire, Paris'te bir avukatın asistanı olarak çalışıyormuş gibi gözüküp, zamanının büyük bir kısmını hicivsel şiirler yazmaya adamıştır. Babası bunu öğrendiğinde Voltaire'i yine hukuk okumaya göndermiştir; yine de Voltaire yazmayı sürdürmüştür. Sivri dili ile aristokratik ailelerin beğenisini toplamıştır. Kral XV. Louis'nin naibi, Orléans Dükü, II. Philippe'i konu alan bir yazısı nedeniyle Bastille'de hapsedilmiştir. Oradayken çıkış yaptığı piyesi Oedipe'yi kaleme almış ve Voltaire ismini almıştır. Oedipe'nin başarısı Voltaire'i etkili bir isim yapmakla beraber onu Fransız Aydınlanmasına dahil etmiştir. İngiltere'ye sürgün Voltaire'in hazır cevaplılığı ve sivri dili başına bela olmayı sürdürdü. Genç bir asilzadeyi gücendirmesi onun mahkeme dahi olmadan sürgün edilmesine yol açtı. Voltaire'in İngiltere'ye sürgünü, İngiltere'deki düşünsel durum ve yaşadıkları düşüncelerini büyük oranda etkilemiştir. İngiliz monarşisinden ve ülkenin din ve ifade özgürlüğüne verdiği değerden etkilenen genç yazar, ülkenin yazar ve düşünürlerinden de etkilenmiştir, Shakespeare gibi. Gençlik yıllarından Shakespeare'i Fransız yazarlarına bir örnek olarak görse de, daha sonraları kendini ondan daha büyük bir yazar olarak görmüştür. 3 yıllık sürgünden sonra Paris'e dönmüş ve fikirlerini İngiliz hükümetini konu alan kurgusal bir metinde toplayarak bastırmıştır; Lettres philosophiques sur les Anglais ("İngiliz(ler) hakkında felsefi mektuplar"). İngiliz monarşisini daha gelişmiş ve insan haklarına daha saygılı görmesi nedeniyle yazınları Fransa'da büyük bir tartışmaya yol açmış ve sonunda öyle bir noktaya gelinmiştir ki evrakın kopyaları yakılmış Voltaire ise Paris'i terk etmeye zorlanmıştır. Château de Cirey ve sonrası Bundan sonra sınırdaki Château de Cirey'e yerleşen Voltaire burada Marquise (Markiz) du Châtelet, Gabrielle Émilie le Tonnelier de Breteuil ile de bir ilişkiye başladı. Voltaire ile Marquise 21.000'den fazla kitap toplamışlardır. Kuşkusuz Voltaire'in 15 yıl süren bu ilişkisi entelektüel gelişimine yardımcı olmuştur. Yazmaya devam eden Voltaire Mérope gibi oyunları ve bazı kısa öyküleri yayımlamıştır. İngiltere'de geçirdiği zamanda onu en çok etkileyen şeylerden birisi Isaac Newton'un çalışmalarıdır. Eser ve düşüncelerinde bunun etkileri görülebilir. Marquise'in ölümünden sonra Voltaire Berlin'e, yakın arkadaşı ve hayranı olan Büyük Friedrich'e gitmiştir. Kral zaten onu daha önce ısrarla saraya davet etmişti. Her ne kadar ilk zamanlarda buradaki yaşamı iyi gitse de, zamanla çeşitli zorluklarla karşılaşmaya başlamıştır. Sivri dili ile burada da haksız bulduğu durumları eleştirmiştir. Sonunda kızdırdığı Friedrich, Voltaire'in tüm evrakının kopyalarını yakmış, Voltaire'i de tutuklatmıştır. Voltaire Paris'e doğru yola çıkmış fakat XV. Louis onun kente girmesini yasaklayınca, Cenevre'ye gitmiştir. Her ne kadar iyi karşılansa da tiyatral performansları yasaklayan Cenevre yasaları Voltaire'in Candide, ou l'Optimisme ("Candide, veya İyimserlik") isimli eserini yazmasına ve kenti terk etmesine neden olmuştur. Bu eser Gottfried Leibniz'in felsefesinin hicvidir. Bugün Voltaire'in en tanınmış eseri Candide'dir. Ferney'de malikâne almış ve 1778'deki ölümüne kadar burada yaşamıştır. Çalışmaları Çok üretken bir yazar olan Voltaire neredeyse tüm edebi şekillerde eser vermiştir. Başlıca eserleri şunlardır: Oedipe (1718) Zaire (1732) Lettres philosophiques sur les Anglais (1733) Le Mondain (1736) Sept Discours en Vers sur l'Homme (1738) Zadig (1747) Micromegas (1752) Candide (1759) Dictionnaire philosophique (1764) Épître à l'Auteur du Livre des Trois Imposteurs (1770) Oyunlar Voltaire, tamamlanamamışlar dahil, 50-60 arası oyun kaleme almıştır. Bunlardan bazıları: Ecossaise Eriphile Mahomet Mérope Nanine Zaire Şiir Voltaire'in ilk basılan çalışması şiirdir. İki uzun şiir kaleme almıştır: Henriade ve Pucelle. Bunların yanında birçok kısa şiir de yazmış ve genellikle kısa şiirleri bu iki uzun şiirinden daha fazla beğeni toplamıştır. Mektup 2. Katerina ile yapmış olduğu 26 mektuplaşması vardır. Bu mektuplardan 30 Ekim 1768 tarihlisinde Volter (Voltaire) "İmparator Majesteleri, Türkleri öldürerek beni hayata döndürüyor. [...] Yani haklıydım, ben Muhammed'den daha peygamberim: Ben şarkı söylediğimde Tanrı ve yengili birlikleriniz duymuştu." [...] Felsefe Voltaire'in en tanınmış ve büyük felsefi eseri Dictionnaire philosophique yani "Felsefe Sözlüğü"dür. Dönemin Fransız siyasi müesseselerine yoğun eleştiri içeren yazınlar içeren sözlük, aynı zamanda o dönemlerde popülerleşmiş düşünceler ve Voltaire'in rakip ve düşmanları hakkında da yazınlar içerir. Bunun dışında eserde din eleştirisi de bulunmaktadır. Diğer çalışmaları Voltaire bunların dışında tarihi ve düzyazı eserler kaleme almıştır. Düzyazı eserlerine şunlar örnek verilebilir: L'Homme aux quarante ecus, Zadig, dini ve felsefi optimizme saldıran ünlü Candide. Ayrıca yaşamı boyunca yaklaşık 20.000'den fazla mektup yazmıştır ve bu mektuplar gerek kişiliği gerekse düşünce tarzı açısından büyük önem taşır. 1740 yılında basılan Anti-Machiavel isimli eseri Prusya kralı II. Friedrich için Niccolò Machiavelli'nin Prens adlı başyapıtına yanıt olarak kaleme almıştır. Düşüncesi Her ne kadar ömrü boyunca yurttaşlık hakları ve din özgürlüğü gibi kavramları savunmuş olsa ve var olan Fransız rejimini eleştirse de Voltaire demokrasiden yana değildi. Onun gözünde en iyi yönetim biçimi 'aydın' bir monarşi veya 'aydınlanmacı mutlakiyet'ti. Nitekim hayatının sonuna kadar "aydınlanmış bir monark'ın yönetimini ideal bir yönetim tarzı olarak savundu." Bunun dışında sınıfların varlığını da bir zorunluluk olarak görmüş ve ne teorik ne de pratik açıdan bunu eleştirmiştir. Din açısından ise Voltaire'in tutumları biraz karışıktır. Philosophes'den olan Voltaire genelde, diğerleri gibi, bir deist olarak tanımlanmıştır. Fakat çeşitli söylemleri nedeniyle ateist olduğu da düşünülmüştür. Ünlü felsefi eseri Felsefe Sözlüğü'nde (Dictionnaire philosophique) Voltaire ateizmi ve ateistleri eleştirir. Ortaya koyduğu dini fikir ve söylemler deist çerçevededir. Bazı araştırmacılara göre Voltaire'in deist çizgide kalmasının, kişisel nedenler bir yana, fikri nedeni onun yönetim biçimi konusundaki fikirleridir. Voltaire'e göre din halkın uygun biçimde yönetimi için neredeyse şarttır. Nitekim Voltaire'in tanınmış aforizmalarından birisi Si Dieu n'existait pas, il faudrait l'inventer yani "Eğer tanrı var olmasaydı, onu icat etmek gerekirdi" onun dini fikirlerini anlamak açısından önemlidir. Bunların dışında Voltaire, var olan dinî inanç ve yapıyı eleştirmiştir. Her açıdan Voltaire'in dini dogmatizme karşı olduğu aşikardır. Özellikle dini bağnazlığa sert biçimde karşı çıkmış, Hristiyanlığı ve Musevileri yermiştir. Bu tutumları da yine "Felsefe Sözlüğü"nde görülebilir. Voltaire'in düşünce tarihi açısından önemli biri sayılır. Zaten tarihsel planda çok büyük önem taşıyan Fransız Devrimi'nin de babası sayılmıştır. 2020 yılındaki George Floyd eylemleri sırasında; servetinin bir kısmını sömürge ticaretine borçlu olduğu iddia edilen Voltaire'in Paris'te bulunan heykeline protestocular tarafından kırmızı boya döküldü. Masonluğu Voltaire, ölümünden kısa bir süre önce 4 Nisan 1778 tarihinde, Paris'te bulunan Dokuz Kız Kardeş Locası'nda (Les Neuf Sœurs Locası) Masonluğa alınmıştır. Yaşamı boyunca Masonlarla yakın temas içinde bulunan ve Fransız aydınlanma düşüncesini birlikte oluşturdukları Masonların geç davetine icabet etmiş, tekris töreni büyük bir ihtişam içinde gerçekleşmiştir. Benjamin Franklin gibi birçok isim, ABD'den sadece Voltaire'in tekrisinde bulunmak için Paris'e gelmiştir. Kendisine gösterilen bir saygı ve ihtimamın örneği olarak, Voltaire'e farklı bir tekris prosedürü uygulanmış, mabet kapısına gerilen siyah bir örtünün arkasından gerçekleştirilmiştir. Gözleri bağlanmamış ve Masonların kabulü esnasında uygulanan testler yaptırılmamıştır. Her üç derece de aynı gün içerisinde kendisine tevcih edilmiş, tekrisin ardından Loca başkanı tarafından yanına davet edilmiş ve orada oturmuştur. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Voltaire