·
Okunma
·
Beğeni
·
475
Gösterim
Adı:
Çengiz Han
Baskı tarihi:
1969
Sayfa sayısı:
68
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kömen Teksir Bürosu
Fakülteye intisabımdan beri (1927) Çengis Han'ın tarihini bir defa, 1962 ve Temürünkini de yine bir defa, 1964 lerde anlatmıştım. Simdi Çengiz’i daha geniş ölçüde anlatacağız. Cengiz 1153 de, bir di¬ğer rivayete göre ise 1167 de doğmuş ve 1227 de ölmüştür. Hayatı tafsi¬latıyla, biliniyor ve malûmdur. Kendisi cihana büyük ölçüde tesirli olduğundan Avrupalılar olsun Çinliler olsun, bunun hayatını yazmışlardır. Kendisinin yazdırdığı tarih de vardır. Bu bize Parsça, Türkçe, Arapça, Çince ve Moğolca olarak gelmiştir. Bu yönlerden tarihi tafsilatlı olarak öğrenilmeye müsaittir.
68 syf.
·Puan vermedi
Zeki Velidi Togan gibi bir hocanın elinden çıktığı için kısa olsada bilgi dolu bir kitap. Cengiz Han'ı, Moğol Tarihini, Moğolların Türklerle ilişkilerini merak edenler için oldukça faydalı. Tavsiye ederim.
68 syf.
Zeki Velidi Togan'ın 1969 yılında Cengiz Han'ı anlattığı notları içeren bir kitap. Toplam 66 sayfadan oluşuyor. Kitapta sırasıyla;

Giriş,
Çengiz İmparatorluğu'nun Kurulmasının Temelleri,
Ticaret Yolları,
İç Asya'da Doğu- Batı İstikametindeki Yolları,
Çengiz ve Evladı Tarihimiz Kaynaklarına Dair,
Çengiz'in Soyu ve Kendisine Yakın Kabileler,
Çengiz'in İlk Mücadeleleri,
Çengiz'in Merkitlerle ve Camuka ile Mücadelesi,
Çengiz'in "Han" Olması,
Çengiz Devleti'nde Yazı,
Çengiz'in Fetihleri

bölümleri mevcuttur. Togan, Cengiz Han'la ilgili malumat verirken çeşitli kaynaklardan örneklere de yer vermiş, şüpheli bulduğu bilgilerin gerekçelerini de kaynaklarıyla açıklamıştır.

Kitapta en çok dikkatimi çeken konular " Çengiz'in Soyu ve Kendisine Yakın Kabileler"den itibaren kitabın sonuna kadar olan kısımlardır. Bu kısımlar Cengiz Han'ın mücadeleleri, devlet yapısı, yazı- konuşma dili, hanlığı döneminde karşılaştığı zorluklar, imparatorluğunu genişlettiği dönemde kabileleri nasıl kendine tabii ettiği ile ilgili bilgiler içermektedir. Son bölümler oldukça hareketli geçmektedir. Kitabı okurken haritalardan yararlanarak Cengiz Han'ın nüfuz ettiği alanları daha iyi anlamaya çalıştım. Bunların dışında kitapta Cengiz Han'ın ordu düzeni, posta teşkilatı, toplumda kadının rolü, İslam ve Müslümanlara bakış açısını ortaya koyan satırlar da bulabilirsiniz. Kitapta silik ve yazım yanlışları olan yerler mevcut. Bu nedenle okurken oldukça zorlandım. Ancak bu durum, eserin değerinden bir şey eksiltmiyor. Okurken başlarda zorlansam da kitap benim için su gibi akıp geçti. Keyifle, merakla okudum. Kitabı alıntılarken e-kitap olmasından mütevellit, kopyala yapıştır yaptım. Yalnız kelimelerin bazı kısımlarını sayfada göründüğünden farklı kopyaladı. Alıntıların düzeltmelerini yazım yanlışlarını ortadan kaldırarak -orijinaline de sadık kalarak- yapmaya çalıştım. Kusurumuz varsa affola diyelim. Okumayı düşünenlere tavsiye eder, keyifle okumalar dilerim.
68 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Cengiz Han ve Moğol İmparatorluğu'nun anlatıldığı kısa, öz,bilgilendirici bir eser. Oldukça akıcı ve anlaşılır bir dille yazılmış. Cengiz Han'ın tarihini merak edenler için okumalarını tavsiye ederim.
Ey benim milletim, benden sonra eğer milleti bir araya toplamak isterseniz halkın vücutlarını toplamaktansa gönüllerini toplamaya çalışınız. Gönüllerini topladıktan sonra onların vücutları nereye gidebilecek?
Buhara'yı aldığında atı ile beraber Ulu Cami'ye girdi. Minbere çıkıp bir de nutuk söyledi." Siz ahlaksız insanlarsınız. Sizin sözünüze inanılmaz. Halbuki sizin Peygamberiniz ne doğru şeyler söylemiş. Siz onu tutmuyorsunuz!"
Kendisini Çengiz'e yakın gösteren Hristiyan bir Arap, Ogeday'a Çengiz Han'ı rüyasında gördüğünü ve kendisine " bütün Müslümanları kesin" diye emir verdiğini iddia eder. Ogeday sadece Arapça bilen bu Araba, babasının Moğolca ve Türkçe'den başka bir dil bilmediğini söylemiş ve bu yalancı Arap hemen öldürülmüştü.
Gözümden durmadan yaş akıyor.
Gönlün kederle mi doldu
Söylediğin şiir insanın gönlünü korkutuyor.
Cuci öldü mü yoksa?
Bilindiği gibi Batınilerin merkezlerinden birisi Alamut kalesi idi. Hasan Sabbah’ın kurduğu söylenen Batınilik, adeta bir terör teşkilatı idi. Batıni terör teşkilatına dair yakınlarda Dr. Minucehr Situde'nin bir yazısı vardır. Bunda Kaleleri, Alamut ve Quhistan kalesi tasvir ediliyor. Tahkimatları sağlam olmuş, ancak nedense Selçuklular oraları alamamışlar. Herhalde alamamalarının esas sebebi, ülke içinde onların fikirlerini terviç edenlerin bulunmasıdır. Kale-i Alamut, bazen Kale t-ül-Mevt, yani ölüm kalesi de okunurdu. Cengiz evladı buna pek dikkat etmişler, nasıl olur da, dağ taşında türeyen bir eşkıya çetesi, büyük bir ülkeyi tehdit eder demişler, hatta bunu kendileri için bir izzet-i nefis meselesi yapmışlardır. Burasını ve Kuhistan'daki merkezlerini alıp yok etmek için Hulağu vazifelendirilmişti. Reşiddeddin’in babası da bu terör teşkilatı tarafından kaçırılmış,
… Hulagu Alamut kalesini aldığı zaman kapılarını açıp âlim ve sanatkârlar serbestçe çıkabileceklerini ilan ettirdi. Bunların emniyetini sağladıktan sonra, bu fesat ocağını tamamen yok etmişti. İşte Reşideddin'in babası Alarmut’taki ak i âlimler meyanında idi ve Cengizli ailesi ile böylece tanıştı.
Zeki Velidi Togan
Sayfa 14 - e-kitap
Cengizli İmparatorluğu devrinde, Avrupa‘dan veya Önasya’dan gelen elçiler ve heyetler bu bozkır yolundan, yani Kazakistan'ın ortasından geçen yoldan gidip gelmişlerdi. Eski ticaret yolları, yukarıda bahsettiğiniz güney yolları, Eftalit sahasından geçen yol da işlek olmuş. Ancak devrin asıl büyük özelliği, bu bozkır yolunun işlemesidir. Bu yol altı asır sonra, 1892-1902 yıllarında yapılan Sibirya demir yolunun gördüğü vazifeyi görmüştür. Asya’nın tarihinde büyük inkılap yapan da işte bu özelliğidir. Cengizli devleti kurulduğu zamanlarda, hem kuzey-güney yolları üzerinde, hem de doğu batı yolları üzerinde iktidar çeşitli kabilelerin elinde idi. Bazen bunlar birleşerek büyük devletler teşkil etmişler. Fakat çoğu zaman kendi başlarına yaşamışlardır. Ancak böyle olduğu zamanlarda da, kervanları basıp soymak yerine, onlardan gümrük almayı tercih ettiler. Bu yol üzerinde ipek, mücevher, deri, çeşitli ilaçlar doğudan cam, madeni eşya, kılıç, iğne vs. de batıdan gelmiştir. Öyle olmuş ki, bir iğneye bir deve verilmiş; ancak, iğneyi yerine ulaştırmak için de pek büyük meşakkatler çekiliyordu.
Zeki Velidi Togan
Sayfa 12 - e-kitap
Cengiz’in Han olması da, akrabalarının rızası ile oldu. Zira, Cengiz' in ceddinin doğrudan doğruya torunu olan Altan ile birlikte daha üç kişi daha "Han" olmaya layıktılar. Bunlar, toplanan kurultayda, kendi "Hanlık halklarından feragat ederek, "Han olması için Cengiz'in layık olduğunu belirterek ısrar ettiler. Cengiz'in "sizler varken bana Han olmak düşmez” demesine rağmen, halk Cengiz'i ittifakla "Han” ilan ettiler. Bunu Tuğrul, yani Kireyit Ong Han da müsait karşıladı ve dedi ki, "Evet, Moğolların kendi başlarına, bir Hanları olması gerek. Bu haklarıdır” Ortada bir "hakan" olmadığı için Ong Han, hakanlık pozisyonunda bulunuyordu. Kendisini Kireyitlerin, Cengiz’i de Moğolların hanı kabul etmişti.
Zeki Velidi Togan
Sayfa 48 - e-kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çengiz Han
Baskı tarihi:
1969
Sayfa sayısı:
68
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kömen Teksir Bürosu
Fakülteye intisabımdan beri (1927) Çengis Han'ın tarihini bir defa, 1962 ve Temürünkini de yine bir defa, 1964 lerde anlatmıştım. Simdi Çengiz’i daha geniş ölçüde anlatacağız. Cengiz 1153 de, bir di¬ğer rivayete göre ise 1167 de doğmuş ve 1227 de ölmüştür. Hayatı tafsi¬latıyla, biliniyor ve malûmdur. Kendisi cihana büyük ölçüde tesirli olduğundan Avrupalılar olsun Çinliler olsun, bunun hayatını yazmışlardır. Kendisinin yazdırdığı tarih de vardır. Bu bize Parsça, Türkçe, Arapça, Çince ve Moğolca olarak gelmiştir. Bu yönlerden tarihi tafsilatlı olarak öğrenilmeye müsaittir.

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Umut Temelli
  • RT
  • Atsizzz
  • Eda Nur Küpeli
  • Mehmet Mustafa Erkal
  • Name
  • Abdullah Seçer
  • Martenteo

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (4)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0