Romancılıktaki şöhretini ilkin Çoban Yıldızı (1925) ile sağlayan Yesari , romanlarında toplumsal sorunlara, hayat sahnelerini açık dille ve ustalıkla yansıtarak eğildi..
Mahmut Yesari ile tanışma kitabım olan Çulluk Türk edebiyatında ilk işçi romanı olarak kabul edilir. Yesari, bu kitabı yazabilmek için bir hafta tütün fabrikasında çalışmış, tütün işçilerinin sağlıksız çalışma ortamlarına ve kötü yaşam koşullarına tanık olmuştur.
Roman, köyden İstanbul’a gelip tütün fabrikasında çalışmaya başlayan Murat’ın yaşadıklarını anlatır. İşçi sınıfının sorunları, Murat’ın kararsız aşk hikayeleri, İstanbul’un sosyal yaşamı gibi renkli konulara değinir. Aynı zamanda Murat’ın bir de İstanbul’dan önce ki bir hayatı vardır. Oradaki hayatı, aşkı, kavuşamamasının önündeki engeller, tütün kaçakçıları, köy-kent farklılığı gibi çatışmalar işlenmiştir.
Roman temel olarak köyden kente göç eden insanların yaşadığı kimlik karmaşasını ve kimlik karmaşasını, Anadolu insanını içtenlikle ve sade bir dille işlemiş. Sade ama derin bir anlatım.
Roman boyunca okurlara çok güçlü bir aşka şahit oluyoruz. Esma’nın kişiliği, Murat’ın aşkı öyle güzel işleniyor ki adeta kapılıyoruz bu büyüye. Fakat Esma’nın ani ölümü hikayenin akışını sarstığının düşünüyorum. Yazar belki de iz bırakmak için böyle zirvede bir duygusal bir kayıp yaşatmıştır. Roman böylece unutulmaz bir son olmasını sağlamıştır. Farklı bir son beklerdim.
Kitap böyle bitmeseydi de, “Esma keşke yaşasaydı, hikaye başka türlü olsaydı” isterdim.
Keyifli okumalar dilerim. :)
ÇullukMahmut Yesari · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025304 okunma
Özellikle okuyacağım bir kitap değildi Çulluk. Bir kitapçıda Türk Edebiyatı Klasiklerini karıştırırken elime geldi ve hikayesi beni kendine çekti. “Zavallı Necdet” kitabıyla karşılaşmam da böyle olmuştu ve artık her ay bir Türk Edebiyatı Klasiği okumaya karar vermiştim çünkü bu kitaplar bizim geçmişimize ayna tutuyor. Özellikle Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki moderleşmenin köy ve kent arasındaki sıkışmışlığın yansımalarını öyle güzel vermiş ki yazar sanki kendimi o buhranın içerisinde hissettim. Zaten bu kitabı yazabilmek,işçilerin sağlıksız çalışma ortamlarına ve kötü yaşam koşullarına tanık olmak için bir hafta tütün fabrikasında çalışmış yazar. Belki de dönemin şartlarını bu kadar iyi yansıttığı için ilk işçi romanı kabul ediliyor.
Köyde sevdalısı olan baş kahramanımız Murat gurbete çıkıyor. Kitabın ilk kısmı böyle başlıyor zaten. Köy hayatının sıradanlığından kurtulan Murat’ın,fabrikadan en yakın arkadaşı Hayri’nin hovardalıkları, yine aynı fabrikada çalışan Münevver ile aralarında geçenleri konu alırken ikinci kısımda köyüne dönmek zorunda kalan Murat’ın köydeki hayatına tekrar alışamaması ve bırakıp gittiği Esmayı kaçırırken başına gelenleri anlatıyor.
Kitabın başındaki mukaddime kısmı kitabın tamamını öyle güzel özetlemiş ki, “Çulluk” Murat ve Münevver’in hikayesinde Münevver iken, Murat bu hikayede çektirdiğini Esma ile olan hikayesinde ”Çulluk” olarak ödüyor. Okumaya yormayan ama buram buram buhran kokan bir kitap..Keyifli okumalar.
ÇullukMahmut Yesari · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025304 okunma
Bir kitaba rastgele bir kitapçı da dokunursunuz ve bu kitabı kesinlikle okumam gerekli diye düşünürsünüz. Benim için Çulluk kitabını alışım tam olarak böyle gelişti.. Yazar; Mahmut Yesari ile
Türk Edebiyatı Klasikleri'ni okumaya yöneldiğim listemde Çulluk yeni yayımlanmışken konusuna bakmadan kapağı hoşuma gittiği için okumaya başladığım bir eserdi.
Fakat sevdim mi sevmedim mi çok kararsız kaldım.
Sevdim çünkü av romanı gibi başladı. Bu bana klasikler arasında farklı bir konu gibi göründü ilk başta.
Sevmedim çünkü ilk bölümden sonra çoğunluğu fabrikada geçen, hovarda erkek masum kız romanına evrildi. Günün sonunda "Çulluk" karakterler arasında alegorik olarak işlenerek kitap bitti.
İlk işçi romanı olan bu klasik edebiyatımız açısından değerli. Ben uzata uzata okudum biraz. Tek seferde okunabilecek bir akıcılıkta değildi maalesef.
ÇullukMahmut Yesari · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025304 okunma
Çulluk’u okurken Murat’ı sevmekte zorlandım. Baştan beri. Onu anlamaya çalıştım ama içime sinmedi. Çünkü Murat, Münevver’in kendisini sevdiğini bildiği hâlde ona dürüst davranmıyordu. Ne onunla
Mahmut Yesari'nin en ünlü romanı kabul edilen ve Türk romanında ilk işçi romanı olarak değerlendirilen Çulluk, 1927 yılında Milliyet gazetesinde tefrika edildikten sonra 1928'de
Selamlar
Mahmut Yesari’nin 1927 yılında yayımlanan "Çulluk" adlı romanı, Türk edebiyatında işçi sınıfını ve fabrika yaşamını ele alan ilk önemli eserlerden biri olarak kabul edilir.#alıntı
Mahmut Yesari’nin kaleme aldığı bu eserde, merkezde sakatlığı nedeniyle "Çulluk" lakabıyla anılan Murat var. Bir yanda fabrikada çalışırken gönlünü kaptırdığı Münevver, diğer yanda ise köyde yolu gözleyen, sabırla kavuşmayı bekleyen Esma...
Murat, ağır çalışma koşulları ve hayatta kalma mücadelesi verirken, kader onu tekrar köyüne dönmek zorunda bırakıyor. Ancak köyde onu sadece anılar değil, beklenmedik sürprizler ve hayatın en sert yüzü karşılıyor. Aşk acısının yaşam mücadelesiyle harmanlandığı, okurken her satırda derin bir hüzün hissedeceğiniz gerçekçi bir anlatım.
Keyifli okumalar..
ÇullukMahmut Yesari · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025304 okunma
Mahmut Yesari’nin 1927 yılında yayımlanan Çulluk romanı, Türk edebiyatında önemli bir yere sahiptir ve genellikle "ilk işçi romanı" olarak anılmaktadır. Roman, İstanbul’daki Cibali Tütün
1895 yılında İstanbul'da doğdu. Soyadı, büyük dedelerinden gelmektedir. 18. yüzyılın son yarısında şöhret bulmuş hattat Mehmet Esat Efendi, sol eliyle yazdığından dolayı 'Yesari' lakabıyla anılırdı. Ailesi de bu adı muhafaza etti. Talik yazıda üstat olup, şiirleri de vardı. Osmanlı Sultanı Üçüncü Mustafa Han, bu zatı sarayına almıştı.
İstanbul Lisesi'ni bitirdi. Güzel Sanatlar Akademisi'nde okudu. Bu sırada Birinci Dünya Savaşı çıktı. Bunun üzerine askere alındı.
Dönüşünde Diken dergisinde karikatürist olarak gazeteciliğe başladı. Sonra Kelebek adlı edebiyat ve mizah dergisini çıkardı.
Piyesler yazmaya başladı. Daha sonra roman ve hikayeler yazdı. Bunlarda hayattan alınmış sahneler çoktur. Romanları daha romantiktir. Tiyatro sahasına trajedi yazmakla girdi, sonra komediye yöneldi. İlk romanının adı Namus'tur. Piyeslerinden çoğu Darülbedayi tarafından temsil edildi.
Anlaşılan bir dili ve usta bir anlatımı vardır. Hayatının sonuna kadar çeşitli dergi ve gazetelerde yazı hayatını sürdürdü. 1945 yılında tedavi gördüğü Yakacık Sanatoryumu'nda öldü.
ESERLERİ:
Çoban Yıldızı (roman, 1925)
Çulluk (roman, 1927)
Pervin Abla (roman, 1927)
Kırlangıçlar (roman, 1930)
Su Sinekleri (roman, 1932)
Bahçemde Bir Gül Açtı (roman, 1932)
Tipi Dindi (roman, 1933)
Yakut Yüzük (roman, 1937)
Yakacık Mektupları (hikayeler, 1938)
Bağrı Yanık Ömer
Geceleyin Sokaklar
PİYESLERİ:
Tablo
Asri Hülyalar
Bekir'in Rüyası
Ayrı Oda
Çürük Merdiven
Sancağın Şerefi
Sürtük
Telli Turna
Hanife Hanım Hizmetçi Arıyor
Serseri