Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·380 syf.··
Beğendi
·
2023 48. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2023 02:09
Romancılıktaki şöhretini ilkin Çoban Yıldızı (1925) ile sağlayan Yesari , romanlarında toplumsal sorunlara, hayat sahnelerini açık dille ve ustalıkla yansıtarak eğildi..
Oku
ÇullukMahmut Yesari · Oğlak Yayınları · 1927303 okunma
8/10
·311 syf.··
2025 14. kitabı
Mahmut Yesari ile tanışma kitabım olan Çulluk Türk edebiyatında ilk işçi romanı olarak kabul edilir. Yesari, bu kitabı yazabilmek için bir hafta tütün fabrikasında çalışmış, tütün işçilerinin sağlıksız çalışma ortamlarına ve kötü yaşam koşullarına tanık olmuştur. Roman, köyden İstanbul’a gelip tütün fabrikasında çalışmaya başlayan Murat’ın yaşadıklarını anlatır. İşçi sınıfının sorunları, Murat’ın kararsız aşk hikayeleri, İstanbul’un sosyal yaşamı gibi renkli konulara değinir. Aynı zamanda Murat’ın bir de İstanbul’dan önce ki bir hayatı vardır. Oradaki hayatı, aşkı, kavuşamamasının önündeki engeller, tütün kaçakçıları, köy-kent farklılığı gibi çatışmalar işlenmiştir. Roman temel olarak köyden kente göç eden insanların yaşadığı kimlik karmaşasını ve kimlik karmaşasını, Anadolu insanını içtenlikle ve sade bir dille işlemiş. Sade ama derin bir anlatım. Roman boyunca okurlara çok güçlü bir aşka şahit oluyoruz. Esma’nın kişiliği, Murat’ın aşkı öyle güzel işleniyor ki adeta kapılıyoruz bu büyüye. Fakat Esma’nın ani ölümü hikayenin akışını sarstığının düşünüyorum. Yazar belki de iz bırakmak için böyle zirvede bir duygusal bir kayıp yaşatmıştır. Roman böylece unutulmaz bir son olmasını sağlamıştır. Farklı bir son beklerdim. Kitap böyle bitmeseydi de, “Esma keşke yaşasaydı, hikaye başka türlü olsaydı” isterdim. Keyifli okumalar dilerim. :)
ÇullukMahmut Yesari · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025303 okunma
“Çulluk sağ tutuldu mu çok yaşayamaz,ölür. “
Puan vermedi·311 syf.··
2025 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2025 23:45
Özellikle okuyacağım bir kitap değildi Çulluk. Bir kitapçıda Türk Edebiyatı Klasiklerini karıştırırken elime geldi ve hikayesi beni kendine çekti. “Zavallı Necdet” kitabıyla karşılaşmam da böyle olmuştu ve artık her ay bir Türk Edebiyatı Klasiği okumaya karar vermiştim çünkü bu kitaplar bizim geçmişimize ayna tutuyor. Özellikle Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki moderleşmenin köy ve kent arasındaki sıkışmışlığın yansımalarını öyle güzel vermiş ki yazar sanki kendimi o buhranın içerisinde hissettim. Zaten bu kitabı yazabilmek,işçilerin sağlıksız çalışma ortamlarına ve kötü yaşam koşullarına tanık olmak için bir hafta tütün fabrikasında çalışmış yazar. Belki de dönemin şartlarını bu kadar iyi yansıttığı için ilk işçi romanı kabul ediliyor. Köyde sevdalısı olan baş kahramanımız Murat gurbete çıkıyor. Kitabın ilk kısmı böyle başlıyor zaten. Köy hayatının sıradanlığından kurtulan Murat’ın,fabrikadan en yakın arkadaşı Hayri’nin hovardalıkları, yine aynı fabrikada çalışan Münevver ile aralarında geçenleri konu alırken ikinci kısımda köyüne dönmek zorunda kalan Murat’ın köydeki hayatına tekrar alışamaması ve bırakıp gittiği Esmayı kaçırırken başına gelenleri anlatıyor. Kitabın başındaki mukaddime kısmı kitabın tamamını öyle güzel özetlemiş ki, “Çulluk” Murat ve Münevver’in hikayesinde Münevver iken, Murat bu hikayede çektirdiğini Esma ile olan hikayesinde ”Çulluk” olarak ödüyor. Okumaya yormayan ama buram buram buhran kokan bir kitap..Keyifli okumalar.
ÇullukMahmut Yesari · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025303 okunma
8/10
·311 syf.··
2025 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2025 21:01
Bir kitaba rastgele bir kitapçı da dokunursunuz ve bu kitabı kesinlikle okumam gerekli diye düşünürsünüz. Benim için Çulluk kitabını alışım tam olarak böyle gelişti.. Yazar; Mahmut Yesari ile tanışmıs olmam ve onun da zorlu hayat serüveninden geçtiğine tanıklık etmek ayrıca beni etkiledi diyebilirimm.. 1927 yılında; Murat babasını ve sevdiği bir kız olan Esma'yı bir köşede bırakarak doğduğu büyüdüğü memleketinden göç eder. İstanbul'da Sofya'nın evinin günlük kiralandığını duyar ve oraya yerleşerek girdiği tütün fabrikasında işçi olarak çalışmaya başlar. Kadın-erkek işçiler arasında en yakın dostu Hayri olur. Hayri'nin yanı sıra fabrikada tanışdığı ve onu sürekli oyaladığı genç bir kız olan Münevver vardır. Murat, Hayri'ye göre ağırbaşlı, asabi, ve dik düşüncelidir. Hayri ise her daim Murat'ın yaptığı her kötü olayın ardından onu yalnız bırakamaz Murat'ı her daim bekleyen Sofya ve Münevver birbirlerinden gizli Murat'ı özlerler.. Fakat Murat bir gün babasından gelen bir mektup ile aniden İstanbul'u terk eder ve memleketine geri döner. Memleketi'ne geri döndüğünde ise Esma'nın ölümü ile sarsılır. Ve geride bıraktığı Sofyaya ve Münevver'e o deli dolu hayatına geri dönmek üzere yola çıktığının hikayesi.. Bu kitabı okurken 1927 yılında yaşanmış olan yoksulluk,gurbetlik,hasretlik ve ölüm acısını hissettim diyebilirim.. Bu kitabı okurken kendimi bir Türk filminde gibi düşündüm ve o dönemin gerçekten toplumsal olarak gündelik yaşantıların yanı sıra, İnsanların birlik ve beraberliğinin ne kadar dolu dolu olduğunu bir kez daha anlamış oldum. Bu kitabı gerçekten okudukça okuyasım geldi yani bulduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum diyebilirim.. Bu kitabı
ÇullukMahmut Yesari · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025303 okunma
Puan vermedi·311 syf.··
2025 70. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2025 16:48
Türk Edebiyatı Klasikleri'ni okumaya yöneldiğim listemde Çulluk yeni yayımlanmışken konusuna bakmadan kapağı hoşuma gittiği için okumaya başladığım bir eserdi. Fakat sevdim mi sevmedim mi çok kararsız kaldım. Sevdim çünkü av romanı gibi başladı. Bu bana klasikler arasında farklı bir konu gibi göründü ilk başta. Sevmedim çünkü ilk bölümden sonra çoğunluğu fabrikada geçen, hovarda erkek masum kız romanına evrildi. Günün sonunda "Çulluk" karakterler arasında alegorik olarak işlenerek kitap bitti. İlk işçi romanı olan bu klasik edebiyatımız açısından değerli. Ben uzata uzata okudum biraz. Tek seferde okunabilecek bir akıcılıkta değildi maalesef.
ÇullukMahmut Yesari · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025303 okunma
Devamı nerde?
7/10
·311 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2025 21:03
Çulluk’u okurken Murat’ı sevmekte zorlandım. Baştan beri. Onu anlamaya çalıştım ama içime sinmedi. Çünkü Murat, Münevver’in kendisini sevdiğini bildiği hâlde ona dürüst davranmıyordu. Ne onunla evlenmeyeceğini açıkça söyledi ne de başka birini sevdiğini. En rahatsız edici tarafı da buydu: Net olmamak. Bir insanı açıkça reddetmemek ama umutlandırmaya da devam etmek. İstanbul’dan ayrılırken bile Münevver’in içinde bir ihtimal bırakıyordu. Bilerek mi yaptı, kaçtığı için mi oldu bilmiyorum ama sonuç değişmiyor. Münevver umutlandı. Ve bu umut Murat’ın sessizliğiyle beslendi. Bu yüzden Murat’ı okurken empati kurmakta zorlandım. Çünkü bazı suskunluklar masum değildir; sadece sorumluluktan kaçmanın başka bir yoludur. Esma meselesi ise bambaşka. Murat’ın uğruna bu kadar çabaladığı, varlığını merkeze koyduğu Esma’nın ölümü beni yordu. Nefessizlikten ölmesi, sessiz, çaresiz bir sonla hikâyeden çekilmesi… Orada kitap benim için aslında bitti. Çünkü anlatılmak istenen duygunun zirvesi oydu. Devam etmesine gerek yoktu gibi hissettim. Ama kitap bitmedi. Son sayfalara geldiğimde şok yaşadım. Çünkü iki boş sayfa vardı. Gerçekten boş. İlk refleksim şuydu: “Devamını basmayı mı unuttular?” Sayfaları tekrar tekrar çevirdim. Bir şey mi kaçırdım, eksik mi okudum diye düşündüm. Çünkü bu şekilde bitmiş olamazdı. Eğer yanlış anlamadıysam ki bundan hâlâ emin değilim. Murat da kitabın sonunda İstanbul’a dönerken yolda, fırtına sebebiyle ölüyor. Ama bu açıkça yazılmıyor. Bu düşünceyi ben kurdum. Metin bunu ima ediyor ama kesin bir cümleyle söylemiyor. Ve belki de asıl rahatsız edici olan şey bu belirsizlik. Okur olarak elimde net bir son yoktu. Sadece ihtimaller vardı. Bu da beni tatmin etmekten çok sersemletti. Esma’nın ölümünden sonra gelen bu muğlak final, hikâyeyi kapatmak yerine açık
Edebiyat
ÇullukMahmut Yesari · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025303 okunma
Bir Suçulluğunun Hikayesi
9/10
·311 syf.··
2025 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2025 18:05
Mahmut Yesari'nin en ünlü romanı kabul edilen ve Türk romanında ilk işçi romanı olarak değerlendirilen Çulluk, 1927 yılında Milliyet gazetesinde tefrika edildikten sonra 1928'de kitaplaştırılmıştır. Kendi romancılık anlayışını anlatırken “romanları hayatın aynası olarak” kabul ettiğini belirten Yesari, “Romanlarınızda size benzeyen kahramanlar var mı?” sorusuna cevabı “her romanımda parça parça ‘Ben’ varımdır” olmuştur. Buradan hareketle Çulluk romanı da hem Cumhuriyet döneminin içinde bulunduğu zor yaşam koşullarını anlatması, tütün işçilerinin sağlıksız çalışma ortamlarından bahsetmesi, tütün kaçakçılığı yapan köylülülerin gruplaşmaları, çatışmaya girmeleri gibi konulara değinmesi yönüyle hayatın içinden bir roman. Aynı zamanda yazarın, Çulluk 'u yazabilmek için Cibali Tütün Fabrika'sında bir hafta çalışması da bu yazdığı hayatın içine kendisinin de tanıklık ettiğini gösteriyor. Kitap her ne kadar Esma, Murat ve Münevver arasındaki bir aşk üçgeni gibi görünse de işçi sınıfının çalışma koşullarını, İstanbul'daki sosyal yaşamı, Anadolu'daki köylülerin hayatını, kadın-erkek ilişkilerini, meyhanelerdeki hovarda hayatları.. gibi pek çok konuyu da bünyesinde barındırıyor. İki bölümden oluşan Çulluk, ilk bölümde tütün fabrikasında çalışan Murat ve Münevver 'in aralarında geçenleri konu alırken; ikinci bölümde köyüne dönmek zorunda kalan Murat'ın köydeki hayata alışamaması ve aşık olup unutamadığı Esma'ya dönüşünü ve bu süreçte yaşananları konu alıyor. Kitabın ismi de Mukaddime bölümünde bir av esnasında, bir ihtiyar avcının anlattığı suçulluğu hikayesinden geliyor. Suçulluğu Esma'yı simgelerken; av sırasında dişiye sahip olmak için çarpışan iki teke Murat ve Esma'ya Murat'ın yokluğunda göz koyan Emmilerin Mustafa'yı simgeliyor. Bu yönüyle kitabın başında verilen
Roman-Edebiyat
ÇullukMahmut Yesari · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025303 okunma
7/10
·380 syf.··
Beğendi
·
2021 55. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2021 09:54
"Erkek...Kanını dökmeden, düşüp parçalanmadan, canını dişine almadan, dövüp dövüşmeden dişiye sahip olamıyor. Dişi...Bir sürü aşığa kıymadan, birbirine kırdırmadan, bin cana kıyılmadan ram olmuyor..." (s.17) Edebiyatımızın ilk işçi romanı kabul edilen Çulluk 1927 yılında, Cumhuriyetin kurulmasından hemen sonra yazılmış. Bu tarz kitapları okuyunca aklım o dönemin insanlarına gidiyor. Acaba onlar okuyunca ne hissetmiştir diye merak ediyorum. Bu yüzden yazdığımız kitap incelemeleri geleceğe bırakılan bir anı aslında ve bence çok kıymetliler. Kitap bir tütün fabrikasında omuz omuza çalışan kadın/erkek işçilerden en çok Murat'ın hikayesi. Bence kitaba "ilk işçi romanı" sıfatını yüklemek biraz beklentiyi yükseltiyor. Çünkü burada ne Zola'nin Germinal'i ne İrfan Yalçın'ın Ölümün Ağzında eseri ne de Baldırıçıplak Hayırseverler gibi cidden sömürülen, ezilen bir işçi sınıfının hikayesi yok. Buradaki öykü daha çok köyden kente gelmiş, başına buyruk yaşayan Murat'ın fabrikaya "gidip gelirken" - doğru düzgün işe bile gitmiyor- veya sevdigi kız olan Münevver'in iş ortamı ve ailesiyle ilişkileri denilebilir. Bence kitabın işçilere dönük tek tarafı Münevver'in kardeşinden bahsedilen çocuk işçilere dönük sömürünün gözler önüne serildigi kısımdı. Kitabı kıymetli yapan şey ise 2. kısıma geçince Murat'ın tekrar köyüne dönmesi ve köy yaşantısını da anlatmış olması. Böylece donem insanının hem şehir hem köy yaşantısı tek eserde buluşmuş. Eserin Türk Edebiyatı'nın okunmasi gereken eserlerinden biri olarak ele alınıp öyle okunmasi gerektigini düşünüyorum. Aksi takdirde adının başına "ilk" konulması beklentiyi fazla yükseltmiş oluyor. Ayrıca #oglakyayınları cidden güzel bir iş çıkarmış. Metnin sadelestirilmemis olması gözünüzü korkutmasın, kolay ve anlaşılır yazılmış. Herkese keyifli
ÇullukMahmut Yesari · Oğlak Yayıncılık · 2019303 okunma
Puan vermedi·311 syf.··
2026 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 09:03
Selamlar Mahmut Yesari’nin 1927 yılında yayımlanan "Çulluk" adlı romanı, Türk edebiyatında işçi sınıfını ve fabrika yaşamını ele alan ilk önemli eserlerden biri olarak kabul edilir.#alıntı Mahmut Yesari’nin kaleme aldığı bu eserde, merkezde sakatlığı nedeniyle "Çulluk" lakabıyla anılan Murat var. Bir yanda fabrikada çalışırken gönlünü kaptırdığı Münevver, diğer yanda ise köyde yolu gözleyen, sabırla kavuşmayı bekleyen Esma... Murat, ağır çalışma koşulları ve hayatta kalma mücadelesi verirken, kader onu tekrar köyüne dönmek zorunda bırakıyor. Ancak köyde onu sadece anılar değil, beklenmedik sürprizler ve hayatın en sert yüzü karşılıyor. Aşk acısının yaşam mücadelesiyle harmanlandığı, okurken her satırda derin bir hüzün hissedeceğiniz gerçekçi bir anlatım. Keyifli okumalar..
ÇullukMahmut Yesari · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025303 okunma
9/10
·311 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2025 00:48
Mahmut Yesari’nin 1927 yılında yayımlanan Çulluk romanı, Türk edebiyatında önemli bir yere sahiptir ve genellikle "ilk işçi romanı" olarak anılmaktadır. Roman, İstanbul’daki Cibali Tütün Fabrikası’nda çalışan işçilerin yaşam koşullarını, dönemin sosyal yapısını ve erken Cumhuriyet döneminde kadının değişen rolünü gerçekçi bir şekilde ele almaktadır. Yesari, romanı yazmadan önce bir hafta boyunca tütün fabrikasında çalışarak işçilerin dünyasını yakından gözlemlemiştir. Romanın konusuna gelecek olursak, öncelikle fabrika işçisi Murat Çavuş ile Münevver arasında geçen bir aşk hikayesi gibi görünse de, asıl odak noktası Murat’ın çocukluk nişanlısı Esma’ya olan tutkusudur. Roman, fabrika ortamından köye uzanan bir serüveni kapsar. Romanda, işçilerin düşük ücretler, uzun çalışma saatleri ve sağlıksız koşullar altında yaşadıkları zorlukları çarpıcı bir şekilde betimler. Örneğin, Münevver’in hastalığında bile çalışmak zorunda kalması, açlık ve yoksulluğun işçileri nasıl bir çaresizliğe sürüklediğini göstermektedir.1928 gibi erken bir dönemde, kadınların genellikle “kadına yaraşır” işlerde (öğretmenlik, hemşirelik) çalıştığı bir zamanda, Münevver’in fabrika işçisi olarak erkek egemen bir ortamda yer alması dikkat çekmektedir. Bu, Cumhuriyet’in modernleşme sürecinde kadının yeni roller üstlenmeye başladığını yansıtmaktadır. Çulluk, Türk edebiyatında bir dönüm noktası sayılmaktadır. Çünkü işçi sınıfını ve fabrika yaşamını edebiyata taşıyan ilk romanlardan biridir. Orhan Kemal gibi daha sonraki yazarlara ilham verdiği söylenmektedir. Roman, hem aşk hikayesi hem de toplumsal eleştiri olarak okunabilir. Yesari’nin akıcı üslubu ve dönemin İstanbul’unu canlı bir şekilde resmetmesi, kitabı keyifli kılmaktadır. Ancak, işçi sınıfının daha derin bir analizi veya hikayenin daha tutarlı bir
Edebiyat
ÇullukMahmut Yesari · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025303 okunma

Yazar Hakkında

Mahmut YesariYazar · 30 kitap
1895 yılında İstanbul'da doğdu. Soyadı, büyük dedelerinden gelmektedir. 18. yüzyılın son yarısında şöhret bulmuş hattat Mehmet Esat Efendi, sol eliyle yazdığından dolayı 'Yesari' lakabıyla anılırdı. Ailesi de bu adı muhafaza etti. Talik yazıda üstat olup, şiirleri de vardı. Osmanlı Sultanı Üçüncü Mustafa Han, bu zatı sarayına almıştı. İstanbul Lisesi'ni bitirdi. Güzel Sanatlar Akademisi'nde okudu. Bu sırada Birinci Dünya Savaşı çıktı. Bunun üzerine askere alındı. Dönüşünde Diken dergisinde karikatürist olarak gazeteciliğe başladı. Sonra Kelebek adlı edebiyat ve mizah dergisini çıkardı. Piyesler yazmaya başladı. Daha sonra roman ve hikayeler yazdı. Bunlarda hayattan alınmış sahneler çoktur. Romanları daha romantiktir. Tiyatro sahasına trajedi yazmakla girdi, sonra komediye yöneldi. İlk romanının adı Namus'tur. Piyeslerinden çoğu Darülbedayi tarafından temsil edildi. Anlaşılan bir dili ve usta bir anlatımı vardır. Hayatının sonuna kadar çeşitli dergi ve gazetelerde yazı hayatını sürdürdü. 1945 yılında tedavi gördüğü Yakacık Sanatoryumu'nda öldü. ESERLERİ: Çoban Yıldızı (roman, 1925) Çulluk (roman, 1927) Pervin Abla (roman, 1927) Kırlangıçlar (roman, 1930) Su Sinekleri (roman, 1932) Bahçemde Bir Gül Açtı (roman, 1932) Tipi Dindi (roman, 1933) Yakut Yüzük (roman, 1937) Yakacık Mektupları (hikayeler, 1938) Bağrı Yanık Ömer Geceleyin Sokaklar PİYESLERİ: Tablo Asri Hülyalar Bekir'in Rüyası Ayrı Oda Çürük Merdiven Sancağın Şerefi Sürtük Telli Turna Hanife Hanım Hizmetçi Arıyor Serseri