Türkçe"Off" kitabının ikinci cildi olarak çıkmış olan bu kitap yaygın kullanılan yanlışlara karşı duyarlılık oluşturma amacıyla kaleme alınmış .
1999 basımı olması dolayısıyla kullanılan örnekler çok güncel değil.Bazi örnekler ancak 35 yaş üstünün anılarından sıyırıp anımsayabilecegi türden . Ama her yaştan insanın rahatça okuyabileceği sadelikte .
"... çocuğun beyninde temel kavramlar anadille oluşur. Bu süreçte anadilin kullanımını kısıtlar ya da pek çok kez yaptığınız gibi yasaklarsanız, algılamaktan , düşünmekten yoksun kuşaklar yetiştirirsiniz. Dilin , yığınları toplum yapan , insanları bir arada yaşatan en büyük etken olduğunu görmezden gelenler, başka dillere tanımadıkları yaşama hakkını kendi dillerinden de esirgeyerek ; o başka dillere kurdukları tuzağa kendileri düşerler." diyerek yazarımız küçük yaşta çocuklara yabancı dil öğretme çabalarımızı bir kez daha gözden geçirmemiz gerekliliğini vurgulamaya çalışmış.
Aslında dil sadece iletişim aracımız değil, varoluşumuzu besleyen en önemli kaynaklardan biri.Dilimizle dile gelmeden önce dilimizle düşünüyor, hatta dilimiz kadar düşünüyoruz.
Bu nedenle kendi dilini düzgün kullanabilen insanlar olabilmek adına bir farkındalık kitabı.
Okumayı düşünen herkese keyifli okumalar diliyorum.
Sayın Feyza Hepçilingirler'in harika anlatımıyla değindiği incelikler, güncel örneklerle desteklenmiş. Arka kapakta kitabın içeriğine dair yapılan açıklama: Salt bir iletişim aracı olarak görmeye zorlansak da, dilimiz aslında var oluşumuzu beslediğimiz en önemli kaynak Dilimizle dile gelmeden önce dilimizle düşünüyor, hatta dilimiz kadar düşünüyoruz. Duygularımızı, kavramları adlandırabildiğimiz, anlatabildiğimiz ölçüde tanıyoruz çünkü. Bu nedenle gerçek anavatanımız dilimiz belki de. Ancak günümüzde öteki diller gibi Türkçe de sürekli bir saldırı altında. Yalnızca yabancı dillerden zorla sokulan sözcüklerin saldırısı değil bu; dili kimileyin bilerek, eğlenceli bir muzırlık gibi bozanlardan, kimileyin de bilgisizlikten kaynaklanan yaygın yanlışlardan kirleniyor dil." Feyza Hepçilingirler de dilimizi yetkin bir bakışla savunuyor, bizi duyarlı olmaya çağırıyor.
Feyza Hoca'nın okuduğum ikinci kitabı ilki Türkçe ''Of'' tu eğlenceli ve öğretici bir kitaptı büyük keyif alarak okumuştum Dedim Ah'ta faydalı bir kitap devamı niteliğinde Türkçe Of'un ,ilk kitapta aldığım keyfi alamadım üçüncü kitabı okumayı düşünmüyorum ama Feyza Hoca'nın diğer kitaplarını okumaya devam...
Hepçilingirler'in Türkçe Off serisinin ikinci kitabı olan Dedim "Ah" tıpkı ilk kitap gibi dilin inceliklerini, üzerine basa basa göstermeye çalışırken, bizleri yaptığımızın farkında bile olmadığımız hatalarla yüzleştiriyor. Türkçe'nin önemini ve kesinlikle korunması gerektiğini insanın beynine öyle bir kazıyor ki; gerçek özgürlüğün dili korumaktan da geçtiğini anımsatıyor adeta. Ben bu seriyi severek okuyorum, üçüncü kitabın incelemesinde buluşmak üzere. Keyifli okumalar.
Yazarın, Türkçe üzerine yazdığı köşeyazılarından oluşan, Türkçe "Off" adlı kitabının devamı niteliğinde bir eser. Türkçenin kuralları, kullanımı üzerine kafa yoranlar ve anadilini önemseyenler için güzel bir kitap.
Feyza Hepçilingirler Iş Bankasının "Karneni göster, kitabını al" kampanyasında tanıdığım bir yazardı. Çocuklar için yazdığı hikâyeyi epey beğenmiştim. Daha sonra okul kütüphanemizde Türkçe Off kitabına rastlamış ve onu da okumak istemiştim. Çok beğenmiş ve eğlenceli bulmuştum ilk kitabı da. Bunu da öyle buldum. Konuşurken ne kadar çok yanlış yapıyoruz farkında bile değiliz aslında. Doğru bildiğimiz çok fazla yanlışımız var. Bu kitap da onları bize gösteriyor, doğrusunun nasıl olduğunu anlatıyor. Dilbilgisi, yazım yanlışları ve vurgulama açısından bilgi verebilecek bir kitap. Herkese keyifli okumalar.
Okudukça bunu da mı yanlış biliyormuşum dediğim, kapağını kapattıktan sonra konuşmaya, yazmaya çekinerek yaklaştığım sanki sayın Feyza Hepçilingirler hocam karşımdaymış, beni şiddetle eleştirecekmiş gibi hallere büründüğüm, yanlış yaptığım zaman kendi kendime kızdığım, en önemlisi yanlışlara nasıl körü körüne bağlı olduğumuzu gösteren bir kitap.
Yazar, sıkça yapılan dil yanlışlarından bahsediyor. Türkçe sevdalısı herkese tavsiye edilebilecek nitelikte bir kitap. Doğru bildiğiniz birçok yanlışınız olduğunu fark edeceksiniz.
Dildeki yozlaşmanın vardığı boyutlarla birlikte yabancı kelimelerin ve cümlelerin ardından dilin de işgal edilmesi üzerine verilen bir kültürel mücadele kitabı aslında Feyza Hepçilingirler'in Türkçe Off'un ardından yayımladığı ve devamı niteliğinde olan Dedim: Ah! isimli eseri.
Özellikle İngilizce, Fransızca ve Arapça tarafından istila edilen dilimizin zaman içinde bu dillerin egemenliği altında neredeyse tamamen kaybolup, çeşitli markalardan banka isimlerine, otobüs firmalarından reklâm metinlerine kadar sızan bir yabancı kelime hayranlığının doğurduğu sonuçlar ve geldiği durum esprili bir dille anlatılıyor.
Yazar, "Türkçeyi korumak için sevmek gerekir" derken aslında dili korumanın ve yok olmasını önlemenin de yolunu bir şekilde göstermiş oluyor bizlere. Ne var ki, dilimizin güzelliklerini ve zenginliğini öncelikle bizim bilmemiz gerekiyor.
Yabancı dil eğitiminin anaokulu sınıflarına kadar inmesi, çocukların henüz Türkçeyi öğrenemeden İngilizcenin dayatılması neticesinde karmakarışık bir dile sahip nesiller yetişiyor.
Hepçilingirler, oldukça güzel örnekler vererek televizyon Türkçesi hakkındaki serzenişlerini bize aktarıyor. Bir virüs gibi tüm halkı etkisi altına alan saçma sözler ve anlamı kendinden menkul cümleler sayesinde kendi dilimizi katledişimizi açıkça gözler önüne seriyor.
Çarkıfelek, Turnike gibi dönemin ses getiren ve çok izlenen yarışma programı sunucularının daha fazla para kazanmak uğruna güzel dilimizi nasıl rezil ettikleri, özellikle haber bültenlerinde olmaması gereken vurgu ve tonlama hataları, eğlence programlarında kullanılan gereksiz argo söylemler, şarkı sözlerinde yer alan anlamsızlıklar ve bunun gibi bir çok detayı ele alıyor yazar kitabında.
Âşık-âşığı, hukuk-hukuğu, ayak-ayağı gibi sert sessizlerin yumuşaması ile son zamanlarda moda
Feyza Hepçilingirler, (d. 26 Ocak 1948, Ayvalık), Türk yazar.
Ayvalık ve İzmir'de ilköğretimini ve liseyi bitiren Feyza Hepçilingirler, 1971 yılında İstanbul Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde yüksek öğrenimini tamamladı. Bir süre İzmir'de çeşitli okullarda öğretmen ve öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1983 yılında 1402 sayılı Sıkıyönetim yasasıyla görevinden alınarak Karadeniz Üniversitesi'ne atandı, ancak 1402 sayılı yasayı protesto etmek için istifa ederek İzmir'e geldi. 1992 yılına kadar özel dersanelerde çalışmasının ardından İstanbul'a yerleşti. Halen Yıldız Teknik Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak bulunmaktadır. Hepçilingirler, 1963 yılında çeşitli dergilerde evlilik öncesi adı olan Feyza Baran olarak şiir yazarak edebiyat çalışmalarına başladı. Yazdığı öykü ve romanları kitaplaştırılan Hepçilingirler, birçok ödül aldı. Halen çeşitli dergilerde ve Cumhuriyet Gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır.