Çok şey yazmak istedim ama artık yeter dedim..
“İbn Haldun’un hükümdarları lüks içinde devlet çürütürdü; bugünküler fark yaratıp bunu kameralar önünde yapıyor.”
“Vergi arttıkça halk fakirleşiyor, saraylar büyüdükçe asabiyet küçülüyor; İbn Haldun buna teori demişti, günümüz bunu yönetim modeli yaptı.”
İbn-i Haldun, devleti yalnızca siyasi bir kurum değil, toplumsal dayanışma, ekonomi ve güç ilişkileri üzerinden açıklayan ilk düşünürlerden biridir. Onun devlet anlayışı, modern siyaset sosyolojisinin öncüllerinden biri kabul edilir.
İbn Haldun’a göre devletin motoru hukuk değil önce “asabiyet”tir.
Eserde bir çok yerde “Asabiyet” terimi geçince bu terime değinmeden geçmek olmaz.
Asabiyet denince akla; Kitap içeriğinde, toplumsal dayanışma bağı, devletin kuruluş gücü ve göçebe/topluluk enerjisinin devlet kurucu rolü başta gelmektedir.
Sonuç olarak;
İbn Haldun’un devlet anlayışı, yalnızca tarihsel bir teori değil, günümüz siyasal krizlerini anlamada da işlevsel bir düşünce çerçevesi sunar. Eser, devletin yalnızca kurumlarla değil toplumsal dayanışma, ekonomi ve ahlaki yapı ile ayakta kaldığını göstermesi bakımından bugün de güncelliğini korumaktadır.
İncelememin aslında son cümlesi;
İbn Haldun; “Devleti yalnızca siyasi otorite olarak değil, toplumsal dayanışmanın yükselişi ve çözülüşü üzerinden açıklayarak modern devlet sosyolojisinin temelini atmıştır. “
diyerek bitirmenin doğru olacağı kanaatindeyim.
Herkese iyi okumalar.
Sağlıcakla kalın.