Bugün yaptığımız her şey, geçmiş tecrübelerimizin bir sonucu değil midir? Ne yaşarsak, nasıl yaşarsak öyle bakarız hayata. Hobilerimiz, fobilerimiz, kurduğumuz arkadaşlıklar... Hepsi, bizi biz yapan anılarla örülmüştür.
Doberman’da da hiçbir şey nedensiz değil.
*Hepimiz geçmişin mahkûmlarıyız!*
Böyle bir arka kapak karşılıyor bizi...
Aslında okurken bize en çok geçende bu algı...
Çetin şuan bildiğimiz #ergen kavramından biraz uzak tatlı , saygılı, efendi bir çocuk.
Modern bilgili Gölköy de beraber yaşadığı bir babaanneye sahip. Aslında Çetinin bu halleride babaannesinden kaynaklı. Çetin biraz zor ve zorbalıkla geçen zamanları olan, biraz da ergenliğin verdiği o psikoloji ile olaylara farklı bakan bir hayata sahip. Bütün bunların içinde bir gün Çetin'in hayatına etki edip peşini bırakmayacak bir olay yaşanır. Aslında eserimizden bundan sonra akıp gitmeye başlar.
Çetin kendinisini anlatsın biz dinleyelim. Ama lütfen yargısız dinleyin...
Eserimiz öylesine doğal, samimi ve güzel bir betimle ile yazılmış ki kendinizi Gölköyün her bir sokağına, esnafına, insanına aşına olmuş olacaksınız. Bahsedilen karakterlerin samimiliği , bizlerden birileri oluşu ayrıca hoştu. Bir #fobi nasıl bu şekilde güzel ele alınabilir, ve anlatılırdı bilmiyorum. İçerisinde çok güzel mesajlarda barındıran bir eserdi.