"Bazı hikayeler yarım kalır, bazıları tamamlanır. Bu hikaye yarım kalmış ve tamamlanmamış, sonsuzluğa karışmıştı."
Döngü serisinin ikinci kitabının yorumuyla geldim. İlk kitap beni fazlasıyla etkilemiş, yazarın anlatımını ve kurgusunu çok beğenmiştim. İlk kitapta Mustafa Hoca ve liseden beri arkadaş olan farklı mesleklere sahip olan bir grup genci tanımıştık. Çıkan yangına müdahale eden ekipte gönüllü olan gençlerin yolu bir şekilde Mustafa hocayla kesişmişti.
Yapay yağmurların doğaya ve insanlara verdiği zararları okuyunca çok şaşırmıştım. Bu yağmurlar insanların ölümüne sebep oluyordu. Mustafa Hoca yardımcısı Ada ve kendi gibi düşünen meslektaşlarıyla bunu durdurmanın yollarını arıyordu. Gençler ve Mustafa hoca canlarını tehlikeye atarak yurt dışına çıkmış ve orada bir sürü tehlike ve kayıplar yaşamıştı. Kitabın sonu beni çok üzmüş, yaşananlara inanamamıştım. Serinin ikinci kitabı aynı hızla devam ediyor.
Yine soluksuz okudum ve son sayfalarda yaşananlara çok üzüldüm. Her karakteri bu kitapta daha iyi anladım. Barlas, Beren, Gökalp, Özgür, Marko, Nikolai hepsinin mücadelesi harikaydı. İlk kitapta tepkili olduğum Ada'yı daha iyi anladım. Ve Mustafa hoca, zekasına ve bu işi bitirmek için elinden gelenin fazlasını yaparaken tam bir kahramandı. Seriyi severek okudum. Tür benlik diyenler kesinlikle okumalısınız.