Level 3 Worldwide Readers

Dracula

Bram Stoker

Puan

8.310 üzerinden
2.333 kişi
Puan vermedi·520 syf.··
2020 53. kitabı
·
108 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2020 04:56
Selam Bram Stoker “Dracula”.. Tarihte gerçek bir Dracula vardır. Kazıklı Voyvoda diye de bilinen 1430-1476 Eflak’ta voyvodalık yapan, Türklerle savaşlarıyla ünlü Vlad Tepes. Dracula adı, Türklere direnişinden ötürü Roma Cermen İmparatorunun babasına “Dragon” ünvanını vermesinden geliyor. Kitabın alt metninde olduğu gibi bu ünvanla da gelen teolojik kodlamalar mevcut. Romen Halk Hristiyanlığında Dracula, hem dragon hem şeytan anlamında. Hem oğul hem de babanın, şeytanın işbirlikçisi olduğuna inanılmış, isimleri tarihe, kanlı eylemleriyle geçmiş. Ortaçağdan başlayıp 19. yüzyıla kadar, öykünün taş baskısı kitaplarında “Dracula/Dragon oğlu Vlad” olmuştur. Lakin tüm zalimliğine rağmen, kan emicilikle ilgisi yoktur. Stoker’e bu anlamda, Vlad’tan 200 yıl sonra yaşamış Macar Kontes, Elizabeth Bathory ilham olur. Yaşamı boyunca 600’den fazla genç kızı katlettiği düşünülen Kontes, kızların kanlarını içmiş, kanlarında banyo yapmış vs gibi birçok eylemden hüküm giymiş, tutukluyken de ölmüştür. (Filmi de var izleyebilirsiniz) Vampirliğin örtük eşcinselliği de barındırdığına inanıldığından, tarihten bu iki kişi, hem erkek hem kadın, tek karakterde birleştirilip, toplumsal olarak da sanayileşmenin beraberinde birey olmayı imkansızlaştıran sürecin habercisi sayılmış. Abraham Stoker, Kraliçe Victoria döneminde yaşamış, Balkan ülkelerini gezip araştırmalar yapmış. Buradan edindikleri de kitaplarına yansımış. Yazar, doğumundan 8 yaşına kadar, teşhis edilmeyen bir hastalık sebebiyle, annesinin bakımına muhtaç, yatalak olarak yaşamış. Bu hal, sonraki yıllarda, annesine bağımlılık, Dracula öyküsündeki “kendini yaratanla birleşerek ölmek ya da daha üstün bir yaşam formuna ulaşmak” olarak aksetmiş. 21 yaşında, bir tiyatro topluluğundan, aktör Henry İrving ile tanışıp, annesine olan
DraculaBram Stoker · Can Yayınları · 20196,3bin okunma
Kont Dracula
Puan vermedi·432 syf.··
2023 21. kitabı
spoiler içerir ... bu yerde o kadar tuhaf bir şey var ki, huzursuz hissetmekten kendimi alamıyorum. Güvenle burayı terk etmeyi diliyorum ya da hiç gelmemiş olmayı. Şato gerçek bir hapishane, bense bir tutsağım. Fatih Sultan Mehmet döneminde esirleri kazığa oturtarak öldürdüğü için "Kazıklı Voyvoda" diye anılan Eflak Prensi III. Vlad yani Kont Dracula'yı bilmeyen yoktur herhalde. Osmanlı askerlerini kazıktan geçiren, kendisine karşı gelen devlet adamlarının kanını içmesiyle meşhur Kazıklı Voyvoda 15. yüzyılda Tokat Kalesi'nde 4 yıl boyunca esir tutulmuştur. Bram Stoker bu eserini yazarken Eflak Prensi III. Vlad'dan esinlenmiştir Katip Jonathan Harker Kont Dracula'nın Londra'dan satın aldığı mülklerin satışı için Transilvanya'ya gider. Şato'ya geldiğinde üzerindeki siyah elbiseleri, solgun yüzü, kırmızı gözleri ve sivri dişleri ile onu karşılayan yaşlı Kont Dracula vardır. Şatoda kalmaya başlayan Harker, Kont'un hiç yemek yemediğini, gün ışığında ortaya çıkmadığını fark eder. Harker şüphelenip şatoyu gezer bazı kapılar kilitli ve şatoda kimse yoktur. Kan içtikten sonra uyuyan Kont'u gördükten sonra şatodan kaçmaya karar verir ancak bir ay daha kalmak zorundadır. Nişanlısı Mina Murray ve onun arkadaşı Lucy, şatoya giden Harker'dan haber alamaz. Bu arada Lucy evlilik hazırlıkları yapar, ancak Lucy'nin de başına garip olaylar gelmektedir; geceleri garip sesler duyar, yüzü solgun ve yorgun görünmektedir. Tedavisi için eve Dr. Seward ve Profesör Van Helsing gelir ve iyileştirmeye çalışırlar. Profesör olayı çözmüş Lucy'nin bir vampir tarafından ısırıldığını anlamıştır. Artık tek bir amaçları vardır Dracula'nın kalbine kazık çakıp, başını kesmek.
Polisiye / Gerilim
DraculaBram Stoker · İthaki Yayınları · 20186,3bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·496 syf.··
2025 17. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mart 2025 00:16
Bram Stoker'ın Drakulasını nihayet okudum ve söylemeliyim ki... Artık sarımsak gördüğümde sadece mantıya değil, güvenliğe de yatırım yaptığımı hissediyorum :) Bu kitap hem gotik edebiyatın amiral gemisi hem de “bir vampir nasıl karizma yapılır?”ın kullanım kılavuzu gibi. Öncelikle, kitap mektuplar, günlükler, gazete kupürleri ve hatta gemi günlükleriyle ilerliyor. İlk başta “bu ne şimdi?” dedim ama sonra olayın güzelliği orada zaten: Her karakterin gözünden bakıyorsun, adeta bir dedektif gibi olayları birleştiriyorsun. Jonathan Harker’ın Transilvanya’da yaşadıkları… yani adam resmen Booking.com’un kara listesine girecek bir şatoya düşmüş. Drakula karakteri ise tam anlamıyla kült. Karizmatik, zeki, ürkütücü ve ciddi anlamda gece hayatına düşkün. Gündüzleri yok ortalıkta zaten. Vampirliğin ağır sorumluluklarını taşıyan bir beyefendi kendisi. Ama ben asıl Mina’ya bayıldım. Dönemine göre fazla ileri görüşlü, akıllı ve her şeyi toparlayan kişi. Tam bir “takımın beyniyim” tipi. Van Helsing ise bambaşka bir figür. Bilgili, karizmatik ama bazı cümleleri “sınavda çıkmaz, geç” dedirtiyor. Gerilim çok dozunda, olaylar tam kararında. Yani korku edebiyatı okumak isteyen ama “çok da tırsmasam iyi olur” diyenler için birebir. Kitap bittikten sonra aynaya bakıp “beni yansıttı mı?” diye kontrol etmedim desem yalan olur.:) Genel olarak Drakula, sadece vampir değil, aynı zamanda toplumsal normlar, korkular ve insan doğası hakkında da düşündüren bir eser. Hem tüyler ürpertiyor, hem zekâyla yazılmış olmasıyla kendine hayran bırakıyor. Bonus: Gece geç saatte okuyunca hayal gücünüzle baş başa kalmak garantili.:)
DrakulaBram Stoker · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20236,3bin okunma
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2025 20:25
“Ne kadar tuhaf olursa olsun, kimsenin inançlarına gülmemeyi öğrendim.” Diyor kitabında Bram Stoker Dracula Kapağı hafifçe kaldır… Kıpkırmızı dudaklarıyla Kont birazdan seninle görüşecek. Popüler vampir mitinin temellerini oluşturan eserde hukukçu Jonathan Harker'ın Transilvanya'ya, Kont Dracula'nın şatosuna yaptığı yolculukla başlayan dehşet, denizi aşarak Londra'nın sokaklarına dek ulaşır. Yaşadığı dönemin ahlakçı ve bilimci ütopyacılığını, kana susamış bir vampirin şahsında ustalıkla eleştiren Stoker’ın unutulmaz karakteri Kont Dracula'nın korku senfonisi de böylece başlar. Bram Stoker'ın eşsiz hayal gücü ve incelikli hikâye anlatıcılığının zamana meydan okuyan ürünü. Bir yandan da ölümsüz bir aşk öyküsü... Çok severek okudum. Herkese naçizane tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar dilerim. Değerli çevirisi için Niran Elçi’ye teşekkürler.
Edebiyat
DraculaBram Stoker · İthaki Yayınları · 20186,3bin okunma
Vampir Romanlarının Atası: Dracula
9/10
·432 syf.··
2024 20. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2024 00:00
Son okuduğum kitapta Dracula’dan çokça bahsedilince sanırım bu bir işaret, Dracula’yı okumalıyım dedim. Anlık bir kararla raftan Dracula’yı çektim ve okumaya başladım. Baştan söyleyeyim, bu incelemede tadınızı kaçıracak bir detay, yani bilinen adıyla ‘‘spoiler’’ yok. Kitap, 1897’de yayımlanmış, artık kült bir eser özelliği gösteren önemli bir korku romanı. Korku romanlarının belki en eskisi değil ama özellikle vampir temalı korku-gerilim romanlarının atası diyebiliriz. Kendisinden sonra yazılan vampir romanlarını etkilemiş, yüzlerce filme konu olmuş bir roman Dracula. Burada bahsedilen Kont Dracula ise Kazıklı Voyvoda olarak bilinen Vlad Dracula’dır. Hikâye o kadar benimsenmiş ve yayılmıştır ki sanki gerçekten Vlad Dracula’nın vampir olduğu gibi bir inanış ortaya çıkmıştır. Tabii bunun herhangi bir gerçekliği yoktur. Ben normalde korku olsun, gerilim olsun bu tip konularda kitaplar okumam çünkü korkarım. Fakat artık bu alandan da eksik kalmak istemediğimden kült bir eserle okumaya başlamak istedim. İşin garip tarafıysa daha çocuk yaşlarda ‘‘Küçük Vampir’’ serisini yalayıp yutmuş, Thomas Brezina’nın korku kitaplarını da ayıla bayıla okumuş biri olarak büyüdükçe korku kitaplarından ve filmlerinden uzaklaşmış olmam. Dracula hemen hemen baştan sonra günlük ve mektuplardan oluşan bir kitap. Bazı kaynaklarda mektup roman şeklinde adlandırılmış ama bence tam olarak öyle de değil. Mektup, hikâyenin anlatımında çok bir yer tutmuyor. Anlatımda asıl kullanılan tür günlük. Günlük şeklinde yazılmış bir roman desek daha doğru olur. Romanın konusuna pek değinmeyeceğim. Özetini okumak isteyen her yerden bulur ve okur. Ben daha çok bu romanı önemli kılan, dikkatimi çeken bazı noktalardan bahsedeceğim. Öncelikle hikâye kurgusunun günlük ve mektuplara dayanması çok hoşuma gitti.
DraculaBram Stoker · İthaki Yayınları · 20186,3bin okunma