Çeviri yüzünden bütün anlam derinliği yok olmuş ve cümleleri kendinizin tekrar çevirmesi gerekiyor, yabancı dile hakimseniz orjinal haliyle okumak en doğrusu.
Duino AğıtlarıRainer Maria Rilke · Ayrıntı Yayınları · 20193,269 okunma
Neden bilmiyorum ama çeviri şiir kkitaplarını seçemiyorum benŞiir başka sile aynen çevrilmiyor duyguların yarısı yok oluyor ve geriye içi boşalmiş dizeler kalıyor Sevemedim anlamsız yığınlar gibi geldi dizeler Şairin yazdığıyla alakalı bulamadım
İyi okumalar
Varolun
Duino Ağıtları'nın pek az biliniyor olması ve dönemimiz yayınlarından bütünüyle soyutlandığı gerçeği, kendilerinin de malumu ve kaynağı olan yankısızlık ile karşılaştırıldığında ikincil öneme
sahiptir. Ağıtlar, ya doğal biçimde ve endişe duymadan Tanrı hakkında hiçbir şey bilmeyen ya da hiçbir yükümlülük üstlenmeden dinsel alanı istismar eden veya nihayetinde, sözümona dinsel ihtiyaçları vekaleten tatmin eden günümüz edebi üretimleri arasına konulamaz. Çünkü Tanrı'yla karşılaşmanın imkansızlığı Ağıtlar için Tanrı'nın var-olmadığının kanıtı değildir: bu imkansızlık, açıkça Tanrı'nın bize uzaklığı durumudur -olumsuz bakış içinde, yeniden ve yeniden deneyimlenen bir uzaklık ve dolayısıyla da dinsel bir olgudur.
•••
•••
Rainer Maria Rilke 'nin " Duino Ağıtları " lirik(duygu yoğunluğu olan)tarzda yazılmış satırlardan oluşur. Ağıtlarını şatoda yazıp tamamlayan Rainer Maria Rilke , satır aralarında,okuyucuyu bir şatoda gezdirir gibi gezdirmiştir. Şiirlerdeki imgeler ve sembolleri şatonun kapıları gibi düşündüğümüzde;bu gezinti sırasında,kimi bölümleri ayrıntılı ve açık şekilde görmemize izin veren Rainer Maria Rilke ,kimi zaman da o kapıyı kapalı bırakmıştır. Bu da,okuyucunun kendi tecrübeleri ve duygusal dünyasıyla etkileşim kurmasını gerektirmiştir bana göre. Bu nedenle, " Duino Ağıtları "nı okurken, her okuyucunun bazı satırlarda,kendi yorumunu ve anlamını oluşturması mümkündür diye düşünüyorum ... Kitapta ,uyağın olmadığı bu satırlarda yazar,bazı yerlerde çok derin felsefik temalara değinmiştir. Bazı satırlarda anlamın kapalı olması sebebiyle, okurken biraz zorlandığımı söyleyebilirim. 48 sayfada, 10 ağıttan oluşan bu eser ,bazı satırlarda,durup üstüne düşünmeyi gerektirdi.
""Kim, bağırsam, duyardı çığlığımı melek saflarından?"" diye soran ve daha sonra "Korkunçtur her bir melek"diye devam eden bu melankolik başlangıç,neyse ki böyle devam etmiyor.
Rainer Maria Rilke ,kay kay gibi eğlenceli olmasa da,sanki bir kay kay parkurunda kay kay yaparmış gibi,doğum ve ölüm arasında (doğum ve ölüm de dahil olmak üzere),yaşam içinde insana dair konulara değiniyor .
Melankolik girişten sonra,beşeri aşkın ruhta oluşturduğu harelenmelere değinen yazar,sevmenin ve sevgilinin güzelliğine dem vuruyor.
Kadınların dokunduğu herşeyi güzelleştirdiğini anlattığı satırlardan,anne ve babalığın önemine dair satırlara geçiş yapıyor. Ve oradan da çocuk olmanın saflığına geçiş yapan yazar, bizi umutlu günlere sürüklüyor yazdığı dizeleriyle.
"Duino Ağıtları " insanın evrensel deneyimlerini ele alan bir eser. Kader, özgürlük,mevsimlerin insanlarda oluşturduğu
2024 Okuma Listesi
9. Hafta - 9. Kitap
2024 yılının dokuzuncu kitabı Rainer Maria Rilke’nin İş Bankası Yayınları Hasan Ali Yücel Klasikler dizisinden çıkmış Duino Ağıtları adlı kitabının Mart 2022 baskısıydı. Bir sayfa Almanca, bir sayfa Türkçe şeklinde basılmış. Almanca aslından çeviriyi Zehra Aksu Yılmazer yapmış.
Rainer Maria Rilke, Alman lirik şiirinin en büyük temsilcilerinden biridir. Altı yaşına kadar annesi tarafından kız çocuğu gibi giydirilir. İnce ruhlu biri olduğu için annesinin bu yanlış tutumundan ve kaprisli davranışlarından etkilenir. Tüm insanlarla ama en başta kadınlarla iletişim kurmakta zorlanır.
Rilke’nin 1912-1922 yılları arasında, on yıllık bir süreçte yazdığı Duino Ağıtları 20. yüzyıl şiirinin başyapıtlarından biri olarak kabul edilir. 1912 kışında Kontes Marie von Thurn und Taxis adlı bir soylunun davetlisi olarak Duino Şatosu’na yerleşir. Ruhsal durumu endişe verici bir boyuttadır. Triest Körfezi’nde uçurumlar üzerine kurulmuş şatonun etrafındaki kayaların, masmavi suların ve rüzgâr uğultularının verdiği ilhamla bu ünlü eseri ortaya çıkarır. On ağıttan oluşan eser bireyin varoluş sancılarını konu alır.