Dün Bugün Yarın (Bu Kırk Yıllık Uykudan Uyanma Vakti Geldi!)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.481
Gösterim
Adı:
Dün Bugün Yarın
Alt başlık:
Bu Kırk Yıllık Uykudan Uyanma Vakti Geldi!
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053115779
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
DÜN BUGÜN YARIN hayatını terör örgütleriyle mücadeleye adamış, onlarla hem kora kor dağlarda çarpışmış hem de istihbarat alanında büyük darbeler indirmiş aydın bir Türk subayının, yakın tarihimizin kısa özetini sunduğu hatırat-ı hasbıhalidir. Kimi trajikomik, kimi üzücü, kimi de tebessüm ettiren anekdotlarıyla PKK’dan Hizbullah’a, cemaat kumpaslarından İsrail’e, İmralı’dan Silivri’ye uzanan bir sürecin en yakın tanıklarından ve mağdurlarından Hasan Atilla Uğur’un akıcı ve akılda kalıcı bir üslupla kaleme aldığı bu kitabı okurken, düne ait bilmediklerimiz, bugünle ilgili göremediklerimiz ve yarına yönelik öngöremediklerimiz hakkında çok değerli ve şaşırtıcı bilgilere sahip olacaksınız.

• İsrail görevim sırasında neler yaşadım?
• Askerlik vazifem boyunca kaç suikasta uğradım?
• Apo’yu sorgularken hangi ipuçlarına ulaştım?
• PKK-FETÖ işbirliğini nasıl deşifre ettim?
• Hangi röportajda FETÖ kalkışmasını önceden haber verdim?
• Antalya dağlarında terörist avında neler yaşadım?
• İstihbarat Daire Başkanı iken nelere şahit oldum?
• Hizbullah teröristlerini serbest bırakmamı hangi yetkili istedi?
• Çuval operasyonuna misilleme yapmamı kim engelledi?
• Ergenekon sürecinde mahkemeler ve cezaevlerinde neler yaşadık?
152 syf.
·3 günde
“Sussam gönül razı değil, konuşsam tesiri yok” diyen kim ise ne doğru ne esaslı bir söz etmiş meğerse...

Yıllarca insanların hayatlarını zehir ettikleri, kumpas/kurgu olduğu mahkemece de teyit edilen davadan geriye binlerce sayfalık dava dosyaları, sahte deliller, yıllarca haksız hukuksuz bir şekilde özgürlüklerinden yoksun bırakılan mağdurlar, yitirilen canlar, parçalanan aileler ve acı anılar kaldı...

Balyoz ve Ergenekon kumpasları sonrası haksızlığa hukuksuzluğa dayanamayıp canına kıyan, kaybettiğimiz canlar.. dik ve onurlu duruşuyla Türk askerinin eşsiz vatansever insanları.. dilerim gittiğiniz yerde huzur içindesinizdir. Size bunları yaşatan insanları da, yaşadığınız onca acıyı da asla unutmayacağız.

Bu kitap ve içerisinde bahsedilenler hakkında konuşacaklarım anlatacaklarım dağlar kadar fakat, bahsi geçecek olan konuları çarpıtmak isteyenlerle uğraşamayacağım, acı ve üzüntü duyacağım için sadece bu kitabı okumanızı öneriyorum, beni birçok farklı duyguyla sarsan bir kitaptı. Sevgiler...

“Ergenekon, Balyoz, Casusluk, OdaTV gibi kumpas davalar sürecinde Türk milletinden başka bir milletin aklına bile gelemeyecek olaylar yaşandı. Bunlardan en önemlisi ise cezaevinin hemen dışında vatanseverlerin kurduğu çadırda.
Hıdır Hokka (hepimiz kendisine Silivri Valisi diyorduk) ve Zeynep Abla'mızın kurduğu bu çadır vatanseverler ile dolup taşıyordu. Hıdır Hokka şöyle diyordu: "Vatanseverleri bu zindandan çıkarıncaya kadar çadır nöbetimiz devam edecek, bu çadır arkadaşlarımızı alana kadar burada kalacak." Düşünebiliyor musunuz, her türlü baskı ve engellemeye karşın hapisliğin ne zaman biteceğinin kesinlikle bilinmediği bir zulüm ortamında bu insanlar işlerini, güçlerini, ailelerini bırakarak oraya geliyorlardı. Bizler de o kahraman ve fedakâr insanların orada olduğunu hissederek ve bilerek moral buluyorduk. Yıllar içerisinde binlerce vatansever o çadırda nöbet tuttular. Akşamları saz çalıp bize duyurmaya çalıştılar. Hatta duruşmalarda hepimiz "Şu türküyü de benim için çalın" diye isteklerde de bulunmaya başladık. Bu arada benim favori türküm ise "Dramalı Hasan”dı...
...
Gün geldi Silivri duvarlarına yüz binler olarak dayandılar, gaz yediler cop yediler ama pes etmediler. Bugün şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki BİZİ OLMAYAN HUKUK VE ADALET DEĞİL, o yiğit insanlar yani “Türk milleti” zindandan çıkardı. İleri tarihlerde bu muhteşem çadır olayı birçok araştırmacının kitaplarına konu olacak ve gelecek nesillere aktarılacaktır...” sayfa,147
152 syf.
Hasan Atilla Uğur 'u tanımayan var mı bilmiyorum ama şöyle söyleyeyim; şanlı Türk Ordusu'nda yıllarca görevde bulunan ve terörle mücadele eden, İmralı'daki bebek katili terörist başı yakalandığında sorgulamasını yapan, sonraki yıllarda ise maalesef Ergenekon/fetö mağduru olarak 6 yıla yakın cezaevinde kalan emekli (J. Alb.) bir Komutanımız..

(Aslan gibi de iki oğlu var, - Oğuzhan Uğur , Tuğrul Uğur- muhtemelen onları da YouTube kanalında görüp izliyorsunuzdur. -Babala TV, Onedio, Mevzular, Pinç-)

Kitaba gelince ; 52 başlık altında bölümlere ayrılmış ve ana hatlarıyla ülkemizin yakın geçmişine, (15 Temmuz, -ve kendisinin de başına gelmiş- Ergenekon, Balyoz gibi) siyasi olaylara, görevleri kapsamında ve mahallinde gerçekleşen birtakım askeri mevzulara, terör olaylarına, (Çanakkale, Kut-ül Ammare gibi) tarihe geçmiş zaferlerimize, ulusal değerlerimize değinilmiş.. Tabi ki Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk 'ten yansımalar da..

İçeriğin meraklısı ve bu tür konulara ilgi duyan biri olarak, yazı dilinin gayet akıcı olduğunu, anlatımın hiç sıkmadan süreklilik sağladığını, bir solukta okunup bitebileceğini söyleyebilirim.

Doğu/Güneydoğu bölgelerindeki terör tehdidine ve bölge halkının yaklaşımına, o dönemlerde gerçekleşen bazı askeri operasyonlara ve görevler sırasında yaşananlara, onuru ile yerine getirdiği askerlik mesleği sonrası (ülkemizdeki bu duruma ışık tutacak açıklamalarla birlikte) fetö yapılanmasının hedefi olmasına dair birçok şeyler anlatılıyor..

Mardin Kızıltepe'de yirmi yılı aşkın devam eden kan davasının tarafları olan iki aşiretin barıştırılmasından tuttun da, 2002 yılında (İsrail) TIPH Uluslararası Gözlemci Karargahı'nda görevli Binbaşı Toytunç'un şehit edildiği olaya, Çanakkale Zaferi'ne Kut-ül Ammare'ye ve vatan şairi/yazarı Namık Kemal'e, görev hayatı boyunca birçok kez suikasta uğramış olmasından, 4 Temmuz 2003'te cereyan eden çuval hadisesine, 15 Temmuz darbe girişimine ve çok öncesinden bu yana devam eden fetö ile mücadele faaliyetlerine, çözüm değil ihanet süreci olarak gördüğümüz döneme ve pkk terörüyle ilgili operasyonlara, kendisinin de mağdur edildiği Ergenekon ve Balyoz kumpaslarından, mahkeme ve cezaevi süreçlerinde yaşadıklarına kadar..

Bir kitaba sığmayacak denli koca bir ömür..

(Ön yargıları bir kenara bırakmanızı umuyorum..)
Bu tür vazifelerin maaş/para karşılığı yapılan işlerden olduğunu sananlar için de; askerliğin çok zor ve bir o kadar da onurlu bir meslek olduğunu, vatanseverlik ve fedakârlık gerektirdiğini de yazıyor.. (Hak veriyorum, hemfikirim çünkü bu durumu yakinen/bizzat biliyorum ve yaşıyorum..) Ordu ve Emniyet mensupları için, milletin desteğinin, güveninin, sevgisinin en büyük ödül derecesinde çok önemli olduğunu da dile getiriyor..

(Kendi adıma, gün içinde kitabı okurken sadece araya giren ufak tefek bahaneler yüzünden kopukluk yaşadığımı ve bu yüzden birkaç gün içinde okumuş olduğumu hariç tutuyorum, yoksa gerçekten bir oturuşta kitabın sonunu getirebilirsiniz, tabi içeriğindeki konulara da ilginiz varsa daha bir merak uyandırarak sürükleyici oluyor.)

Okuduklarım üzerine yer yer öfkelenerek dişimi sıktığım oldu, kimi zaman "yok artık, bu kadarı fazla" diyerek yapılan haksızlıklara şaşırdım, bazı detaylarda tebessüm ettim, bazen de açıklamalarını savunmasını vatanseverliğini görerek gurur duydum. Elbette inceleme yeterli gelmeyebilir, mutlaka alıntılara göz atın! Kendi adıma kitap bana çok şey kattı. Birçok şeyi bilmeniz ve bilinçlenmeniz için de okumanızı tavsiye ederim..

Kendisinin de anlattığı gibi, bu kumpas davaların ne kadar düzmece olduğunu, sahte delillerle ve asılsız trajikomik iddialarla özellikle TSK personeli üzerine gidildiğini ve insanların meslek hayatı ile onuru ile oynandığını, ordumuzun itibarının düşürülerek pasif hâle getirilmeye ve yıpratılmaya çalışıldığını söylememe gerek yoktur ve farkındasınızdır umarım.. (!)

Ergenekon davalarındaki duruşuna/savunmasına dair şu kısacık videoyu ;
https://youtu.be/XQlcaktJ9BU
Ve hakkındaki bir belgeseli de ekleyeyim ;
https://youtu.be/RkNOTa_AQPQ

"Her türlü tehdide karşı dimdik duran bütün vatanseverlere teşekkür ediyorum, şükranlarımı sunuyorum. Onlar olduğu sürece hiçbir güç bu ülkeyi bölemeyecektir. Hiçbir şer odağı Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkamayacaktır. Mustafa Kemal Atatürk sevgisini ve O'nun yolundan gitme kararlılığımızı yok edemeyecektir.." Hasan Atilla Uğur (Sayfa 155)

Ulu Önderimiz gibi o da Türk gençliğine güveniyor ve çözümü Mustafa Kemal Atatürk mantığına sarılmakta buluyor. (Sayfa 156)

Bu vesileyle, yaşadığı tüm zorluklar ve başına gelenler karşısında sağlamlığını ve çizgisini hiç bozmayan, Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk 'ün yolundan sapmayan ve Atatürkçü felsefesinden taviz vermeyen, çocuklarını da bu doğrultuda bu bilinçle yetiştiren, şanlı bayrağımızın gölgesinde onurlu bir hayat süren ve ordumuza sayısız hizmetler vererek emeği geçen saygıdeğer Komutanımızı, -naçizane- takdir ediyor ve önünde selâm duruyorum!
152 syf.
·4 günde·9/10
Hasan Attila Uğur...

Türk ordusunun Jandarma kolunda bulunan önemli askerlerinden biri. Askeriyeye girişi, terörün başlayıp yükselişe geçtiği zamanlara geliyor. Kendisi teröre karşı büyük mücadeler veren ülkesini ve milletini seven iyi bir asker. Öcalan'ın sorgulamasını da bizzat kendisi yapıyor. İlerleyen zamanlarda Fethullah terör örgütünün hedefine girer ve Ergenekon kumpası ile kirletilmek istenir. Ergenekon davasında altı yılı çalınır. Altı yıl kendisi gibi Fethullahçılara karşı gelenlerle birlikte cezaevine mahkum edilir fakat kendisini yıldırmak isteyen bu oluşuma karşı hiçbir zaman taviz vermez. Onurundan ve şerefinden taviz vermektense içeride yatmayı tercih eder. Medyanın kulaklarını tıkayıp onlar aleyhine haberler yayınladığı zamanlarda Fethullah oluşumundan bahsetse de kimse dinlemez. Sonrasında iktidar içindeki büyükler ile Fethullah oluşumundakiler ters düşer ve sonunda 15 Temmuz patlak verir.
Askeri faaliyetleri dışında toplumun gelişmesi için fikirleri olup, çabalayan bir insan. Bazı kesimler tarafından askeriyede olan insanın insani duygularının köreldiği ve onların acımasız insanlar olduğu algısı yaratılmakta.
Hasan Atilla Uğur gibi nice Türk ordusuna hizmet etmiş ve eden askerlerin yazılarını okuduğunuzda veya kendileri ile bir sohbet etme imkanı bulduğunuzda bu asılsız iddianın yalan olduğunu anlıyorsunuz. Onlarda her insana gibi duyguları olan bireyler ve hatta çoğu gördüklerinden ve yaşadıklarından dolayı insanlara karşı daha hassas olabiliyor.

Hasan Atilla Uğur'dan önce İlker Başbuğ, Osman Pamukoğlu, Erdal Sarızeybek gibi Türk ordusunun değerli askerlerinin kitaplarını da okudum. Asker olan kişilerin kitapları diğer yazarlardan daha farklı oluyor. Öncelikle olaylar kurgu değil. Hayatın kendisini yazıyorlar. Acı, umut, sevgi, saygı ve insan ilişkilerini daha net görüyorsunuz. Arada kurgudışı bu tarz kitapları okumak gerektiğini düşünüyorum. Yaşadığınız ülkenin siyasi yapısı ve insan ilişkilerini daha iyi görmüş oluyorsunuz.

Kitabın konusu şu şekilde; Hasan Atilla Uğur'un Askeri yaşantısında yaşadığı önemli olayları, Ergenekon Kumpasını, Fethullah örgütünün yapılanmasını, toplumdaki ayrışmalarının nedenlerini, askeri yaşantının paranın ötesinde olduğunu (Sadece para için yapılamayacak kadar zor olduğunu) anlatan önemli bir kitap. Okunması durumunda size hem askerlik, devlet, toplum gibi konularda bilgi edindirecektir.
152 syf.
·3 günde·10/10
Asıl mesele şahıslar ve söyledikleri gerçeklerden ziyade Mustafa Kemal Atatürk Türkiyesine geri dönebilmektedir. Bunu teşvik eden ve zamanında göz göre göre yapılan algı operasyonlarını bize açıklayan emekli Albayımızdan bir mektup niteliğinde bir kitap.
Okunmasını okutulmasını tavsiye ederim.
152 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Bana göre bütün Türk milletinin okuması ve aslında bize yansıtılan, bize gösterilen ülkenin gerçeklik yerine asıl yetiştirdiği evlatlarının yaşadığı ve onlara yaşatılanları incelemeniz ve öğrenmeniz için harika bir kitap hazırlamış Emekli Albayımız Atilla Uğur. (Abdullah Öcalan'ı sorgulayan ilk Türk Askeri)
152 syf.
·3 günde·10/10
Her Türk vatandaşın okuması gereken bir kitap. Tek diyebileceğim milletim kör olmasın. Okudukça üzülecek, öfkeleneceksiniz. Bazı noktalar olacak "Ya nasıl, nasıl olur bu!?" diye sitem edeceksiniz. Komedi gibi olaylar göreceksiniz ayrıca ama benim çok bir şey dememe gerek yok. Hasan Atilla Uğur sizlere çok güzel anlatmış.
Bence okumanız gerek.
Çünkü, gerçekleri neden okumayasınız?
152 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Büyük bir komutanın anıları, çarpıcı hikayeler, terörün o iğrenç yüzü kitapta bunların hepsini TSK da çok üst düzey görevlerde bulunmuş bir emekli Albayın kaleminden okuyorsunuz. Etkili bir yazı dili var. Okurken askeri bir ciddiyet taşıyan anlatımı yakalıyorsunuz.
152 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10
Belki kısmen bildiğimiz ama çoğunu hayat kargaşasında unuttuğumuz şeyleri anlatıyor yazar. Bu kitabı sevmemin en güzel yanı hem geçmişi hatırlamak hem de sadece kahramanlıkları içermemiş olması. Herkesin okumasını tavsiye ediyorum. Umarım bu kitapların yazılmasına bir gün gerek kalmaz.
152 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Yazarın alıntı yaptığı söz muhtesemdi. " en büyük suç umutsuzluktur" bu söz napolyonunmus. Aynı husuta ulu önderimiz Atatürk'ün söylediği söz : " umutsuz durum yoktur umutsuz insan vardır." yazar bu sözlerden önümüzde ne kadar engel varsa bu engelleri yıkmak için umutta vardır dıyor. Ordumuzun ve ülkemizin nasıl bır çıkmazın ıcınden cıktıgını canlı kanıtıyla sade diliyle anlatmış yazar okumanızı tavsiye ediyorum.
152 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Oldukça geniş bir yelpazeyi asker kesinliği, netliği ile özetleyip zayıf toplum hafızasını hızlandırılmış konsantre kurs niteliğinde tazelemeyi amaçlar gibi bir üsluba sahip. Aynı zamanda tecrübe, nasihat, ibret üçlemesine resmen rövaşata atmış bir eser olup edebi nitelikten şahsımca uzak. Lakin buna karşılık güçlü bir uyarıcı niteliğine ve ciddiyetine şerefli bir Türk subayı kaleminden çıkmış olması hasebiyle bürünmüş diyebilirim.
152 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
TANIMAYANLAR İÇİN TANITAYIM HEMEN HEMEN HERKESİN YOUTUBE'DAN TANIDIĞI OĞUZHAN UĞUR VE TUĞRUL UĞUR'UN BABASI EMEKLİ ALBAY HASAN ATİLLA UĞUR..
.
.
KİTABINDA YAKIN TARİHTE İÇİNDE YAŞADIĞI VE BİRİNCİ DERECEDEN TANIKLIK ETTİĞİ BİR ÇOK OLAYA VE KONUYA DEĞİNMİŞ VE BENCE O KADAR GÜZEL BİR ÜSLUP İLE ANLATMIŞ Kİ HERKESİN OKUMASI GEREK DİYE DÜŞÜNÜYORUM.. Hasan Atilla Uğur Dün Bugün Yarın
"Kimsenin birbirinin inancına, yaşam tarzına karışmadığı, Mustafa Kemal Atatürk 'e sövmediği, camileri tarikat yuvası haline getirmediği zamanlarda ..."
Hasan Atilla Uğur
Sayfa 10 - Destek Yayınları - Önsöz
“Fatih İstanbul kuşatmasında surlar önünde top döktürecek kadar ileri teknolojiye sahip iken Kanuni Sultan Süleyman Anadolu'dan Viyana önlerine kadar öküzlerle top çektirmek zorunda kalmıştır. 1683 yılında da aynısı tekrar edilmiştir. Bu nedenle Osmanlı'nın son dönemlerinde bilimden ve felsefeden uzak kalınmış ve bu durum koca imparatorluğun ekonomik olarak da çöküşünü hazırlamıştır.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dün Bugün Yarın
Alt başlık:
Bu Kırk Yıllık Uykudan Uyanma Vakti Geldi!
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053115779
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
DÜN BUGÜN YARIN hayatını terör örgütleriyle mücadeleye adamış, onlarla hem kora kor dağlarda çarpışmış hem de istihbarat alanında büyük darbeler indirmiş aydın bir Türk subayının, yakın tarihimizin kısa özetini sunduğu hatırat-ı hasbıhalidir. Kimi trajikomik, kimi üzücü, kimi de tebessüm ettiren anekdotlarıyla PKK’dan Hizbullah’a, cemaat kumpaslarından İsrail’e, İmralı’dan Silivri’ye uzanan bir sürecin en yakın tanıklarından ve mağdurlarından Hasan Atilla Uğur’un akıcı ve akılda kalıcı bir üslupla kaleme aldığı bu kitabı okurken, düne ait bilmediklerimiz, bugünle ilgili göremediklerimiz ve yarına yönelik öngöremediklerimiz hakkında çok değerli ve şaşırtıcı bilgilere sahip olacaksınız.

• İsrail görevim sırasında neler yaşadım?
• Askerlik vazifem boyunca kaç suikasta uğradım?
• Apo’yu sorgularken hangi ipuçlarına ulaştım?
• PKK-FETÖ işbirliğini nasıl deşifre ettim?
• Hangi röportajda FETÖ kalkışmasını önceden haber verdim?
• Antalya dağlarında terörist avında neler yaşadım?
• İstihbarat Daire Başkanı iken nelere şahit oldum?
• Hizbullah teröristlerini serbest bırakmamı hangi yetkili istedi?
• Çuval operasyonuna misilleme yapmamı kim engelledi?
• Ergenekon sürecinde mahkemeler ve cezaevlerinde neler yaşadık?

Kitabı okuyanlar 250 okur

  • Mehmet Akif Cesur
  • Ali Doğan
  • Kadriye Şengil
  • Fatih Yeşil
  • Emin BURAK ÖNCEL
  • Yankı
  • Kubilay Boz
  • Jeanne
  • Simurg
  • Ayşenur

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%43.2 (48)
9
%26.1 (29)
8
%17.1 (19)
7
%9.9 (11)
6
%2.7 (3)
5
%0.9 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0