4 Cilt Takım

Durgun Don

Mihail Şolohov
Tahmini Okuma Süresi:
48 sa. 3 dk.
Sayfa Sayısı:
1696
Basım Tarihi:
Şubat 2018
İlk Yayın Tarihi:
Ekim 2017
Yayınevi:
Yordam Kitap
Orijinal Adı:
Tihiy Don
ISBN:
9786051722450
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·1696 syf.··
Beğendi
·
2022 57. kitabı
1965 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Rus yazar Mihail Şolohov'un en önemli eseri. Yazar bu eseri 14 yılda yazmış. Tamamen kendi yaşadığı dönemi ve kendi insanlarını anlatır bu 1700 sayfalık eserde. Don Kazaklarının yaşadığı en zor yılları anlatır bu dört ciltlik kitapta. Yirminci asrın ilk çeyreğinde yaşanmış en korkunç yılları anlatır bize. Yazar bizi bu muhteşem seri kitapta Rusya'daki Don nehri kıyısında yaşayan Kazakların 1910-1920 yılları arasındaki dünyasına götürüyor. Kendisinin de içinde bulunduğu veya çevresinden işittiği veya gözlemlediği olayları tamamen tarafsız bir şekilde kurgulayarak bize anlatıyor. Bütün bunları da yine Don kıyısındaki Tatarski köyünde yaşayan Melehov ailesi ve çevresindekiler üzerinden kurgulayıp bize aktarıyor. Birinci kitapta yazar ağırlıklı olarak bize Don Kazaklarının günlük yaşamlarını anlatırken Birinci Dünya Savaşının başlamasıyla meydana gelen olaylara dikkat çekiyor. İkinci kitapta Birinci Dünya Savaşı yıllarını ağırlıklı olarak bize anlatıyor. Bu kitapta hem cephede yaşananlara hem de cephe gerisindeki hayata tanık oluyoruz. Don kıyısındaki henüz savaş görmemiş yerleşim yerlerinde kalan ailelerin yaşadıklarını okuyoruz. Üçüncü kitapta artık Ekim Devrimi başlamıştır. Ve biz de Ekim devrimi ile birlikte yaşanan iç savaşta kendimizi buluyoruz. Dördüncü kitapta ise devam eden iç savaş süresince el değiştiren yerleşim yerlerinde yaşananlara tanık oluyoruz. Yazar bize birinci ve ikinci kitaplarda, barış zamanını da savaş zamanını da gösteriyor. Ve sanki bunlar nedir ki diyor. Siz birde İç Savaş zamanını görün. Ve arkasından üçüncü ve dördüncü kitaplar geliyor. Dayanabilirse yüreğiniz buyurun okuyun. Savaş başka şey, iç savaş tamamen başka, tamamen korkunç bir şey. Savaşta bazı insani kurallar vardır, savaşan ülkeler
Edebiyat
Durgun DonMihail Şolohov · Yordam Kitap · 2018255 okunma
10/10
·1696 syf.··
Beğendi
·
2021 83. kitabı
Etkileyici ve uzun soluklu bir Şolohov yolculuğunun ardından bu esere inceleme eklememek olmazdı benim için. Her satırda birbirinden farklı merhalelerden geçtikten sonra hislerimi, fikirlerimi ifade etmeye nereden başlasam inanın bilemiyorum. Sanki savaştan çıkan, bütün o dramları yaşayan benmişim gibi hissediyorum ki bu da bana kalırsa kitabın en büyük başarısı. Şolohov'un bu eseri yazmasının temel sebebi olarak 1.Dünya Savaşı sırasında General Kornilov ile tanışması gösterilir. Kornilov'un 1917 yılında yaptığı başarısız bir darbe girişimi vardır. Buna kitapta da rastlayacaksınız. İşin ilginç yanı Şolohov bu eseri 23 yaşında yazmaya başlamış ve esere tamı tamına 14 yılını vermiş. Böylesine kıymetli bir ürünü bu yaşta verecek kapasitede olması dikkate değer ki kendisi zaten edebiyat camiasında Tolstoy'un yeni asır varisi olarak görülüyor. Hatta kitap içerisinde de Tolstoy'un Savaş ve Barış isimli eserine atıf yapmaktadır. Eser toplamda dört ciltten oluşuyor fakat eski baskılarında fazladan bir ya da iki cilt daha olduğunu duydum. Bunlar dört cilde ek olarak bir devam kitabı mı yoksa eserin daha geniş hali mi onu henüz bilmiyorum ama öğreneceğim. İlk ciltte Don bölgesindeki Kazakların yaşam tarzı, gelenekleri, inançları, karakterlerin tahlilleri ağırlıklı olarak yer almaktadır. Çok sakin ve doğayla iç içe bir yaşam tarzıyla yapılan girişin ardından devrim düşüncesinin filizlenmeye başladığı görülür. İkinci cilde geçildiğinde ise artık savaş yüzünü göstermiştir. I.Dünya Savaşı, Ekim Devrimi gibi pek çok olay sahnededir artık. Üçüncü ve dördüncü ciltlerde ise artık savaşa isyan eden Don Kazaklarının ayaklanmaları, karışıklıklar, Avrupa ülkelerinin boy göstermesi gibi unsurlar yer alır. Son eseri de bitirdiğinizde Kazaklara ait bir destan okuduğunuzu görürsünüz. Benim
Durgun DonMihail Şolohov · Yordam Kitap · 2018255 okunma
9/10
·1696 syf.··
2023 17. kitabı
·
47 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2023 01:23
Seriyi okumak kimi zaman zorlasada kazakların yaşamı, iç savaş sırasında yaşananlar, uzun ve çetin çatışmalardan sağ çıkanların eve dönüşleri çiftliklerini yeniden kurmanın hayalleri ve yaşama tutunanların hikayeleri hepsini bir çırpıda okumak istiyorsunuz ama size bunu rahat rahat da yaptırmıyor. Hafızanıza kazınacak bir çöm hikayeyi bütünüylede savaşın kan donduran hallerini yazar çok iyi işlemiş. Okunası..
Edebiyat
Durgun DonMihail Şolohov · Yordam Kitap · 2018255 okunma
10/10
·1696 syf.··
Beğendi
·
2021 145. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2021 22:25
Olağanüstü bir edebî şölen, epik bir destan. Ne söylesem ne yazsam az kalır bu kitabı anlatmak için. Şiirsel bir dili ve masalsı bir üslûbu var. 1. Dünya savaşı öncesinde Don Nehri etrafında başlayan şölen yine iç savaş sonrası aynı yerde noktalandı. Dönem romanı ve aynı zamanda da savaş romanı okumak isteyenler için mükemmel seçim olur. Don Kazakları ve Melehov ailesi kitabın merkezinde. Arka pencerede Don Kazaklarının kültürleri ve yaşayışları da her yönüyle anlatılmış. Tarihsel gerçekliğe bağlı kalarak akıyor kitap. Herkese tavsiye ederim.
Durgun DonMihail Şolohov · Yordam Kitap · 2018255 okunma
Puan vermedi
Merhabalar, 4 ciltlik bu efsane kitabı nihayet bitirmiş bulunmaktayım. Durgun Don, Don bölgesi Kazaklarının destanı olarak da biliniyor. Eserde 10 yıllık bir süreçte Birinci Dünya Savaşı, Ekim devrimi ve ardından patlak veren iç savaşın bölgede yaşayan Kazakların yaşamlarına olan yansımasını, onların kaderlerini nasıl değiştirdiğini başkahramanımız Gregor ve ailesi ekseninde okuyoruz. Birinci ciltte romandaki karakterlerin kişilik özellikleri ve Çar döneminde Kazakların günlük yaşamları, kültürleri, geçim kaynakları vs. ele alınarak kitap için adeta bir altyapı oluşturulmuş. Cildin sonlarına doğru Birinci Dünya Savaşının başlamasını da okuyoruz. Ekim devrimi ve rejim değişikliğinin anlatıldığı ikinci cilt, çok fazla karakterin birden esere dahil olması sebebi ile beni biraz yordu açıkçası. Okurken karakter listesi çıkarmanızı tavsiye ederim. Üçüncü ve dördüncü ciltlerin ise hem daha akıcı olduğunu hem de çok fazla etkileyici sahne barındırdığını söyleyebilirim. Üçüncü ciltte, iç savaşın dünya savaşından da yıkıcı olduğunu, akrabaları, kardeşleri, yakın arkadaşları nasıl birbirine düşman hale getirdiğini çok başarılı bir şekilde gözler önüne sermiş Şolohov. Savaşta aynı cephede yer alanların, iç savaşta gözlerini bile kırpmadan birbirlerini öldürmelerine içiniz acıyarak şahit oluyorsunuz. Dördüncü ciltte ise iç savaşın da yavaş yavaş son bulmasını ve cephedekilerin evlerine dönüşünü, bununla birlikte bir daha asla eski yaşamlarına dönememelerini okuyoruz ve dört cilt sonunda ise barış içinde yaşamanın ne kadar önemli ve değerli olduğu bir kez daha hatırlıyoruz. Durdun Don kitapsever herkesin kitaplığında mutlaka bulunması gereken çok önemli bir seri. Yaşar Kemal’in kalemini etkileyen, Tolstoy’un övgülerine mazhar olan bir eser. Çok severek okudum. Bu seriyi okuduktan
Durgun DonMihail Şolohov · Yordam Kitap · 2018255 okunma
Kitap Değil Film, Film Değil Canlı Bir Tablo.
10/10
·1696 syf.··
2022 44. kitabı
Mihail Şolohov'un 4 ciltten oluşun bu eserini cilt cilt değil de bir bütün olarak anlatmak daha uygun olacağını düşündüğümden direkt konuya geçmek istiyorum. İlk cilt , Don Nehri etrafında yaşamlarını sürdüren kazak köylülerinin yaşam tarzlarını, köy yaşamını, insan ilişkilerini, aşk maceralarını anlatarak okuyucuya kazak halkını canlı tablolar halinde anlatıp okuyucuya kazak halkını iyice benimsettikten sonra yavaş yavaş 1. dünya savaşının ayak seslerini bizlere duyuruyor. İkinci ciltte de 1. dünya savaşı başlangıcı, Çarlık yönetimin yıkılmasına sebep olan Şubat ve Ekim devrimleriyle birlikte savaşın insan psikoloji üzerinde bıraktığı etkiyi anlatıyor. Üçüncü ciltte Bolşevik devriminden sonraki kazakların bağımsız bir Don'un hayaline kapılarak yaşamış oldukları iç savaşı anlatıyor ve bu savaş sonrası barışa açlık duyan kazakların özlemini dile getiriyor. Dördüncü ciltte ise iç savaşın sona ermesiyle birlikte evlerine dönen kazakların hem savaşta hem de eve dönüşte yaşadıkları zorlukları anlatıyor. Kitap içeriğini en kısa olarak bu şekilde özetleyebilirim. Ben kitabın konusunu detaylı atlatmaktan taraftar değilim. Bende bıraktığı duyguyu, etkiyi anlatmaktan yanayım zira içerikle ilgili arka kapakta da bilgiler var zaten ve bu bizi alakadar etmiyor bizi, kitabın bizim zihin dehlizlerimizde bıraktığı aydınlık izler alakadar ediyor. Gelin onlara geçelim. Eserin ana karakterleri Gregor, Aksinya ve Gregor'un babası Melehov gibi duruyor ama bunlar değil ana karakter , ana karakter Don nehri zira mutluluk, sevinç, aşk, acı, keder, savaş, yaşam ve ölüme tanıklık ediyor. Ah şu Don nehrinin dili olsa da dile gelse demiyoruz çünkü yazarımız Şoholov tek kelimeyle mükemmel bir tasvir yeteneğiyle okuyucuya Don nehri gözünden tüm yaşanmışlıkları iliklerimize kadar
Edebiyat
Durgun DonMihail Şolohov · Yordam Kitap · 2018255 okunma
10/10
·1696 syf.··
2021 5. kitabı
Epik Edebiyatın baş yapıtı. solohov ' un gerçekçi ve sürùkleyici bir eseri. Sovyetlerin Devrim dönemi en üstün edebiyatçīlarından birisidir. Ama çok tarafsız ve savaşın her iki cepesinden bakabilmiştir. Edebî olarak da rus ekolünün iç ve dış betimlemelerini çok iyi yapabilmesi sayesinde kendinizi roman kahramanlarıyla dostluk kurabilir halde bulabilirsiniz. Bu eser bir Sovyet eseri olmasına rağmen Soğuk savaşın yoğun yaşandığı o günlerde Kapitalist bir ödül olan Nobel Edebiyat ödülünü alabilmiş tır üstün Edebiyatı sayesinde. Valla bitene kadar tuvalete bile gidemedim.
Edebiyat
Durgun DonMihail Şolohov · Yordam Kitap · 2018255 okunma
9/10
·1696 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
·
71 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2021 20:51
Sovyet edebiyatının ve toplumcu gerçekçi romanın en büyük isimlerinden birisinin Mihail Aleksandroviç Şolohov olduğunu öğrenmiş, bu seriyi okumaya can atmıştım.Yazar neredeyse bütün eserlerinde Don Irmağını konu almış. Bunun nedeni ise orada o topraklarda doğması.Kitaptaki tasvirlerin bu kadar içten, samimi ve net olması bu yüzden olmalı.Yasar Kemal ve romanları gibi. ... Kitaba başlamadan evvel kazaklar hakkında araştırma yaptım.Çunkü kazakların Türk olduğu yaygın bir bilgiydi.Öyle değilmiş.Kitaptaki Kazakların , bugünkü Kazakistan'da yaşayan ve Türkî kökenli olan Kazaklar'la hiç bir ilişkisi yok.Slav kökenli ve ortadoks don kazakları.Acımasız ve korkunç savaşçılar.Yazar da kitabında sıkça bahsetmiş zaten. ... Durgun Don serisi 4 kitaptan oluşmasına rağmen su gibi aktı.Savaş ve cepheleri anlatan bölümler zor olacak galiba derken bu bölümler bile o kadar güzel okundu ki tarafımdan.İyi kitap böyle oluyor dedim. Kitap bir şaheser. ... Bakın ne anlattı bana; ... 1. Dünya savası sürerken ülkelerindeki 1917 Ekim devrimi ile ardından Bolşevik devrimini yaşayan ve bu arada da sürdürmeye çalıştıkları geleneksel köy hayatının arasında sıkışıp kalan Don Kazakları. Rus Çarı' na, dine, gelenek ve göreneklerine çok bağlı olan bu topluluğu bize  Gregor Melekhov ve ailesi ile tanıtıyor. ... Yazar;Topraklarında üst üste meydana gelen savaş ve devrimlerin pek çok insanın hayatına, geçmişine, geleceğine, sevdiklerine mal olduğunu görmüş ve bunları romanında taraf tutmadan şiirsel bir hüzünle ortaya koymuş. ... Don kazakları yapılan her savaş ve devrimde tarumar olmuşlar.Her cephede boy göstermişler;Grişa gibi.Bir Beyaz Ruslar bir Bolşevik kızıllardan yana olmuşlar. Ne için savaştıklarını bilmeden, neyin uğruna öldüklerini idrak edememişler. Aslında amaçları sadece topraklarını korumak,
Durgun DonMihail Şolohov · Yordam Kitap · 2018255 okunma
Puan vermedi
Beğenerek okuduğum bir seri oldu Durgun Don. Başta insanın gözünde büyüsede akıcılığı ve olay örgüsünün devamlılığı merakla okumamı sağladı. Seri ilk kitabıyla kazakların kültürü, yaşantısı ve günlük yaşamda birbirleriyle ilişkileri hakkında genel bilgi vererek kahramanımız Gregor'u ve aile yapısını tanımamızı sağlıyor. İkinci kitapta ise birinci dünya savaşı ve sonrasında gelen ekim devrimini anlatırken, üçüncü ve dördüncü kitapta ise kazakların süre gelen süreçte gerçekleşen olayların sonuçlarından kaynaklı isyanlarını anlatıyor. Kahramanımız hem bu olayların bir parçası hemde kendi iç hesaplaşmalarının bir kurbanı. Keyifle okunabilecek bir seri, umarım sizlerde keyifle okursunuz :)
Edebiyat
Durgun DonMihail Şolohov · Yordam Kitap · 2018255 okunma
Durgun Akardı Don
10/10
·1696 syf.··
Beğendi
·
2020 69. kitabı
Mihail Şolohov'un destansı dört ciltlik "Durgun Don" serisini nihayet bitirdim. Neredeyse 7 yıldır okumak için hep aklımın bir köşesindeydi. ☆☆☆ Ilk ciltte Don Kazakları'nın geleneklere bağlı yaşamları anı yaşatırcasına anlatılırken, bir yandan da I. Dünya savaşının ölüm kokan nefesi hissedilir. Ikinci cilt, Şubat ve Ekim devrimleri ile Çarlık Rusya'sının çöküşünün hikayesidir. Üçüncü ciltte ise Ekim Devrimi sonrası Bolşevikler iktidara gelir ve iç savaş baş gösterir. Don Kazakları ise Bolşeviklerin yenilgisi halinde bağımsızlığını elde edebileceğini düşünerek savaşın cephesini genişletir. Dördüncü ve son ciltte ise Bolşevikler ile Don Kazakları arasındaki iç savaş sona erer. 7 yıllık savaş sonrası sağ çıkanların eve dönüş hikayesi hafızalara kazılacak şekilde anlatılır. ☆☆☆ Mihail Şolohov bu destansı eserin ilk cildini yazdığında 23 yaşındaydı. Ve 12 yılın sonunda 1940 yılında dördüncü cilti tamamladı. Kendisi de bir Don Kazağı olan Şolohov aslında kendi halkının hikayesini anlatmıştır bu eserde. 1965 yılında ise Nobel Edebiyat ödülünü almıştır.
Edebiyat
Durgun DonMihail Şolohov · Yordam Kitap · 2018255 okunma

Yazar Hakkında

Mihail ŞolohovYazar · 24 kitap
Mihail Aleksandroviç Şolohov, 1905'te Don Bölgesi'nde, Viyesenskaya'nın Krujilino köyünde Rusya’da doğar. Annesi bu köyden bir Kazaktır. Babası Orta Rusya'nın Riyazan Bölgesi'nden Don kıyılarına yerleşmiş biridir. Sholohov lisedeyken; I. Dünya Savaşı başlar, bunu 1917 Ekim Devrimi ve iç savaş takip eder. 16 yaşındayken, devrimcilerin yanında savaşa katılır. İç savaş sona erdiğinde, bir süre; hamallık, taşçılık, ilkokul öğretmenliği ve gazetecilik yapar. Yazmaya 17 yaşında başlar. İlk hikâyesi Doğum Lekesi’ni 19 yaşında yazar. 1922 yılında Moskova’ya gider ve gazetecilik yapar. Test adlı makalesi yayımlanır. Fakat geçimi için gazetecilik yeterli değildir. Bu dönemde taş işçisi, rıhtım işçisi ve muhasebeci olarak da çalışır. 1924’de Veşenskaya’ya geri döner ve kendini tamamen yazmaya verir. Aynı yıl Mariya Petrovna Gromoslavskaya ile evlenir. Bu evlilikten iki kız, iki de erkek çocukları olur. İlk kitabı, 1. Dünya Savaşı ve İç Savaş yıllarındaki Kazakları anlatan Don Hikayeleri, 1926 yılında basılır. Aynı yıl Ve Durgun Akardı Don -Durgun Don diye de bilinir.- adlı romanını yazmaya başlar. Bu romanı yazması 14 yılını alır ve Stalin nişanı ile ödüllendirilir. Bu roman Sovyetler’de zamanın en çok okunan yapıtlarından biri olur ve 1965’de Nobel Edebiyat Ödülü alır. Bitirmesi 28 yılını aldığı Uyandırılmış Toprak adlı romanı ile de 1954 yılında Lenin Nişanı’na layık görülür. Bu roman Yarınların Tohumu (1932) ve Don’da Hasat (1960) olmak üzere 2 kısımdan oluşmaktadır. Bu romanda da kollektivizmin uygulandığı yıllardaki günlük hayatı yansıtır. 1957’de yazdığı kısa hikâyesi İnsanın Kaderi (Sudba çeloveka) film olarak da çekilir.Vatan için dövüştüler‎ isimli eseri bitirilememiştir. II. Dünya Savaşı boyunca Gerçekler (Pravda) Gazetesinde savaş hakkında yazılar yazmıştır. 1956-1960 yılları arasında toplu eserleri sekiz kitap olarak yayımlanır. Şolohov, Aleksandr Solzhenitsin tarafından Ve Durgun Akardı Don adlı romanında çalıntı yapmakla suçlanmıştır. Delil olarak da eserle yazarın diğer yapıtları arasındaki kalite farkını göstermiştir. Şolohov kendini romanın taslaklarını göstererek ispatlayabilirdi. Ancak tüm taslakların II. Dünya Savaşı sırasında Almanlar tarafından yok edildiğini belirtti. 1984 yılında monograf Geir Kjetsa bilgisayar yardımıyla romanda yapılan incelemelerin sonucunda Ve Durgun Akardı Don adlı romanın Şolohov’un eseri gibi göründüğünü söyledi. Daha sonra da 1987’de de romanla ilgili yazara ait binlerce not, taslak bulundu. Şolohov 21 Şubat 1984’de, Rostov ilinde hayata gözlerini yumar. Mezarı Don nehri kıyısındaki Veşki köyündedir.. Şolohov 1932’de SSCB Komünist Partisi'ne, 1939’da SSCB Bilimler Akademisi’ne üye oldu ve yine 1939 yılında da Seçkin Sovyet unvanı aldı. 1959’da Sovyet Başkanı Nikita Kuruşkev’e Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri gezisi sırasında eşlik etti. 1961’de SSCB Komünist Partisi Merkez Komitesi'ne seçildi. İki kere Sosyalist Kahramanlık Madalyası ile ödüllendirildi. Sovyet Yazarlar Birliği'nin yardımcı başkanlığını yaptı. Eserleri Ve Durgun Akardı Don - Durgun Don Uyandırılmış Toprak Don Kıyısında Hasat Don Öyküleri Vatan İçin Döğüştüler Mavi Bozkır İnsanın Kaderi