Düşten Güzel

Cahit Sıtkı Tarancı
Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 45 dk.
Sayfa Sayısı:
62
Basım Tarihi:
1962
Yayınevi:
Ekin Basımevi
ISBN:
-
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·62 syf.··
2025 31. kitabı
Şiirler çok yalındı alengirli kelime oyunları yoktu. Genel atmosfer dert yanma üzerine olsa da umut vadeden şiirler de vardı. Aşk, memleket ve işçi temaları başta olmak üzere konular çeşitliydi.
Edebiyat
Düşten GüzelCahit Sıtkı Tarancı · Ekin Basımevi · 1962307 okunma
3/10
·62 syf.·
2022 230. kitabı
Düşten Güzel Cahit Sıtkı Tarancı Cahit Sıtkı Tarancı 'nın okuduğum ikinci kitabı oldu. Bu kitap daha önce okuduğum Otuz Beş Yaş kitabından daha çok bana hitap etti. Kitap 60 sayfa, içerisinde her konudan şiirler bulunan ince bir kitap. Ortalama 45 dakika /1 saat içerisinde bitirilebilecek bir şiir kitabı idi. Şiir sevenlerin ilgisini çekebilir bir kitap... Kısa bir vakit ayırıp kitap okumak isteyenler için de ideal bir kitap olabilir...
Şiir
Düşten GüzelCahit Sıtkı Tarancı · Ekin Basımevi · 1962307 okunma
-Düşten Güzel-
Puan vermedi·62 syf.··
2023 16. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2023 01:11
Pdf olarak okuduğum bir şiir kitabıydı. Genel olarak dili sade anlatımı anlaşılırdı. Şiirleri benim hoşuma gitti. Özellikle vatan, millet, bayrak ile ilgili olanlar insanın yüreğine dokunan türden. Bu şekilde benim yorumum. Okumak isteyenler umarım beğenir.
1000k
Düşten GüzelCahit Sıtkı Tarancı · Ekin Basımevi · 1962307 okunma
Düşten Güzel Bir Şairi Anlatan Düşten Güzel Şiirler
10/10
·62 syf.··
2023 10. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2023 21:44
Bu kitap için bir inceleme değil, övgü topluluğu yazıyorum. "Yaa dünyadan ne kadar naif bir şair geçmiş" dedim az önce kendi kendime. Şiirleri, üslubu o kadar narin ve içe dokunan şekilde ki etkilenmemek imkansız. Sanki sevdiğim bir beste kemanda çalınıyor gibiydi şiirleri okurken. Cahit Sıtkı neden bu kadar gönle hitap ediyor bilemiyorum ancak benim sıkıntı dolu kalbimi yumuşattı, rahatlattı. 64 sayfa fazlaca az geldi. Bi' 500 sayfalık şiir derlemesi olsa belki doyabilirdim şiirlerine. Çokça sevdim. Normalde her şairin şiirlerini okuyamam ancak böyle hafif ve narin şairler bana hitap edince kolayca okuyabiliyorum. Çok çok minnoş şiirlerdi. Bolca tavsiye ederim.
Düşten GüzelCahit Sıtkı Tarancı · Ekin Basımevi · 1962307 okunma
Düşten Güzel
Puan vermedi·62 syf.··
2019 31. kitabı
İlktir baharın gönlümce geldiği İlktir hem sarhoş hem ayık olduğum Bir gerçek içindeyim düşten güzel Sevdiğim gülüyor yanıbaşımda Aşkından talihimin düzeldiği Sen gökte ararken yerde bulduğum Bir sende gördüm ince ruh ince bel Sende murada erdim kırk yaşımda Cahit Sıtkı Tarancı' nın kitabına adını verdiği şiiri. İlk baskı ve kardeşimin hediyesi olması sebebiyle çok değerli bir kitap.
Şiir
Düşten GüzelCahit Sıtkı Tarancı · Ekin Basımevi · 1962307 okunma
Puan vermedi·62 syf.··
2022 36. kitabı
Cahit Sıtkı'nın tarzı bana göre değil. Yine de okunmamış şiir kitabı kalmasın istiyorum. Sade, kolay bir dil. Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin önde gelen isimlerinden olduğu şiirlerinden anlaşılıyor. Konu ve biçim itibariyle. Toplumsal konulu şiirlerinden çok ruhsal dünyasını yansıttıkları aklımda kalmış. Ölümden korkan şair derdi edebiyat hocamız. Doğum tarihimiz aynı olduğu için ayrı bir sempati duyuyorum. Sevdiğim şairler arasında olduğunu söyleyemeyeceğim buna rağmen. Bu kitap da ortalamadan düşük kalmış bence. Mutlaka okunsun denilemez.
Şiir
Düşten GüzelCahit Sıtkı Tarancı · Ekin Basımevi · 1962307 okunma
Puan vermedi·62 syf.··
2019 338. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2019 00:00
Şairin ortalama otuz şiirinden oluşuyor. Kitaba adını veren şiirinin yanında Atatürk, Mehmetçik, Hacıbayram Camii, İstiklal Marşı’nı Dinlerken gibi şiirleri de var.
Edebiyat
Düşten GüzelCahit Sıtkı Tarancı · Ekin Basımevi · 1962307 okunma

Yazar Hakkında

Cahit Sıtkı TarancıYazar · 15 kitap
Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin en önemli şairlerinden birisidir. En ünlü şiirleri "Yaş Otuz Beş" ve "Memleket İsterim"'dir. 4 Ekim 1910’da Diyarbakır’da dünyaya geldi. Babası, Diyarbakır'da ticaret ve ziraatle uğraşan köklü Pirinçcizadeler ailesinden  Bekir Sıtkı Bey; annesi, babasının amca kızı Arife Hanım'dır.  Ailesi, ona dedesinin ismi olan “Hüseyin Cahit” adını verdi. Akrabaları 1934'te Soyadı Kanunu ile “Pirinççioğlu” soyadını aldığı halde aynı yıl pirinç ekiminden çok zarara uğrayan babası Bekir Sıtkı Bey, bu duruma kızarak “çiftçi” anlamına gelen “Tarancı” soyadını almıştır.  Diyarbakır'da başladığı ilk eğitimin ardından aile geleneğinden ötürü orta öğrenim için Kadıköy Fransız Saint Joseph Lisesi'ne gönderildi. Lise öğrenimi için 1927 yılında Galatasaray Lisesi'ne geçti. Fransızcayı çok iyi öğrenerek Baudelaire, Rimbaud, Mallarme'yi özümsedi. Şiir yazmaya lise yıllarında başladı. İlk şiirleri Galatasaray Lisesi’nin “Akademi” isimli dergisinde ve Servet-i Fünun dergisinde yayımlandı. Ömürboyu yakın dost olacak Ziya Osman ile 1928-1929 yılında okulda tanıştı. 1931’de girdiği Mülkiye Mektebi'nden ikinci senenin sonunda atılınca Yüksek Ticaret Okulu'na girdi ancak memuriyet sınavını kazanıp Sümerbank’ta çalışmaya başladıktan sonra bu okuldan da ayrılmak zorunda kaldı. “Ömrümde Sükût” adlı ilk şiir kitabı henüz Mülkiye Mektebi’nde iken yayımlandı. Çalıştığı pozisyonun Zonguldak, Karabük’e atanması üzerine Sümerbank’ta başladığı memuriyetten ayrıldı; çalışma hayatını öykülerini yayımlamakta olduğu Cumhuriyet gazetesinde sürdürdü. Cumhuriyet Gazetesi sahipleri Nadir Nadi ile Doğan Nadi'nin desteği ile Üniversite yüksek öğrenimini tamamlamak üzere Paris'e gitti. 1938-1940 yılları arasında Sciences Politiques'e devam etti. Paris'te iken Paris Radyosu'nda Türkçe yayınlar spikerliği yaptı; bir yandan da gazeteye öyküler göndermeye devam etti. Paris’teki öğrenciliği sırasında Oktay Rıfat ile tanıştı. İkinci Dünya Savaşı sırasında Alman uçakları 1940 yılında Paris’i bombalamaya başlayınca öğrenimini tamamlayamadı; bisiklet ile kaçarak Lyon ve Cenevre yoluyla Türkiye'ye geri döndü. 12 Mart 1941'de askerliğini yapmak için hazırlık kıtasına katılmış, nisan ayı sonlarına doğru Ankara Yedek Subay Okulu'nda altı aylık döneminin ardından 10 Kasım 1941'de piyade asteğmeni olarak Burhaniye II. Tabur 5. Kıta Bölük Komutanlığı emrinde kıta hizmetine başlamıştır. Ünlü “Haydi Abbas” şiiri, askerlik döneminin bir ürünüdür. O yıllarda ailesi artık İstanbul’a yerleşmişti; bir süre babasının Eminönü’deki ticarethanesinde çalıştı ancak içki sorunları yüzünden babası ile arası açılınca Ankara’ya gitti. Sırasıyla Anadolu Ajansı'nda, Toprak Mahsulleri Ofisi'nde ve Çalışma Bakanlığı'nda tercüman olarak çalıştı. “Otuz Beş Yaş” şiiri ile 1946'da CHP Şiir Ödülü'nde birincilik aldı ve yurt çapında tanınan bir şair oldu. Çalışma Bakanlığı'ndaki görevi sırasında tanıştığı Cavidan Tınaz ile 4 Temmuz 1951’de evlendi. Evlendikten sonra yazdığı şiirlerini “Düşten Güzel” adlı kitapta topladı. 1953 yılında geçirdiği bir krizden sonra felç oldu. Yatağa bağlı ve yarı bilinçli durumda olan şair; İstanbul ve Ankara’da çeşitli hastanelerde tedavi gördü; bir yıl kadar Diyarbakır’daki baba evinde bakıldı. Dönemin bakanı Samet Ağaoğlu'nun yardımıyla 6 Eylül 1956'da kardeşi Halit Tarancı refakatinde Viyana'da gönderilmiştir. Zatülcenp hastalığına yakalanarak 12 Ekim 1956’da Viyana'da vefat etti Cenazesi Ankara’da Cebeci Asri Mezarlığı’na defnedildi. Arkadaşı Ziya Osman’a yazdığı mektuplar 1957’de “Ziya'ya Mektuplar” adıyla yayımlandı. Kitaplarına almadığı şiirlerle şiir çevirileri ve kendisi için yazılanlar “Sonrası” adlı kitapta toplanarak 1957’de yayımlandı. Ailesinin Diyarbakır’daki evi 1973 yılında "Cahit Sıtkı Müze Evi" olarak ziyarete açıldı. Öyküleri, “Cahit Sıtkı Tarancı Hikâyeciliği ve Hikâyeleri" adıyla Selahattin Önerli tarfından 1976'da kitaplaştı. Şairi anlatan kapsamlı bir araştırma, Prof. Dr. Ramazan Korkmaz tarafından 2002 yılında "İkaros’un Yeni Yüzü – Cahit Sıtkı" adıyla yayımlanmıştır. Edebi yaşamı Şiir yazmaya lise yıllarında başlayan Cahit Sıtkı’nın Fransız okullarında okumuş olmasının etkisiyle ilk şiirlerinde Fransız şairlerin üsluplarıyla benzerlikler görüldü. Kimileri 'Muhit' ve 'Servet-i Fünun/Uyanış' dergilerinde yayımlanan ilk şiirlerini 1933 yılında yayımlanan Ömrümde Sükut adlı kitapta topladı. Otuz Beş Yaş şiirinin, 1946’da, Cumhuriyet Halk Partisi’nin düzenlediği, yarışmada birincilik kazanmasıyla ününü pekiştirdi ve Cumhuriyet Dönemi’nin önemli şairleri arasına girdi. Sanat için sanat ilkesine bağlı kaldı. Ona göre şiir, kelimelerle güzel şekiller kurma sanatıdır. Vezin ve kafiyeden kopmamış; ama ölçülü veya serbest, her türlü şiirin güzel olabileceği inancını taşımıştır. Açık ve sade bir üslubu vardır. Çoğu gerçeğe bağlı olan mecazları, derin, karışık ve şaşırtıcı değildir. Uzak çağrışımlara ve hayal oyunlarına pek itibar etmemiştir. Zaman zaman bazı imaj ve sembollere başvurmuştur. Şiirlerinde en çok yaşama sevinci ve ölüm temalarına yer vermiş, nedense hep ölümün üstüne gitmiştir. Ayrıca yitik aşklar, mutlu sevdalar, yalnızlık, yaşadığı bohem hayatın buruklukları, çocukluk özlemi de şiirlerine konu olmuştur.