Modern Klasikler Dizisi - 261

Duvargeçen

Marcel Aymé
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 26 dk.
Sayfa Sayısı:
192
Basım Tarihi:
Şubat 2026
İlk Yayın Tarihi:
1941
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Orijinal Adı:
Le Passe-muraille
Orijinal Dil:
Fransızca
Orijinal Ülke:
Fransa
ISBN:
9786253843007
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·192 syf.··
2026 28. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 19:23
Duvarlar bazen taş ve tuğladan değil, alışkanlıklardan yapılır. Duvargeçen, fantastik bir yetenek hikâyesi gibi başlar; fakat Marcel Aymé’nin asıl ilgilendiği şey mucize değil, insanın sıradan hayatına sıkışmışlığıdır. Romanın merkezindeki adamın duvarlardan geçebilmesi, büyük bir özgürlük sembolü gibi görünür. İlk bakışta bu güç, hayatın sınırlarını aşmanın, kuralları alt etmenin ve görünmez engelleri yok etmenin anahtarıdır. Ancak Aymé bu fikri kahramanca bir maceraya dönüştürmez. Tam tersine, bu olağanüstü yeteneği gündelik hayatın küçük hesaplarının içine yerleştirir. Buradaki ironinin gücü tam da buradadır: İnsan bazen mucizevi bir güce sahip olsa bile, onu büyük bir anlam için değil, çoğu zaman küçük tatminler için kullanır. Aymé, insanın hayal ettiği özgürlüğün bile kısa sürede alışkanlığa ve sıradanlığa dönüşebileceğini gösterir. Duvargeçen’de fantastik unsur bir kaçış yolu değil, bir ayna görevi görür. Okur, kahramanın yeteneğine hayran kalmak yerine, onun giderek artan yalnızlığını ve kendi hayatının sınırlarını fark eder. Çünkü mesele duvarların fiziksel olması değildir; asıl duvarlar insanın zihninde ve alışkanlıklarında durur. Marcel Aymé’nin dili yalın ve alaycıdır. Hikâyeyi büyütmez, dramatize etmez. Olan bitenleri neredeyse gündelik bir tonla anlatır. Bu sade anlatım, öykünün absürtlüğünü daha da etkili hâle getirir. Okur, olağanüstü bir durumu okurken bile hikâyenin fazlasıyla tanıdık olduğunu hisseder. Bu yüzden Duvargeçen, fantastik edebiyatın tipik kaçış hikâyelerinden biri değildir. Aymé’nin yaptığı şey çok daha ince bir şeydir: İnsanların çoğu zaman hayatlarını değiştirecek fırsatlara sahip olsalar bile, onları gerçekten değiştirmek istemediklerini göstermek.
1000Kitap
DuvargeçenMarcel Aymé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202674 okunma
Puan vermedi
Romanın merkezindeki karakter sıradan bir insandır. Hayatı küçük rutinlerden ve sıkıcı bir düzenin tekrarından oluşur. Duvarların içinden geçebilme yeteneği ortaya çıktığında bu durum teorik olarak sınırsız bir özgürlüğün kapısını açar. Fakat Aymé bu mucizeyi kahramanca bir maceraya dönüştürmez. Aksine, karakterin bu gücü çoğu zaman küçük hesaplar ve kişisel tatminler için kullanması hikâyenin ironisini oluşturur. Yazarın en dikkat çekici yönlerinden biri, fantastik olanı son derece sakin ve gündelik bir tonla anlatmasıdır. Hikâyede mucize gerçekleşir ama dünya büyük ölçüde aynı kalır. Bu durum okura şu gerçeği düşündürür: İnsan hayatını sınırlayan şey çoğu zaman fiziksel engeller değil, alışkanlıkların ve düşünme biçimlerinin yarattığı görünmez duvarlardır. Duvargeçen aynı zamanda ince bir toplumsal eleştiri içerir. Aymé, modern şehir hayatının sıradan insanı nasıl görünmez hâle getirdiğini gösterir. Başkahramanın olağanüstü gücü bile onu gerçek anlamda özgür kılmaz; aksine onu giderek daha yalnız ve yabancı bir konuma sürükler. Hikâyenin dili yalın, hızlı ve alaycıdır. Yazar dramatik anlatımlardan kaçınır. Bu sade anlatım sayesinde fantastik unsur daha da etkili hâle gelir. Okur hikâyeyi okurken, anlatılan şeyin gerçek dışı olmasına rağmen insan davranışlarının fazlasıyla gerçekçi olduğunu fark eder. Sonuçta Duvargeçen, bir mucize hikâyesi değildir. Marcel Aymé’nin asıl söylediği şey şudur: İnsan bazen tüm sınırları aşabilecek güce sahip olsa bile, bu güç hayatı anlamlı kılmaya yetmeyebilir.
1000Kitap
DuvargeçenMarcel Aymé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202674 okunma
9/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2019 20:01
Duvargeçen de, kırklı yaşlarında duvarlardan geçebilmek gibi ilginç bir özelliği olduğunun farkına varan Dutilleul'un ilginç ve komik öyküsü anlatılmış. Yazarın anısına Fransa'da, duvarın içinden geçmekte olan bir Marcel Ayme heykeli yapılmış. Kitaptaki ikinci öykünün ismi ise Poldev Masalı. Daha çok "Alayın orospusu" ismiyle daha önceden bildiğim bu öykünün Marcel Aymeye ait olduğunu görmekte hoşuma gitti. Kitaptaki diğer öykülerde en az bu ikisi kadar başarılıydı.
Edebiyat
DuvargeçenMarcel Aymé · Sel Yayıncılık · 200274 okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2023 6. kitabı
Duvargeçen, duvarların içinden kolayca geçme yeteneği bulunan çekingen bir devlet memurunun herkesi şaşkına çeviren serüvenini anlatır. Fantezi ile gerçeklik arasındaki bu birlektelik en kusursuz biçimine öykülerinde ulaşır.
Edebiyat-Düşünce
DuvargeçenMarcel Aymé · Sel Yayıncılık · 200274 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Marcel AyméYazar · 12 kitap
Marcel Aymé (d. 29 Mart 1902, Joigny, Yonne, Burgonya - ö. 14 Ekim 1967, Paris), Fransız romancı, çocuk edebiyatı, mizah,senaryo ve oyun yazarı. En çok bilinen öyküsü, Paris'te bulunan bir heykelin yapımı için de ilham vermiş olan Duvargeçen'dir. Biyografisi Aymé, 1902'de Burgonya'nın Yonne bölgesinde bulunan Joigny'de doğdu. Collège de Dole 'de okurken, Paris'te gazeteci olarak çalıştı. İlk romanı Brûlebois, 1926'da yayımlandı. 1929'da La Table aux crevés kitabıyla Prix Renaudot ödülünü kazandı. 1933'te yayımlanan kitabı La Jument verte 'nin elde ettiği başarıdan sonra, yoğunlukla edebiyata yöneldi.Çocuklara yönelik öyküler, romanlar ve seçkiler yayımladı. 1935'te senaryo yazmaya başladı. Tiyatro alanında, fars türündeki Lucienne et le boucher, Clérambard (1949) ve idam cezasını eleştiren Tête des autres (1952) ile başarı kaydetti. 1967 yılında Paris'te öldü. Mezarı, Paris'teki Montmartre bölgesinde bulunan Cimetière Saint-Vincent 'tadır. Marcel Aymé'nin mezar taşı. Cimetière Saint-Vincent, Paris. Yazarlığı Yazarın en ünlü kısa öykülerinden biri, Paris'te bir heykelle sembolize edilmiş olan Duvargeçen'dir. (Le Passe-Muraille) Öykü, 42 yaşındayken birden bire duvarların içinden kolaylıkla geçme yeteneğine sahip olduğunu keşfeden Dutilleul adlı kahramanı anlatır. Keşfedeceği her yeni tuhaflık Dutilleul'yu memnun eder ve bu yeteneği onun giderek daha tekinsiz uğraşlara yöneltir.