Duygusuz

Celia Aaron
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 58 dk.
Sayfa Sayısı:
352
Basım Tarihi:
Şubat 2024
İlk Yayın Tarihi:
21 Mayıs 2017
Yayınevi:
Pukka Yayınları
Orijinal Adı:
The Bad Guy
ISBN:
9786259961170
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

4/10
·352 syf.··
2023 97. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2023 22:52
İsminin hakkını vererek gram duygusunu geçiremeyen bir kitapla karşıyayız. Erkek karakterin sözde psikoz teşhisi konulmuş bir sosyopat olduğu ama okuduğum bir çok romcom karakterine de taş çıkaracak kibarlıkta birisi. Kadın karakter ise yüzsüzlüğüyle, karaktersiz davranışlarıyla tüm hikayeyi katletmiş. Kitabın pek bir olayı da yok zaten sayfalarca Camille'nin lüks içinde esir hayatını, tutarsız davranışlarını, biyoloji sınavına hazırlanıyormuşuz gibi bilgilere boğmasını okuyoruz. Kitabı tek katlanır kılan Sebastian'dı. Tavsiye eder miyim pek etmem ama beklentisiz başlandığında da hızlıca okunabilecek bir kitap. · ⋆
1000Kitap
DuygusuzCelia Aaron · Pukka Yayınları · 2024901 okunma
9/10
9/10
·352 syf.··
2023 513. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2023 23:26
Kitabın ön satışını gördüğüm anda merak ettiğim,bu kitap kesinlikle okunmalı dediğim Duygusuz kitabının yorumu ile karşınızdayım.Beni pişman etmedi. Sebastian duyguları olmayan,insanları manipüle etmekten ve onların acı çektiğini görmekten zevk alan,başrol kızımız Camille’in de dediği gibi robot gibi bir adam.Tabi ki olmazsa olmazlarımız,çok zengin,çok yakışıklı ve çok alfa bir karakter.Camille ile bir davette karşılaşıyorlar.Camille’in yanında kendi şirketinin mali işler müdürü olan erkek arkadaşı var ama o Camille’i gördüğü an sahipleniyor ve onu ele geçirmek için bir plan yapıyor.Kızı kaçırıp kalesine hapsediyor. Buraya kadar bir eksantriklik yok ama esas mevzu karakterler zaten.Yazar karakterleri çok derinlikli yazmış.Camille güçlü bir kadın.Asla boyun eğecek bir karakter değil,sürekli savaşıyor ama içindeki hislere bir anlam veremeyip,Sebastina bağlandığını hissediyor.Bence tutarlılığı çok iyiydi.Süzme salak karakterlerden değildi. Sebastian ise apayrı bir mevzu.İlk başlarda aşırı derece kendisine gıcık oldum.Bir kadını mal gibi sahiplenmesi,kendinde tanrı kompleksi olması beni çok gerdi.Tamam baskın karakterleri severiz ama dominantlık ile sapıklık arasında ince bir çizgi var bu kitapta.Yazar bıçak sırtı bir karakter yazmış.Ve bence iyi kotarmış çünkü delirseniz de ister istemez Sebastianın tuzağına yavaş yavaş siz de düşüyorsunuz.Yazar çok nefret edilesi ama aşık olunası bir Sebastian yazmış.Ki başta seri katil profili çizdiğini çok net görmüştüm ve bu adamın nesini sevecek acaba demiştim.Sonlara doğru en tatlı psikopat bizim psikopat diyordum:)Aşkı,kız için yaptıkları beni kitabın sonlarına doğru tereyağı gibi eritti. Kitapta nişanlısı ve baba dışında çok fazla yan karakter yok.Link ile ilgili bir yorum yapmak dahi istemiyorum.Okuyup Link gibi bir Beyaz
DuygusuzCelia Aaron · Pukka Yayınları · 2024901 okunma
7/10
·352 syf.··
2023 92. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2023 22:10
Bazı kitaplara çok büyük beklenti ile başlıyorum .Diyorum kesin favorim olacak ,tam bir hayal kırıklığı oluyor.Bazen de aynı Duygusuz da olduğu gibi ben bu tarzı asla sevmem ama bi okuyayım diyorum ve kitabı beğenebiliyorum. İlk olarak kitapla alakalı çok bir şey bilmiyordum,sadece arka kapağını okumuştum.Böyle ben kötüyüm havalarında egoist,her şeye sahip olma hakkını kendinde gören bir erkek karakter okuyacağımı zannetmiştim.Hiç de tarzım olmasa da yine de merak edip başladım. Kitabın konusu ise şöyle ,kendi ifadesiyle hikayenin kötü adamı Sebastian ,Camille’yi şirketinin bir etkinliğinde görüyor.Yanında sevgilisi olduğunu görse de asla umursamıyor ve Camille’nin kendisine ait olmasını istiyor.Onu elde etmek için kendi bildiği bütün yöntemleri kullanıyor. Spoiler!!! Kitapla alakalı bir spoi vereceğim ama bence bu hassas bir konu .Bu kitabı okumak isteyenlerin bilmesi gerektiğini düşünüyorum.Kitapta kaçırılma olayı var.Ben bu olayları hiç sevmem ,bunu bilseydim okumazdım büyük ihtimalle ama iyi ki bundan sebep bırakmamışım dedim yine de.Her ne kadar olay çok kötü olsa da işleyiş şekli o olayın saçmalığını hafifletiyor.Çünkü Sebastian normal bir karakter değil.Sebastian ile ilgili gerçekleri kitabın sonuna doğru öğreniyoruz.Ben tahmin etmiştim.Olaylara onun bakış açısıyla baktığımızda yaptıkları garip gelmiyor emin olun. Kitapta kaçırılma olayı var fakat her şey rıza dahilinde.Zorla hiçbir şey olmuyor.Kitap baya bi yetişkin içerik.Gerek var mıydı bu kadarına elbette yoktu.Son zamanlarda yazarlar bu dengeyi iyice şaşırdılar. Bu tarz konulu kitaplara böyle yine de yüksek puan veremiyorum.Umduğumdan daha iyi çıksa da ortalama kategorisine giriyor benim için .Yorumda belirttiğim konulara takılmazsanız beğenebilirsiniz.
DuygusuzCelia Aaron · Pukka Yayınları · 2024901 okunma
2/10
·352 syf.··
2023 47. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2023 23:32
Kitap adının hakkını verdi. 352 sayfayı resmen sıfır duyguyla okudum. Yazar ne konuyu adamakıllı yazabilmiş, ne karakterleri doğru düzgün anlatabilmiş ne de karakter gelişimi yapabilmiş. Bir şeyler yazmaya çalışmış ama başaramamış. Kitabı neresinden tutsam elimde kaldı. Smut desen smut değil. Sevgi desen sevgi değil. Nefret desen nefret değil. Kaçırılma desen kaçırılma değil. Konusunu bile yazamıyorum çünkü ortada bir konu yok. Türünü belirtmek istesem hiç bir kalıba sokamıyorum. Ya ne bilim sevemedim yaa, iyi değildi.. Puanım sadece ve sadece Sebatian'ın duygusuz halinden sevmeyi öğrendiği duruma kadar ki haliydi. Başka bir şeye verecek puan bulamadım.
Kitap Yorumu
DuygusuzCelia Aaron · Pukka Yayınları · 2024901 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2023 93. kitabı
Camille, özel bir okulun biyoloji öğretmeni ve aynı zamanda Link'in kız arkadaşı rölünde karşımıza çıkıyor. Sabit giden bir ilişkisi olsa bile Camille bu durumdan pek memnun değildir. Hayallerinden biri olan Amazon ormanlarına gidip oradaki ekiple zaman geçirmek istiyordur. Buraya kadar nasıl? Hadi biraz heyecan katalım bu kurguya, ne dersiniz? Link, Lindstrom şirketinde çalıştığı için kurumun düzenlediği bir geceye Camille ile katılır. Orada bulunan şirketin CEO'su Sebastian ise çocukluğundan bu yana babası tarafından özenle yetiştirilmiş ama hiçbir zaman tam anlamıyla anlaşılması kolay olmayan bir karakterdir. O gece Camille'ya ile karşılaşması ise ilerleyen süreçte Sebastian için takıntılı bir hale getirecektir. Camille'ya adeta aklından çıkaramaz. Link ile Camille arasındaki konuşma esnasında duyduğu Amazon ormanları ile aklına mükemmel bir fikir gerirecektir. Bir süre sonra Camille'ya gelen telefonda keşif ekibine katılacağını öğrenir. Bu belkide özgürlüğünü bulma arayışına yardımcı olacaktır. Onu almaya gelen araca biner fakat karşısında gördüğü adam tüm heyecanını söküp alacaktır. Sebastian'ın tek istediği bu tuhaf bağı ona göstermektir ve bu yüzden yalnız kalacakları bir yere yolculukları başlar. Dark romance türünde olan "Duygusuz" başlarda erkek karakterin amacının nereye varacağını merak ettirdi ve hatta bir okur olarak "istediğini alman zor" dememe yol açtı FAKAT -burada büyük harf gerekliydi- ilerleyen sayfalar size -kör müsün Camille, sev şu adamı, açıl artık- dedirtiyor. Evet tek taraflı bir duygu diye bekliyorsun ama -yazarın kalemi kesinlikle etkiliyor- sonrası tamamen değişiyor. Sebastian'a kızmak çok zor, inanın ikileme düşürüyor. Tarafınız ne olur bilemem fakat okumaya kesinlikle değer. #duygusuz #thebadguy #celiaaaron #pukkayayınları
Romantik
DuygusuzCelia Aaron · Pukka Yayınları · 2024901 okunma
Sen ışıksın fakat karanlığı arzuluyorsun...
7/10
·352 syf.·
2023 200. kitabı
Herkese selam. Genel anlamda sevdiğim ama Camille yüzünden bir ara sinirden tırnaklarımı kemirme noktasına geldiğim gerçeğini de sizlerden saklayamayacağım yetişkin içerikli bir kitapla geldim. Ayrıca kitapta kötü adam diye bir şey de yoktu bana kalırsa yazar kötü karakteri becerememiş, Sebastian, hepimizin olmasa da en azından benim gönlümde taht kurdu. :D Camille'i bir ara tokatlayıp kendine gelmesini istedim. Bir şeyleri görebilmesi uzun sürdü, gelgitleri bunalttı. Puanı ondan kırdım. Tabii ki kaçırma olayını tasvip etmiyorum ancak Camille'in isteği dışında da hiçbir şey olmadı. Bu naiflik kitabı okumaya devam etmem için yetti. Haydi konuya geçelim; Lindstorm odunculuk şirketinin CEO'su (tabii ki) Sebastian Lindstorm, uzun boylu, yakışıklı, yeşil gözlü, sert ve en önemlisi Duygusuz bir adam. (Bu arada kitapta nedeni açıklanıyor ancak yazar kişisi açıklama yapmasaydı da kabülümdü Sebastian. :D) Camille Briarlane ise işine tutkuyla bağlı bir biyoloji öğretmeni. Bu ikilinin yolları sevgilisi Link'in müdür yardımcılığı pozisyonunda çalıştığı Lindstorm şirketinin balosunda kesişiyor. Sebastian görür görmez Camille'in kendisi için yaratıldığını düşünür ve ne pahasına olursa olsun Camille'i kendisine ait kılacağı takıntı derecesinde bir tutumun içerisinde bulur. Planı ise şudur, Camille'in Amazon Ormanları'na yapacağı bilimsel araştırma gezisine ket vurarak onu kaçırmak. Çünkü inanır ki birlikte zaman geçirirlerse yaşadığı hisleri kadın da anlayacak, ona hak verecektir. Ancak Sebastian'ın bilmediği bir şey vardır; bir çiçeği seviyorsan var olması için onu bırakman gerekir.Sevmek, sahip olmakla ilgili değil, değer vermekle ilgilidir. Herkese keyifli okumalar. Duygusuz Celia Aaron Puanlamam; İlk üç puan emeğe verilmektedir. 4-Çok kötü 5-Kötü 6-Orta 7-İyi gibi
1000Kitap
DuygusuzCelia Aaron · Pukka Yayınları · 2024901 okunma
2/10
·352 syf.··
2023 6. kitabı
Camille gibi karakterleri sevmem; onlar iyi ve ahlaklı biriymiş gibi davranan ama öyle olmayan karakterlerdir. Sebastian gibi karakterleri ise severim; onlar kötüdür ve kötü olduklarını da kabul ederler. Peki dark romance sever miyim? Evet. Bu kitabı sevdim mi? Hayır... Öncelikle Camille cidden çok kötü yazılmış, sığ bir karakterdi. Kitap boyunca kendisinden hiç samimi bir tepki görmedim. Sanki kaçırılan kendisi değilmiş de evcilik oyunu oynuyormuş gibi davrandı bütün kitap. Bu da kitabın "dark" olması gereken havasını yerle bir etmiş açıkçası. Sevgilisi varken ve kaçırılmamisken bile Sebastian'la açık açık ilgileniyor, ufak tefek flört ediyordu. Kaçırıldı, daha yarım gün olmadan adamla öpüştü. Açıkçası Sebastian'in kendisini kaçırmasına gerek bile yoktu, bir gün daha bekleseydi zaten kadın kendini adamın kollarına pekala atardı. Sebastian ise psikopat bir kötüden ziyade Aspergerli saf bir çocuk gibiydi. Haliyle kendisini yetişkin bir erkek olarak göremedim. Aralarındaki ilişkiyi okumak da çok sıkıcıydı ki bütün kitap olabildiğine tahmin edilebilir ve yüzeyseldi. Yazarın, sırf iliskilerini haklı çıkarmak için Link'i kötü karaktere çevirmesini de çok bayatça buldum. Türünde yazılmış çok daha iyi kitaplar var, bunu okumaya değmez inanın.
Edebiyat
DuygusuzCelia Aaron · Pukka Yayınları · 2024901 okunma
Selam :)
9/10
·352 syf.··
2025 13. kitabı
Kitap hiçbir duyguyu hissetmeyen bir adamın bir partide gördüğü öğretmene kafayı takmasıyla başlıyor. Kitap acayip güzeldi. Okumayı sevdiğim kitaplar arasına girdi diyebilirim. Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine alıp okumuştum. Sebastian camilleyi kaçırarak kendine aşık etmeye çalışır. Kitabın sonuna doğru beklendik son gerçekleşiyor ve camille sebastiana aşık oluyor. Kitabın dili akıcı ve sürükleyiciydi. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Kitapta absürt bulduğum yerler oldu tabi ki. Ama genel anlamda güzeldi. Ben bu tarz kitaplar okumayı seviyorum...
1000Kitap
DuygusuzCelia Aaron · Pukka Yayınları · 2024901 okunma
Sadece erkek karakter için okumaya değer mi?
6/10
·352 syf.·
2023 265. kitabı
Aslında bu kitabı okumadan önce ilk duyduğumda inanılmaz merak etmiştim ve çok heyecanlanmıştım. Kitabı okumaya başladığımda da ilk bölümlerde herhangi bir problem yaşamadım ama ilerleyen bölümlerde nasıl söylenir bilmiyorum ama kitap bana biraz eksik gibi geldi daha doğrusu beni tam anlamıyla içine almadığı asla bağlantı kuramadım olayla karakterlerle. Camille’i sevdim mi çok emin değilim çünkü sanırım kadın karakteri çok sevmediğim için kitabın içine asla giremedim. Yani tam anlamıyla nasıl söylenir bilmiyorum ama kadın karakter tam oturmamış gibiydi yani ondan yana bir şeyler nedense eksik göründü bana. Ve onun sevgisi asla geçmedi bana resmen son sayfada bir anda aydınlanma yaşadı ama son sayfaya kadar o nefreti de tam olarak yansıtamadı. Sebastian duygulardan arınmış gerçek anlamda duygusuz bir psikopat tıbbi olarak da bu teşhis konulmuş kendisine. Ondaki duygusuzluğu anlayabiliyorum ama Camille ile beraber ikisini asla shipleyemedim kitabın neredeyse son kısımlarına kadar. Bu arada erkek karakteri kadından daha çok sevdiğimi söyleyebilirim bence duygularını çok daha iyi yansıtmış yazar. Ama olaydan kaynaklı mı bilmiyorum ben tam olarak kitaba adapte olamadım dediğim gibi. Taki Sebastian’ın mektubuna kadar nedense o mektubu okuduğunda inanılmaz duygusallaştım ve kitap benim için çok kötüyken bir anda güzelleşti. Gerçekten çok güzel bir kısımdı. Ondan sonrasında da bence daha iyi toparladı kitap ya da benim için daha anlamlı hale geldi daha okunabilir oldu. Bu arada Link’i asla sevmedim gerçekten aptal bir karakter ve bence Camille’e onunla ilgili gerçekleri tam anlamıyla öğrenip ona göre davranmalıydı. Sebastian ona iyi bile davrandı bence kitap boyunca. Kısacası kitap çok beklentiye girdiğim için muhtemelen beni çok fazla tatmin etmedi, o kadar örüldüğü gibi
Kitap Yorumu
DuygusuzCelia Aaron · Pukka Yayınları · 2024901 okunma
8/10
·352 syf.··
2023 70. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2023 12:14
Kitabın arka kapağını okuduğumda gerçekten zalim, acımasız ve şerefsizin teki bir adam okuyacağımızı sanmıştım. Ne yalan söyleyeyim bir parça hayal kırıklığına uğramadım değil. Adam kızı bir davette görüyor, onun kendisinin olmasını arzuluyor ve sonra da bir plan yapıp kaçırıyor. Eve kapatması ve onu aşk kölesi haline filan getireceğini sanırsınız. Bir bakıma öyle aslında ama tam olarak değil. Cami'ye oldukça iyi davrandı. Hatta servetiyle onun gözünü boyarken centilmenliğiyle de kendine aşık etmeye çalıştı. Bunun nesi duygusuz diyebilirsiniz. Çünkü ben de dedim. Kitap ilerledikçe Sebastian'ın bir tür hastalığı olduğunu öğreniyoruz ve o zaman taşlar biraz yerine oturuyor. Meğer bizim Sebastian duyguları analiz etmekte güçlük çeken biriymiş. Çocukluğundan beri babası onu eğitmeye çalışıyormuş ama pek fazla başarılı olamamış. Örneğin biri ağladığında onun mutluluktan mı yoksa üzüntüden mi ağladığını o kişi söylemedikçe anlayamıyor. Öte yandan duyguları olmayan birine göre acayip empati yapabiliyor ki, bu kısmı bencede hastalığın inandırıcılığını kaybettiriyor. Her neyse. Sebastian Cami'yi tutsak ettiği dönemde ona bir sürü hediyeler veriyor ki, orta düzey bir biyoloji öğretmeni için acayip uçuk şeyler bunlar. Bu da akla acaba kızımız Sebastian'dan önce parasını mı sevmeye başladı sorusunu getiriyor. Bu arada Cami'nin bir sevgilisi var ve dingilin önde gideni. Sebastian elbette minareyi kılıfa uyduruyor ve Cami'yi bir ii seyahatinde gösterip onun adına telefonundan herkese oyalayıcı mesajlar atıyor. Cami'yi bırakmamakta ısrarcı ama günün birinde bunu yapmaktan zorunda. Kitabın sonunu elbette anlatmayacağım. Sadece saçma bulduğum birkaç kısmı anlatmak istiyorum. Birincisi adamın neredeyse tuvaletin deliğine bile kamera ve ses sistemi kurması. Cami'nin evine hadi
Aşk - Edebiyat - Roman
DuygusuzCelia Aaron · Pukka Yayınları · 2024901 okunma