~~~İnsan bilse mutsuzluğunu, anlardı ne kadar talihsiz olduğunu~~~
"Erewhon" kendi yazıldığı dönem üzerine yorumlarda bulunarak geleceğin olaylarına yönelik kehanetleri dile getiren bir
Erewhon / Samuel Butler
Darwin 1859’da “Türlerin Kökeni” kitabını yayımlayınca İngiltere’de büyük bir fırtına koptu, özellikle kilise ve yakın çevresi Darwin‘e karşı gardını aldı hemen. Ancak
“Düzenli görünen dünyanın aslında ne kadar kırılgan olduğunu gösteren kitapları severim.”
Samuel Butler’ın Erewhon’unu okurken kendimi garip bir aynanın karşısında hissettim. Yüzüm tanıdık, ama
Samuel Butler, din adamı olmak için eğitim görür.Belki de çok yönlü kişiliği din adamı olmaktan alıkoyar onu.Yazarlık dışında, besteci, düşünür, ressam, fotoğrafçı kimlikleri de vardır
Erewhon, toplumsal eleştirinin derinliklerine inen bir yolculuğa davet ediyor bizleri. Bu roman, bir gezginin hayali Erewhon ülkesini keşfetmesi ve bu ülkede karşılaştığı garip toplumsal düzenleri anlatır.
Butler, kitap boyunca teknoloji, eğitim, din gibi konuları ele alarak modern toplumun çelişkilerine ve saplantılarına ışık tutar. Erewhon'daki toplum, geleneksel normlardan sapmış gibi görünse de, aslında kendi türünün bir yansımasıdır ve okuyucuya kendi dünyasındaki kuralları ve değerleri sorgulama fırsatı sunar.
Kitap, özgürlük, adalet ve insan doğası gibi derin konuları da işler. Erewhon'un distopik dünyası, aslında günümüz toplumunu eleştiren bir alegori olarak okunabilir.
Sonuç olarak, "Erewhon," toplumsal eleştiri ve düşünce uyandırmak amacıyla yazılmış etkileyici bir eserdir. Samuel Butler'ın derin düşünceye dayalı yaklaşımı ve kitabın günümüzde hala geçerli olan temaları, bu romanı unutulmaz bir yapıt haline getirir.
Elimdeki ilk baskısını 35 TL'ye almışım ve o zamandan beri kütüphanemde okunmayı bekleyen,Samuel Butler’ın 1872’de yayımlanan Erewhon adlı eseri,yazıldığı döneme göre cesur ve düşündürücü
Kitap müthiş bir doğa içinde, çok zorlu bir yolculukla başlıyor. Bu başlangıç bölümündeki doğa tasvirlerini çok beğendim, an be an o zorlu yürüyüşü, ben de adeta yürüdüm, sisin bir an aralanmasıyla görülebilen o ‘gidilmek istenen yer’i, ‘hiçbiryer’i, ben de gördüm..
Bu yürüyüş bittikten ve hedefe ulaşıldıktan sonraki birden her şey değişti, bambaşka bir dünyaya adım attık; burası teknolojiyi reddeden ve hatta ‘suç’ olarak gören, olağanüstü güzel kadın ve yakışıklı, sağlıklı erkeklerin yaşadığı bir yerdi. Burada hastalık, çirkinlik, bakımsızlık ‘suç’ sayılıyor ve cezalandırılıyordu. Adam öldürmek, hırsızlık, zimmetine para geçirmek gibi bizim için suç olan eylemler ise ‘ahlak dışı davranışlar’ olarak değerlendiriliyor ve tedavi edilmesi gerektiğine inanılıyordu.
Butler, çok farklı bir distopik evren yaratmış. Dikkat ederseniz ütopik değil distopik diyorum çünkü kitap içinde ilerledikçe, aslında görünen güzelliğin ve sağlıklı olmanın çok da doğru olmadığını anlamaya başlıyoruz.
Gördüğüm kadarıyla kitap çok da beğeniilmemiş, ama ben beğendim, farklı bir kurgu, farklı bir yaklaşım ve bir dönemin çok ilginç bir eleştirisi.
ErewhonSamuel Butler · Can Yayınları · 2022112 okunma
Ya abicim tamam iyi güzel gidiyordun, ütopik bir evreni falan anlatıyorsun da niye durduk yerde Müslümanlara laf ediyorsun ya sinirlerim hopladı kitabı yarım bıraktım.
ErewhonSamuel Butler · Can Yayınları · 2022112 okunma
Erewhon, Samuel Butler'ın distopik bir romanıdır. Utopik bir toplumun eleştirisini yaparken, aynı zamanda kendi toplumumuzdaki eksiklikleri de gözler önüne serer. Roman, hastalık yerine suç işleyenleri cezalandıran, başarı yerine tembelliği ödüllendiren tuhaf bir toplum olan Erewhon'u ziyaret eden bir İngiliz gezgininin gözünden anlatılır.
Romanda aynı zamanda sadece teknolojiyi değil,toplumun yapısını ve değerlerini de eleştirir. Adalet sistemi, ceza yöntemleri ve insan doğası gibi konularda derinlemesine bir inceleme yapar.
Erewhon'daki makine, sadece bir edebi eser içinde yer alan hayali bir nesne değildir. Aynı zamanda, insanlık tarihindeki teknolojik gelişmelerin ve bu gelişmelerin toplumsal etkilerinin bir yansımasıdır.
Döneminin iyi kitaplarından biri. Ama okurken aradığım okuma akışını bulamadım belki de bu sene içinde bir kaç tane o dönem yazılmış, distopya, ütopya kitapları okumuş olmamda etkili diye düşünüyorum....
Bu ayki #1nobel1klasik grubumuzun okuma kitabı İdi. Arkadaşlarımın yorumunu da merak ediyorum
Erewhon tuhaf bir kitaptı. Okurken sürekli “şimdi ne okudum ben?” hissi verdi ama bitince akılda kalan bir garipliği var. Butler ters köşe yapmayı seviyor; hastalıkların suç sayılması, makinelerden korkulması gibi fikirler ilk başta absürt geliyor ama aslında toplum eleştirisi olduğu anlaşılıyor. Her şey açık açık anlatılmıyor, daha çok okurun düşünmesini istiyor. Dili yer yer yorucu olsa da fikir olarak ilginçti. Herkese hitap etmez ama farklı bir şey okumak isteyenler şans verebilir.
Ailesine özellikle de babasına, çevresindekilere ve kiliseye karşı duyduğu nefret nedeniyle 1859 yılında Yeni Zelanda'ya giderek orada koyun yetiştiriciliğine başladı. 1864 yılında bu uğraştan elde ettiği servetle İngiltere'ye döndü. Yazdığı eleştiri kitapları, romanlarıyla Darwin kuramını, kilise öğretisini ve Victoria döneminin ütopyacı felsefesini hicvederek Hıristiyanlıktaki mucizeleri alaya aldı.