Joseph Roth ile İsyan kitabını okuyarak tanışmıştım. Bu kitabı okuduğum ikinci kitap ve dilini tam olarak bu kitapla kavradım. Yalın düz bir anlatım olaylar su misali akıp gidiyor sizde seyirci gibi izliyorsunuz. Anlatımla sizi olaya dahil etme hususunda biraz sıkıntı yaşadım. Olaya dahil olduğum kitaplardan değil. Seyirci olduğum kitaplardan diyelim.
İçeriğine bakmak gerekirse çok düz bir ailenin çok karışık hayatı bize sunulmuş.
Romanın adı aslında, Basit Bir Adamın Romanı.
İnanın Mendel Singer aşırı düz ve basit bir adam. Koyu bir Yahudi. Dinine bağlı. Babası, onun babası, onunda babası, hatta onunda babasının olduğu gibi hoca. Çocuklara din öğretisi veriyor. Karısı Debora... Aç gözlü demeyelim de sürekli daha fazlasını isteyen, kocasının gelirini, düzeyini, hayatını küçük gören, sürekli para tutma çabasında olan dört çocuğu olan bir kadın. Hayat onu epey yormuş. Bunu kitapta Debora'nın satırlarını okurken anlıyorsunuz. Debora da Mendel gibi dinine yürekten bağlı bir yahudi.
Dört çocukları var bu basit ailenin. Büyük oğulları Yonas, iri yarı, güçlü, duygusuz, gözü hep yükseklerde olan hırçın bir ağabey. İkinci oğulları Şemarya, abisine oranla daha ılımlı, zayıf ama zeki bir çocuk. Evin tek kızı Miryam, yaşadığı yeri ve şartları hiç beğenmeyen, babasını sevmeyen, babasıyla birlikte olduğu için annesine de zaman zaman kızan, gözü dışarda bir kız. Ve evin en küçük oğlu, Tanrı tarafından yarım, eksik gönderilen Menuhim. Menuhim bir çeşit hastalıkla doğmuş gibi konuşamayan, anlamayan, yürüyemeyen bir bebek.
Buraya kadar çizilen aile profili bile hikayenin gidişatında oldukça acı barındıracağını belli ediyor aslında.
Nitekim öyle oluyor. Yahudi geleneğine göre askere gitmek günah gibi büyük bir suç gibi görülüyor (askerde yahudilere yasak olan şeyler yaşandığı için diyor