Er-Risaletü’l-Kamiliyye fi’s-Sireti’n-Nebeviyye

Fazıl Bin Natık

İbnü'n-Nefîs
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 51 dk.
Sayfa Sayısı:
136
Basım Tarihi:
Ağustos 2021
İlk Yayın Tarihi:
Ocak 2019
Yayınevi:
İnsan Yayınları
Orijinal Adı:
ار ريسآلتول كآميليييه فيس صيرتين نبوييي
ISBN:
9789755749815
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·136 syf.·
2021 158. kitabı
Güzel bir eseri daha tamamlamış bulunmaktayım. İbnü'n Nefis, döneminin ikinci İbn-i Sina'sı olarak da biliniyor. İlim yönünden hem kalben, hem ruhen yüksek bir varoluş. Bu eseri okurken ister istemez Hay Bin Yakzan ile kıyasa giriyor insan. Tek başına doğada oluşmuş bir varlık olan insanın, yaradanı bulma yolculuğu diyebiliriz. Kitabın birinci bölümü insanın yaradılışını bana göre evrimsel bazda sunduğundan heyecan verici, ayrıca kitabın en son bölümünde kehanet içerikli birkaç cümle var, dikkate değer. İlgilenenlere keyifli okumalar dilerim.
Felsefe-Düşünce
Fazıl Bin Natıkİbnü'n-Nefîs · İnsan Yayınları · 202143 okunma
Puan vermedi·95 syf.··
2023 4. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2023 16:10
Daha önce İbn Tufeyl'in Hayy bin Yakzan kitabını okudum. Orada insanın dünyada tek başına dahi olsa yaratıcıyı bulabileceği mantık, felsefe ve tasavvuf temelinde ele alınmıştı. Burada İbn Tufeyl'in kitabına bir nevi nazire yapılarak konu daha ileri götürülerek Peygamber'in de bulunabileceği aktarılmış hatta peygamberin vefatından sonra yerine geçecek halifeleri ve sonraki dönemde yaşanacak belalara kadar aktarım söz konusu. Tarihi süreci bildiğimden midir bilmiyorum ancak bu yönüyle tam kavrayamadım. Yaratıcının bulunması konusu hariç ben daha çok yaşanan olayların hikmetlerinin yazıldığını söyleyebilirim. Bu kısmı benim için çok anlamlı oldu. Elbette her yaşananda bizim göremediğimiz bir hayr vardır işte bunları yakalamak oldukça kıymetliydi benim için. Kitabın isminden ve temel konusu olan tefekküre atıfta bulunarak Bediüzzaman Said Nursî (k.s) hazretlerinin bir sözüyle hepinize selam edelim; "İ’lem Eyyühel-Aziz! Tefekkür Gafleti İzale Eder."
Din
Natık Oğlu Fadılİbnü'n-Nefîs · Büyüyen Ay Yayınları · 201943 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

İbnü'n-NefîsYazar · 2 kitap
Küçük kan dolaşımını keşfiyle ünlü hekim ve İslam âlimi düşünür. Dımaşk yakınındaki Kareşiye'de doğduğu için Kareşî, Dımaşk'ta okuyup şöhretini orada kazandığı için de Dımaşkī nisbesiyle anılır. Ayrıca Kareşî kelimesine bakarak ailesinin Mâverâünnehir'deki Karaş köyünden geldiği ileri sürülüyorsa da bu zayıf bir ihtimaldir. Kendisinden bahseden başlıca tabakat kitaplarında İbn Ebü'l-Hazm künyesinin İbn Ebü'l-Harâm olarak zikredilmesi ve müellif hattı bazı eserlerinde her iki imlâya birlikte rastlanması, nisbesi gibi tam adı hakkında da bazı tartışmalara yol açmış, ancak bu karışıklık müellifin noktalamadaki basit ihmaline hamledilerek bunlardan daha çok İbn Ebü'l-Hazm şekli doğru kabul edilmiştir. ( Bkz. İbn Fazlullah el-Ömerî, IX, 349; Yâfiî, IV, 207; Ziriklî, V, 78). Nûreddin Zengî'nin Dımaşk'ta inşa ettirdiği Bîmâristânü'n-Nûrî'de tıp tahsil etmiş ve yine aynı şehirdeki Dahvâriyye Tıp Medresesi'nin kurucusu Mühezzebüddin ed-Dahvâr'ın öğrencisi olmuştur. Dımaşk'ta tahsilini tamamlayıp hekimlikte tecrübe ve ün kazandıktan sonra Mısır'a giden İbnü'n-Nefîs, Memlük Sultanı I. Baybars'ın özel hekimliğine ve devletin Suriye-Mısır hekimleri başkanlığına getirilmiş, ayrıca muhtemelen, Selâhaddîn-i Eyyûbî'nin 1181'de inşa ettirdiği Bîmâristânü'n-Nâsırî'de hocalık yaparak aralarında ünlü cerrah İbnü'l-İbrî'nin de bulunduğu çok sayıda öğrenci yetiştirmiştir. Genellikle kaynaklar İbnü'n-Nefîs'in evlenmediği hususunda görüş birliği içinde ise de Şerĥu'l-Ķānûn'da (vr. 10a) kendisi, oğlu Muhammed'in, soğan yediği için annesinin memesini emmediğini ve bunun soğan kokusundan kaynaklandığını tespit ettiğini belirtir. Kahire'deki evinde müreffeh bir hayat sürdüğü ve eviyle kütüphanesini Sultan Kalavun tarafından 1284 yılında kurulmuş olan Bîmâristânü'l-Mansûrî'ye bağışladığı bilinmektedir “İbnü'n Nefis tıp biliminde hastalık nedenlerine ilişkin ilmi çalışmalar yapan ve bu yönde eserler veren ilk âlimdir. En büyük keşfi, akciğer dolaşımını bulmasıdır. Ortopedi ilminin de ilk kurucularındandır. Döneminde Suriye-Mısır Hekimlerinin Başkanı unvanıyla anılmıştır.” Halep kentinin Selçuklu Atabeyi Nureddin Zengi tarafından 12. Yüzyılda kurulan hastanede tıp ilmini öğrendi. İlk hocası olan Abdurrahim İbn Ali el-Dahvar'ın yanında tıp eğitimini tamamladı. Aynı zamanda fıkıh bilgini olan İbnu'n Nefis, Kahire Mansuriye Medresesi'nde ders vermiştir. İbnü'n Nefis, tıp alanındaki eserlerini başka hiçbir kaynağa ihtiyaç duymaksızın tamamen kendi araştırma, gözlem, deneylerine dayanarak hazırlardı. “Eserlerimin benden sonra asırlardır yaşayacaklarını bilmeseydim, onları yazmazdım” diyerek özgüvenini ortaya koyan İbnu'n Nefis, “Bir eser yazma iddiasında bulunanlar, gereken mesuliyeti de yüklenmelidirler” sözüyle de son derece titiz olunması gerektiğine gönderme yapar. İbnü'n Nefis, 21 Zilkade 687 (17 Aralık 1288) tarihinde vefat etti.