Modern Klasikler Dizisi - 263

Geçiş

Nella Larsen
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 51 dk.
Sayfa Sayısı:
136
Basım Tarihi:
Mart 2026
İlk Yayın Tarihi:
Ocak 1929
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Orijinal Adı:
Passing
Orijinal Dil:
İngilizce
ISBN:
9786253843113
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
Uzun süre aklımda kalacak romanlardan biri oldu bu kitap. Yazarı Nella Larsen hakkında açıkçası hiçbir bilgim yoktu; bu kitap vesilesiyle tanımış oldum. Roman, 20. yüzyılın başlarında Amerika’da var olan o tuhaf ama çok gerçek bir meseleye odaklanıyor: “ırksal saflık” fikri. O dönemde ten rengi açık olan ve siyah kan taşıdığı kolayca anlaşılmayan bazı insanlar, beyaz gibi yaşayabiliyor. Böyle olunca da sözümona bir statü kazanabiliyorlar. Mesela bazı mekânlara girebilmek, bir restoranda rahatça yemek yiyebilmek ya da bir konsere gidebilmek gibi… Bugün kulağa çok tuhaf geliyor ama o dönemin Amerika’sında bunlar gerçekten hayatı belirleyen şeyler. Hikâyenin merkezinde iki kadın var: Clare ve Irene. Çocukluk arkadaşılar ama yıllar içinde yolları ayrılmış. Clare’in teni çok açık ve bu yüzden siyah kökenini tamamen gizleyerek beyaz bir kadın gibi yaşamayı seçmiş. Hatta bunu kocasına bile söylememiş. Açık teninin sağladığı bu avantaj sayesinde ırkçı ama zengin bir adamla evlenmiş ve oldukça rahat bir hayatın içine girmiş. Irene ise tam tersine kökleriyle bağını koparmayan biri. Kimliğini saklamıyor, olduğu gibi yaşamayı seçiyor. Yıllar sonra Clare’den gelen bir mektupla tekrar bir araya geliyorlar ve o buluşma, her ikisinin hayatında da beklenmedik şeyleri tetikliyor. Evet, romanda ırkçılık çok güçlü bir tema ama annelik, kadınlık, evlilik, dostluk ve kıskançlık da metnin içinde oldukça güçlü bir şekilde yer alıyor. Bir de yazarın hayatı romana ister istemez başka bir katman ekliyor. Nella Larsen, Danimarkalı bir anneyle Batı Hint Adaları kökenli bir babanın çocuğu olarak Chicago’da doğmuş. Yani kendisi de aslında iki kimliğin arasında büyümüş biri. Bu yüzden romandaki kimlik ve aidiyet meselesinin biraz da yazarın kendi hayatıyla temas ettiğini düşünmeden
Edebiyat & Roman
GeçişNella Larsen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202615 okunma
Geçiş
Puan vermedi·136 syf.··
2026 11. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 12:21
Dili gayet akıcı. Bazen karakterin kendisi anlatması, bazen dışardan anlatıcıya dönmesine rağmen beni fazla rahatsız etmedi. Geçişleri anlamak zor değildi. Ancak “alaycılık” kelimesi çok fazla tekrar edilmişti. Çeviri kaynaklı olabilir belki ancak çok hoşuma gitmedi. Konu açısından epey beğendim. Beyaz olup aslında Afrika kökenli olunabilmesi konusu hakkında hiç fikrim yoktu. Bu kitap sayesinde öğrendiğim bir nokta. kitabın sonu bence çok net değil. Kadın baş karakter tarafından öldürülmüş gibi görünüyor. Yine bunun çok net olmadığını düşünüyorum. Genel olarak beğendiğim bir kitap.
GeçişNella Larsen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202615 okunma
7/10
·136 syf.··
2026 45. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 20:09
Başlarda keyifli bir arkadaş hikâyesi diye düşündüm aslında ama sonlara doğru vay beee dedim. Arkadaşın da olsa güvenmeyeceksin arkadaş! Ah Clare senin için hiç üzülmedim. Ama Irene'nin salaklığı beni benden aldı okurken. Böyle de saf salak olamazsın be kızım! Kitabın sonunu çok sevdim. İyi bitirmiş bence yazar. Hak eden ettiğini buldu. Siyahileri konu edinen bir kitap. Okuması keyifli idi.
GeçişNella Larsen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202615 okunma
7/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 15:09
Selamlar. Modern klasikleri çok seven biri olarak tercihim bu sefer Geçiş oldu. Bir kahve eşliğinde, içerisinde birden fazla temayı barındıran ve severek okuduğum bir klasik oldu. Nella Larsen Danimarkalı bir anne ve Batı Hint Adaları kökenli bir babanın çocuğu. Yani aslında iki farklı ırk barındıran Amerikalı bir yazar. Kitabında ana tema olarak ırkçılığı ele alması bundan kaynaklıdır diye düşünüyorum. Şu an bile ırkçılığın etkisi sürüyorken, 20. yy. Amerikası'nda ne derece fazla olduğunu düşünebiliyor insan. O zaman ten rengi biraz daha açık olan ve açıkçası siyahi olduğu anlaşılamayan insanların beyaz insana geçişinin anlatıldığı bir kitap bu. Beyaz insanmış gibi ayrıcalık gören, o haklara sahip olmayı gerektiren bir durum bu. Acı olsa da gerçek... Kitapta riskli ama özgür olmayı seçen Claire; siyahi olduğunu bu şekilde kocasından saklayan biri. Yıllar sonra karşılaştığı siyahi arkadaşı Irene ise ırklarına sahip çıkan, olduğu gibi görünen ama güvenceyi, düzenli bir hayatı tercih eden bir karakter. Bu karşılaşma birbirlerinin hayatında nasıl değişikliklere yol açıyor bunu okuyoruz. Okurken de ırkçılık temasının arkasında; arkadaşlığın, dostluğun, sadakatin, korkunun işlendiğini de açıkça görüyoruz. İnsan, risk olsa da istediği hayatı mı seçmeli yoksa ona verilen güvenli hayatı kabul mu etmeli? Bunu sorguluyoruz. Severek okudum, sonu ile beni çok şaşırttı. Tavsiye edeceği modern klasikler arasına girdi bile. Merak edenlere keyifli okumalar diliyorum.
Edebiyat
GeçişNella Larsen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202615 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2026 34. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 16:28
Kitapta en dikkat çekici unsur, karakterlerin iç dünyasındaki huzursuzluktur. Irene ve Clare’in ilişkisi yalnızca geçmişten gelen bir bağ değildir; aynı zamanda birbirlerinin hayatını temsil eden iki farklı ihtimaldir. Clare daha riskli ama özgür görünen bir yolu seçerken, Irene güvenli ve düzenli bir hayatı tercih eder. Bu karşılaşma, romanın temel sorusunu ortaya çıkarır: insan gerçekten kim olduğunu mu yaşar, yoksa toplumun izin verdiği kimliği mi? Larsen bu soruya kesin bir cevap vermez. Romanın gücü de buradadır. Karakterler net biçimde iyi ya da kötü olarak çizilmez; her biri kendi korkuları, arzuları ve sınırlamalarıyla hareket eder. Bu yüzden hikâye yalnızca ırk meselesiyle sınırlı kalmaz; aidiyet, güvenlik ve özgürlük arasındaki çatışmayı da ortaya koyar. Geçiş’in dili oldukça ölçülüdür. Larsen dramatik olaylardan çok atmosfer kurar. Sessizlikler, bakışlar ve küçük gerilimler hikâyenin ağırlığını taşır. Bu sakin anlatım, karakterlerin içindeki gerilimi daha görünür hâle getirir. Romanın en güçlü taraflarından biri de belirsizliktir. Hikâye boyunca okur, karakterlerin niyetlerinden ve duygularından tam olarak emin olamaz. Bu belirsizlik, kimlik meselesinin kendisiyle paraleldir: kimlik kesin ve sabit bir şey değil, sürekli müzakere edilen bir durumdur. Geçiş, yalnızca tarihsel bir dönemi anlatan bir roman değildir. Larsen, bireyin toplum içindeki yerini sorgularken, modern dünyanın temel sorunlarından birini ortaya koyar: insan bazen hayatta kalabilmek için kendi kimliğinin bir kısmını saklamak zorunda kalabilir.
1000Kitap
GeçişNella Larsen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202615 okunma
Puan vermedi·102 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
Passing, Türkiyeli okur tarafından pek aşina olunmayan bir dönemden, "kükreyen" 20'li yıllara damgasını vuran Afroamerikan kültürel hareketi olarak tanımlanabilecek Harlem Ronesansı'ndan doğan çarpıcı bir roman. Kendisi de "Karayipli" bir baba ve Danimarkalı bir annenin çocuğu olan yazar Nella Larsen'ın otobiyografik gölgeler bırakarak yarattığı Passing, yazıldığı dönemden bugüne yazarın magnum opus'u Quicksand'in gerisinde bekleyip duran bu sessiz "diğer başyapıt"; gerek adaptasyon kalitesi, gerek sinematografisi, gerek muhteşem oyunculuklar ev sahipliği ile oldukça başarılı bir filme dönüşerek kendini yeniden çağdaş okura hatırlatma şansı buluyor. Passing, "açık tenli" bir siyahi kadının (Clare) ırk temelli sosyoekonomik statü değişimini, yine bu değişimin bir başka ucunda yer alan çocukluk arkadaşı Irene'in gözünden anlatan postmodern bir geçiş (passing) anlatı örneği. Ülkemizde daha çok köle (slave) anlatısı koluna aşina olduğumuz (ki en yakın örneklerinden biri olarak muhteşem Begüm Kovulmaz çevirisi ile Siren Kitap imzalı Yeraltı Demiryolu verilebilir) Afroamerikan edebiyatının öksüz kolu geçiş anlatısını, köle anlatısının odağı olan fiziksel sınırların yerini görünmez zihinsel ve sosyal sınırlara bıraktığı bir diğer sınır (border) anlatı biçimi olarak tanımlamak mümkün. Passing'i özel kılan ise onu çağdaş okuruna da sıkı sıkıya bağlayacak anlatı unsurlarından müteşekkil doğası. Hem üslup hem kurguda başat unsur olarak kimlik, kimliksizleşme, aidiyet ve parçalanma; kesişimselliğin doğası gereği kaçınılmaz bir şekilde cinsiyet; risk alma-geri çekilme metaforu ile belirginleşen, "queer" anaforuna sıkı sıkıya tutunan bir cinsel özgürleş(eme)me ve lezbiyen alt metni bu unsurlar arasında öne çıkanlar. Larsen'ın yazınsal ustalığı ise metnin belkemiğine yerleştirdiği
Dünya Edebiyatı
PassingNella Larsen · Penguin Classics · 200315 okunma
6/10
·102 syf.··
2024 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2024 11:06
3/5 Stars (%63/100) I've read this for my master's and even though I found it good for the most part, there are some things that bothered me. Larsen explores identity and race in the novella and I can say that she manages to do that successfully. However, there are so many ambiguities that it started to bother me after a while. I just wanted some clarity for a change. Also, Irene's character annoyed me so much and I often found myself on Team Clare. Personal feelings and thoughts aside, Passing is one of the best examples of well, passing. Larsen did a good job portraying the 1920s American culture. This is an important piece in African-American literature.
PassingNella Larsen · Penguin Classics · 200315 okunma

Yazar Hakkında

Nella LarsenYazar · 1 kitap
Nellie Walker doğumlu Nellallitea "Nella" Larsen, Harlem Rönesansının Amerikalı romancısıydı. Hemşire ve kütüphaneci olarak çalışarak, Quicksand ve Passing adlı iki roman ve birkaç kısa hikaye yayınladı. Edebi çıktısı yetersiz olmasına rağmen, çağdaşları tarafından tanındı.