#spoiler#
"Kafadan doğumlar" Günter grass'ın hayatından bir kesit..aslında bir gezi güncesi gibi görünsede içinde 3 ayrı tema üç ayrı Grass barındırıyor ..
Çin 'de bir konferans vermek için bulunan yazar hem kendi ülkesinin sorunlarını hemde çinli yazarların sıkıntılarını ele alıyor. Bu hengame icerisinde bize bir yazarın gözünde ve beynindeki şimşek çakmasının yani esin'in nasıl geldiğini nasıl kullandığını gösteriyor ..yol boyunca bir yandan "Kafadan doğumlar "adı altında.çekilecek filmin senaryosunu kurgulayan grass nasıl yazar olunacağını ipuçlarını veriyor aslında...kitap gerçek yaşam ve filmin senaryo kahramanları arasında gidip gelirken ..çok sevdiği ve kanser hastası olan Nicholas Born'un ölümü, son kez buluşmaları da tarihin içinde yer alıyor
Yazarın hayatına dahil olan birkaç günü onunla birlikte geçirmek isterseniz okuyun efendim ..
Özellikle Grass kitaplarını okuma listenize dahil ettiyseniz ..
Sevgiyle kalın. ...
Grass'ın 1979 sonbaharında eşi Ute Grunert ile birlikte Güneydoğu ve Doğu Asya'ya yaptığı ikinci uzun yolculuğundan dönüşünden kısa bir süre sonra yayımlandı Kafadan Doğumlular. Temelde sorduğu soru şu: Dokuz yüz elli milyon insan Çinli değil de Alman olsa neler olurdu? Peki Almanların soyu tükense neler olurdu?Yazarın Almanların azalan doğum oranları ile en kalabalık ülke olan Çin'i yan yana getirme biçimi ve bunu yaparken kullandığı ironik dil metni ilgi çekici kılıyor. Kapitalizmi, komünizmi dini unsurları eleştirirken aslında insanı kendi ülkesi ve o ülke içindeki varlığını sorgulatmaya itiyor. Zaten yaşadığı dönemde de siyasi görüşleri ile genellikle hoş karşılanmamış Grass, okurken de hissediliyor bu, Almanların siyasi örgütlenme gücünün yoksunluğundan bahsederken, yaşanılan karanlık ve nükleer savaş halindeki çağda hala dünyaya yeni insanlar getiren aileleri de eleştiriyor. Kendi yaşadığı ülkeyi bu kadar sert eleştiren bir yazar tabi ki bu sert eleştirilerin gelmesini öngörecek ve bu eleştirileri göğüsleyecektir. Bu açıdan cesur bir kalemdir Grass.
Kafadan Doğumlular salt bir gezi kitabı, ya da gezi güncesi değildi bana göre, yazarın ideolojik görüşlerini gezdiği yerlerle birlikte eleştirel bakış açısıyla harmanladığı bir deneme kitabı bence. Benimde yazarla tanışma kitabımdı ve okurken keyif aldığımı söylemeliyim. Tavsiye ederim.
..
..
"Ey gelecek! Sensiz biz ne yapardık? Kim senin sözcüklere sadakatinin yerini tutabilirdi? Karabasanlarımızı kim resimlerdi?"
..
Kafadan Doğumlar bir film senaryosu. Bu senaryonun ismi Yunan mitolojisinden geliyor ve Zeus'un kafasından doğurduğu tanrıça Athena'ya bir atıfta bulunuyor yazar. Aslında atıf Zeus'un kendisine. Çünkü kitap ya da film senaryosu olarak düşündüğü bu isim için şöyle devam ediyor yazar: "Erkeklerin kafasını bugün de döllemeyi sürdüren bir paradoks."
Grass; bu kitap ya da film senaryosu için iki karakter belirliyor. Evli bir Alman çift. Bu karakterlere yüklediği roller ile yaratmak istediği projesine okuyucuyu da dahil ederek hem bir geziye çıkarıyor bizi hem de sorduğu soruları, kitabın karakterlerinin de bu sorularla çıktığı gezi, düşünmemizi sağlıyor. Bu sorular da aslında kitabın alt metnini oluşturuyor.
Almanların Soyu Tükeniyor mu?
Milyonlarca Çinlinin Alman olduğu düşünülürse ne olur?
Almanların olmadığı bir dünya düşünülebilir mi?
Bu sorularla yola çıkıp uzak Asya'da dolaşıyoruz. Alman entelektüelliği ile sıradan Almanları, nüfus politikaları hakkında politik kültürel denemeler düşüncesi gibi soruları, karakterlerimize ve kendimize yüklüyoruz.
Kitap anlatısal bir deneme. Yazarın kendinin de içşnde olduğu bir deneme. Kitapta oluşturduğu yazma düşüncesi (film senaryosu ya da kitap) ile bir denemeden ziyade roman ile de karşılaşıyoruz.
Okuyucular için öyle aman aman bir çalışma olmayabilir bu deneme. Tarihsel bir yolculuğu da düşünürsek ilgili olanlar için zevk alınabilecrk bir kitap.
Kafadan DoğumlarGünter Grass · Gendaş Kültür Yayınları · 200028 okunma
Hiç bir kısıtlamayla karşılaşmayan okuma sevgisiyle kalın ciltlere dalmış eğitimin "bozmadığı "çocuklar çıkardı..
okuduğum ilk günter grass romanı ya da daha doğrusu anlatısal denemesi. bir karı ve kocanın uzakdoğuya olan yolculuğunu anlatıyor fakat tabii ki bu yolculuk, maceradan maceraya koşan karakterleri değil, sorularıyla yer değiştiren karakterleri kapsıyor. günter grass'ın kendine has üslubu ve karakterlere taşıyamayacakları kadar soru yüklemesi benim gibi masalsı okuyucuları hafif bezse de, içerdiği farklılıkla kendini yürütüyor. okurken araştırma yapmanızı teşvik edecek kalitede değerli bir yapıt. grass kitabında
Kafadan Doğumlar ya da Almanların Soyu Tükeniyor mu?
Yıl 1980: Itezheo'lu öğretmen karı koca Uzakdoğu'ya tatile çıkarlar. Bangkok, Bombay ya da Bali hiç fark etmez. Nereye giderlerse gitsinler, bu dünyanın keşmekenide bile kafalarındaki Alman sorularından bir türlü kurtulamazlar.
Dokuz yüz elli milyon insan Çinli değil de Alman olsa neler olurdu? Sürekli araya giren anlatıcı, Şanghay'ın tam ortasında bunu düşündürür. Peki daha kötüsü, bazı politikacıların korktuğu gibi, Almanların soyu tükense neler olurdu? Kafadan Doğumlar: Yayınlandığından beri güncelliğini koruduğu gibi her geçen yıl daha da güncelleşen, düşünce, ironi ve şakayla örülmüş: insanı kendisi ve ülkesi hakkında düşünmeye zorlayan bir dev yapıt.
Dili biraz ağır ve kopuktu. Verilmek istenen mesajlar sert bir üslupla dile getirilmişti.
Yine de okurken sizi çok sıkan bir kitap değildi. Tavsiye edilebilir eğer alman siyasetine ilginiz varsa
Kafadan DoğumlarGünter Grass · Gendaş Kültür Yayınları · 200028 okunma
Günter Wilhelm Grass, Alman yazar, heykeltıraş, ressam ve grafik tasarımcıydı. Grass, 1957'den itibaren Gruppe 47'ye üyesiydi ve 1959'daki ilk romanı Teneke Trampet ile, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Alman edebiyatının uluslararası alanda en saygın ve meşhur yazarı oldu.
Günter Grass'ın bir yazar olarak eserleri ve bir entelektüel olarak toplumsal rolü, hem Almanya'da, hem de Almanya dışında akademik araştırmalara ve basının ilgisine konu olmuştur. Grass'ın eserlerinde en çok ele aldığı konular, memleketi Danzig'i yitirmek, kendisinin ve Alman toplumunun nasyonal sosyalist geçmişiyle yüzleşmek olarak özetlenebilir. Bir yazar olarak popülaritesini sık sık güncel siyasî ve toplumsal olaylar hakkında yüksek sesle görüş bildirmek için kullandı. Uzun yıllar boyunca Almanya Sosyal Demokrat Partisi'ni ve Alman Yeşiller'i seçim kampanyalarında bizzat destekledi. Günter Grass'ın eserleri çok sayıda dile tercüme edildi, bazıları sinemaya uyarlandı. 1999'da Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı ve başka ödüllerle de onurlandırıldı.
2004 yılında İstanbul'da Goethe Enstitüsü ve Milli Reasürans Sanat Galerisi'nin işbrliği ile Gravürler başlıklı bir sergi açtı.
Grass 13 Nisan 2015 tarihinde Almanya'nın Lübeck kentindeki bir hastanede öldü.