Adı:
Gönülçelen
Alt başlık:
deWarenne Dynasty Serisi 1
Baskı tarihi:
Mart 2015
Sayfa sayısı:
400
ISBN:
6053435259
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Conqueor
Çeviri:
Selim Yeniçeri
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Acımasız bir savaşçı arzularına ne kadar karşı koyabilir? Bronz teni ve masmavi gözleriyle bir ilahı andıran Amansız Rolfe, Normandiya Kralı William’a hizmetlerinin karşılığında Aelfgar Kalesi’ni almak ve Leydi Alice’le evlenmek üzeredir. Fransa’da cesaretiyle ünlenen savaşçı, İngiltere’deyse bir o kadar nefret odağı olmuştur. Ancak yeni bölgesini ele geçirir geçirmez ilk işi, cazibesi ve canlılığıyla genç adamı vatana ihanetin eşiğine getiren Sakson güzeli Ceidre’yı ehlileştirmek olacaktır… Asi bir kadın can düşmanını baştan çıkarmaya nereden başlar? Gizemli ve baştan çıkarıcı Ceidre, üvey ablası Alice gibi bir leydi değildir; aksine, soylu üvey ağabeylerinin Sakson isyanını destekleyen bir casustur. Yasak arzularını ateşleyen Amansız Rolfe’a boyun eğmeyi reddeden genç kadın, kibirli savaşçının arzu dolu dokunuşlarına karşı koymaya çalışsa da kendini İngiltere’nin, hatta kralların kaderini değiştirebilecek çok tehlikeli ve şehvet dolu bir oyunun içinde bulacaktır… Savaşın tüm acımasızlığında imkânsız aşklara yer var mıdır? “Muhteşem bir romans; güçlü, tutkulu ve yoğun duygularla dolu… Karmaşık olay örgüsü, yakıcı şehveti, tarihsel tutarlılığı ve gösterişli, güçlü karakterleriyle Brenda Joyce hayranlarını kesinlikle tatmin edecek.” Romantic Times
Acaba sonu farklı yazılabilir miydi diye düşünsem de bence MUHTEŞEM bir romandı. Her şeyden önce romanın geçtiği dönem askeri, sosyal, kültürel...vs bakımlardan her bir ayrıntıda öylesine güzel resmedilmişti ki elinizde olmadan dönemin o kasvetli yapısında kendinizi buluveriyorsunuz. Derebeylik düzeninde insanın adının yokluğu, bunun ötesinde kadının hiçliği o yoğun aşk hikayesi kurgusunun geri planında nakış gibi işlenmişti. Bu da De Warren hanedanlığının anlatıldığı serinin ilk romanını bence daha da etkileyici kılmıştı.
Tam benlik bir romandı çünkü daha ilk sayfasından son noktanın bulunduğu yere kadar neredeyse tüm karakterlerin her bir bakımdan ete kemiğe bürünecek şekilde üzerine düşülmüştü. Ana kahramanlar Rolfe ve Ceidre, yaşananlara paralel olarak oldukları her anda duygu, düşünce ve fiziksel tasvirlerle hiç üşenilmeden anlatılmıştı. Olayların akışı sırasında ikisi adına bir çıkmaz sokağa girildiği hissi, dönemin yapısal baskısı okuyucuya hazmettirilerek, inceden inceden kabullendirilmişti. Erkek kahraman Rolfe, bu çağa ait bir aşk romanında bekleyebileceğiniz en üst seviyede özelliklerle karşınıza çıkarılmıştı. Ne döneminin gereklerinden aykırı düşmüştü ne de aşk unsuru bu adama fazla gelmişti. On numara beş yıldızdı kısacası. Kadın kahraman Ceidre ise döneminin kadın düşmanı şartlarına rağmen kaya gibi mağrur ve güçlü, dünya adamı cebinden çıkaracak kadar vatansever ve bir o kadar tutkulu, naif bir karakter.
Böyle bir hikayede beklenen birbirlerine hislerini yok saymaya çalışma dönemlerinden, birbirlerine kapıldıklarını dünya evren görse de kendilerinin fark edemedikleri döneme ve ardı sıra ise aşkları için canlarını verecekleri aşamaya geldikleri anlara kadar tutkunun her bir evresi çok güzel kaleme alınmıştı.

Ben soluksuz okudum. Sonuyla ilgili ilk cümlemdeki yorumumu dillendirmeyişimin nedeni sonun tadını kaçırmamak. Tarihi aşk romanı tarzınızsa mutlaka okumalısınız diyorum.
Şimdiye kadar okuduğum bu tarz romanlardan çok çok daha sertti.
Rolfe inanılmaz kötü bir adam. Ceidre'nin saflıkları, Alice'nin çirkinliği...
Kitapta beni sinirlendiren o kadar çok şey vardı ki...
Sonu güzel bitti ancak ben tatmin olmadım. Gönlümde yaşayacak harika çiftlerden biri olamadılar malesef.
Kitabın son kısmındaki açıklamalar neden böyle yazıldığını bir nebze anlatıyor olsa benim içime sinmedi.
İlk olarak ilk kez Pegasus Yayınları bir kitabın kapağına pek dikkat etmemiş. Normalde orijinal kapaklar kullanan Pegasus'un bu tavrı şaşırttı beni. Tamam orijinal kapağı o kadar güzel olmadığı ve gören herhangi biri çok eski bir kitap zannedeceği için bu kapak tercih edilmiş olabilir ama keşke azıcık daha dikkat edilseymiş. Kitaptaki karakterlerin fiziksel özelliği ile kapaktakilerin uyuşan tek bir özelliği bile yok. Gerçi kapaktaki jöne ben hayran kaldım :D . Neyse o kadarı kadı kızında da olur diyerek bir sonrakinde dikkat etmelerini umuyorum.

İkinci şeyse kitap 400 değil 432 sayfa.

Orada Rolfe denen bir arkadaş var, size bu karakteri anlatmak istiyorum. Kitabın konusunu okuduğunuzda aklınıza ne geleceğini az çok tahmin ediyorum. Geçmişinde yaşadığı bir olay yüzünden yüreği sertleşmiş, acımasız ancak adaletli, içindeki iyiliği birine aşık olduğu zaman göstermeye başlayan klasik historical erkeği aklınıza geldi değil mi?

Bugüne kadar okuduğunuz sizi deli eden De Waranne serisindeki adamları unutun. Dostum, bu adam bambaşka bir şey. Adam bildiğiniz saf kötü ve kitap bu adamın kötülüklerini anlatıyor. Bu arkadaş tecavüzden fazlasıyla zevk alan, insanlara kötülük etmekten hiç çekinmeyen, amaçları uğruna her türlü pisliği yapan, bencil bir ruh hastası. İşin daha vahim kısmı bu arkadaşımızı derinden etkileyen, onu geçtim etkileneceği herhangi bir durum yaşamamış olması. Şimdi nasıl yani dediğinizi duyar gibiyim ama gerçek bu. Ben bile daha ileri gidemez derken adam kendini aştıkça aştı.Ve bu arkadaş kesinlikle bir De Waranne olamaz. De Waranne insanı bir kez sever ve bırakmaz, ayrıca hata yapsa bile onu düzeltmeye çalışır. Rolfe'da bunların hiçbiri yoktu. Aksine onu en çok mutlu eden şey hata yapmaktır.

Ve bu arkadaş tam kendine göre bir gelin bulmuştu, kitabın baş kadın karakterinin üvey kız kardeşi Alice. Bence ikisi tencere kapağını bulmuş uyumunu en güzel yansıtan çiftlerden biriydi. İkisi de psikopat bir ruh halinde olan insanlar. Tek fark Alice'in geçerli bir nedeni var. Yine de ikisi de nefret edilesi karakterlerdir. Ah be Rolfe, Ceidre'yi rahat bırakıp kendini Alice ile sonsuz mutsuzluğa boğsaydın keşke.

Gelelim canım Ceidre'me. İmkansız Aşk'taki Alexandra'dan sonra en sevdiğim 2. kadın karakter oldu kendisi. Kardeşleri için yaptığı fedakarlıklar kalbimi fethetti. Bana göre Rolfe'a gayet de güzel bir şekilde direndi. Yine de ben Ceidre'nin Rolfe gibi bir adama mahkum olmasına çok üzüldüm. Çünkü her şey tatlıya bağlandıktan sonra ben Rolfe'un Ceidre'ye sadık olduğuna asla inanmıyorum. O yine bir yolunu bulup başka kadınların koynuna bir şekilde girmiştir, kadın istekli veya isteksiz olsun.

Rolfe'a çok sövdüm ancak böyle bir karakterle yazar bir kez daha farkını ortaya koydu bence. Yazarın bu yönünü seviyorum, karakter konusunda tabuları yıkıyor her zaman. Bizim sevip sevmememizi umursamıyor ve bana kalırsa okunmasındaki en önemli etken budur.

Hikaye ise Tehlikeli Aşk romanındaki gibi sert bir dille yazılmıştı, Orta Çağ'ın kadınlar ve yaşananlar konusundaki acımasızlığı çok güzel işlenmişti.

Sonuç olarak usta bir yazardan yine harika bir eser. Rolfe'a dayanabilirseniz ne mutlu size.

http://belleninkutuphanesi.blogspot.com.tr/...onulcelen-yorum.html
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gönülçelen
Alt başlık:
deWarenne Dynasty Serisi 1
Baskı tarihi:
Mart 2015
Sayfa sayısı:
400
ISBN:
6053435259
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Conqueor
Çeviri:
Selim Yeniçeri
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Acımasız bir savaşçı arzularına ne kadar karşı koyabilir? Bronz teni ve masmavi gözleriyle bir ilahı andıran Amansız Rolfe, Normandiya Kralı William’a hizmetlerinin karşılığında Aelfgar Kalesi’ni almak ve Leydi Alice’le evlenmek üzeredir. Fransa’da cesaretiyle ünlenen savaşçı, İngiltere’deyse bir o kadar nefret odağı olmuştur. Ancak yeni bölgesini ele geçirir geçirmez ilk işi, cazibesi ve canlılığıyla genç adamı vatana ihanetin eşiğine getiren Sakson güzeli Ceidre’yı ehlileştirmek olacaktır… Asi bir kadın can düşmanını baştan çıkarmaya nereden başlar? Gizemli ve baştan çıkarıcı Ceidre, üvey ablası Alice gibi bir leydi değildir; aksine, soylu üvey ağabeylerinin Sakson isyanını destekleyen bir casustur. Yasak arzularını ateşleyen Amansız Rolfe’a boyun eğmeyi reddeden genç kadın, kibirli savaşçının arzu dolu dokunuşlarına karşı koymaya çalışsa da kendini İngiltere’nin, hatta kralların kaderini değiştirebilecek çok tehlikeli ve şehvet dolu bir oyunun içinde bulacaktır… Savaşın tüm acımasızlığında imkânsız aşklara yer var mıdır? “Muhteşem bir romans; güçlü, tutkulu ve yoğun duygularla dolu… Karmaşık olay örgüsü, yakıcı şehveti, tarihsel tutarlılığı ve gösterişli, güçlü karakterleriyle Brenda Joyce hayranlarını kesinlikle tatmin edecek.” Romantic Times

Kitabı okuyanlar 26 okur

  • Hatice Başol
  • NERGİS ALTAN
  • Lilamine
  • Aksoy Akgün
  • Pataanii
  • Gamze Sel
  • Me's
  • Ayşe Şahin
  • emine tüfekçi
  • nazcan demir

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%41.7 (5)
8
%8.3 (1)
7
%8.3 (1)
6
%16.7 (2)
5
%8.3 (1)
4
%0
3
%8.3 (1)
2
%0
1
%8.3 (1)