Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 49 dk.
Sayfa Sayısı:
64
Basım Tarihi:
2021
İlk Yayın Tarihi:
9 Kasım 2018
Yayınevi:
Lev Nikolayeviç Tolstoy Yayınları
ISBN:
9786056884924
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·64 syf.··
2023 8. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2023 01:15
Tolstoy bu kitabında öfke ile ilgili kendi görüşlerinin yanı sıra çeşitli filozoflardan ve peygamberimiz Hz. Muhammed'ten de alıntılar yapmıştır, hatta alıntılara her bölümde çokça yer vermiştir. Çok fazla eski kelime bulunmasından dolayı okuması bir miktar zor olabilir ama her sayfanın altında bu kelimelerin anlamları mevcut. Okuduğuma pişman olmadığım bir kitap. Öfke ile ilgili bakış açısı ve alçak gönüllülüğe olan vurguları ile Tolstoy, yine bilgeliğini ve karakterini ortaya koymuştur. Kitaptaki bazı görüşlere katılmakla birlikte bazılarına katılmıyorum, bazılarına da kısmen katılıyorum çünkü kişi ve durumlara göre değişebileceğini düşünmekteyim. (Bu arada, kitabın tanıtım kısmında belirtildiği gibi öykü değil, bir fikir yazısıdır.) Lev Tolstoy Hiddet
1000Kitap
HiddetLev Tolstoy · Lev Nikolayeviç Tolstoy Yayınları · 202146 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2022 109. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2022 10:46
Tolstoy'un 1927 'de zamanın Harbiye Nezareti (Savunma Bakanlığı) tarafından Osmanlıcaya çevrilen risaleleri(kitapçıklar) sadeleştirilmeden sadece yeni harflerle kitap halinde yayınlanmış. Eski harf baskısı da kitaba eklenmiş. Kitap demek zor olsa da (çünkü 30-35 sayfa yeni harf bir o kadar da eski basımı var.) değerli bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Maddi olarak düşünüldüğünde 35 sayfalık kitap için belirlenen fiyat çok pahalı, ama hatırasından dolayı okumak ve bulundurmak isteyen kitapseverler için faydalı bir çalışma olmuş. Bu risalesinde Tolstoy, kalp hastalıklarından Hiddet (kin, öfke) ile ilgili veciz sözleri bir araya getirip kendi düşüncelerini de belirtmiş.
HiddetLev Tolstoy · Lev Nikolayeviç Tolstoy Yayınları · 202146 okunma
Çok umutluydum...
6/10
·64 syf.··
2018 102. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2018 14:48
Ama olmadı. Umudum kırıldı. Toplasanız 20-25 sayfalık bir kitap zaten. Bunu da yayın evi batırmış diyebilirim. Çünkü resmen çevrilmemiş her sayfada 7-8 bilinmedil kelime dip notla. Kusura bakamyın çevirmek birebir yapmak değil aynı zamanda okunabilir hale getirmektir! Ve yayın evi bunu set yapmış 5kitap sanırım ama toplasan bir kitap bile zor yapar istenilen fiyatta çok faiş. Hiç ama hiç tavsiye etmiyorum içerik olarakta zayıf zaten anlamakla geçiriyorsınuz. Bir kaç bit şey kapabildim o kadar. 9-10tlvermeyi aklınızın ucundan geçirmeyin. Ben sahaftan 3-4tlye aldım ona bile pişman oldum. Tolstoy reistir. Eğer iyibir yayıncılık işi çıksaydı bu kitap daha iyi yerlere gelebilir di.
Edebiyat
HiddetLev Tolstoy · Cağaloğlu Yayınevi · 201846 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2018 242. kitabı
Yarısı Osmanlıca yarısı Türkçe (bu kısmın da yarısı anlaşılmıyor gibiydi ve dipnotlara bak tekrar parçaya dön dipnotlara bak parçaya dön çok yorucuydu.) Kısacası berbat ötesi CAĞOĞLU YAYINEVİ yüzünden Tolstoy okumaktan keyif alamadım. (Bu kitabı da yayınevinin herhangi bir kitabını da tavsiye etmem!) Hayır zaten uzun gözüksün diye anlamayacağımızı bildikleri halde Osmanlıca koyan yayınevinden ne beklenirdi ki. Kargoyu açınca Tolstoy'un dediğinin aksine hiddetlenmemek mümkün müydü acaba.
HiddetLev Tolstoy · Cağaloğlu Yayınevi · 201846 okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.