holofira, mutlaka okumalısınız, İsmail Kılıçarslan seslendirmesi de güzeldir.
Yaradan beni ne ardıç ne çınar ufarak çayır
Koşumun gıcırdar ölmek dilerim
Bağrım kaynıyordur yüklerim ağır
Sen bir düş imişsin kuşluk çağında
Soluma tükürdüm rabbim gafurdur
Bilesin kavuşmak yoktur islamlıkta
Kavuşan kısmısı ancak gavurdur.
Tekfurun Kızı/syf105
Kendine has üslubu, tarzı ile İsmet Özel'in kalemine en yakın bulduğu şair Süleyman Çobanoğlu. Tekfurun Kızı, Gelse de Trenden gibi şiirleriyle tanınsa da tüm şiirleri okunmaya değer
Şiirden anlamayan kimselerin bile okudu zaman kalp hücrelerini harekete geçirecek etrafında bir saksı çiçek arayıp onu sulamaya çalışacağı bir kitap. Nereden biliyorsun diye soracak olursanız, kendimden biliyorum.
Süleyman ÇOBANOĞLU şiirlerinden mahrum kalmayın derim, çok kıymetli bir eser.. Okurken İsmet Özelin kalemini hatırlatıyor bir nebze de olsa..
HUDAYİNABİT: Ekilmeden biten ot veya ağaç.
* Hiç bir talim ve terbiye görmemiş adam.
Şimdiden keyifli okumalar diliyorum :)
Süleyman ÇOBANOĞLU şiirlerinden mahrum kalmayın derim, yaşarken kıymet bilmiyoruz maalesef. Nefes almak ve şiirin esrarında efkârlanmak için güzel bir eser.
hudayinabit:
1.ESKİMİŞTİR
insan eliyle ekilmeden doğada kendi kendine yetişen (bitki).
eş anlamlısı: kendibiter
2.
MEC.
eğitim, öğrenim görmemiş ama kendi kendini yetiştirmiş (kimse).
Çobanoğlu’nun şiirleri yaşanmışlık toprağında emek ile sulanıp; acı ile özenle büyütülmüş bir çiçektir. Yeri gelmişken söyleyeyim: betiğin kapağındaki sarı renkli çiçek her ne kadar hüdayinabitliği sembolize etse de, betiği okuduktan sonra o sarı renkli çiçek kendi kendine yetişen bir dağ çiçeği olmaktan çıkıveriyor ve bin bir emek verilerek büyütülmüş bir şiir buketine dönüşüyor.
Betik içerisinde en çok sevdiğim şiir betiğin 105. Sayfasında yer alan ‘‘Tekfurun Kızı’’ adındaki şiir. Belki de en çok o şiirde kendimi bulduğum için seviyorumdur bu şiiri…
Yazımı burada şairin dizeleriyle bitirmek istiyorum. Zira bir ortamda şiir varsa düz yazı susmayı bilmelidir…
Ben seni alamam ah Holafira
Azığım tamtakır binitim nalsız
Bir belde geçerim kalacağım yok
Dostlarım bîvefa düşmanım yalsız
HudayinabitSüleyman Çobanoğlu
Yazarı incelemenin sonunda yazacağım şiiri ve Tamgalar kitabının ismiyle tanıdım okuduğum ilk kitabı oldu. Bu kitabı tercih etmemin sebebi de incelemenin sonunda yazacağım şiirin içinde olması sebebiyledir. Yazarın ilk okuduğum kitabı özelinde diyebilirim ki tarzı biraz değişik yoğun sembolizm içeren şiirler vardı kitabın içerisinde ben bu açıdan şairin şiirlerini İsmet Özel 'e benzettim. Yazarın okuduğum ilk kitabı itibariyle kalemini beğendiğimi, çok sevdiğimi söyleyebilirim.
"Benden daha ne olur, yürür yalan söylerim
bir şey acır içimde bu göğsüme ne kattın
sende noksan bulmadım şu yerle gök yanarken
attığımda o oku ben atmadım sen attın
Rab bu nasıl denizdir yüzme bilen kuşu yok
içimde acır bir şey bu gösüme ne kattın
anlar gibi olmuştum yetmiş üçte bir cuma
attığımda o oku ben atmadım sen attın
Geçer gider hacegân ve ahûlar ve zaman
acır bir şey içimde bu göğsüme ne kattın
bilmem değmişse bile ağa yahut karaya
attığımda o oku ben atmadım sen attın."
Süleyman Çobanoğlu şiirlerini internette görüp severdim, ancak şiir kitabında sevdiğim mıstalar dışında şiirine rastlamadım. Şiir kitapları bana hitap etmiyor onu anladım, Necatigil'de de aynı şey olmuştu. Şiirdeki türetilmiş kelimeleri sevdim. Kitap genel olarak bana hitap etmedi yine de...
Genel anlamda mükemmel diyemeyeceğiniz, başucu şiir kitaplarım arasında yerini alacak bir kitap. İçerisinde çok beğendiğim 3-4 tane şiir var. (Holofira gibi.)
Sırf “rab bu nasıl denizdir, yüzme bilen kuşu yok.” mısrası için almıştım.
İyi okumalar
Gelse de trenden ikimiz insek
camları buğulu iki tas çorba
bir kitap -- çantana korkup tutunmuş
kâğıdı samandan şiiri zorba
Süleyman Cobanoglu.........
1967 yılında Afyon' da doğdu. İlkokulu burada, ortaöğrenimini ise Devlet Parasız Yatılı öğrencisi olarak Ankara Atatürk ve Afyon liselerinde tamamladı. İzmir 9 Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ni bitirdi. İstanbul'a 1991'de geldi. Çeşitli işlerde çalıştı. İlk şiirlerini 1990'da yayımladı. Çoğu Dergâh' ta yayımlanan şiirler, 1995'te bir kitapta toplandı. Kanal 7 televizyonunda kültür ağırlıklı çeşitli programların yapım ve sunumunu üstlendi. Millî Gazete' de günlük yazılar yazdı. atv'de yayınlanan Kılıç Günü dizisinin senaristliğini yaptı.Halen yayın yönetmenliğini İbrahim Tenekeci' nin yaptığı İtibar Dergisi'nde şiirlerini yayımlamakta ve TRT'de yayınlanan Sakarya Fırat adlı dizinin senaristliğini yaptı. 2014'te TRT1'de yayınlanan "Kızıl Elma" dizisinin senaristidir.