Kitabı okurken Hazretin size seslendiğini hissedebilirsiniz.tek kelime ile müthiş bir eser.tasavvusun başucu eserlerinden biri olduğu şüphesiz.kesinlikle okunması lazım gelen bir eser. İstifade etmeyi Rabbimiz nasib etsin.
Kitap o kadar derin o kadar güzel ki bittikçe ara ara tekrar okuyacağım diye düşündüm. Halkı bırakıp Hakk’la beraber olmak gerektiği bu yolda yapılması ve yapılmaması gerekenler sanki sohbet ediyormuş gibi anlatılmış. Okuyucunun her zaman yazarın haleti ruhiyesinden etkilendiğini düşünenlerdenim. Abdülkadir Geylani hazretlerinin bu kitabı insanda manevi bir lezzet bırakıyor.
Başucu için yazılmış bir kitap adeta. Ne zaman boşluğa düşsem, veya kendimi dinden uzaklaşmış hissetsem yardımcı oluyor.
İlmî derinden öğreten, Geylani hazretlerinin mükemmel kitaplarından biri.
:)
Eski alimlerin eserlerini çevirip yayınlamak kolay, mühim olan bu çeviriler ile fayda sağlanıp sağlamayacağı. Geylani hazretleri eseri diyecek laf yok ama bu kadar basit ve özensiz basılınca editor ve çevirmen hakkında Hüsnü Zan ediyor insan, acaba çeviri ve içerik de bu kadar özensiz olabilir mi diye kendinize soruyorsunuz, tabi karşılaştırma ve orijinalden çeviri şansınız olmadığı içinde hiç bilemiyorsunuz,
kitapta Geylani hazretleri ile ilgili detay bilgi beklerdim, sayfayı açar açmaz 1. sohbet diye başlaması hoş değil, hatta hazretin görüşleri, İslam alemine katkıları kısa bir bölüm de olsa olmalıydı. kitabın sonunda bir kaynakça, dizin indekse sözlüğe yer verilmeli artık böyle basit baskılar yapılmamalıdır diye düşünüyorum, akademik basım veya bir basım kültürü olmalı diye düşünüyorum,
insanı zorla kitap yayıncısı olmaya zorluyorlar
İlk defa bir kitaba okumaya devam ederken inceleme ve önerilen eser olarak belirtmek istiyorum. Üniversite hocamızın canlı ders sırasında önerdiği ve beni önerirken bile etkileyen bu eseri anlatmaya kalkamam malesef bu benim hadsizliğim olur sadece... Hocamız eseri önerirken demişti ki Abdülkadir Geylani h.z bu eseri sohbetlerinden oluşur. Ve rivayet edilir ki sohbetleri her kim herhangi bir zamanda o anki durumuna bir nasihat verilir demişti. Elhamdülillah ara ara okuduğum sohbetlerinden feyiz alıyorum. Ve hayatıma aitte nasihatlar alıyor herkese de bizzat öneriyorum...
Hâle vakit varken alın okuyun kardeşlerim...
Geylani Hazretlerinin kitabını yorumlayacak bir makam görmüyorum kendimde. Sadece kitabın bendeki anlamından kısaca bahsedeceğim. Bu kitap benim başucu kitabımdır, her gece yatmadan 1 meclisini okumaya gayret ederim. Ve gün içinde ne problem ne derdim olduysa, gecesinde okuduğum mecliste o derdime çağre veya o mesele hakkında nasihat bulurum. Ve bu kitabı ölene kadar okumaya devam etmek niyetindeyim, inşaallah niyetimde istikrarlı olurum. Zira bu kitap bir defacık okuyup kaldırılacak bir kitap değil, her gün ve her an okunup ibret ve ders alınabilecek nitelikte. Bu kitabı övmek için buradaki incelemede karakter sayısı dahi yetmez ve ben yine de övgüsünü hakkıyla yerine getiremem. Kitap okumak sohbetin yarısıdır derler, bu kitap ile Abdülkadir Geylani Hazretleri ile konuşabildiğim için ne kadar da mesud’um, Allaha hamd olsun böyle bir kitap ile beni tanıştırdığı için. Ey evlâd! diye başladığı cümleleri ile kalbimi hedef alan ve garip gureba ve gurbetlik hallerimde bana yoldaş ve arkadaş olan Geylani Hazretlerine Rabbim rahmetiyle muamele edip, derecesini âlî etsin, amin.
İlahi Armağan“Ey cemaat! Hak Teâlâ ile karşılaşacağınızı biliniz. İşlerinizi ona göre yapınız.”“Mahrum, Allah’tan yardım bulamayandır.”“Asıl zavallı, ahirette Allâh’a yakınlık duygusunu kaybedendir.”“Nefsinin perişanlığına ağla. Bir çocuğun ölse, kıyamet kopmuş gibi gözyaşı dökersin. Kalbindeki inancın ölürse hiç düşünmezsin.”“.
Kitabı okudum, verdiğim yedi puan kitaba ve yazarına değil, dikkatsiz, özensiz ve imla hatalarıyla alelacele yapılan ve satışa arzedilen çeviriyedir. Birilerinin para kazanma hırsı okuma aşkını baltalıyor…
NAKŞİBENDİLİKTE ON BİR ESAS
ABDULHALIK GÜCDEVANÎ {KS}…⬇️
Abdulhalik Gücdevanî k.s., büyük velilerden öğrendiği ve bizzat tecrübe ettiği bu terbiye usullerini onbir temel prensiple ortaya koymuştur. Bu prensipler her müslüman için hedef ahlâklardır. Bütün hak yolcuları için lazım olan usullerdir. Onlar zikrin meyveleridir, güzel terbiyenin sonuçlarıdır. Zikir ayetlerinin tefsiridir. Hz. Rasulullah s.a.v. Efendimiz’in devamlı zikir halinin açıklamasıdır. Halk içinde Hak ile olma sünnetinin her devirde yaşanmasıdır. Her an Yüce Allah ile olmanın ispatıdır.
—HUŞ DER DEM—: Her nefes alış verişte uyanık bulunmak, gaflette olmamaktır. Hak yolcusu her nefesini Allah ile huzur ve uyanıklık içinde alıp vermelidir. Bütün vakitlerini bir çeşit ibadet ve taat içinde geçirmelidir.
Abdülkadir Geylani, İran'ın Geylan şehrinde doğdu. Bağdat’ta vefat etti. Türbesi Bağdat’tadır. İslam bilgini. Kadiri tarikatının kurucusudur. Künyesi, Ebu Muhammed'dir. Muhyiddin, Gavs-ül-A'zam, Kutb-i Rabbani, Sultan-ul-Evliya, Kutb-i A'zam gibi lâkabları vardır. Babası Ebu Salih bin Musa Cengidost'tur. Peygamber torunu Hasan bin Ali'nin oğlu olan Hasan el-Mu'tena'nın oğlu Abdullah el-Kâmil'in soyundandır. Annesinin ismi Fatıma, lakabı Ümm-ül-hayr olup seyyidedir. Bunun için Abdülkadir Geylani, hem seyyid, hem şerifdir. Çok küçük yaşlardan itibaren farklı bir yapısı olduğu çeşitli kaynaklarda belirtilmektedir. Bağdat'ta dönemin tanınmış âlimlerinden dersler alarak hadis, fıkıh ve tasavvuf eğitimini geliştirdi.
Hocalarından Ebu Said Mahzumi'nin medresesinde haftada üç gün pazartesi, salı ve cuma gecesi verdiği ders ve vaazları çok yoğun ilgi görmüştür. İslam Tasavvuf'unu herkesin anlayacağı şekilde sundu. Önceden Şafii mezhebi'nde idi. Hanbeli mezhebi unutulmak üzere olduğundan, Hanbeli mezhebine geçti ve bu tercihi mezhebin yayılmasında etkin bir yeri olmuştur.
Abdülkâdir Geylânî çok sayıda kız ve erkek çocuk sahibi olmuştur. Onlar vâsıtasıyla Kadirilik Mısır, Kuzey Afrika, Endülüs (İspanya), Irak, Suriye ve Anadolu'ya yayılmıştır. Oğullarından Ebû Abdurrahmân Şerafeddîn Îsâ Mısır'a yerleşmiş olup Mısır'daki Kâdirî şeriflerin dedesidir. Abdülkâdir Geylânî'nin torunları, Kuzey Afrika'da daha çok "Şerif", Irak, Suriye ve Anadolu'da ise Seyyid ve Geylânî diye anılmaktadır. Kadirî tarikatının kurucusudur.