İşkenceci

Alev Alatlı
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 43 dk.
Sayfa Sayısı:
96
Basım Tarihi:
Kasım 2024
Yayınevi:
Kapı Yayınları
ISBN:
9786256661431
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·96 syf.··
2025 28. kitabı
Kitabı okurken kalbiniz buruluyor ve acı bir üzüntüye dönüşüyor. Sonra diyorsunuz ki, bu ne karmaşa böyle! Fakat karmaşanın içinde garip bir düzen… Sonra, ne okudum ben diyorsunuz. İçinizde bir sızı, gözünüzde yaş… İşte bu, gerçek bir yazarın, Ruhu şad olsun, Alev Alatlı‘nın farkı…
İnsan ve Hayat
İşkenceciAlev Alatlı · Kapı Yayınları · 2024307 okunma
Daha Fazla Kişinin Haberi Olmalı
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2026 02:01
Alev Alatlı Ben size kitabı anlatmayacağım veya kitabın ne kadar güzel bir konuya sahip olduğundan, imgelerin ne kadar yerli yerinde kullanıldığından veyahut her okuduğunuzda ne kadar farklı şeyler anlayabileceğinizden bahsetmeyeceğim. Bu kitabı okuduysanız veya öyle bir planınız varsa kendi incelemenizi kendinize saklayın. Öneri olarak söylüyorum. Çünkü kitap çok fazla yere çekilebilecek, dönem eleştirisinden tutun psikoejik reformlar ve dönün noktaları gibi geniş bir yelpazeye sahip. Ve bu yelpaze içerisinde kaybolmanız kitabın sayfalarını saymanız bittiğinde de "ben ne okudum az önce?!" Dediğimiz kavramı tatmanız gerekiyor. Bu yüzden eleştiri yazarak kendi düşünce dünyanızı ve kitap hakkındaki görüşlerinizi kısıtlamayın, veya herhangi bir alıntı paylaşma telkininde bulunmanıza da gerek yok. Sadece okuyun. Başka yapabileceğiniz hiçbir şey yok.. ~y
İşkenceciAlev Alatlı · Kapı Yayınları · 2024307 okunma
10/10
·96 syf.··
2021 6. kitabı
İşkenceci romanı Alev Alatlı'nın ikinci romanıdır. 1987 yılında yayımlanmış ve yine aynı yıl içerisinde Roman ödülüne layık görülmüştür. Kitap 1960 darbesinden sonra çıkarılan Toprak reformu yasasıyla beraber Güneydoğulu aynı zamanda demokrat partili bir köy ağasının ailesiyle beraber İstanbul'a olan zorunlu göç hikayesini anlatıyor. Bu göçle beraber o dönemin Türkiyesini, siyasal toplumsal olaylarını, ekonomisini, eğitim sistemini birçok konuyu işlemektedir. Alatlı romanda Güneydoğulu ailenin metropol ile olan uyumsuzluk serüvenini çok güzel anlatmıştır. Romanın başkahramanı ağanın oğlu İşkencecidir. Alatlı, İşkenceci kahramanıyla bizlere yaşadığımız topraklarda ailenin, eğitimin ve dönemin otoritelerinin adeta el birliğiyle bir masumun nasıl bir işkenceciye dönüştürüldüğünü anlatıyor. Romanda ilk dikkatimi çeken nokta İşkencecinin adının hiç zikredilmemesidir. Adının olmaması bir fert olamaması ya da bir birey olamaması ile alakalı bir durum. Varlığını gösterebilecek ve bir isim almayı gerektirecek hiçbir "ben olma" durumunun olmadığının bir işaretidir. Alatlı onun için bir şeyin adı varsa vardır adı yoksa yoktur diyen bir yazar olduğu için benim aklıma acaba işkenceci aslında tüm bu serüvende var oldu mu olmadı mı sorusunu sormama sebep oldu. İşkencecinin doğumu, kundaklanması, çocukluğu, yetişkinliği, olumlu olumsuz yönlerini roman boyunca geçişler halinde vermiş bize yazar. Ancak tüm bunları fark etmek için romanı çok dikkatli bir şekilde okumak gerekiyor. Alatlı'nın adeta psikanaliz yaptığını söyleyip hayranlık duyduğumu da belirtmek isterim. Romanda tüm olaylar ve insanlar tüm realistliğiyle tüm handikaplarıyla ele alınmış. Bu da biz okuyucuların kavramsal arka planın hayatla ilişki kurabilmesini sağlamıştır. Alatlı genel olarak romanda kötülüğün bu
Edebiyat
İşkenceciAlev Alatlı · Everest Yayınları · 2013307 okunma
9/10
·96 syf.··
2020 27. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2020 13:59
Ülkemizde böyle yazarların popüler sözde yazarların karşısında harcanması çok üzücü. Kitap sizi çok bilmediğimiz sanki unutulmak için hiç konuşulmayan dönemlere götürüyor Adnan menderes idamı sonrası ülkenin yaşadığı dalgalanmalar ,oturamayan ekonomi ,baskıcı rejim altında yaşayan İstiklal madalyası olmasına rağmen toprağı elinden alınıp vatan haini muamelesi gören Abdurrahman Ağanın tek oğlu olan işkencecinin üzerinden anlatılan bir dönem romanıdır. Milli eğitim sistemini,kuran kurslarını, adaleti ve aileyi eleştirir. “Obskürantizm,” diye söylendi, “bu bir cinayet!”
İşkenceciAlev Alatlı · Everest Yayınları · 2013307 okunma
9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2019 20:42
Bir toplumun tarihi akışında anlaşmazlıklar değişimin yönü üzerine olabilir ama celladın kim olacağı üzerine olmamalı. Gücün kutsanması, mağdur olanın gücü devşirdiğinde mağrur olması zaman içerisinde herkesin hem mazlum hem zalim olmasını getiriyor. Pozitivizm ile pragmatizmin sürekli el değiştirdiği bir kurgu. Kitap, Alev Alatlı’nın akışkan ve topluma dair birçok parametreyi aynı anda düşündüren diliyle Türkiye Yazarlar Birliğinin 1987’de yılın romanı ödülünü haketmiş.
İlişkiler
İşkenceciAlev Alatlı · Everest Yayınları · 2013307 okunma
İskenceci, Alev Alatlı
Puan vermedi·96 syf.··
2021 8. kitabı
Türkiye Yazarlar Birliği ödüllü bir roman. Büyük umutlarla başlayıp hüsran yaşadığım bir roman. Başa gelen herşeyde bir suçlu mu aramalıyız? Neden hep suçlanan Allah olmuştur? İnsanların hiç mi suçu yok? Unutulmamalıdır ki kusursuz olan Dindir, müslümanlar değil!Bir şeyleri eleştirirken dine saydırmak ne kadar doğru? Yükselmek için illaki dini değerlerin üzerine mi basmak gerek? 100 sayfayı bile bulmayan ama her sayfasında ne zaman biter dediğim, elimde süründürdüğüm bir kitap oldu maalesef...
Edebiyat
İşkenceciAlev Alatlı · Everest Yayınları · 2013307 okunma
6/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2020 65. kitabı
‘İşkenceci’ karakteriyle, bir insanın bu toplumda aile, toplum, eğitim ve dönemin otoritelerinin el birliği ile profesyonel işkenceciye nasıl dönüştürüldüğünü anlatmıştır. Bununla birlikte 1964 toprak reformu yasa değişikliği yıllarının ele alındığı bu dönemin Türkiye’sinde, siyasi, ekonomik, sosyal ve eğitim gibi konulara da yer vermiştir.
1000Kitap
İşkenceciAlev Alatlı · Everest Yayınları · 2013307 okunma
Okunasi tarih ve detaylar
Puan vermedi·96 syf.··
2020 18. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2020 22:41
Alev alatlı'nın ilk kitabını okudum Keşke daha önce okusaydım 1950 1960-1970 1980 ve daha niceleri bu yıllarda yaşanan ülkemizde siyasi otoritelerin ve devletin ve hükümetlerin yanlışlarını güzel bir üslupla anlatan ve bizi o yıllara tekrar götüren bir kitap olmuş artık Alev alatlı'nın tüm serisini okumaya karar verdim.
1000Kitap
İşkenceciAlev Alatlı · Everest Yayınları · 2013307 okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2023 00:47
Romanın başındaki oğlak-yılan hikayesi bize kitapta hangi çatışmayı okuyacağımızın ipucunu veriyor. Zalim-Mazlum çatışması ve bu çatışmanın "seyircileri"... Buradaki "Seyirci" pasif değildir. Kimin mazlum kimin zalim olduğuna karar verir. İstediği zamanda kimlikleri yer değiştirir. Yazar, kitapta zalim-mazlum-seyirci üçgenini Türkiye tarihinin ilk yarısında işliyor. Kahramanın ismi "İşkenceci". Kahramanın bir ismini olmaması, okuyucunun kendini kahramanın yerine koymasını kolaylaştırıyor. Kahramanın bir işkenceci olma süreci aile, toplum ve devlet ekseninde; ekonomik, siyasi ve sosyal olaylar çevresinde işleniyor. Herkes hayatının belli dönemlerinde mazlum, belli dönemlerinde zalim olabiliyor. Bunu kimi bilerek kimi farkında olmadan yapıyor. Seyirci olmak olaylardan uzak durulduğu algısını oluştursa da seyircinin alkışları zalimin ve mazlumun kimin olacağını belirliyor. Biz hangisi olduk, hangisi olacağız? Son nefesimizi hangisi üzerine vereceğiz?
Düşünce
İşkenceciAlev Alatlı · Everest Yayınları · 2013307 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2020 7. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2020 21:24
kitabı okudum ve tüm incelemeleride. sonra ben mi yanlış kitabı okudum dedim kendi kendime. her satır birbirine girdi ve birbirinden bağımsız halde idi. kitap tek parça, yalniz kitaptaki kahraman kimi zaman kiz kimi zaman erkek kimi cocuk. yersiz dini eleştiriler de cabası. tamam genel çerçevede 80 darbesi tüm yönleriyle eleştirilmeye çalışılıyor yalniz okuyucu açısından (kendimi kastettim) okuması zor ve sürükleyiciligi az bir kitap çıkmış ortaya. yinede okumak isteyene saygı duyarım. (okuyanlardan mesaj bekliyorum)
İşkenceciAlev Alatlı · Everest Yayınları · 2013307 okunma

Yazar Hakkında

Alev AlatlıYazar · 32 kitap
Alev Alatlı, Türk yazar, akademisyen, sosyolog, köşe yazarı ve ekonomistti. Alev Alatlı, 16 Eylül 1944'te Menemen'de Rumeli kökenli bir ailede doğdu. Oyun yazarı Musahipzade Celal, annesi Füruzan Hanım'ın büyük amcasıdır. İlköğrenimine Ankara'da Mimar Kemal İlkokulu'nda başladı ve Erzurum Kültür Kurumu İlkokulu'nda tamamladı. Ankara Namık Kemal Ortaokulu'nda eğitimini tamamladıktan sonra babası Albay Ertuğrul Alatlı'nın askerî ataşe olarak görev yapmasından dolayı ailesiyle birlikte Japonya'ya yerleşti. Lise eğitimine Tokyo THA Amerikan Lisesinde devam etti. Daha sonra Türkiye'ye geri dönerek Orta Doğu Teknik Üniversitesi ekonomi ve istatistik bölümünden 1965'te mezun oldu. Fulbright bursuyla Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti. 1968'de Tennessee eyaletine bağlı Nashville'deki Vanderbilt Üniversitesi'nde kalkınma iktisadı ve ekonometri dalında yüksek lisans eğitimini tamamladı. Ayrıca Dartmouth College'da felsefe ve teoloji alanlarında doktora programına katıldı. Bu arada 1968-1969 yılları arasında ABD'nin Maine eyaleti'nde öğretim görevlisi olarak çalıştı ve Caan College'da büyüme ekonomisi dersleri verdi. İlahiyat, düşünce ve medeniyet tarihi üzerinde yoğunlaştı fakat doktora derecesini alamadan 1974’te Türkiye’ye döndü. Kariyeri Amerika Birleşik Devletleri'nden döndükten sonra Türkiye ve Kahire'de din çalışmalarına devam etti. 1970-72 yılları arasında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi ve Devlet Planlama Teşkilatı'nda iki yıl boyunca öğretim görevlisi ve uzman ekonomist olarak çalıştıktan sonra tekrar ABD'ye döndü. 1973-1974 yılları arasında Kaliforniya Üniversitesi'nde ortak psiko-dilbilim alanında araştırmalar yaptı. 1981-1984 yılları arasında İstanbul'da Berkeley'in düzenlediği psiko-dil projesinde yer aldı. 1982-1984 yıllarında Cumhuriyet gazetesiyle ortaklaşa Bizim English isimli, Türkçe temelli bir İngilizce öğretim dergisi çıkardı. 1984-1985 yılları arasında Türk Yazarlar Kooperatifi Kurulu (YAZKO) başkan yardımcılığı görevinde bulundu. 1984 yılından itibaren yazarlığa ağırlık verdi. Nokta, Yazko Somut, Türk Edebiyatı, Cönk, gibi dergilerde çok sayıda yazısı yayımlandı. Zaman gazetesinde röportajları yayımlanan Alatlı, daha sonra aynı gazetede köşe yazarlığına başladı. Türban hakkında yazdığı bir köşe yazısının sansürlenmesinden sonra da bu gazetede yazmayı bıraktı. 2005-2017 yılları arasında Kapadokya Meslek Yüksekokulu mütevelli heyet başkanı olarak görev aldı. 2017 itibarıyla Kapadokya Üniversitesi mütevelli heyeti başkanlığı görevine getirildi. 19 Kasım 2018'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e, Alev Alatlı'nın "Dünya Nöbeti - Gogol'un İzinde 2. Kitap" adlı eserinin Rusça versiyonunu hediye etti. Alatlı, 2018'de Erdoğan tarafından 24 Haziran seçimlerinin ardından oluşturulan ve aralarında Orhan Gencebay, Murat Bardakçı, Hülya Koçyiğit, Mehmet Çelik, İskender Pala, Ümit Meriç gibi isimlerin yer aldığı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kuruluna üye olarak atandı Ödülleri Filistin davasının tanıtımına yaptığı katkılardan dolayı 1986'da Tunus'ta sürgünde bulunan Yaser Arafat tarafından "Özgürlük Madalyası" ile onurlandırıldı. 1987'de İşkenceci adlı romanıyla Türkiye Yazarlar Birliği Roman Ödülüne layık görüldü. Aydınlanma Değil, Merhamet! adlı romanıyla ise 2006'da Moskova'da "Mikhail A. Sholokhov 100. Yıl Roman Ödülü"nü kazandı. 10 Aralık 2012'de Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Senatosu kararı ile fahri doktora unvanına layık görüldü. 2014 yılında edebiyat alanında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü verildi. 2017'de Süleyman Demirel Üniversitesi tarafından fahri doktora payesi ile onurlandırıldı. Özel hayatı ve ölümü Sınıf arkadaşı Kıbrıs Türkü Alper Orhon’la (1940 – 2001) 1963'te yaptığı evliliğinden Funda Firuz (d. 1970) adında bir kızı oldu. İleri düzeyde İngilizce ve Almanca, orta düzeyde Japonca ve Rusça bilmekteydi. Alev Alatlı, 2 Şubat 2024'te İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede KOAH ve çoklu organ yetmezliği nedeniyle 81 yaşında öldü. 3 Şubat 2024'te Eyüp Sultan Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Mihrişah Valide Sultan Külliyesi'ne defnedildi.