Firdevsî’nin Şahnâme’sinin bir bölümünü oluşturan ve tarihsel bir şahsiyet olan ünlü Makedonya Kralı(Roma imparatoru) Büyük İskender’in hayatı, Asya ve Afrika’daki seferleri ve yaşadıkları üzerine yazılmıştır. İskender Batı dünyasından çok Doğu’da mitolojik bir kahraman hâline gelmiştir. İskender’in İran’ı fethetmesinden sonra 14 yıl süren ve neredeyse bütün dünyayı dize getiren seferleri başlamış ve Hellenizm dönemi başlamıştır. Doğu’da İskender kutsal kitaplara kadar girmiş, masal ve destanlara konu olmuş bir mittir. İranlılar onu kendi kralı, liderleri, soylarının devamı olarak almış ve yüceltmişlerdir. Hatta, bir ara onu Peygamber mertebesine yükseltmişlerdir.
Doğu Kültürü bu şekilde hep: Ya göklere çıkarır ya da yerin dibine batırır. İskender’in Kur’anda adı geçen Zülkarneyn olduğunu çokça işlemişlerdir Doğu’daki sanatçılar ve bunu bu şekilde işlemişlerdir. İskender’in seferlerinin tarihsel seyri sürerken paralelinde mitsel bir süreç de işlenmektedir İskendernamelerde.
Bu yönüyle bakıldığında;
İşginç yerler,
İşginç yaratıklar ve insanlar,
İşginç kültürler,
İlginç toplumsal yapılar,
Büyücülük ve sihir,
Farklı dinler ve dinsel mekanlar,
Farklı din adamlarının tavırları,
Ölümsüzlük suyu,
Karanlıklar ülkesi,
Huzur ve İlyas,
Kadınlar Şehri,
Devler ülkesi,
gibi bir çok aşamadan geçen İskender seferini ömrüyle ömrünü seferleriyle tamamlayıp dünyaya veda eden bir olağanüstü kahraman olarak sunulmuştur.
Okunmaya değer bir eser.