Öyle bir yolculuğa çıktım ki. Bu yolculukta bana yoldaşlık edenler: İskender, Firdevsi, Aristotales, Hızır, Mevlana, Ömer Hayyam, Saib-i Tebrizi, Hafız-i Şirazi, Nizami-yi Gencevi, Ali Şir Nevai...
Onlar yazdılar, ben okudum. Onlar anlattılar, ben dinledim. Hiç bitmesin istedim.
Firdevsi İran edebiyatının en büyük şairlerinden kabul ediliyor. Gazneli Mahmut'a sunduğu Şahname eserinin içinde yer alan İskendernamesi Büyük İskender'in hayatını, tahta çıkışını, yaptığı seferleri, bu seferler esnasında başından geçen olayları ve ölümünü anlatıyor. Kitap çok sade bir dille yazılmış. Çok akıcıydı.
Büyük İskender tarihte merak ettiğim önemli figürlerden biriydi. Bu kitap sayesinde birçok şey öğrenmiş oldum. Firdevsi İskender'i destansı masalsı bir şekilde çok güzel yazmış. İskender'in tahta çıkışı, Dara ile olan mücadelesi, Hızır ile beraber karanlıklar ülkesine gidip hayat çeşmesinden ölümsüzlüğü arayışı, kuşlarla ağaçlarla konuşmaları, ejderhayı büyük bir hileyle öldürmesi, bazı hükümdarlarların karşısına kimliğini gizleyerek çıkıp meydan okuması, kurduğu şehirler, fethettiği topraklar, hocası Aristo ile olan mektuplaşmaları... Hepsi çok güzel bir şekilde yazılmış. Benim en sevdiğim kitaplar arasında yerini aldı.
Kitapta daha önceki dönemlerde yazılan İskendername örneklerine değinilmiş. Bunun yanı sıra büyük şairlerin konuyla alakalı dizelerine yer verilmiş. Çok çok dolu bir kitaptı benim için.
Ne zamana dek renge ve kokuya esir olacaksın?
Ne zamana dek çirkin, güzel peşinde gideceksin?
Zemzem çeşmesi de,hayat çeşmesi de olsan,
Sonunda toprağın yüreğine dalıp gideceksin.
Nereye gitti ünlü İskender?
Dünya onunla alt üst olmuştu ya!
Haddi hesabı olmayan savaşların,döktüğün bunca kan, gerek tek başına gerek ordularınla birlikte çetin savaşları hep zaferle