Ecce Homo

İşte İnsan

Azra Erhat
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 41 dk.
Sayfa Sayısı:
271
Basım Tarihi:
Mart 2003
İlk Yayın Tarihi:
1996
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750702655
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·271 syf.··
2016 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2016 00:00
Kitap 3 bölümden ayrılmakta; İlk Çağ (Monologos), Ara Çağ (Diyalogos), Bizim Çağ (Symphonia)... Peki bu bölümlerde neyi görüyoruz? İlk bölümde İnsanlığı araştırıyor. İnsan nedir? İnsan neden mutlu olur, neden mutsuz olur? Ve daha bir çok basit ama derin mevzuları Hemeros'tan Dante'ye, Shakespeare'den Yunus Emre'ye ve daha incelerine kadar uzanıyor. İkinci bölüm ise Kadın nedirden yola çıkıyor. İnsan kadın mıdır? sualini kitabın başlığı ile bağdaşlaştırıyor. Ecco Homo aslında İşte İnsan demek ki bakıldığında Homo Latincede erkek (maskülen bir kökten gelir) anlamındadır. Yazar "peki ya insan iki cins değil mi" diyor, "Eh kadın hangi yerinde bunun?" İşte bu nokta da kadını içselleştiriyor. Üçüncü kısım; "Devrim" konusunu irdeliyor yani siyasi tarihi derinlemesine inceliyor. Ne bu derseniz; özgürlük vaadlerini ele alıyor mesela ya da bu gibi sözlerle gelen kişilerin nasıl zorbalaştığını örneklerle sunuyor. Kitap öylesine güzel ki her sayfada Latince kökenli bir kelime ya da Yunanca bir fiili görebilmek ve kelimenin hangi dilden türediğini görebilmek olası! Zor çok zor bulunuyor ama bulursanız lütfen değerlendirin! Felsefeden mitolojiye, Hamlet'ten Beethoven'a kadar görmek mümkün! Tam bir öğreti tadında... #isteinsan #eccehomo #azraerhat
Deneme, İnceleme
İşte İnsanAzra Erhat · Can Yayınları · 2003163 okunma
8/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2024 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2024 19:35
Azra Erhat’tan okuduğum ikinci kitap oldu ve çok hoşuma gitti. Oldukça derin anlamlara sahip bu eserin anlatmak istedikleri, üç ana çağa ayrılmış bir şekilde aktarılıyor: İlk Çağ, Ara Çağ, Bizim Çağ. İnsanı anlatmak ve anlamak için bu kadar eskilere gitmesinin birçok nedeni var. Bildiğimiz ve tanıdığımız isimlerin ardından adım adım ilerliyor: Onların eserlerini de inceliyor bu sırada. Böylece ‘’insan’’da bambaşka bir yolculuğa çıkmış oldum. ‘’Homeros insanı’’ özellikle ilgimi çekti. Daha önce ‘’Homeros’’ adlı eserini de keyifle okumuştum. Mitoloji Sözlüğü’nün de yazarı aynı zamanda Azra Erhat. Çokça faydalandığım kıymetli eserler bunlar. Yazarın anlatımı dağınık ama düşüncelerini okura aktarmak için büyük bir emek sarf ediyor. Birbirinden farklı fikirlerin arasında kaybolmak çok güzeldi.
Edebiyat
İşte İnsanAzra Erhat · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023163 okunma
Puan vermedi·296 syf.··
2025 22. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2025 17:39
Benim ilk Azra Erhat kitabım İşte İnsan. Kapağına bakarak aldığım sayılı kitaplardan birisi aynı zamanda. Okurken beni biraz sıktı. Kitaptan beklentim epey yüksekti, Azra Erhat okumaya yanlış kitaptan başladım sanırım. Mitoloji okumayı sevenlerin seveceğini düşünüyorum çünkü kitapta bolca mitoloji var. Yazar "insan"ı irdelemek istemiş. İnsanı anlayayım derken de gidebildiği kadar eskiye gitmiş. Geriye gittikçe beden-ruh gibi farklı kavramlar çıkmış karşısına. İçinde insan olan, insanı ilgilendiren kavramlarla karşılaştıkça kitap biraz çetrefilli hale geliyor. Bu arada kitap, Azra Erhat ile arkadaşının diyalogları şeklinde ilerliyor; yer yer bilgi alışverişi, yer yer tartışma şeklinde. Ayrıca Homeros, Platon, Dante, Shakespeare, Galile, Luther, Beethowen ve Yunus Emre'nin eserlerine ve sözlerine de bolca denk geleceksiniz okurken. Bazı yerlerini okumak keyifliydi ama sanırım ben mitoloji okurken sıkılıyorum. . . . "Homeros'ta 'insan' dedim yola çıktım. Beden-ruh ikiliği dikildi karşıma, aldım inceledim; derken Platon'un insan anlayışı, toplum görüşü çeldi aklımı, onu da kavrayayım derken açıldım uçsuz bucaksız bir düşünce alanına..." (Arka kapaktan)
İşte İnsanAzra Erhat · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023163 okunma
Sevgili Azra Erhat...
9/10
·271 syf.··
Beğendi
·
2025 52. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2025 06:27
Humanizma nedir? Hasan Ali Yücel Klasikleri kitaplarında en başta yazan o yazı, boş bir yazı değildir. İşte bu kitapta da bu tedrisattan geçmiş bir insanın fikirlerini, hislerini okuyacaksınız ve o "insanı" seveceksiniz. Fikirlerine tamamen katılmasanız da, hislerini tamamen paylaşmasanız da; fikirlerini, hislerini olmasa da o insanı seveceksiniz. Ben gurur duyarak söylüyorum ki Azra Erhat'ı seviyorum. Kitabın benim açımdan en önemli alıntısı; sayfa 225'te geçer, şöyledir: "... humanizma yalnız insanlığı sevmek, insanlığın iyiliğini gözetmek değildir. Humanizma bir tutumdur ki, onu 'philanthropia' denilen insanseverlikle karıştırmamalı. Yoksullara yardım, hayır dernekleri kurmak gibi duygusal davranışlara yol açan insanseverliğin nice nice bencil ve çıkarcı eğilimleri örtmeye yaradığını gördük biz." Bu söyleneni şu çağda, şu yaşadıklarımla o kadar iyi anlıyorum ki... Günümüzde "hümanist" diye dalga geçtiğimiz insanlar var. Onları tanırsınız; "pembe yanaklı olmakla", "fanusta büyümüş olmakla", "hanım evladı olmakla", "insanlara fazla güvenmekle", "pollyannacılıkla" suçladığımız şu insanlardan bahsediyorum. Polis birini kelepçelerken, "Belki tutuklanmak istemiyor! Bırakın onu!" diye tiz bir sesle bağıran kişiyi gördünüz mü? Terör suçu işlemiş, onlarca insanı öldürmüş insanlara, "daha iyi hapis koşulları" için canla başla çalışan kişileri gördünüz mü? İşte bu anlattıklarımın hiçbiri gerçek humanist değildir. Bunlar, alıntıda geçen "insansever"lerdir. Oysa humanist, her şartta ve her insanı savunmayı savunmaz. İnsanlığın, bilimin, kültürün gelişmesi için çabalayan insanı savunur. Masum insanı savunur. Sıradan insanın sıradanlık hakkını kullanmasını da savunur. Belki bazıları kızacak ama çok acı bir şekilde yine konuyu "kafayı taktığım" bir konuya getireyim.
İşte İnsanAzra Erhat · Adam Yayınevi · 1996163 okunma
8/10
·296 syf.··
2025 39. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2025 16:33
Bu yazıda Azra Erhat’ın İşte İnsan adlı eserinden bahsedeceğim. Bu eser, bir deneme türünde yazılmış olup, yazarın "İşte İnsan" başlığını bir hayranlık ve saygı ifadesi olarak kullandığı görülmektedir. Kitap, felsefe ve mitoloji alanlarını birleştirerek, insanın "özünü" anlamaya çalışan denemelerden oluşmaktadır. Azra Erhat, 1915 yılında doğmuş, edebiyatçı, çevirmen, akademisyen ve düşünür kimlikleriyle öne çıkan önemli bir Cumhuriyet aydınıdır. Özellikle Antik Yunan ve Roma edebiyatı üzerine yaptığı çevirilerle tanınmıştır. Homeros'un İlyada ve Odysseia destanlarını Türkçeye kazandırması, onun klasikler alanındaki derin bilgisi ve edebi yetkinliğini göstermektedir. Türkiye’de mitoloji alanındaki en yetkin isimlerden biri olarak kabul edilir. Hatta Mitoloji Sözlüğü adlı eseri, okullarda mitoloji derslerinde sıkça kullanılan başlıca kaynaklardan biridir. Aynı zamanda Halikarnas Balıkçısı (Cevat Şakir Kabaağaçlı) ve Sabahattin Eyüboğlu ile birlikte "Mavi Yolculuk" kavramını başlatan isimlerdendir. Erhat’ın hem akademik hem de kültürel alandaki katkıları oldukça değerlidir. Ancak İşte İnsan özelinde konuşmamız gerekirse; bu eser, felsefe ve mitolojiye ilgi duymayan bireylerin dikkatini çekmeyebilir. Konuların yoğunluğu ve kullanılan felsefi anlatım dili, bazı okuyucular için zaman zaman yorucu olabilir. Nitekim, şahsi okuma deneyimim sırasında yer yer dikkatimin dağıldığını ve metnin temposunun düştüğünü hissettim. Bu nedenle, kitabın daha çok bu alanlara özel ilgi duyan okurlara hitap ettiğini söylemek mümkündür.
İşte İnsanAzra Erhat · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023163 okunma
Puan vermedi·296 syf.··
2023 275. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2023 22:23
İnsan... Homeros, Platon, Dante, Shakespeare, Galile, Luther, Beethoven ve Yunus Emre'nin eser ve sözleriyle insanın yolunda ilerlerken, kendisi ile kaç kez karşılaştık bilmiyorum.  İnsanı bulmak için ne kadar geriye gitmek gerekirse yazar o kadar gitmiş. İnsanı insan yapan beden ve ruh arasında tanımlamaya çalıştığımız bu varlığın izini sürdük.  Kelimelerin izinde hangi dilden türedikleri ve anlamlarına kadar, kullanıldıkları yerler ve onlara yüklenen anlamı da görmek mümkün. Özellikle mitolojik zeminli olması çok hoşuma gitti. Kavramların mitoloji içindeki kullanım yerleri ile görmek çok farklı çağrışımlar uyandırıyor zihinde. Üstelik bunu yazar o müthiş birikimiyle satır aralarına bırakmış ki kitaptan aldığımız tadı artırıyor. Homeros 'tan çokça izler bulmak çok güzeldi. Kadın-erkek üzerine yazdıkları oldukça düşündürücü. Bazı cümlelerin ardından tekrar başa dönüp üzerinde düşündüğüm yerleri oldu. Bu kitabı birkaç paragrafla anlatmak mümkün değil. Hem koca bir tarih, kavram ve anlam barındırıyor, hem de bu anlamların içinden kendi anlamlarınızı çıkarıyorsunuz. Kitap 3 bölümden oluşuyor; İlkçağ, Ara Çağ, Bizim Çağ. Her bölüm kendine özgü bir nitelikte.  İnsana dair müthiş bir anlatım. Yaşarken insana rastlamak dileğiyle...
İşte İnsanAzra Erhat · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023163 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Azra ErhatYazar · 11 kitap
Azra Erhat (4 Haziran 1915; Şişli, İstanbul - 6 Eylül 1982, İstanbul), Türk deneme ve inceleme yazarı, Eski Yunan ve Roma dilleri uzmanı, filolog,arkeolog, çevirmen ve düşünce kadını. Özellikle Eski Yunan klasiklerinden yaptığı çevirilerle tanınmıştır. A. Kadir ile birlikte gerçekleştirdiği İlyada ve Odissea çevirileri referans kabul edilir. Yaşamı 4 Haziran 1915’te İstanbul-Şişli’de doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Belçika’da yaptı. 1939’da Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’ni bitirerek Klasik Filoloji Bölümünde asistan olarak göreve başladı. 1946’da doçent oldu. 1948’de aynı fakültedeki öğretim üyeleri Pertev Naili Boratav, Behice Boran, Adnan Cemgil, Niyazi Berkes’le birlikte üniversiteden uzaklaştırıldı. 1949-1950 arasında Yeni İstanbul ve Vatan gazetelerinde çalışti.Uluslararası Çalışma Örgütünde (ILO) kütüphanecilik yaptı. İlk çevirileri Tercüme dergisinde çıktı. Sofokles, Aristofanes gibi yazarların eserlerini Türkçeye kazandırdı. Yeni Ufuklar dergisinin yazarlarından biri olan Erhat, bu dergi çevresinde gelişen hümanist anlayışın öncüleri arasında yer aldı. Batı uygarlığının kökenini ve Anadolu’ya dayandıran ve Anadolu kültürlerini bir bütün olarak gören Halikarnas Balıkçısı ile aynı görüşleri paylaştı ve aralarında derin bir yakınlık doğdu. Yine çok yakınındaki Sabahattin Eyüboğlu ile birlikte çevirdiği Hesiodos’un Theogonia ve "İşler ve Günler" adlı yapıtlarıyla Hesiodos üzerine araştırmaları, 1977’de "Hesiodos, Eserleri ve Kaynakları" adıyla basıldı. Bu üç isim bir arada "Mavi Yolculuk" terimini Türk ve dünya literatürüne kazandırdılar. Azra Erhat, kansere yakalandı. Londra'da tedavi gördü, ama sonuçsuz kaldı. 6 Eylül 1982'de 67 yaşındayken İstanbul’da vefat etti. İstanbul-Üsküdar Bülbüldere Mezarlığına defnedildi. Atatürk'ü İlyada kahramanlarindan Hektor'a benzetmesinin bir dönem sebep olduğu tartışmalarla da gündeme gelmiştir. Şadan Gökovalı'nın manevi annesidir. Eserleri Mavi Anadolu (1960) (Gezi Yazısı) Mavi Yolculuk (1962) (Gezi Yazısı) İşte İnsan-Ecce Homo (1969) (Deneme) Mitoloji Sözlüğü (1972) (Mitoloji) Mektuplarla Halikarnas Balıkçısı (1976) (Mektup) Sevgi Yönetimi (1978) (Deneme) Karya'dan Pamfilya'ya Mavi Yolculuk (1979) Troya Masalları (1981) (Çocuk Masalı) Osmanlı Münevverinden Türk Aydınına (Eleştiri) Gülleylâ'ya Anılar (Anı) Düşün Yazıları, Halikarnas Balıkçısı (Halikarnas Balıkçısı adına yayıma hazırlayan) Çevirileri İlyada (1967) A. Kadir ile birlikte Odysseia (1970) A. Kadir ile birlikte Hesiodos, Eserleri ve Kaynakları (1977)- Sabahattin Eyüboğlu ile birlikte Eşekarıları, Kadınlar Savaşı ve Diğer Oyunlar, Aristophanes - Sabahattin Eyüboğlu ile birlikte Lysistrata Kadınların Savaşı, Aristophanes - Sabahattin Eyüboğlu ile birlikte Gargantua,François Rabelais - Sabahattin Eyüboğlu, Vedat Günyol ile birlikte Tepegözlerin Mağarasında, Homeros - A. Kadir ile birlikte Gül ile söyleşi, Homeros Yedi Deniz, Piri Reis - A. Kadir ile birlikte Şölen - Dostluk, Platon - Sabahattin Eyüboğlu ile birlikte Zincire Vurulmuş Prometheus, Aiskhylos - Sabahattin Eyüboğlu ile birlikte Savaş Uçuşu, Antoine De Saint Exupery Küçük Prens, Antoine De Saint Exupery (1968) Dişi Kedi, Colette Cicim, Colette Ödülleri A. Kadir ile birlikte İlyada destanından yaptığı çevirinin birinci cildi 1959’da Habib Törehan Bilim Ödülü’nü, üçüncü cildi 1961’de Türk Dil Kurumu Çeviri Ödülü’nü aldı.