Adı:
Joyce'un Kızı
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051920214
Kitabın türü:
Çeviri:
Özge Onan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hep Kitap
1920’ler… Sanat, müzik, edebiyat ve dans alanlarında tüm yeniliklerin ve yeni fikirlerin merkezi Paris... Edebiyat dünyasının tartışmasız en büyük dehalarından James Joyce’un tutkulu kızı Lucia, Paris’te yıldızı parlamakta olan yetenekli bir dansçıdır. Genç Samuel Beckett, babasıyla çalışmaya geldiğinde Lucia ona umutsuzca âşık olur. Geleceği görebildiğine inanan genç kadın, Beckett’le evlenmenin kaderinde olduğuna emindir. Ama öngörüleri onu yanıltacak, dâhi babasının gölgesi bir türlü peşini bırakmayacaktır. Yaşamı paramparça olan Lucia, ünlü psikanalist Carl Jung’dan yardım alsa da, kaderin kendisi için planladıklarından ne ölçüde kaçabilecektir?

Joyce’un Kızı aşk, yaratıcılık ve bir dâhinin gölgesinde yaşamak üzerine yazılmış muhteşem bir roman.

“Sen derece etkileyici bir ilk roman. Annabel Abbs gerçek bir hikâyeden yola çıkarak canlı ve rengârenk bir dünyaya yerleştirdiği Joyce, Beckett gibi olağanüstü karakterlere hayat veriyor.”
-The Observer-

(Tanıtım Bülteninden)
392 syf.
·9/10
Dans vücudun yazdığı yazıdır.. Lucia Joyce ..Dahi yazar James Joyce’un kızı. Bir hayatın gözler önünde nasıl yitip gittiğini satır satır okudum. En büyük tutkusu dans olan Lucia Joyce babasının ilham perisi olduğunu düşünerek evden hiç ayrılmayıp ailesiyle beraber bir hayat sürmüş. İlerleyen zamanlarda babasının gözündeki rahatsızlık , annesinin Lucia ve dansına karşı kötü davranışları Lucia’nın harika yeteneğine gölge düşüren unsurlardan bir kaçı. Annesinin kardeşine iyi davranırken Lucia’ya kötü davranması beni çileden çıldırtan noktalardan biri oldu. Ah bir diğeri de Lucia’nın rüyaları ile geleceği gördüğünü düşünmesi. Gördüğü bir rüya ile Samuel Beckett ile karşılaşmasında onunla evlenmenin kendi yazgısı olduğunu düşünür. Kitapta yandan Lucia’nın psikoloğu ile görüşmelerini 1934 yılını , bir yandan da 1928 den 1934’e kadar geçen zaman boyunca Lucia’nın nasıl yıprandığını okuyoruz.Lucia’ın 1934 ten ölene kadar akıl hastanelerinde yaşamış olması beni en çok üzen nokta oldu Kitap boyunca ilgimi çeken bir noktada James Joyce’un Ulysses ve Finnegans Wake kitapları için uzun yıllar boyunca uğraşmış olması. James Joyce hiç okumamış olmama rağmen bu kitap beni meraklandırdı Kitabı çok severek okudum
392 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
İnanılmaz etkileyici bir kitaptı. Hatta son zamanlarda okuduğum en iyi kitaptı. Her halde yaşlanmış olmalıyım gözlerimi nemlendiren muhteşem bir finalle bitti.
392 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Ne denli güzel bir kitap okuduğumu ifade edebileceğim kelimeleri seçebilmek üzere bilgisayar başına oturdum, umarım başarabilirim. Öncelikle bu kitabı uzun zamandır beklettiğim için oldukça pişman olduğumu söylemeliyim. #birkutukitap ile gelmişti ve ben bir gün okurum diye kaldırmıştım. O gün bu haftalara denk geldi. İyi ki de geldi.  Kitapta hepimizin aşina olduğu isimler var : James Joyce, Samuel Beckett, Carl Jung, Picasso, vb. Her isim kitapta özel bir yere sahip ama bizi asıl ilgilendiren James Joyce’un kızı Lucia Joyce.
.
Lucia bir dansçı. Hem de çok iyi bir dansçı. Bir dâhinin kızı ama oldukça geleneksel ve kapalı bir zihniyetle büyüdüğü için sıkışıp kalmış. Ölene kadar asla kendi seçimini yapamamış. Tek bir şey hariç! O da kitabın sonunda! Söyleyemem yani.
.
Danslarını ve onu çok merak ettiğim için kendisini araştırdım ve İnternette denizkızı dans fotoğrafına denk geldim. Şahane, çok güzel! Lucia, birtakım travmaları yaşamasaydı, hayat ona fırsat sunsaydı çok farklı şekilde anılıyor ve biliniyor olabilirdi. Çok üzüldüm, hayatta ona vefalı davranılmasını isterdim ama her ne kadar şaşaalı görünse de bir kafesten farklı olmayan hayatında, o kafeste ne denli acılar çektiğine şahit oldum.
.
Fırsat bulduğum her dakika hiç elimden düşürmeden okudum. Hayran oldum. Her satırda daha da çekildim onların yaşamına. O dönemlerde, Paris’te, sanatın eşiğinde hatta içinde yaşadığımı hayal ettim. Tabi ki okurken kendimi hep Lucia yerine koydum. Carl Jung ile yaptığı seanslarda vurucu noktaya geldiğimde o deneyimi yaşamış olabileceğini tahmin etmiştim ama yine de umutla farklı son görmek istedim. Ne yazık ki umutlar her zaman bizden yana olmuyor. Lucia! Keşke bir şekilde anılıyor olduğunu bilseydi.
.
Ailesinin her üyesiyle resmen bir imtihana tabî olan Lucia aslında çok zor süreçlerden geçen her insanın yaşayabileceği şeyleri yaşadı. Sadece ona hiç destek olunmadı. Dönemin getirisi sanırım: kız ve erkek evlat farkları zırvalıkları, kadınların eğitiminin sınırları vs. Annesi tarafından bile sürekli sindirilmeye çalışılan ve köstek olunan bir kızın o dereceye kadar dayanabilmesi bile mucizeydi.
.
Umarım yazarla ve Lucia ile tanışır, bu tada erişirsiniz
392 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Okurken çok büyük bir zevk aldım. Hem yazarın dili hem de kitabın içeriği aynı zaman da psikolojik sıkıntıları olan bir kahramanın dilinden anlatılıyor gibi olması beni çok etkiledi.
392 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Lucia joyce’un devam etmekte olduğu psikoterapi seansları ile anıları arasında sarmal bir döngü şeklinde ilerliyor kitap. Lucia kendini açtıkça bastırılmış anılar yavaş yavaş günyüzüne çıkmaya başlıyor. Psikoterapisti de Carl Jung üstelik. Bu kitap da başka kimler kimler yok ki.. Samuel beckett, stella steyn, alexander calder, scott fitzgerald, zelda fitzgerald, margeret moris, ve tabi ki james joyce..

Tüm bu kalabalıkta yapayalnızdır Lucia. Her ne kadar babasının ilham kaynağı olsa da annesi nefret eder ondan. Annesi sevmezse bir insanı kim sever ki şu hayatta dercesine Lucia’nın yüzü aşkta da gülmez. Gerek yanlış seçimleri nedeniyle gerekse ailesinin baskıcı tutumlarından dolayı hayatının en büyük tutkusu olan dansta da istediği yolu tutamaz. Özgürlüğünü evlenerek kazanacağı inancını edinir. Bu kapıda yüzüne kapanır Lucia’nın. Hem de defalarca.

Tüm bunlar neticesinde içindeki canavar kükremeye başlayınca artık çevresine zararlı hale gelir Lucia. Psikoterapi seanslarında Jung her şeyin nedeni olan “o anıya” ulaşmak için sürekli teşvik eder Lucia’yı. Jung’a göre Lucia’yı bu hale getiren her ne ise onunla yüzleşmesi gerekmektedir. En sonunda Jung puslu, karanlık anılarından çekip çıkartır “o anıyı”.

Tüm yaşadıklarından sonra Lucia’nın yanında bir tek babası kalır. Lucia’ya en büyük haksızlığı da öz annesi Nora yapmıştır. Onu sevmemiş ve tüm olanların suçlusu olarak Lucia’yı görmüştür. Kitap bitince Lucia’yı çok daha iyi anlıyor ve hak veriyor insan.

Kitabın sonunda yazarın notuna göre bu bir romandır ama yazar yine de gerçekliği elinden geldiğince kitaba yedirmiştir. Her ne kadar Jung Lucia’nın bilinçaltındaki sorunun cinsel bir sıkıntıya dayandığını düşünse de gerçek hayatta bunu öğrenememiştir. Kitaptaki kişilerin gerçek olması ve yaşamlarının bilinen kısmıyla paralellik göstermesi bakımından insanın dikkatini çeken bir yanı var kitabın.

Ulu bir çınarın gölgesinde kalan fidanın hikayesi..
Ben yüzeyin altına inmek istiyorum... İnsanların hayatlarındaki boşlukları keşfetmek... Hayatın nasıl hem paha biçilemez hem de değersiz olduğunu göstermek istiyorum.
Annabel Abbs
Sayfa 158 - Hep Kitap ( Beckett)
“ O anda, sonsuza dek mutlu olabilirmişim ve kimse benden daha mutlu olamazmış gibi görünüyordu. “
Sonra, beni sevdiğini sandığım kişilerin tüm o yalanlarını, kandırmacalarını düşündüm. Giorgio bana yalan söylemişti. Beckett bana yalan söylemişti. Sandy bana yalan söylemişti. Ve kendi annemle babam da, bana hayatım boyunca yalan söylemişti. Gözyaşlarımın asla kesilmeyeceğini düşünüyordum
Annabel Abbs
Sayfa 330 - Hep Kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Joyce'un Kızı
Baskı tarihi:
Ocak 2017
Sayfa sayısı:
392
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051920214
Kitabın türü:
Çeviri:
Özge Onan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hep Kitap
1920’ler… Sanat, müzik, edebiyat ve dans alanlarında tüm yeniliklerin ve yeni fikirlerin merkezi Paris... Edebiyat dünyasının tartışmasız en büyük dehalarından James Joyce’un tutkulu kızı Lucia, Paris’te yıldızı parlamakta olan yetenekli bir dansçıdır. Genç Samuel Beckett, babasıyla çalışmaya geldiğinde Lucia ona umutsuzca âşık olur. Geleceği görebildiğine inanan genç kadın, Beckett’le evlenmenin kaderinde olduğuna emindir. Ama öngörüleri onu yanıltacak, dâhi babasının gölgesi bir türlü peşini bırakmayacaktır. Yaşamı paramparça olan Lucia, ünlü psikanalist Carl Jung’dan yardım alsa da, kaderin kendisi için planladıklarından ne ölçüde kaçabilecektir?

Joyce’un Kızı aşk, yaratıcılık ve bir dâhinin gölgesinde yaşamak üzerine yazılmış muhteşem bir roman.

“Sen derece etkileyici bir ilk roman. Annabel Abbs gerçek bir hikâyeden yola çıkarak canlı ve rengârenk bir dünyaya yerleştirdiği Joyce, Beckett gibi olağanüstü karakterlere hayat veriyor.”
-The Observer-

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 21 okur

  • booksofbet
  • BerlinBerlin
  • Corpus Collasum
  • ST
  • Kırmızı Rüzgar
  • Furkan GECEKUŞU
  • İlay Yüksel
  • Meltem A.
  • Fatıma Saraçoğlu
  • N.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (4)
9
%25 (3)
8
%16.7 (2)
7
%0
6
%25 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0