Kahve Tadında HikayelerAkif Bayrak

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.829
Gösterim
Adı:
Kahve Tadında Hikayeler
Baskı tarihi:
Eylül 2014
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055011482
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yediveren Yayınları
Hikâyeler… 
Sabah kahvesi gibidir. Damak tadından çok, ruhumuzu dinlendirir. Taze bir günün başlangıcında insana güzel duygular kazandırır ve hayata bakışımızı geliştirir. Kahve tadında hikâyeler, ufkumuza pencere açan manzara resimleri gibidir. Her birini okuduğumuzda yepyeni manzaranın ortasında kendimizi buluruz. Geçmişe takılmadan bakıp geçmek, geleceğe kanat açmamızı sağlarlar. Yepyeni kahve tadında hikâyeler sakin zamanların dinlenme molası gibi ruhunuzu okşayacaktır.
Her sayfasında farklı bir hikaye, farklı hayatlar ve farklı mesajlar... İnsan okurken; içinde kendisinden bir parça bulunuyor ve adeta yaşanmışlıklar arasına karışıp kayboluyor mazide...
Yazarın diğer iki kitabına göre biraz daha pasifti. Hikayeler sürekli kendini tekrar ediyor.önceki kitaplarında okuduğum hikayelere yazar burada da yer vermiş. Çok beğenmedim ama hiç beğenmedim desem de olmaz. Diğer iki kitabı okumayanlar için okunabilir fakat diğer kitapları okuyanlar okumasa da olur.
Bir günde okudum. Çok fazla hikaye kitabı okuduğum için kitaptaki hikayelerin en az yarısını başka yerlerde okumuştum. Daha önce çok fazla bu tarz kitap okumayanlara sevmek okuyabilirler.
Sağdan soldan toplama hikayeleri peş peşe koyarak oluşturulmuş bir kitap. Bir kaç hikaye gerçekten okunmaya değer. Geri kalanı okumasanız da birşey kaybetmezsiniz.
Kitap inceleme yazısı

Kitap adı: Kahve tadında hikayeler
Derleyen :Akif Bayrak
Yayıncı. : Yediveren
Baskısı. : 43. Baskı 2017
Sayfa. :310

Alınganlıkların, yanlış anlaşılmaların, huzursuzlukların; günlük yaşamda olağanüstü yer kapladığı bir zamanda manevi gıdalara ihtiyacımız var.
Öyle bir serpiştirilmiş ki kitaba duygular, nasıl 50. Sayfaya geldiğinizi anlayamıyorsunuz.
Aile sevgisi, anne sevgisi, baba sevgisi, çocuk sevgisi, topluma saygı ne ararsanız var.
Masal, hikaye, mitoloji, yaşanmış anılar.
Mutluluk, huzur, sevgi, vefa.
Kitabın 310 sayfa olmasına bakmayın, seyrek sayfa düzeninden dolayı iki günde okunabiliyor.
76 hikaye ve aralarına eklenen güzel sözler içeren bu kitap, sizlere farklı duygular yaşatacak. Kapak tasarımı dikkat çekici, fiyatı da uygun olan bu kitap, iyi bir hediye alternatifi aynı zamanda.
Dili, konusu ve anlatımı ağır kitaplardan sonra bu tür eserleri okuyorum.
Kahve pişirmiş ve yalnız iseniz, ideal bir dost olacak size bu kitap.
İyi okumalar.
31.03.2018
Ali Rıza Malkoç
#armozdeyis
http://www.arm.web.tr
Çoğunu internette bulabileceğiniz hikayelerden oluşan bir kitap. Beni çok cezbetmedi. 1 günde bitti. Mini hikaye sevenlere tavsiye edilir ama benim isteklerimi karşılamadı.
"İki şeyi unutma:Allahı ve ölümü…
İki şeyi unut: Yaptığın iyiliği, gördüğün kötülüğü…
Lokman Hekim
DERS ALINMASI GEREKEN HARİKA BİR HİKAYE DAHA

Çocuklarınızla Konuşun
Bir gün susmayı öğrendim..Öyle bir sustum ki,belki sonsuza kadar susacaktım. Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişim tarzıydı.Babam akşamları eve yorgun dönerdi.Ben bütün gün evde sıkılır, onun gelişini iple çekerdim.Daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla oynamak isterdim.Babam sarılır,öper sonrada hadi odana git derdi.Yemek hazır olunca annem çağırır bu defada masada bir araya gelirdik babamla.Onlar annemle konuşurken ben araya girer,sesimi duyuramayınca da bağırırdım.Babam sinirlenir," Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan bunaldım, birde sen kafamı ütüleme! " derdi.Annemde " Bütün gün zaten seninle uğraştım, bir çift lafta mı konuşturmayacaksın babanla? " diye çıkışır beni odama gönderirdi.

Çaresiz bir şekilde boynumu bükerek odama, yani hapishaneme doğru yol alırdım. Babam arkamdan " Bizim bir odamız bile yoktu. Her şeye sahip hala ne istiyor anlamadım " diye bağırmaya devam ederdi. " Keşke benim de bir odam olmasaydı, keşke bizim evimiz bir odalı olsaydı da hep birlikte otursaydık " derdim içimden, ama yüksek sesle söylemeye cesaret edemezdim...

Yemekten sonra babam kanepeye uzanır, eline kumandayı alır televizyon izlerdi. Beni yanına çağırır biraz severdi. Onun izleyeceği önemli bir şey varsa beni adeta yerimden bile kıpırdatmazdı. Azıcık hareket edip koşup oynamaya çalışsam oda hapsim yeniden başlardı. Bir gün anladım ki susunca babamla daha iyi anlaşıyoruz!!!

Bu defa susarak yapabileceğim oyunlar geliştirmeye başladım. Önce resim yaparak başladım işe. Babam çizdiğim resimleri çok beğeniyor; " Bak böyle uslu uslu oyna işte " diyordu. Babam bazen göz ucuyla bakıyor, resimle ilgili bir şey sorsam afallıyordu. Ama bana kızarak artık beni odama göndermiyordu. " Son günlerde nede akıllandı benim oğlum " diye komşulara anlatıyordu annem halimi. Resimlerim arttıkça ortalık dağılmaya başladı. Annem " Odanı topla " diye odama kapattığında işe nereden başlayacağımı bilemiyordum. Ben bunlarla uğraşırken zaman geçiyor, ama odamı toplamayı beceremiyordum. Annem odama gelip " Bak sana resim yapmayı yasaklayacağım " dedi bir gün. Susuyor olmamı usluluk olarak değerlendiren ailem resim yapmayı da elimden alırsa ben ne yapacaktım? Bu düşüncelerle bir aile tablosu yaptım.

Babam eve gelince uygun zamanı kolladım. Her zaman ki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. Babam oturur oturmaz çizdiğim resmi getirdim. Babam baktı. " Hım " dedi. " Çok güzel olmuş. Bu adam benim herhalde " dedi. Ben " Hayır o adam değil, bu çocuk sensin " dedim. O " Hayır bu adam benim, bu çocuk sensin, bu küçük kızda arkadaşın " dedi. Ben yine " Hayır. O büyük adam benim, bu küçük adam sensin, bu küçük kızda annem " dedim. Babam benimle uğraşmaktan vazgeçip; " Peki neden bizi küçük çizdin? " dedi. Heyecanla başladım anlatmaya. " Ben büyüyüp adam olacağım. İş bulup çalışacağım. Siz yaşlanıp küçüleceksiniz. Beliniz bükülecek, komşumuz Ahmet Amca ile Ayşe Teyze gibi küçücük kalacaksınız. Ben işten geldiğimde yorgun olacağım. Siz benimle konuşmaya çalıştığınızda iş yerinde kafam şişmiş olacağından sizi duymayacağım bile. Siz benimle bir şeyler paylaşmak istediğinizde ' Hadi odanıza çekilinde kafa dinleyeyim ' diyeceğim. Ve birde bağıracağım ' Her şeylerini alıyorum. Sıcacık odaları da var daha ne istiyorlar ' diye.

Annemle babamın gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Duyduklarına inanamıyorlardı...Bana sarılıp beni öyle içten bir okşayışları vardı ki sonsuza kadar konuşsam hiç bıkmadan dinleyecekler gibiydi...

Farkında olmalı insan... Kendisinin, hayatın, olayların, gidişatın farkında olmalı..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kahve Tadında Hikayeler
Baskı tarihi:
Eylül 2014
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055011482
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yediveren Yayınları
Hikâyeler… 
Sabah kahvesi gibidir. Damak tadından çok, ruhumuzu dinlendirir. Taze bir günün başlangıcında insana güzel duygular kazandırır ve hayata bakışımızı geliştirir. Kahve tadında hikâyeler, ufkumuza pencere açan manzara resimleri gibidir. Her birini okuduğumuzda yepyeni manzaranın ortasında kendimizi buluruz. Geçmişe takılmadan bakıp geçmek, geleceğe kanat açmamızı sağlarlar. Yepyeni kahve tadında hikâyeler sakin zamanların dinlenme molası gibi ruhunuzu okşayacaktır.

Kitabı okuyanlar 78 okur

  • Yener TAN
  • Sevde
  • Gizem Çelik
  • Rojbin
  • Gülfidan
  • İkra’
  • PEPEE
  • Kamer Bayraktar
  • Tuğba
  • Simay ÖZTÜRK

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%28.6
18-24 Yaş
%17.1
25-34 Yaş
%28.6
35-44 Yaş
%17.1
45-54 Yaş
%5.7
55-64 Yaş
%2.9
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%76.1
Erkek
%23.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.9 (7)
9
%18.8 (6)
8
%6.3 (2)
7
%28.1 (9)
6
%9.4 (3)
5
%6.3 (2)
4
%6.3 (2)
3
%0
2
%3.1 (1)
1
%0