·
Okunma
·
Beğeni
·
2.269
Gösterim
Adı:
Kale
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
672
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059203371
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Citadelle
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dedalus
Baskılar:
Kale
Kale ...Ama Sen İnsansın
Kale
Saint- Exupery’nin 29 Aralık 1935’te atlattığı uçak kazasından ve Sahra Çölü’ndeki o uzun zorlu yürüyüşünden miras aldığı, ruhsal bakımdan oldukça derin bakma biçimi tüm eserlerine yoğun olarak sinmişse de en geniş, en kapsamlı haliyle Kale’de belirgin. Kale’nin anlatı bütünlüğünün kilit taşı anlatıcının sesi. Saint-Exupey’ye göre toplum ve düzen, işbirliğinin en yüce değer olduğu mekanik davranışlardan ibaret bir karınca yuvası değil. Bunların tamamından önce aşk vardır. Geri kalan her şey aşkın bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.

Kale’de anlatıcının deneyim ve gözlemleri zengin bir çeşitliliğe sahiptir. İnsana kin besleten sahte peygamberler, özgürlük sembolüne dönüşen isyancılar, yaralarıyla gururlanan cüzamlılar, insanları dış görünüşüne göre sınıflandıran diktatörler, kurallardan başka hiçbir şeyi kavrayamayan askerler, geleneği yaratan ve bozan, suretler yontan sanatçılar, rüzgarı kovalayan göçebeler, güvenlik içinde semirip şişmanlayan dükkancılar, tatmini altında arayan hırsızlar, tatmini zanaatında arayan kunduracılar, toplum tarafından zulme uğrayan kadınlar, surların üzerinde uyuklayan nöbetçiler, gül yetiştiren bahçıvanlar, Tanrı’nın düzenini anlamaya çalışan bir geometrici, bir nesilden diğerine bütün insanlığı içinde taşıyabilecek kadar geniş bir gemi inşa etmeye çalışan bir gemi yapımcısı ve insanı bir kale gibi inşa etmek isteyen gizemli bir bilge.
160 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Öyle ki bazen aklımda olan lâkin dile vuramadığım bir çok fikri , düşünceyi dillendirmiş bir yazar kendileri. Kitap bittiği vakit etkisinde kalacağımdan eminim.
580 syf.
·6 günde·9/10
O kadar uzun zamandır kitap okuyamıyorum ki, yaklaşık iki hafta oldu ama bana asırlar gibi geldi. Kale'yi de bu asırlardan önce bitirdim ancak zamansızlıktan yorum yazamamıştım, şimdi hatırlayıp yorum yazmak bile garip geliyor.
Tüm hislerim ve hatırladıklarım iki haftalık o yüzden taze bir yorum olmayacak belirtmek isterim.
Kale, Exupery'nin deneme ile roman arası kitabı, tamamlanmamış. Ama konusu itibari ile tamamlanması zor gibi, hayattan, insandan bahseden bilgelik yüklü bir kitap, böyle bir kitabın sonu nasıl gelebilir ki?

"Anısına saygı gösterildi mi yitirilmiş insan, yaşayan insandan daha çok aramızdadır."

Kitap gerçekten çok iyi, Exupery kendi stili ile kelimeleri yoğurmuş, fırınlamış, sunmuş ve enfes bir şölen çıkmış ama kelimelerin gerçekten tadına bakanlara. Bir çok kısa bölüm var ve hepsi hem birbiriyle bağıntılı hemde bağımsız, bir bölümü anlamak için tamamını okumak gerekiyor, kitaptan seçme cümleler okumak yazarın tam anlaşılmasının önüne geçecektir (bir çok cümle bölüm okunduğunda anlam kazanıyor). Okurken kitaba odaklanmak lazım çünkü Exupery bir sürü şey anlatmış ve kaçırmamak için odaklanmak şart ve bazı cümleleri anlamakta zorluk çektiğim oldu çeviriden mi yazardan mı bilemedim.

"Mumun özü de izler bırakan balmumu değil, ışıktır."

Kale, yaşanmışlığın, bilgeliğin kitabı gibi, okurken hem nasihat veriyor hemde düşündürüyor ki benim bir kitapta özellikle de böyle deneme türü kitaplarda en çok önem verdiğim nokta düşündürebilmesidir, fikrine katılsam da katılmasam da bir kitap beni düşünmeye sevk ediyorsa ben ona değer veririm. Kale de benim için tam anlamıyla bu oldu, anlattıklarından çok düşündürebilmesinden ve zihnimi canlı tutmasından etkilendim, öyle ki zaman zaman düşüncelere dalıp kitaptan koptuğum için aynı yerleri bir kaç kez okudum. Kale çok iyi bir kitap olmasa bile (dili, cümleleri açısından zayıf noktaları var), beni düşünceden düşünceye yolculuğa çıkardığı için benim için iyi ve değerli bir kitap, hemde çok.

Son olarak, kitapta not almak istediğim bir çok cümle vardı ancak çoğu bölümün tamamı ile anlam kazanıyordu, yine de bir kaç cümle alabildim.
160 syf.
Yazarın diğer başarılı eseri olan Küçük Prens kadar başarılı bir eser değil.Beni hayal kırıklığına uğrattığını söyleyebilirim.O kadar çok kitap okumuş birisi olarak ilk defa bu kitabı okurken başıma ağrılar girdi diyebilirim.
160 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Exupery Kale'yi yüreğinize kurabilir. Her paragrafı ayrı bir mesaj ve derinlik içeren muhteşem bir yapıt. Kitabı bitirmek gibi bir düşünceye kapılmazsınız. Daha fazla sürmesini dilersiniz. Kitabı birkaç sayfa okuyup bırakın, o sizi tekrar çağıracaktır. (Aynı kitabın daha fazla sayfa sayısına sahip bir çeşidi mevcut. ) Bir şeyi değil çok şeyi anlatmaktadır.

Oldukça taraflı bir bakış açısıyla diyebilirim ki; okuduğum en güzel kitap...
672 syf.
·Puan vermedi
Kale’de de bu kargaşa içinde arzulanan barışın ve ideal düzenin merdivenlerini döşer yazar, barışı veya düzeni halkına direkt vermeyen bir kral vardır burada. Anlatıcı, babasını kaybedip başa geçmek zorunda olan bir çöl prensidir. Sanki Küçük Prens’in büyüyüp de devraldığı bir krallıktır karşımızdaki. Exupéry, ilmek ilmek işlemiştir bu ideal insanlardan oluşan ideal düzenin gerekliliklerini. Prensin ele aldığı değerlere her açıdan bakma gayesiyle düşündüklerini art arda okumak bazen büyük çelişkilere sürüklese de bu çoklu bakış zorlayıcı olmanın yanınca ilk alıntının aksine oldukça sorgulayıcı da.

Zaten kitabının bütününün derin bir sorgulama sürecinden çıktığını da anlıyoruz yaşadığımız okuma deneyimi boyunca. Açıkçası kitaba başlarken insanı yeni baştan inşa eden bu kalenin kurgusal bir düzeyde beni karşılayacağından emindim neredeyse. Beni neyin böyle bir düşünceye sevk ettiğini bilmemekle beraber karşımda kafkaesk bir dönem ve toplum eleştirisi bekliyordum. Dolayısıyla tahmin ettiğimden biraz daha zorlayıcı oldu 672 sayfalık bir düşünce kitabının sayfaları arasında kaybolmak. İçerik oldukça ilgi çekiciydi elbet ancak üsluba alışmam biraz zaman aldı. Bir de nedense bu tarz kitaplarda, o mutlak doğrulara sahipmişçesine kullanılan iddialı ben dili, kitapla arama biraz daha mesafe koyuyor. Bu kitabın veya yazarın belki de etkileyiciliği artırmak adına giriştiği, çoğu zaman da hedefine ulaşan bir yöntem ancak ben nedense bir türlü alışamadım. Bu minvalde kitabın hitabeti Dinle Küçük Adam ile Böyle Buyurdu Zerdüşt arasında bir yerlerdeydi. Wilhelm Reich’in söylediklerine harfiyen katılmama rağmen kullandığı o üstten dile tahammül etmekte oldukça zorlanmıştım. Kaldı ki o kısacık deneyimin yanında Kale, okura çok daha uzun soluklu bir yolculuk sunuyor. Üslup, Reich’inki kadar didaktik olmasa da Exupéry’nin felsefesi Nietzsche’nin Zerdüşt’ü kadar derin.

Seray Soysal

İncelemenin tamamı için: https://kayiprihtim.com/...alligini-devraliyor/
İşte ondan,yani sende hiç yer almamış,satılık nesnelerle dolu bir dükkan gibisin.Her birinin üstünde bir etiket,her biri yaşayacağı dakikayı bekliyor nesnelerin.
"Bir şey karşına dikiliyorsa, seni yaralıyorsa,
bırak gelişsin, bırak acıtsın kök salıyorsun, deri değiştiriyorsun demektir.!
Senden seni doğurtan parçalanışa ne mutlu! 
Ne mutlu dayandığın tüm acılara!"
''Gene de aynı insanım'' diyordum içimden ''aynı şeyleri biliyorum,aynı anlar var belleğimde,aynı gösterinin izleyicisiyim ama yararsız dağınıklıkta boğulmuşum bundan böyle.''
Geçici bir evrende sürdürmekteydim sanki varlığımı,Tanrı'ya dualar yöneltiyordum ama hiç de dua değildi bunlar,çünkü bir insandan değil,bir insan görüntüsünden,hazır ama alevsiz bir mumdan yükseliyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kale
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
672
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059203371
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Citadelle
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dedalus
Baskılar:
Kale
Kale ...Ama Sen İnsansın
Kale
Saint- Exupery’nin 29 Aralık 1935’te atlattığı uçak kazasından ve Sahra Çölü’ndeki o uzun zorlu yürüyüşünden miras aldığı, ruhsal bakımdan oldukça derin bakma biçimi tüm eserlerine yoğun olarak sinmişse de en geniş, en kapsamlı haliyle Kale’de belirgin. Kale’nin anlatı bütünlüğünün kilit taşı anlatıcının sesi. Saint-Exupey’ye göre toplum ve düzen, işbirliğinin en yüce değer olduğu mekanik davranışlardan ibaret bir karınca yuvası değil. Bunların tamamından önce aşk vardır. Geri kalan her şey aşkın bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.

Kale’de anlatıcının deneyim ve gözlemleri zengin bir çeşitliliğe sahiptir. İnsana kin besleten sahte peygamberler, özgürlük sembolüne dönüşen isyancılar, yaralarıyla gururlanan cüzamlılar, insanları dış görünüşüne göre sınıflandıran diktatörler, kurallardan başka hiçbir şeyi kavrayamayan askerler, geleneği yaratan ve bozan, suretler yontan sanatçılar, rüzgarı kovalayan göçebeler, güvenlik içinde semirip şişmanlayan dükkancılar, tatmini altında arayan hırsızlar, tatmini zanaatında arayan kunduracılar, toplum tarafından zulme uğrayan kadınlar, surların üzerinde uyuklayan nöbetçiler, gül yetiştiren bahçıvanlar, Tanrı’nın düzenini anlamaya çalışan bir geometrici, bir nesilden diğerine bütün insanlığı içinde taşıyabilecek kadar geniş bir gemi inşa etmeye çalışan bir gemi yapımcısı ve insanı bir kale gibi inşa etmek isteyen gizemli bir bilge.

Kitabı okuyanlar 47 okur

  • Berna Özbek
  • Kayıp Rıhtım
  • Damla Eylül
  • Zeynep Yılmaz
  • Büşra Koral
  • Batuhan Oğuz

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10.5 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0