Kalenderiler (Osmanlı İmparatorluğu'nda Marjinal Sufilik)

·
Okunma
·
Beğeni
·
469
Gösterim
Adı:
Kalenderiler
Alt başlık:
Osmanlı İmparatorluğu'nda Marjinal Sufilik
Baskı tarihi:
Ocak 2016
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050821529
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Ahmet Yaşar Ocak’ın eserleri arasında belki de beni en fazla etkileyenlerden biri de Kalenderîlere dair kitabıdır. Ben onun yazdığı bütün eserleri okudum. Kalenderîleri marjinal bir sûfilik hareketi olarak anlattığı bu eserinde, bu meselenin bir itikat meselesi olmaktan ziyade, bir sosyoloji meselesi olduğunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu konuları araştırırken ilahiyatçı gözüyle değil, sosyolog ve tarihçi gözüyle bakmak gerektiğini onda gördüm. Ocak’ın Kalenderîler üzerine yazdığı bu eser âdeta bir metodoloji modelidir ve beni bu açıdan en fazla etkileyen eserdir.

Taha Akyol


Bugüne kadar Bektaşilik üzerinde birçok araştırma yayımlanmış olmasına karşılık, ona temel oluşturan çok daha geniş çaplı, orta ve yeniçağlar İslâm dünyasının pek çok yerine yayılmış bir tasavvuf akımı ve meşrebi olan Kalenderîliğin yakın zamanlara kadar devre dışı kalması önemli bir eksiklik olmuştur. Sebebi, bu ilginç ve mühim protest sufiliğin mahiyet ve öneminin yeterince anlaşılmamış bulunmasıdır. Ocak’ın Osmanlı İmparatorluğu’nda Marjinal Sûfilik: Kalenderîler adlı eldeki bu eseri, tasavvuf tarihinde Kalenderlerin, Kalenderiliğin ve onun çerçevresinde vücut bulmuş mistik teşekküllerin, Osmanlı sahasında XVII. asra kadarki tarihî macerasının hikâyesidir. Bu alanda yayımlanmış ilk monografi olma özelliğini de taşıyan bu çalışmayla tüm tarih meraklıları “yaşadığımız toprakların tarihi”nin ilginç ve meraklı, ama aynı zamanda nühim bir kesitini tanıyacak.
384 syf.
Özellikle son kısımdaki kalenderi gelenek ve inançların günümüz tarikatlarina yansimasi ve bu hareketlerin devamı konusundaki tutarlılık ve günümüzdeki bazi tarikatlarin psikanalizin anlatan harika bir eser. Bugün Türkiye'deki ortodoks İslam'ın red ettiği ama ortodoks İslam'ın radikal gruplarında sıkça görülen eşcinsellik ve taciz vakalarına tarihi bir köken getirmiş...
384 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kitapda kalenderi şeyhleri ve terminolojideki ışık ve benzeri sözlerin açılımı ayrıca sadece ksmrnddrilerin iyi tarafı değil karanlık yönlerinide anlatan bir akademik eser
384 syf.
·9/10 puan
Ahmet Hoca alanındaki en yetkin isimlerden.
Bilim insanlarının çok tercih etmediği, uzak durduğu bir konu üzerine ayrıntılı bir çalışma.. Bu eserinde Heterodoks Müslümanlık kavramının bir çok yönden inceleyip,temellerine iniyor. Güzel bir araştırma.
"Kalenderîler halk arasında hoşgörülü ve herkesle kolay geçinen kimselerdir. Bu sebeple bu huylara sahip kişilere 'kalender-meşrep' denir."
Kanâat, yani, insanın hayatını sürdürebileceği kadar dünyalıkla
yetinmesi, kendini başka şeylerden alıkoyabilmesi, gerçek zenginliğin
ta kendisidir. Zaten Hz. A li de “ kanâatin tükenmeyen
bir hazine olduğunu” söylemiştir. Kanâat insanı
güçlü yapar. Mutluluk ve selâmet dolu bir hazine olan kanâatin
Kıyâmete kadar tükenmesi veya yokolması söz konusu değildir.
Her kim kanâat sahibi olursa, izzet ve şerefi saat saat artar. Kanâat
doğru yolun yolcularının niteliğidir; gönlü kapkara olanların değil.


Hatîb-i Fârisî’ye göre, fakirlik iddiasında bulunanların bu
iddialarını kabul edebilmek, onların lûtf sahibi olup olmadıklarına
bağlıdır. Hz. Muhammed lûtfu, “ Allah’ın emrine tâzim, mahlûkatına
şefkat göstermek” olarak târif etmiştir. O halde Allah’ın
bir mahlûku olduğu için yılana bile şefkat göstermelidir. Lûtf ancak
gerçek velîlerin kârıdır. Lûtf sahibi olmayan fakir, aslâ gerçek fakir
değildir.
bugün, şahsi çıkarı için birine yakınlık gösterip çıkarını sağladıktan sonra sırt çevi­ren kişileri anlatmak için kullanılan, "abdalın dostluğu köy görününceye kadardır" ve ''abdalın karnı doyunca gözü yoldadır (veya papucundadır)" sözleri iki tipik örnektir. aslında bu sözlerin her ikisi de kalenderi abdal­larının gezigincilik vasıflarından doğmuştur
Avrupalı seyyahların ifadelerine göre Haydariler, tarikatlarının temel prensibi uyarınca bekiret ve iffete kendilerini adamış olmakla birlikte, çoğu buna uymaz; hatta aralarında eşcinseller de bulunur. İffetlerine riayet edenler ise, tıpkı Vahidi’nin anlattığı üzere, erkeklik organlarına pirinçten, gümüş veya demirden halkalar takmışlardır.
Ricaut Kalenderiler'in zaviyeleri hakkında da ilgiye değer bilgiler ver­mektedir. Ona göre bu ziviyeler imparatorluğun en seçkin yerlerinde bulunmakta, çok uzak yerlerden gelen Kalenderi dervişlerinin buluşma me­kanı hizmetini görmektedir. Bu dervişler, İslamiyet'i yayma bahanesiyle İran'dan Moğolistan'a, hatta Çin'e kadar seyahat ederek aslında casusluk yapmaktadırlar. Onlar Doğu dünyası nın en mükemmel casuslarıdırlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kalenderiler
Alt başlık:
Osmanlı İmparatorluğu'nda Marjinal Sufilik
Baskı tarihi:
Ocak 2016
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050821529
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Ahmet Yaşar Ocak’ın eserleri arasında belki de beni en fazla etkileyenlerden biri de Kalenderîlere dair kitabıdır. Ben onun yazdığı bütün eserleri okudum. Kalenderîleri marjinal bir sûfilik hareketi olarak anlattığı bu eserinde, bu meselenin bir itikat meselesi olmaktan ziyade, bir sosyoloji meselesi olduğunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu konuları araştırırken ilahiyatçı gözüyle değil, sosyolog ve tarihçi gözüyle bakmak gerektiğini onda gördüm. Ocak’ın Kalenderîler üzerine yazdığı bu eser âdeta bir metodoloji modelidir ve beni bu açıdan en fazla etkileyen eserdir.

Taha Akyol


Bugüne kadar Bektaşilik üzerinde birçok araştırma yayımlanmış olmasına karşılık, ona temel oluşturan çok daha geniş çaplı, orta ve yeniçağlar İslâm dünyasının pek çok yerine yayılmış bir tasavvuf akımı ve meşrebi olan Kalenderîliğin yakın zamanlara kadar devre dışı kalması önemli bir eksiklik olmuştur. Sebebi, bu ilginç ve mühim protest sufiliğin mahiyet ve öneminin yeterince anlaşılmamış bulunmasıdır. Ocak’ın Osmanlı İmparatorluğu’nda Marjinal Sûfilik: Kalenderîler adlı eldeki bu eseri, tasavvuf tarihinde Kalenderlerin, Kalenderiliğin ve onun çerçevresinde vücut bulmuş mistik teşekküllerin, Osmanlı sahasında XVII. asra kadarki tarihî macerasının hikâyesidir. Bu alanda yayımlanmış ilk monografi olma özelliğini de taşıyan bu çalışmayla tüm tarih meraklıları “yaşadığımız toprakların tarihi”nin ilginç ve meraklı, ama aynı zamanda nühim bir kesitini tanıyacak.

Kitabı okuyanlar 34 okur

  • Zafer Erginli
  • Tufan KAHRAMAN
  • Andrey Rublyov
  • ebrar
  • BayC
  • Oğuzhan Dağcı
  • Ömer Faruk Özsu
  • Hamza
  • Mehtap K.
  • Sacit kırdaş

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%46.2 (6)
9
%38.5 (5)
8
%15.4 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0