Çok ustaca kaleme alınmış, çok güzel yazılmış bir roman Kanada. 1960’lı yıllarda, ABD’nin bakir doğası ve vahşi yaşamıyla ünlü eyaleti Montana’nın küçük bir kasabasınsa yaşayan Parsons çiftinin bir
Bu kitabı nasıl anlatmaya başlasam bilmiyorum bir baştan bir sondan giderim artık. İlk bölüm film gibiydi hiç elimden bırakmadan okudum desem yeridir ikinci bölüm ise sanki değişik,zorlama gibi geldi
~~~İnsanın başına gelen her şeyin, içine düştüğü her durumun göründüğünün tam tersi olabileceğini kavramak tüm bu yıllar içinde zamanla benim düşünme biçimime dönüştü. Herhangi birinin bana kesinkes
İnsanın belleğine yer eden bir eser.Bence eserin en büyük başarısı, karakterlerin iç dünyalarını bize ayrıntılı olarak sunarken, müthiş bir akıcılıkta ilerliyor olması. Kitabın omurgasını oluşturan ana olayı baştan bilmeme rağmen eseri merakla okudum.
15 yaşındaki ikizler Dell ve Berner'in ailesi düştükleri dardan kurtulmak için banka soymaya karar veriyorlar.Aslında ailenin yaşamına damga vuran olay budur.Bunu en baştan biliyoruz.
İlk bölümde ailenin buraya nasıl geldiğini öğreniyoruz.İrlanda göçmeni bir aileden gelen Güneyli bir baba ve Yahudi (Polonya)kökenli bir annenin uyumsuz evliliği, oradan oraya savrulması, parçalanması, suça bulaşması... Ebeveyn olmanın önemi, olamamanın sonucu, bence artık günümüzde de çok sık karşılaşılan yarı ergen ebeveyn olma durumu ve bunun çocuklara etkisi, sonuçları... Aynı zamanda ikizlerin büyüme yolculuğuna da konuk oluyoruz. Kültürel mozaiği rengârenk bir eser ve dönemin ABD kırsalının fotoğrafını çekip önümüze koyuyor.Ayrıca birey olmak, hayır diyememek, kendini gerçekleştirememek (anne karakteri ile özellikle ) kitabın bireysel olarak sorgulattıklarından.
Parsons ailesi suça itilirken Kızılderililer de göz kırpıyor satır aralarından ülkeyi daha iyi anlamamızı sağlıyor.
Soygundan sonra ikizlerden biri annesinin arkadaşı ile sınırı geçiyor ve yolun sonu Kanada'ya çıkıyor. Orada meşakkatli ve gizemli bir hayat karşılıyor Dell'i.Hem Kanada kırsalına konuk oluyor, oranın dinamiklerini görüyor hem de Dell'in ayakta durma mücadelesine tanık oluyoruz.
Karakterleri insanın içine işleyen, akıcı bir eser, okyanus ötesinden.
KanadaRichard Ford · Jaguar Kitap · 2024192 okunma
Bu kitap hakkında çok övgüler duyarak okumaya başladım fakat hayal kırıklığı oldu. Belki de benim için doğru zaman değildi, kitabın dünyasına girecek kadar sabırlı olamadım. En nihayetinde, çokça tekrar, bir ileri iki geri giden zaman akışı ve bana göre fazlasıyla detaya boğulmuş bir metin olarak deneyimledim.
KanadaRichard Ford · Jaguar Kitap · 2024192 okunma
Kitap kulübü için öneren ben olmuştum ama kitabı sadece 2 kişi bitirmişiz ; ne yazık ki beğenmedim . Jaguar yayınlarını gözü kapalı seçerdim ama doğru bir seçim olmadı …
KanadaRichard Ford · Jaguar Kitap · 2024192 okunma
PEN-Faulkner ile Pulitzer Kurmaca Ödülünü almaya hak kazanmış Richard Ford'un Kanada adlı romanı Jaguar Yayınları'ndan Umay Öze çevirisi ile Mayıs 2024'te yayınlandı.
Yayınlandığı
Kitap şöyle başlıyor: “Önce anne babamın yaptığı soygunu anlatacağım. Ardından da, sonra işlenen cinayetleri.”
En vurucu şeyler ve bir nevi kitabın konusu en baştan söylenmiş neyle karşılaşacağınızı
Romanın sade ve net konusu, olay örgüsünün akışındaki olağanlık ve tekdüze imiş gibi yansıyan anlatım ritmi onu basitliğe değil bilgeliğe taşıyor. Sade ve akıcı metinlerin betimlerinde derin bir yaşam bilgeliği ve olgun bir edebi tonlama mevcut.
Roman, on beş yaşında, biri erkek, diğeri kız, iki evlada sahip dört kişilik bir Amerikalı çekirdek ailenin ebeveyninin, aile ekonomik darboğaza girdiğinde akıl dışı bir karar alarak banka soymaya kalkması ve yakayı ele vermesi ile çocukların ortada kalması ve sonrasında başlarından geçenleri, ucuz yazarlara mahsus melodramatik betimlere sapmadan, ağırbaşlı bir şekilde uzun uzadıya, birinci tekil şahıs roman kahramanı 15 yaşındaki Dell Parsons’un ağzından anlatıyor.
Kimi zaman içinizde, son derecede basitmiş gibi gözüken bazı hususların neden bu kadar ayrıntılı anlatıldığına dair itirazlar beliriyor olsa da bunların Amerika ve Kanada toplumunun duygu dünyasını layıkıyla yansıtabilmek için ne kadar gerekli olduğunu ilerleyen bölümlerde görüyorsunuz.
1944'te Mississippi'de ünyaya geldi. Michigan State Universitesi'nde Turizm İşletmeciliği bölümüne girdikten sonra Îngilizce bölümüne geçip buradan mezun oldu. Mezuniyetinden sonra Michigan'da bir süreliğine lise öğretmeni olarak çalıştı. Disleksi bozukluğuna rağmen edebiyatla ilgilenmeye başladı. Kaliforniya Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık programına başladı ve 1970'te "Master of Fine Arts" derecesiyle bu programı bitirdi. ilk romanı A Piece of My Heart 1976'da, ikinci romanı The Ultimate Good Luck ise 1981'de yayımlandı. Bu zaman aralığında Williams College ve Princeton Üniversitesi'nde dersler verdi.İki romanının da beklediği heyecanı yaratmadığı düşüncesiyle kurmaca
yazarlığına ara verip New York çıkışlı bir dergi olan Inside Sports'ta çalışmaya başladı. Buradaki macerası da kısa süren Ford'un, yaşadıklarından yola çikarak kaleme aldığı Sportswriter isimli romanı 1986'da yayımlandı. Roman, Time dergisi tarafından "Yılın en iyi beş romanı" arasında gösterildi, PEN/Faulkner Kurmaca Ödülü'nün finalistleri arasında yer aldı. 1987'de yayımlanan öykü derlemesi Rock Springs ile tanınırlığı iyice artan Ford'un ismi Raymond Carver ve Tobias Wolff gibi isimlerle anılmaya bașlandi. Wildlife [Vahși Hayat, Jaguar Kitap, 2022] 1990'da yayımlandi ve aynı isimle 2018'de sinemaya uyarlandı. 90'l yıllardan itibaren pek çok öykü derlemesinde editör olarak katkda bulundu.1996'da yayımlanan Independence Day ile PEN/Faulkner ve kurmaca dalında Pulitzer ödüllerini kazandı, Son romanı Be Mine 2023'te yayımlanan 80 yaşiındaki Ford, New Orleans'ta yaşamaktadır.