Puan

8.410 üzerinden
983 kişi
9/10
·259 syf.·
2021 1. kitabı
Kapı, Macar yazar Magda Szabo'ya Fransa'nın prestijli ödüllerinden Femina'yı kazandıran romanı. Benim de okuduğum ikinci kitabı. İlki size daha önce de ısrarla okumanızı önerdiğim İza' nın Şarkısı'ydı. O kitabı okuduktan sonra, yazarın diğer kitaplarını onun kadar sevemem diye düşünmüştüm, yanılmışım, çok çok sevdim Kapı'yı. Magda Szabo insan ilişkileri üzerine yazıyor ve birbirinden çok farklı karakterleri koyuyor romanlarının merkezine. Ve bu zıt yapıdaki insanlar üzerinden, insan ilişkileri bağlamında, neden sonuç ilişkilerini görüyorsunuz. Tıpkı İza'nın Şarkısı'nda olduğu gibi Kapı'da yazılan karakterler de çatışma içerisindeler, birbirlerinin hayatını benimsemekte zorlansalar da, biri iyi diğeri kötü değil, sadece herkes kendince doğru bildiğini yapıyor. Yine de olmuyor. Roman Macaristan'ın yakın tarihine ışık tutarken, anlatıcının yazar olması, edebiyat dünyasındaki konumu da Magda Szabo'nun hayatından işaretler veriyor bize. Sanki yazıya aktarılmış bir iç hesaplaşma gibiydi ve bu açıdan bakıldığında da yaralayıcı bir vicdan muhasebesiydi. Daha detaylı yorumum için: youtu.be/fJzQcLK1P0E Kapanan "kapı" nın ardından yaşadığımız yalnızlık daha ne kadar iyi anlatılabilirdi bilmiyorum. Lütfen okuyun
Edebiyat
KapıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 20212,568 okunma
Hep kapalı bir kapı gibi olmaya çalışmışım..
9/10
·239 syf.··
Beğendi
·
2023 275. kitabı
Yine ne yaptın sen Szabóné? Yine ne! Taksidermi..Bir belgeselde izlemiştim. Adam çok sevdiği kedisi ölünce içini doldurtup evinin köşesine koyuyordu. Kedi öldü, ama orada. Ayaklarına sürtünmüyor, miyavlamıyor, ama durduğu yerden adama bakmaya devam ediyor. Szabo’nun karakterleri de tıpkı o kedi gibi, kitabın kapağını kapatıyorsunuz, artık sesleri size ulaşmıyor, ama bir yere de gitmiyorlar. Hayatınızdan asla çıkmıyorlar. Szabo da, bir yerlerde tanıdığı gerçek insanları alıp içlerini insana ait karanlık köşelerle, kırılgan umutlarla, öfkeli sevgilerle, karmaşık ağlarla dolduruyor. Sonra başlıyor uçlarını dikmeye..Bir dikiş Eszter’e, İza’ya, Emerenc’e, bir dikiş bize.. Nefretle sevgi arasında sıkışıp kaldığımız bu kadınlara söküklerimizden teğelleniyoruz. Bu kitapta sökükleri söküklerimize bağlanan Emerenc. Macaristan’ın çalkantılı siyasi tarihinin, kendi onulmaz geçmişinin yoğurup şekillendirdiği tuhaf, bilge bir kadın. Kendisi bir Füruğ Ferruhzad mektubunda geçen şu sözlerin sahibi aslında: “Hep kapalı bir kapı gibi olmaya çalışmışım...” Szabo, kendinden izler taşıyan bir yazar kadın ve hizmetçi Emerenc arasındaki ilişkiye daldırıyor kafamızı. Sevmenin biçimlerine dair düşünelim, ezber bozalım istiyor. Emerenc bazen kötü, ama kötülükleri kötülük yapmak için değil, sonuçsuz kalmış olan iyilikleri duyumsadığından..Duyumsadıklarını ayaklarımın altında ezmeye çalışan, hırçın, hatta kaba..Ama incelikleri öyle içten ki..Sevmekle nefret etmek, kızmakla hak vermek arasında koşturmaktan yorgun düşürüyor insanı. Szabo’nun anti kahramanları..Hiçbirini hayatımda istemezdim. Zorlar, çok. Ama bana insan ilişkilerinin karmaşasına dair ne çok şey öğrettiklerine bakınca, sevmeden edemiyorum onları. Szabo..Daha çok okunsun dilerim..
Edebiyat
KapıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 20212,568 okunma
Reklam
Hiç kimseyi çılgınca sevmeyin çünkü kaybedersiniz er yada geç
8/10
·239 syf.··
2026 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 17:16
Magda Szabo ya of. Nasıl bir yetenektir bu! Nasıl bu kadar iz bırakan karakterler yaratabildin. Unutabilecekmiyim acaba diye düşünüyorum bu vakur, güçlü, hüzünlü kadını. Kapı,yalnızca bir hizmetçiyle bir yazarın hikayesini anlatmıyor. Sadakat, güven, utanç ve suçluluk duygusu gibi temaları etkileyici bir anlatımla anlatıyor. Bir kapının ardındaki sır kadar, insan ruhunun kapalı bölmelerine de açılıyor. Okurken, insanın yüklerini ve başkalarına karşı taşıdığı sorumlulukları düşünüyorsun. Özellikle son bölümleri insanın içine işliyor resmen. Bu kitap bir vicdan hikayesi. Birini sevmek yeterli midir? Yoksa o sevgiyi eyleme dökmek gerekir mi? Kapı, otobiyografik unsurlarda taşırken bir iç hesaplaşma olarak da çıkıyor karşımıza. Dili oldukça akıcı ve sürükleyici. Kapı okurun içindeki kapıları da yokluyor. Karakter derinliği yüksek romanları seven ve psikolojik çözümlemelere merak duyan okurlar için Kapı güçlü bir seçim. Kapıyı açmaya hazırsanız, keyifli okumalar dilerim
KapıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 20212,568 okunma
Puan vermedi·239 syf.·
2025 16. kitabı
DİPÇE : "Kapı" Magda Szabó’nun dilimize çevrilen eserleri arasında zirvede yerini alıyor. Öz yaşam öyküsünden izler taşıyan bu roman, yazar Magda ile ev yardımcısı Emerenc arasında kurulan ilişki üzerinden modern insanın en büyük yanılgısına temas ediyor: Bilmenin, anlamakla aynı şey olduğunu sanmak yanılgısı. Kitabın okura açtığı alanda ise akıl, bilgi ve niyet üçgeninde sınırlar genişledikçe genişliyor ve ifşalanan bir vicdan metnine dönüşüyor. Szabó, entelektüel kimliğiyle düzenin, disiplinin ve kanıtlanabilir olanın tarafındadır. Emerenc ise kurallarla değil, hayatla yoğrulmuş bir bilgeliği temsil eder. Okuma yazmaya, siyasete, entelektüel söylemlere mesafesi cehaletten değil; deneyimin süzgecinden geçerek edinilmiş bir sezgiden kaynaklanır. Bu yüzden Emerenc’in dünyasında ülke için anlam taşıyan “siyaset”, “ilerleme” ya da “aydınlanma” kelimelerine beklenilen anlam yüklenmez.. O, ideolojilere değil, hayatta kalmış olmanın bilgisine güvenir.Bu nedenle roman boyunca kahraman yazar, Emerenc’in karşısında kendini sürekli yetersiz, eksik ve güçsüz hisseder. Çünkü Emerenc’in bilgeliği öğrenilmiş değildir; yaşanmıştır. İyiliği ahlaki kurallardan değil, içgüdüden gelir. Szabó’nun iyiliği ise öğrenilmiş, disipline edilmiş ve çoğu zaman gecikmiştir. İşte bu gecikme, romanın en büyük suçluluk alanını oluşturur. Kapı kavramı sembolize edilmeye oldukça elverişli bir kavram. Okur elbette burada fiziksel bir sınırdan bahsedilmediğinin farkındadır. Buna karşın Szabó’ somut haliyle de Kapı'yı romanın taşıyıcısı yapacak bir üsluba güce sahip olduğunu hissettirir. Emerenc’in kilitlediği kapıya dönersek mahremiyetin, travmanın, bastırılmış tarihin ve yaşlılığın kapısı capcanlı bir dil olarak varlığını sürdürür. Esasen Kapı'nın en güçlü cümlesi modern dünyanın sezgiye, vicdana ve
KapıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 20212,568 okunma
Hep Açık..
Puan vermedi·259 syf.·
2019 16. kitabı
Bugün bir kitap daha bitirdim . Bana hayatımda açtığım, kapattığım, içeri giremediğim , girmek istemediğim tüm kapılarını anlatan bir kitap. Bir kitapta bir kez daha bu kadar üzüleceğimi düşünmemiştim uzun zaman sonra. Benim çektiklerime benzemiyor elbet. Ben kapılarımı çok düşünmemiş , hiç sorgulamamıştım hatta . Bir arkadaşım yazmıştı bir vakitler anı defterime. Nedense aklıma geliverdi bir anda. “Herkese kapını açıyor, her açılan kapının davetini kabul ediyorsan , hayatında bir sıkıntı var demektir.’’ Size bunları anlatıp boş yere vaktinizi almayacağım. Evet bugün bir kitap daha bitirdim , üzülmemek, etkilenmemek için elimden geleni yaptım ama üzüldüm. Çünkü insan üzülüyor. Yıllara, tüm yaşanmışlıklara inat okuduğu bir kitaptan etkilenip yumruk yemişe dönebiliyor. Kendinin bu kadar öngörülü olabileceğine şaşırıyor, içinden "he ya evet çoğu yaşanmışlıklar aynı " deyip sonra gülmeye devam edebiliyorsa da. Bir ara ; İpek Demirer #26147259 yazısına takıldığımı hatırlıyorum. Öylesine etkilendim ki Mardin gezimde günlerce bahsedilen kapıyı, kapı kapı dolaşarak buldum ve delirircesine mutlu oldum da hemen İpek Demirer ı telefonla arayarak müjdeli bir haber verircesine nedenini buldum yazdığın yazının diyerek sevincimi paylaştım. Yıllarım kaç kapı aralıklarında geçti ki? Kaç eşiğinde beklediğim kapılar? Ne girebildiğim ne de çıkabildiğim. Çocukluğumun geçtiği yuvanın hakikatten ev değil de tam bir yuva idi. Dede, nine, amca, hala , enişte, yenge ve kuzenlerle dopdulu , kimsenin kimseye kapılarını kapatmadığı, açık tutulan tüm kapıların sahiplerinin yüreklerinin de her daim açık olduğu odaların bulunduğu yuva. Bu kadar kalabalık bir evden ayrılıp iki kişilik bir hayata merhaba
KapıMagda Szabo · Yapı Kredi Yayınları · 20212,568 okunma
Reklam
Reklam