Güzel, çerezlik, tam kafa dağıtmalık bir kitaptı. Akşamları beynimi boşaltmak için birebir oldu. Christine ve Dylan ikilisini serinin diğer karakterleri gibi çok sevdim ve bu kitaptan sonra kesinlikle kararlıyım tüm karakterlerin kitaplarını bitireceğim.
Hakkında epey kararsız kaldım bu kitabın. Bazı olayları görmezden gelirsem keyifli bir kitaptı diyebilirim. Özellikle aşk üçgeni kısmı tatsız bir hâle gelmediği ve Dylan'ın hem kendisini hem de Cheyenne ile olan ilişkisini sevdiğim için.
Ama her şeye de gözlerimi yumamıyorum tabii. Cheyenne'nin arkadaşlarının Dylan'a abartılı tepkileri, Presley'in kendini getirdiği nokta, Cheyenne'nin geçmişinin bu kadar apar topar bitirilmesi ve bazı karakterlerin hikayesinin yarım bırakılması gibi hoşuma gitmeyen yerleri oldu kitabın. Özellikle Cheyenne'nin Dylan'dan utanır gibi davrandığı yerler çok sinirimi bozdu.
Hoşuma giden yerleri olduğu gibi gitmeyen yerleri de oldu kısacası. Aslında konusu güzeldi ama işlenişi beklentimin biraz altında kaldı.
Ailesinden koparılmış başka ailede büyüyen farklı olmayı tercih eden bir kızın hikayesi. Hoşlandığı beyi arkadaşı kapması ve kimseye anlatamaması
Ve mücadelesi
Yaaa çok güzeldi çok naifti of çok beğendim gerçekten öyle hostu ki insan okurken böyle kendini harika hissediyor.
Aslında kitapta hersey vardı dram kardeşlik arkadaşlık ve en önemlisi aşk o nasıl bir aşkti ki öyle bir anda çıkan adama bayıldım ya Of gerçekten
Başkasına aşık sanıyorsun kendini ama bir anda hayatının anlamı çıkıyor karşına
Öyle hoş bir andı ki kızın halini düşününce dedim yapamaz herhalde
Onu izlemek onun kendisini sevmeyeceğini bile bile ona deli gibi bağlanmak öf Dylan bayıldım sana ya
Aileni korumana aşkına benim için sevilen kitaplar arasında yerini aldı insanın kalbinde kelebekler uçuran bir kitap
Ve kız karekter işte böyle olmadı ne istediğini bilmeli ya
Sevdim hoşlandığım ve gerçekten her sayfadan zevk aldım
Merhabaaa! Mutlu haftalar diliyorum herkese. Karlar Düşerken senenin başında okuduğum bir kitaptı ve açıkçası çoook keyif almıştım. Bu kitabı kargo bedavaya gelsin diye eklemiştim sepetime ama iyi ki eklemişim diyorum çünkü esas aldığım kitaplardan daha çok sevdim. Okurken her türlü duyguyu yaşatan kitaplara duyduğum sevgi bir başkadır ve Karlar Düşerken kitabı için bu geçerli. Olay örgüsü çok akıcıydı ve hiç sıkılmadım. ❤ Bunu her kitabın başarabileceğini sanmıyorum. Bu bir seriymiş ve ben diğer karakterlerin hikayelerini merak ettiğimden ötürü almayı düşünüyorum.
Kolayca akıp giden, yormayan, sıcacık bir hikayeye sahip bir kitaptı. Hayatın zorluklarına karşılık her zaman bir ışık olduğunu ve aşkın hiç beklenmeyen bir anda hiç akla gelmeyecek bir insan tarafından gelebileceğinin en güzel örneğiydi. İnsanları söylentilere göre yargılamamak gerektiği ve dış görünüşün aslında hiç bir anlam ifade etmediğini Dylan ile mükemmel bir şekilde anlatıldığını düşünüyorum. Karlar düşerken yazarın okuduğum ikinci kitabıydı ve diğer kitaplarımızda tadına bakmak istememe sebep olan bir kitap oldu.
Yine bir kitabı yarılamışken sıcağı sıcağına aklımdakileri buraya not düşmek istedim...Bitince de en sona ekleme yapacağım her zamanki gibi.
Öncelikle yazarın kalemini gerçekten sevdiğimi bu ikinci kitapta daha iyi anladım. Konusu benim açımdan serinin ilk kitabı (sonbahar kokusu) kadar ilgi çekici olmasa da, yazar gene beni kitaba ilgiyle bağlamayı başardı. Kitaba bağlanmam yaklaşık 100 sayfadan sonra gerçekleşti. Okurken her bir karakterin içsel sorgulamalarının ne kadar gerçekçi ve isabetli olduğunu farkettim. Yazarın karakterleri gerçekten kendini tanıyan, bilen karakterler. İyisi de kötüsü de neredeyse karikatürize denebilecek kadar uç karakterler değil, hepsinde gri alanlar var ve bu benim hoşuma gidiyor. Onların yolculuğuna onlarla empati yakalayarak eşlik edebiliyorum okurken.
Bu kitapta baş karakterimiz şanssız bir çocukluk geçirmiş olan kırılgan yapıdaki Cheyenne hanımceğiz. 31 yıllık ömrünü olumsuz şartların etkisiyle hep bir şeylerin şüphesiyle geçirmiş, kendinden de sürekli şüphe etmesi ve her hareketini sorgulaması ve kendini her zaman kontrol altında tutmaya çalışması da bu yüzden. Cheyenne’in yapması gereken bir seçim var. Ben de bekliyorum bakalım nasıl bir yol izleyecek. Bana kalırsa benden daha aklı başında adımlar atıyor, her hareketinin sonucunu mümkün mertebe önceden hesaplıyor ve orta yoldan gitmeyi, diplomatik olmayı başarıyor. Bu yönüyle neredeyse rol model edineceğim. Bu yüzden yapacağı nihai seçime güveniyorum. Benim aklımdaki gibi mi olacak bakalım göreceğiz.
Önceki kitapla benzer yanları da var. Gene bir iyi-kötü çatışması ve önlemez tutkular vs. var. Kurguda entrika sevdiğim için tekrar eden durumlar beni rahatsız etmedi.
Gene bol miktarda yetişkin içerikli kısımlar olduğundan yalnızca yetişkin okuyuculara öneririm. Brenda Novak’ın
Yazarın okuduğum 3.cü kitabı 1-3-2 gitmişim okuma sırası yine neyse artık :D Bu tarz serilere olduğu gibi tüm kasabayı okuyucaz tabı gercı toplamı 10 kıtaplık serıyı yarıya kadar basmışlar bizde klasık :D
Cheyenne ve kız kardeşi, alkolik, bazen fahişe, bazen de dolandırıcı olan anneleri tarafından her yere sürüklenerek sefil bir çocukluk geçirmişler . Sonunda annesi kanser olunca Whiskey Creek'ten ayrılmayıp orda kalıcı olmuşlar bu arada anne ciddi tiksinç bir mahluk . Chey küçük kasaba hayatına kolayca adapte olup birkaç çok iyi arkadaş edinmiş ve kendisi için iyi bir hayat yaratmış durumda . Arkadaşı Gail'in erkek kardeşi Joe'ya yıllardır aşık ama hiç belli etmiyor hatta adam evlenip boşanıyor o arada . Arkadaşı Eve, Joe'ya ilgi gösterince sesini çıkarmıyor yine hatta çok destek oluyor . Bu arada kasabanın kötü ünlü ailesinin başı kötü çocuk Dylan Amos uzun süredir Chey ile ilgileniyor ama oda belli etmiyor . Chey'in ilgisini çekmek için bir fırsat görüp bi cesaret ilk atagını yapıyor . Chey zaten joe ile ilgili bir şansı oldugunu düşünmediği 31 yasında kafayı yedıgı bır ev ortamında oldugu için yeter artık diyip tabuları devırıp gıdıp Dylan ile cart diye yatıyor :D Sonrası Dylan'ın sabrı hatunun kararını beklemesi Chey'in kararsızlıkları aile rezillıklerı vs devam ediyor .
Cheyenne annesinin ve kız kardeşinin yaşadığından çok farklı bir hayat istiyor ayrıca kendını onlarla bır hıssetmıyor geçmişi ile ilgili anlamadığı anıları var . Dylan Amos inanılmaz bir kahraman. İlk görüşte bayıldım kötü bir adam olması gerekiyordu tüm ön anlatımlardan ama o aileleri dağılabilirken bir arada tutan adam, üç küçük erkek kardeşini yetiştirmek için çok çalışmış .Dylan ve Chey arasındaki dinamiği, kıvılcımları sevdim ama yınebu kıtabında erkek karakterine daha fazla
Serinin en dikkat çekici hikayesi bu bana göre. İki yitik karakter. Büyük zorluklarla büyümüştür. Biri kimsenin ağzına sakız olmamak için kendini frenlemiş biri yanlış anlaşılmalardan muzdarip bir şekilde kardeşlerine babalık yapmaya çalışmış. Sorunlar hiç bitmeden üzerine eklenmiş. Hislerini saklamayan Dylan en sevdiğim karakterlerden biri oldu.
Beklentimin çok üzerinde kalan çerezlik bir kitaptı. Gayet sürükleyici bir çırpıda bitirilebilecek bir roman. Kafa dağıtmak ve güzel vakit geçirmek için birebir herkese tavsiye ederim. :)
Brenda Novak (1964'te Vernal, Utah'da doğdu) tarihsel aşk romanları, çağdaş aşk romanları ve romantik gerilim romanları yazan Amerikalı bir yazardır. 50'den fazla kitabı bulunmaktadır.