Kasandra'nın Aynası

8,5/10  (4 Oy) · 
8 okunma  · 
2 beğeni  · 
532 gösterim
"Ve Melek, doğmak üzere olan bebeğin dudaklarına parmağını bastırarak şöyle fısıldar: 'Unut bütün geçmiş hayatlarını, unut ki bu hayatında seni rahatsız etmesin.' Yeni doğmuş bebeğin dudaklarının üzerindeki küçük çukur, işte o dokunuşun izidir."

Geleceği görebilseydiniz ve kimse size inanmasaydı
ne yapardınız?

Genç adam demir kapıyı aştı.
Yavaşça ilerledi ve Montparnasse Gökdeleni'nin kenarında durdu. Hemen aşağısında 210 metrelik bir boşluk uzanıyordu. Geceydi, yıldızlar gökyüzünde çırpınıyordu ve şiddetli rüzgâr bu yükseklikte oldukça soğuk ve uğultuluydu. Eğildi. Aşağıda, arabalar karanlıklar içinde art arda dizilmiş ışıklı ve sabırsız böcekler gibi ilerliyordu.

Dehşet verici bir yükseklik.
Cep saatinin ekranında şunlar yazılıydı: 'Önümüzdeki 5 saniye içerisinde ölüm ihtimali: % 63.'
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2011
  • Sayfa Sayısı:
    616
  • ISBN:
    9944824033
  • Orijinal Adı:
    Le Miroir De Cassandre
  • Çeviri:
    Zeynep Büşra Bölükbaşı
  • Yayınevi:
    Epsilon Yayınları
  • Kitabın Türü:

Bu kitaba vereceğim puanı düşünürken bile epey düşündüm diyebilirim. Hikaye başlarda akıp gidiyor resmen, insanı içine alıyor, verdiği bilgiler ve aralara serpiştirilen güzel sözlerle insanda okudukça okumak isteği uyandırıyor (ki zaten Karıncaların Günü adlı kitabında da bu tip bilgileri, konuya adapte olmak adına gayet hoş bulmuştum. Lakin o kitaptaki heyecanı bu kitapta mumla aradım, neyse...) sonra neler oluyorsa oluyor ve birdenbire kitap sizi içine aldığı gibi balgam yapıp dışarı tükürüyor :) ayrıca da ağzında o kadar çok çeviriyor ki (burada kitabın geri dönüşlerinden ve tekrarlarından sıkıldığımı belirtiyorum :P ) başınız dönüyor resmen ve bu gerçekten de iyi bir şey değil benim adıma. Hikaye adına gerçekten büyük beklentilerim vardı ama bu beklentim, yazarın kitabı sırf biraz daha kalın olsun çabasıyla suya düşmüş oldu. Sonuç olarak, olabilirdi ama çok da güzel olmadı...
Not: Sevgili Bernard Werber, harika kitabın "Karıncaların Günü"ndeki harika karakterin 103683 nolu karıncanın numarasını, kitabın sonuna doğru basit bir fareye koydurmanı nasıl yorumlamalıyım sence? Şahsen ben o numarayı nereden hatırladığımı hatırladığımda, o kitabını mumla aradığımı anladım. Saygılar ;)

Kitaptan 1 Alıntı