Büyük kara mizah ustası Aziz Nesin'in çeşitli öykülerden oluşan harika bir derlemesi.
Okurken güldüren, güldürürken düşündüren, :) memleketten insan manzaraları.
Kitaptaki bütün öyküler güzel olsa da yine de benim en beğendiklerim
Elbet bir bildiğimiz var,
Zübûr amca kaç kez gömüldü,
Büyük adamın yeğeni ve
Gülmece öyküsü nasıl yazılır dır.
Keyifli okumalar.
89 yılında orta sonda iken çocuk Kitaplarından büyük (!) kitaplarına ilk geçiş kitabımdır ve benim için çok çok özeldir. Gerçek dünyaya(!) adım atmak isteyen tüm çocukların bence başlangıç kitabı bu olmalı ve elbetteki Aziz Nesin olmalı. Hayatı hep mizah görmek isteyenler için hep Aziz nesin hep Aziz nesin!
Günümüz milletini, siyasetini, dilini, dinini, edebiyatini, işçisini, memurunu elestirel ve mizahi bir dille ele almis yazar. Aziz Nesin'in geniş bakışını tüm küçük öykülerde görebiliyoruz.
Aziz Nesin’in okuduğum 17. kitabı. Kaliteli mizah yapan çok zeki bir insan olduğunu düşünüyorum. Tüm kitaplarını da okumak istiyorum. Bu kitabı da çok güzeldi.
Aziz nesin...
Halktan..toplumun içinden biri olduğunu hikâyelerinde o kadar göz önüne sermiş ki aksi asla iddia edilemez .. kısa öykülerden pek haz etmem ama sevdim bu hikayeleri Sanki yaşadıklarımız anlatılıyor ️ ben sevdim herkesin kitaplığında olması gereken bir yazar...keyifle okudum keyifle okuyun
Kara mizah diyince akla gelen ilk isim Aziz Nesindir benim için de.Onun yazdiklarinda hep kendimizi buluruz kendimize benzetiriz.Yıllar geçse de bu değişmez.Çünkü yazma gücünü bu topraklardan kültürümüzden alır.Aslında o bizi yazar.Bizim insanımızın adamsendecilik,gördümbayıldımcılık,
benbilirimcilik vb. yönlerini öyle bir kaleme aliyor ki hem gülüyorsun hem düşünüyorsun.Kendine özgü dili bunda büyük bir etken.Köy ağzıyla ve kendine has kelimeleriyle yazıyı yumuşatıyor ama diğer taraftan keskin diliyle mesajını eksik etmiyor.Anlayana..
Güldürmenin ne kadar zor bir şey olduğu herkesin malumudur. Edebiyatla güldürmek ise çok daha zordur.Aziz Nesin bu kitabında zoru kolaya çevirmiş.Kitabı okuduğumda sürekli gülüyordum bir ara baktım herkes bana bakıyor.O esnada herkese seslenip bu kitabı okuyun siz de gülün diyesi geldi. Aziz Nesin'in görüşler fikirleri hayata bakışı farklılık arz edebilir.Ama edebiyatta kesinlikle önyargılı olunmamalı. Aziz Nesin mizah alanının ustalarından birisidir.Özellilkle bu kitabı özelinde yediden yetmişe herkesin okumasını tavsiye ederim.Kitabı okurken hakikaten sizi birinin GIDIKLADIĞINI göreceksiniz..:)
Okurken çok eğlendiğim bir kitaptı. Yazar Aziz Nesin'in öykü türünü sevdiren bir anlatımı var. Bilhassa güldürü öyküleri bu kitapta toplanmış gibi :) Favori öyküm ise: Kaçaklar kralı fare..
Aziz Nesin'in iyi öykü kitaplarından biri daha. 24 öykü var. Özellikle son üç öykü; "Allaha Emanet", "Gülmece Öyküsü Nasıl Yazılır?" ve Yeni Dünya Düzeninde Türkiye'nin Yeri" öykülerini diğerlerinden fazla beğendim. "Bendegörsün Asım Bey" isimli öyküyü yazdığında Aziz Nesin, "Diderot Etkisi" nedir biliyor muydu çok merak ettim ama malesef kendisine bunu soramayacağım.
Duru Türkçesini kullanarak, birbirinden hicivli on üç hikayeye yer vermiş Gıdıgıdı kitabında Aziz Nesin. Okurken gülümsüyor, 'vah ki ne vah' diyor, yer yer de 'değişen hiç bir şey yok' derken buluyorsunuz kendinizi. Favorilerim 'Deli ile Geçen Gece' ve 'Zübür Amca Kaç Kere Gömüldü?' oldu. Ama bakmayın böyle dediğime, hepsini bayıla bayıla okudum Sevgili Aziz Nesin, günümüzde ne çok 'Fişgettin Bey' ve yeğenleri var bir bilsen ! Şaşardın...
Aziz Nesin benim için çok özel bir yazar. Çünkü ilk okuduğum yetişkin kitabı yazarın 'Nazik Alet' isimli kitabı idi. O zamanlar ortaokula yeni başlamışım, arka plandaki ülkenin genel durumundan bihaber, okuduklarımı 'kurgu' algısında gülerek okuduğumu hatırlıyorum. Sonra dedemin kitaplığındaki tüm Aziz Nesin kitaplarını okumuştum. Bu sene her ay bir Türk yazar okuma planımızda Şubat ayı yazarımız Aziz Nesin olunca, 1958 basımı, ilk baskı - 63 yaşındaki bu yorgun kitabı seçtim Kapak resmi Turhan Selçuk, iç resimler Altan Erbulak tarafından çizilmiş
İyi ki bu dünyadan ve kitaplığımızdan geçmişsin Aziz Nesin
20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğdu. İki yıl Darüşşafaka Lisesinde öğrenim gördü. Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. Kara Harp Okulu ve Askeri Fen Okulundan mezun oldu. Üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullanmak" suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı. Bir süre bakkallık yaptı. Ardından gazeteciliğe başladı. Yedigün, Karagöz ve Tan Gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet adlı bir magazin dergisi yayınladı. Sabahattin Ali ile birlikte, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba mizah dergilerini çıkardı. 1951de bir kitapçı dükkanı, ardından bir fotoğraf stüdyosu açtı. 1954ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazdı. Yazın yaşamı boyunda 100ün üzerinde takma isim kullandı. Kemal Tahirle birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu.Yeni Gazete, Akşam ve Taninde köşe yazıları yazdı. Yazarlığı, Öncü, Yeni Tanin ve "Ustura" isimli bir mizah eki de hazırladığı Günaydın gazetesinde sürdürdü. 1962de Zübük isimli mizah dergisini çıkardı. 1963te yayınevinin yanmasının ardından sadece yazmaya başladı. 1972de Çatalcada kimsesiz çocukların eğitimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Nesin Vakfını kurdu. Kitaplarının tüm gelirini bu vakfa bağışladı. 1976-1980 arasında her dalda edebiyat ödülleri veren Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığını çıkardı. 1979da seçildiği Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır. Yer yer masal temasıyla ve mizah aracılığıyla günlük olayları, toplumsal aksaklıkları eleştirir. Türk edebiyatında çağdaş mizah yazarlığı tekniklerini geliştiren, genç mizah yazarlarının doğmasına yolaçan yazardır.