Adı:
Kavgam
Baskı tarihi:
Mayıs 2010
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055717179
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karşı Yayınları
Bu kitapta, çağımızın kötülük sembolü Adolf Hitler'in kendine özgü politik felsefesini (Faşizm) kaleme aldığı KAVGAM kitabının, Japon çizgi roman tarzı olan Manga formunda öyküleştirilmiş uyarlamasını bulacaksınız. Neredeyse orijinal metne sadık kalarak kitabı mangalaştıran Japon yayınevi East Press, amacının; okuyuculara, tarafsız, eleştirel bir yorumla, eserin özünü kavratıp zamanın insan hakları sorunlarını biraz olsun düşündürmek ve katkı sağlayabilmek olduğunu özellikle belirtiyor. Daha önce birçok klasik romanın yanı sıra Karl Marx'ın Kapital adlı eserini de mangalaştıran East Press, bu iki eserin, özellikle de KAVGAM'ın manga basımı ile bütün dünyada büyük yankı uyandırdı, kitapların satışı yüz binleri buldu. 

Diyalektik olarak; kötünün, insanlık dışının, faşizmin anlatılmadığı, bilinmediği bir yerde iyinin, insani olanın ve özgürlüğün de değerinin bilinmeyeceğini, bir anlam ifade etmeyeceğini düşünüyoruz. Bu bağlamda, başta Almanya olmak üzere, Türkiye'de ve daha birçok ülkede basılması ve satılması yasak olan KAVGAM'ı okuyamayan, bilgi sahibi olamayan genç-yaşlı herkesin, manga aracılığıyla bu eserin özünü kavrayabileceğini; zengin karakter çizimleriyle sembolize edilen, insanlık tarihinin en büyük kıyımının ve bunun düşünsel arka planının bu sayede belleklerden silinmeyeceğini de düşünüyoruz.
544 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
İlk olarak bu kitabı okumamla başladığım kitap serüvenimin devamını YouTube kitap kanalımdaki kitap önerileri videolarımla izleyebilirsiniz: https://www.youtube.com/c/alintilarlayasiyorum

Bugüne kadar 482 tane kitap okumuşum ve 1000kitap sitesinde de 4 yıl boyunca iyisiyle kötüsüyle 254 adet kitap incelemesi yazmışım. Peki benim bu kadar kitabı okumamı sağlayan ve Auschwitz-Birkenau toplama kamplarını bizzat gördükten sonra okuduğum Kavgam kitabı hakkında neden bir incelemem bile yok?

Artık olacak. Hatta siz de bu incelemeyi okuduktan sonra yorumlarınızda "Senin gibi bir çocuk katili olmayı reddediyorum Hitler!" cümlesini söylemek isteyeceksiniz. Çünkü gerek bu sitede gerekse de aramızda elini kolunu sallayarak dolaşıp da ırkçılığın tanımını hala bilmeyenler olduğunu fark ettim. Ben size ırkçılığın sözlükteki tanımını söyleyeyim:
"1. tanım: kendi ırkını öteki ırklardan üstün sayma ve siyasal tutumunu buna dayandırma eğilimi."
2. tanım: insanların toplumsal özelliklerini ırksal özelliklerine indirgeyen ve bir ırkın öteki ırklara üstün olduğunu öne süren öğreti."

Kavgam kitabı hakkında zaten bugüne kadar yüzlerce inceleme yazılıp çizildi, kitabın ne anlattığını, dünyanın en kötü insanlarından biri olan Hitler'in düşüncelerinin nasıl olduğunu, II. Dünya Savaşı sürecinin nasıl geliştiğini az çok biliyorsunuzdur veya Piyanist, Schindler'in Listesi gibi filmlerden izlemişsinizdir diye tahmin ediyorum. O yüzden bu kitap hakkında daha çok kendi düşüncelerime yer vermek istiyorum. Çünkü bilinçli okurlarla dolu böyle bir kitap sitesinde bile "Yahudi'nin olduğu her yerde Hitler'e ihtiyaç var." diyebilenler var!

Bu benim hayatımda içimden gelerek okuduğum ilk kitaptı. 2014 yılının şubat ayında Polonya'nın Oświęcim kasabasındaki Auschwitz-Birkenau toplama kamplarını gezdikten sonra aklımda onlarca soru oluşmuştu, bu kendi açımdan alışıldık bir şey değildi. O güne kadar sürekli yanıtlar aramak için yaşadığımı, kendi kendime hiç soru sormadığımı anlamıştım. 70 yıl sonra bu kampların içerisinde gezerken hayata dair bir şeyler kaçırdığımı anlamıştım.

Üstümdeki kapkalın kabanla bile iliklerime kadar üşüdüğüm, milyonlarca masum insanın öldürülüp yakıldığı gaz odalarının içerisini görebildiğim, milyonlarca masum insanın nedenini bilmeden gecesini gündüzüne katarak yattığı taştan bile sert ranzalara dokunduğum bu yer, benim hayatım için çok önemli bir dönüm noktası olmuştu. Çünkü Kavgam kitabını yazan Adolf Hitler bütün bu kıyımı ve katliamı yapmadan önce bir RESSAMDI! Ayrıca üç kez sınavlarına girdiği Viyana Sanat Akademisi’ne kabul edilmemişti. Düşünebiliyor musunuz?

Bunları neden size anlatıyorum, çünkü dünyanın en kötü insanlarından biri olan Hitler ve onun kirli düşüncelerini, Aryan ırk teorisini ve Alman ırkının dünyanın en üstün ırkı olduğunu anlatıp da kendisinin bile sarışın ve mavi gözlü bir Alman olamadığı çelişkilerini görebileceğimiz Kavgam kitabı, benim içimden gelerek kitapların dünyasına giriş yapabilmem için bir kapı oldu. Yani evet... Dünyanın en kötü insanı kendisinden çok farklı bir coğrafyada, dünyanın ve kutsal kitapların da öğütlediği kitap okumak eylemine karşı beni merak ettirmişti.

O kampları gördükten sonra kendime her gün "Kavgam kitabı neden yazılmıştı?", "Böyle bir kitaba neden ihtiyaç duyulmuştu?", "Bu adam niye bu kadar masum insanı bir hiç uğruna katletmişti ve kendilerinden sonra gelme ihtimali bulunan milyonlarca insanın kaderini değiştirmişti?" şeklinde sorular sordum. Kendi kendime sorular yönelterek hayatımda ilk kez felsefi bir eylem uyguladığımı hissetmiştim.

Evet, biliyorum. Hitler'in Yahudi düşmanlığının kaynağı ekonomik, dinsel ve sosyolojik sebeplere dayanıyor. Çünkü hem Hristiyanlar Hz. İsa'yı Yahudilerin çarmıha gerdiğini düşünüyordu hem de Yahudiler eskiden beri tefecilik ve tüccarlık gibi mesleklerle paralarına para katıyordu. Fakat bu konunun 20. yüzyıl içerisinde doğan Yahudilerle ne alakası var? Sizin hayatınızda hiç Yahudi arkadaşınız oldu mu? Bazılarınızın içinde tuttuğu ve tepki almamak için söylemekten çekindiğiniz ırkçı düşüncelerinizi Yahudilerin yüzlerine karşı söyleyebilme cesaretiniz var mı? Hayatınızda hiç Yahudilerin şimdiki zamanımızda yaşam kaliteleri bile olmadan yaşadıkları ghettolara gitme imkanı bulabildiniz mi? Polonya'da yaşadığım sırada ben bu imkanı bulabildim ve durum hiç de düşündüğünüz gibi değil.

Dünyadaki her Yahudi Rockefeller ve ailesi gibi kötü değil arkadaşlar, her Yahudi diğer bütün ırklara karşı düşmanlık besleyip Filistin'de bir Yahudi devletinin içerisine yerleşmeyi falan da düşünmüyor. Ben bizzat gittim, gerektiğinde Yahudi arkadaşlar edindim, bir Müslüman olarak da karşıma çıkan sinagogları ziyaret ettim. Onların yüzlerindeki hayal kırıklığını ve acıyı hissettim. Schindler'in Listesi filminde bizzat fabrikasına da gidip gördüğüm Oskar Schindler ile birlikte ağladım. Aklımdaki Amon Göth'leri, Joseph Goebbels'leri, Adolf Hitler'leri bir bir ortadan kaldırdım.

Milyonlarca masum insanın canına kıyan sana sesleniyorum Hitler;
Sanata ilginle belki benim meslektaşım olacaktın, olamadın.
Yazdığın kitapla belki de bir yazar olacaktın, olamadın.
İnsan olmak bu dünya için aşırı kolayken bunu da başaramadın...
Ne yazık ki, başarabildiğin tek şey beni kitap okutmaya başlatmak oldu.

Sana Elem Klimov'un 1985 yılında çekilen Gel ve Gör filmindeki sahneyle veda ediyorum!
Bir ateş ediyorum meymenetsiz suratının bulunduğu fotoğrafa ve 30 yaşına geri dönüyorsun.
Bir ateş ediyorum meymenetsiz suratının bulunduğu fotoğrafa ve Viyana Sanat Akademisi'ne geri dönüyorsun.
Bir ateş ediyorum meymenetsiz suratının bulunduğu fotoğrafa ve çocukluğuna geri dönüyorsun.

Senin fotoğraflarına ateş etmeyi tam da burada kesiyorum, çünkü senin gibi bir çocuk katili olmayı reddediyorum!
544 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Burada sizlere hem kitap hakkında, hem o zamana ait, hem sonrasında yaşananlar için az biraz bilgi vereceğim. Umarım konu ile ilgili sizleri çok sık boğaz etmemişimdir? Evet, az uzun oldu ama böylesi bir eser de ancak böyle anlatılabilirdi diye düşünüyorum.

1925 yılında, hiperenflasyonun bitiminden kısa bir süre sonra Almanya'da, o günlerde sağcı politik ölçekten bir aktivist tarafından yayınlanan, aşırı görüşlere sahip politik bir kitap ortaya çıktı. Bavyera dışında henüz iyi bilinmeyen ve edebiyat camiasınca da tanınmayan bu yazar, 9 Kasım 1923'te Bavyera’nın başkenti Münih'te başarısız bir darbe girişimi (Birahane Darbesi) sonrasında, işlemiş olduğu bu suça istinaden 1924 yılında dokuz ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Cezasını çektiği ve tutuklu kaldığı Landsberg cezaevinde geçen süre zarfında, “Mein Kamf – Kavgam” başlıklı ilk kitabının birinci cildini kaleme aldı ve yazdı. 35 yaşında olan bu genç yazarın adı Adolf Hitler'di. İşin ilginç olanı şudur ki, bu kitabın yazarının on yıl içinde Alman hükümetinin en başına geçeceğinden, altı yıl sürecek insanlık tarihinin en yıkıcı, en acımasız, en kanlı savaşından birisi olan, İkinci Dünya Savaşına baş aktörlük edeceğinden, ölüm ve tehditler ile geçen 20 yıllık diktatörlük süresinden sonrada intihar edeceğinden hiçbir kimsenin zerre şüphesi ve kuşkusu olmadı.

İki bölümden oluşan bu kitabın içeriği, başta politik düşmanlara karşı açık saldırganlığı, demokrasi ve esas olarak Hitler'in gözünde Alman halkının "düşman ırk" olarak adlandırdığı Yahudi karşıtlığı ile bilinir. “Mein Kamf – Kavgam” adlı eserinde Hitler iki ana konuyu birbirine bağlamıştır: otobiyografik bölümler ve bunun yanında detaylı politik programları. Hitler kitabında, o günlerde kendi düşüncesiyle büyük bir tehdit olarak gördüğü "Bolşevik-Yahudi" kitleye, Komünizme ve aynı zamanda yine ona göre uluslararası finans sermayesini elinde bulunduran asıl Yahudi’lere karşı izlenecek politik yolları ele aldı. Adolf Hitler, kitabında kendince bir takım siyasi ve politik taleplerde de bulundu. Avusturya’nın Almanya’ya bağlanması, her ne pahasına olursa olsun, jeopolitik anlamda üstün bir ırk olan Almanların sıkışıp kaldıkları bu dar topraklardan, diğer aşağılık devletlerin/ırkların ellerinde bulunan topraklara/alanlara doğru “Lebensraum - Yaşam Alanı” için genişlemesini ve dünya hâkimiyeti için emelleri olan Yahudi planlarının "açıklamasını" istedi. Bunun dışında, sahte senaryo ile dünya egemenliği için iddia edilen ve bir Yahudi projesi olan, "Siyon Liderlerinin Protokolleri" ‘ni "delil" olarak gösterdi ve dik duruşundan taviz vermedi.

Bu kitabın planlanması ve yazılması/yaratılışı hakkında birkaç varyasyon, hikâye, efsane ve dedikodu da yok değil. Hitler'in kitabının önemli kısımlarının yazılı olmadığı söylentiler arasındaydı. Başka bir iddiaya göre, metnin bazı kısımlarını sırdaşı Rudolf Hess'e dikte ettiği de iddia edildi. Daha çok Hitler'in tek başına, içinde bulunduğu psikoloji ile bu denli ağır bir kitabı kaleme alabildiğine ve tamamladığına inanmakta zorlananlar da yok değildi. Tüm bu özellikler ve soru işaretlerinin beraberinde getirdiği gizem ile birlikte, kitabın çok popüler olduğu ve Nasyonal Sosyalistler’in Ocak 1933'te iktidara geldiği o zamana kadar 240.000'den fazla kopyasının satıldığı, ama hiç kimsenin de konuyu/kitabı ciddi anlamda ele almadığı anlaşıldı. Fakat bir diğer önemli hususta, son araştırmalara göre, bu kitabı okuyan kişilerinde kitapta geçen düşünce ve fikirlere ilgi duyduğunu kanıtlar yöndeydi. "Mein Kampf - Kavgam" kitabının belli başlı başarısı ve yanlılarının olmasına rağmen, basında ona olan ilgi başlangıçta oldukça düşüktü. Almanya'daki faşist hareketle özdeşleşenler haricinde, kitap Weimar Cumhuriyeti'ndeki siyasal kitap eleştirmenleri tarafından pek de ciddiye alınmadı.

Hitler'in siyasi bir kitap yazma isteğine ek olarak, Mein Kampf – Kavgam’ın yayımlanması için bir başka sebep daha vardı: Hitler'in mali kaynak ve finans ihtiyacı. Kitabın satışından gelen gelirlerin, kendisinin Reich Şansölyesi olarak atanmasına kadar elinde tuttuğu sayısız hukuk danışmanını finanse etmek için yeterli gelir sağlayacağını umut ediyordu. Kitabı 1933 yılının başlarına kadar iyi kazanç sağladı ama asıl popülaritesini 1933 yılı sonrasında yakaladı diyebiliriz. Bu pek de şaşılası bir durum değildi Kitap adeta "Yeni Almanya" yol haritasında iktidara gelen Naziler’in fiili temel siyasi programı haline geldi. Hemen yeni basımlar için emirler verildi ve yeni evli çiftlere (İncil yerine) verildi veya insanlar çalışma arkadaşlarına hediye olarak Kavgam’ın birer kopyasını verdiler. Tarihçiler, sadece Almanca olarak Nazi döneminin sonunda 11 milyondan fazla kopyanın basıldığını tahminini yürüttüler. 1945 yılına kadar 15 dile yetkili ve yetkisiz çeviriler yapıldı. Bu yüksek baskı rakamları yüksek telif haklarını da beraberinde getirdi ve Hitler, yüksek kazancı riske etmemek adına ikinci el kullanılmış kopyaların satışını yasakladı. Bu şekilde resmi olarak sadece yeni kopyaların basımı mümkündü ve satışının yapılması sağlandı.


Adolf Hitler’e karşı Irene Harand’ın Kitabı, "Sein Kampf – Onun Kavgası", 1935.

"Kavgam" kitabında yer verilen birçok hitam ve iftiralara karşı verilen yanıtların arasında, Avusturya’lı Katolik Irene Harand tarafından yazılan kitap bir göze çarpıyor. 1935'teki kaleme aldığı kitabı " Onun Kavgası" adını taşır. Bu kitap Yahudiler için taraf olur ve Hitler'in yazlı olarak ele aldığı vahşi anti-semitik suçlamalarına karşı onları savunmaya çalışır. Harand kitabında, Hitler'in yalanı bir politik malzeme aracı olarak kullandığını ve iddiaları güçlendirmek içinde Yahudileri iddialarının en temel merkezine oturttuğunu belirtir. Harand, Hitler için tarihi bir kaynak değeri olan " Siyon Liderlerinin Protokolleri” iddiasını da bu kitabında yalanlar. Bir mucize gerçek olmuştu ve Irene Harand’ın şansı bir kere daha ona gülmüştü! Neden derseniz; İngiltere'de bulunduğu 12 Mart 1938 yılında, "Anschlusses" (Avusturya’nın ilhakı) esnasında kesin bir tutuklamadan ve belki de ölümden kıl payı kurtulmuştu. Kendisi daha sonra Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etti.

Hitler'in fikirleri, düşünceleriyle ele aldığı liderlik yönetimi ve kariyeri, İkinci Dünya Savaşı'ndaki Almanya yenilgisiyle sona ermiştir. Nazi rejiminin çöküşünden hemen sonra, korkuya kapılan milyonlarca Alman vatandaşı, ellerinde bulundurdukları bu kitabın bir suç sayılmasından korktukları için Kavgam kitabını imha etmeye başladılar. Basım ve yayım hakları Bavyera Eyaletinin elinde olan ve uzun zaman yeni basımı yasaklı olan "Kavgam" kitabının, 02.12.2015’te alınan bir karar ile tekrar basımına müsaade edildi. Ancak kitabın politik ve tarihsel bağlamda ele alınarak, uzman araştırma ekibi eşliğinde bilimsel açıklamalı yayınlaması adına gayret ve çabalar vardır. Farklı dillerde yayınlanan türleri neredeyse hiçbir şekilde önlenememekte ve bu nedenle, maalesef dünya çapında pek çok kitapçı ve sahaflarda çok farklı, çoğu tarihsel açıklaması olmayan türleri de bulunmaktadır.

Elinizde ne varsa onun kıymetini bilin, ama elinizde şöyle bir 1925 ve 1929 basımı orijinal 1. ve 2. cilt mevcut ise, işte o zaman daha da yukarılarda bir yerde saklayınız. 28.02 2014 Tarihinde ABD’nin Los Angels şehrinde bulunan, Nate Sanders Müzayede evinde 1925 yılına ait özel imzalı olan iki cilt Kavgam eseri 64.850 Amerikan dolarına satıldı. Gel de şimdi korkudan bu eserler yakılıyordu detayına takılma!!! Kim korkmadan yıllarca sakladı bu güzelim iki cildi? Hem de özel imzalı!!!

Şimdiden keyifli okumalar dilerim arkadaşlar.

Bir sonraki kitap yorumu ve değerlendirmesin de görüşmek dileğiyle. Esen kalınız!

~ A.Y. ~
544 syf.
·6 günde·10/10 puan
Lütfen kitabı okuyun. Hemen ön yargılı olmayın. Bu benim fikrimden değil karşıyım demeyin. Tarafsız okuyun olayları bilmiyormuş gibi ve Adolf Hitler'i bir de onun gözünden bakarak okuyun arkadaşlar...
Kitabın dili oldukça sade ve kolayca anlaşılabilirdi.
Daha önce göz atmıştım ama şimdi güzelce sindirerek okuma fırsatı buldum. Çok ama çok zeki bir adam Adolf Hitler. Hani Onun için deli diyorlar ya zeki büyük liderlerin muhakkak biraz deliliği vardı normal diye düşünüyorum.
Kitapta Adolf Hitler çocukluğundan, hayallerinden bahsediyor, sonra partiye üye olması ve o günkü Almanya'nın içinde bulunduğu durumu, yönetimde olanların basiretsizliğini ve Yahudileri anlatmaktadır. Adam gerçekten de ileriyi görmüş . Şuan ki dünyayı kim yönetiyor. Tabi ki Yahudiler. O önceden olacakları tahmin etmiş ve kendince önlem almak istemiş. O anki şartların gerektiğini ve yapabileceklerini yapmış Hitler. Bunun gibi tarihte bir sürü örnekler vardır. Kabul edelim ya da etmeyelim o anda yaşamadık ancak yaşayıp görebilirdik. Kesin bir hüküm sürmek için. Osmanlıda padişahlar kardeş katli yapmadı mı? Mecburdular. Osmanlı imparatorluğunun devamı için. Cumhuriyetin ilk yıllarında İstiklal mahkemeleri kurulup idamlar olmadı mı? Mecburdular. Vatanın bekası için. Şartlar ne gerekiyorsa yapılması gerektiği ve ileri görüşlü liderlerin yaptıkları gibi mecburdular.
Hitler kitabında bir de kafasında tasarladığı Almanyayı anlatmakta ve yapılmasının mecburi olduğu yeni savaşlara gönderim yapmaktadır.
Lütfen tarafsız olun ve okumak için şans verin kitaba
İyi okumalar..
544 syf.
·Puan vermedi
İlk 200 sayfasında kendi milleti için bir şeyler yapmaya çalışan bir adam gördüm ancak sonra çığırından çıktı . Bu kitabı izlediğim bir filmden sonra bu adam bunları nasıl yapmış olabilir ne düşündü acaba diyerek okumaya başladım . Kitabı okuduğumda gördüm ki anlamak mümkün değil . Bu nasıl mantık dedirtti sık sık bana . Zamanında Almanlar tarafından katliama uğrayan bir milletin bugün başka bir topluma katliam yapması da anlaşılır şey değil . Demek ki ya insanlık unutuldu ya da insanlık aslında hiç var olmadı .
544 syf.
·Puan vermedi
"Eğer Kavgam'ı ciddiye alıp okusaydık, İkinci dünya savaşının çıkmasına engel olurduk!"
-Winston Churcill İngiltere Başbakanı
Kapitalizim ve sosyalizimi farklı yönleriyle ele alan bir siyasi eser. Okunmasını tavsiye ederim.
928 syf.
·26 günde·Beğendi·10/10 puan
HEIL HİTLER

Nasıl başlanır bilmiyorım; ama bir yerden başlamak lazım anlatmaya . İnceleme yazısı mı olacak emin değilim; fakat belli bir kitlenin hoşuna gitmeyeceği kesin. Günümüzde 10 insandan 9' u Hitler'i sevmiyor. Sebebi ise yahudilere (insanlara değil) yaptığı zulm. Sanki bir tek yahudiler öldürüldü. Ya da yakılan kitaplar. Belki saldırganlık politikası hatta dünyayı süreklediği kaos(!) gibi sebepler. Neyseki Hitler bu kitabında kimseye bir gül bahçesi vaadetmiyor. O zamanın Alman halkı da bir gül bahçesi istemeyor olacak ki milyonlar, tereddütsüz bir şekilde Hitlerin izinden gidiyor ve zamanında Alman halkı Hitler'i, kendi duygularının tercümanı olarak gördüğüde aşikardır. Söylenilecek en güzel şeyde aslında Hitler'i yaratan yine bu milyonlar oldu.

"Ben bugün yalnız şu anlayışa göre hareket ediyorum: Kaybedilen topraklar yaygaracı parlamenterlerin keskin dilleri ile geri alınmaz, bu topraklar ancak keskin kılıçlarla, kanlı kavgalarla geri alınabilir."

İnsanların yaptığı duygu politikası, büyük bir hızla kitleleri ele geçirmiş bulunmakta. Günümüzde Hitler hakkında hiçbir bilgisi olmayan bir insan bile, bugün Schindler'in Listesi filmini izlediğinde "Katil Hitler", diye bağırabilir. Hepimiz biliriz o vurucu sahneyi. "Bu saat iki yahudi eder. Bununla iki yahudi daha kurtarabilirdim." ya da Hayat Güzeldir filminde Roberto Benigni'nin canlandırdığı Yahudi baba rolü ve çocuğuna gösterdiği ilgi, hepimizin ciğeri parçalanmıştır eminim; ama mesele bu mu değil! Bugün Hitlerin katil(!) olması ya da Yahudilerin sabun yapılması değil mesele. Yerlerini, bulundukları mevki ve topraklarda ki kendi konumlarını ebedi kılmak. Sadece yahudiler mi öldürüldü? İnsanlardan bahsetmemin sebebi bu işte. Önemli olan insan diyebilmemiz. Kimse Hitlerin katlettiği zencilerden bahsetmiyor ya da sakatlardan ya da çingenelerden varsa yoksa yahudi. Sanki dünyada bir tek yahudi zulme uğradı. Sizin yalan duygularınız sahte yaşlarınız bomboş ve değersiz emin olun. Hitlerin katlettiği 17 milyon insanın 6 milyonu yahudi. Buna kızıyorum işte ben. Neden diyorum yaa neden insanlar sürekli gözümüze yahudiler sokuyor? Hitler bundan propaganda da bahsediyor. Sanırsam Yahudileri gözümüze sokanlar "Kavgam'ı" çok önceden okuyup kullanıyorlar.

Dünyanın politikası büyük bir başarıyla işlendi. Stalin, Mao Zedong bugün dünyada daha çok insanı katletti; ama katledilenlerin filmi yapılmadı, kimse duymadı, ağlamadı da. Lanet olası asyalalılar canları cehenneme. Yahudiler kadar değerli değil miydi canları? Değildi. Çünkü yahudiler, geleceğin topraklarında büyük bir hakka sahip ve finansal başarıları var. Yani kimse kalkıpta bir Yahudinin ticari zekasını yadsıyamaz.. Günümüz siyasetinde önemli bir güç demektir bu ki zamanında da öyleydi. Bugün sadece yahudiler için ağlayanlara, ABD ve Avrupa tarafından uygulanan güzel bir reklam ya da parazit diyebiliriz. Filmin en güzel yerinde reklam girer ya ha işte onlar bunlar. Bizler insanlar için ağlayalım. Ve bugün her varlığa sonsuz bir saygıyla sarılalım. Yahudi Arap Türk Kürd ya da diğer neyse demeden, insan deyip sarılalım. Eh böylelikle bir şeyler değişir. Gibi.

Hitler büyük bir politika adamı devlet adamı. Hem de nasıl bak tarihin gördüğü ve göreceği en yüksek zeka. Bunun farkındaydı o yüzden kaybetti; çünkü bunu dinginliyecek yüce bir ruha sahip değildi. Zeka da ruh olmadıktan sonra bir işe yaramıyor; ama yine de saygı duyuyorum. Sen yok olmuş bir milleti gör. Versayı yoksay, işin kitlelerden geçtiğini fark et onlara seslen. Politikanı yavaş yavaş uygula. İş kur, istihdam yarat, aç olan milleti doyur. Milyonlar senin karşına gelsin, Hitler diye bağırsın, yerde sürünen milletten vezir yarat sen kral. Sonra bugün, klavye veleti gelsin sana küfür etsin Hülo Hitler diye bağırsın. Hele o kadar yıllık dünya zamanından denk geldiğim çağa bak, rezillik. Yaşından büyük sitelerde gezen, yaşamında ki tek başarısı yönetenin en iyi paspaslığını yapması olan bir velet bugün kalkmış zamanında, "Ülkemi nasıl kurtarırım, davamı nasıl sürdürürüm, ırkımı nasıl yüceltirim," diyen bir adama küfür ediyor. Sebebi ise bizim lanet olası eğitim sistemimiz. Günümüzde hiçbir eğitimci Hitler hakkında kendi düşüncesinden bahsedemez. Yapamaz bunu. Adam diyor Hitler kötü. Bitti bu kadar. Bu eğitimle büyüyen çocuk Hitler kötü diyor. Daha sonra ise ne okursa okusun değişmiyor bu. Nasıl değişsin? İntnreti açıyorum Jojo Rabbit, Hayat Güzeldir , Piyanist, Çizgi Pijamalı Çocuk, Schindler'in Listesi. Eee ne olacaktı başka? Tabii kötü Hitler dersin, onlarda bunu istiyor. Sen farklı düşünme. Müsaade yok buna. Tüm insanlık yahudilere yapılanı kabul etmeli. Dünyada zulm gören tek millet yahudi. Acı çeken, ezilen, örselenen, hakkı yenilen tek millet onlar. Hatta dünyada da bir tek yahudiler var........ nerede nerede ki.

NSDAP üzerine:
Çok güçlük çekiyorduk. Hareketin pek az üyesi vardı. Bu üyeler arasından, kendi asgari ihtiyaçlarını temin ettikten sonra hareketin değişik ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir kişi bulmak imkansızdı.


Bugün hâlâ rant peşinde koşup yok bebek katili Hitler, yok kitap düşmanı Hitler, diye bağıran insanlar tabii var ; çünkü onlar popülaritenin kurbanı. Hitleri hedef olarak göstermelerinin tek sebebi, toplum tarafından beğenilme ve onlardan biri olduğunu gösterme isteği. Çoğunluk onlara, o kurbanlara Hitler den nefret etmesini söylüyor etmezsen bizi kaybedersin. Adam ne yapsın yazık, garip nefret ediyor. Bir de komik olan taraf şu ki kendi fikriymiş gibi beyan ediyor. Yahu anlamıyorda. Anlayamaz çünkü kurban. O istenileni yapar ve kendisi istiyormuş gibi algılatılır. Bakmayın kitap okuduklarına. Okumaları lazım çünkü rant bu, popülarite burada.
Biz yinede kalame rağmen hitabet diyoruz.

Bir komünist-Marksist, davası gereği her zaman kendisine destekçi bulur; ama bir faşist asla bunu başaramaz. Bir komünist-Marksist, ne kadar masum insanı öldürürse öldürsün davası gereği haklıdır; ama bir faşist her zaman suçludur. Bu da günümüzde Stalin'i, Mao'yu, Pal Pot'u, Kim İl Sung'u ve daha nicelerini haklı kılar.
Neyseki ümit ediyorum, bir gün bu dünyada "ırkı milleti", değilde insanların öldürülmesinin suç oluğunu söyleyebileceğiz.

Hitler'e olan ilgim 15 sene önce neyse bugünde öyle ve korkarım ki 50 sene sonrada aynısı olacak. Büyük bir dehaydı Hitler, kitlelerin üstünde liderlerin üstünde bir lider. Yaptıkları zulümleri doğru bulmuyorum ama Hitler bunları yapacağını söylemişti. Ben öldüreceğim demişti, yapacağım, göreceksiniz demişti. Kavgam kitabı ne anlatıyor arkdaşlar? Hitlerin hayatını mı? Askerliğini mi? Neyi? Yarını. Haklı davasını. Nefretini. Kuracağı ırkçı devleti. Eee kitleler bunu istedii. Tabii bu Hitler'i haklı göstermez  bugünkü Yahudiler'e bakıpta Hitler haklıdır da diyemeyiz; ama daha kötüleri varken tüm günahı Hitler'e yüklemekte ne bilim düşünmekten kaçmak gibi.

Irkçı Devlet üzerine:
Irkçı devlet ırkı toplum hayatının merkezi haline getirecektir, onun saf kalması için çalışacak, çocuğun bir millet için en kıymetli varlık olduğunu ilan edecektir.

Ve kitap meselesine gelecek olursam. Bugün her Hitler karşıtı 5 filmin 3 ünde yakılan kitapları görüyoruz. Bu neden yanlış olsun? Adam insanlardan sabun yapıyor, kitapların yakılması mı sorun? Adam diyor ki: "Alman olmayan her şeyi ateşe veriyorum." Yahudi yazarların kitaplarını ateşe attı; ama Schopenhauer ya da Schiller'in kitaplarını ve bu yazarları yüceltti. Schiller'den bahsederken "Milletimizin En Büyük Hürriyet Kahraman" ı olarak anlatıyor. Hitler kitap düşmanı değildi. Hitler Alman olmayan kitaplara düşmandı.
Günümüzde insanlar Hitler'in okuyan-yazan insana düşman olduğundan bahsediyor komedi.

Hitler üzerine yıllarca konuşurum; ama kitleler ufakken acz ediliyor. TİME dergisi tarafından yılın Adamı seçilen Hitler'den daha fazla bahsetmek istemiyorum.
Bir insanı, bir tarihi ya da bir milleti kötülemek çok kolaydır. Özellikle böyle bir zamanda dünyanın en basit hareketidir.
Önemli olan o zümreyi süzgeçten geçirebilmektir.
496 syf.
·115 günde·Puan vermedi
NOT : Tarafsız olarak okuyacağına söz ver tavsiye edeyim :)

NOT : Okurken dikkat edin gözleriniz bozulabilir.

Eğer merak ettiğiniz şey Hitler'in kendisii veya olumsuz özellikleri değilse okuyun. Farklı bakış açısı her zaman iyidir...

Kitabı 4 ay gibi kısa bir süre de (!) bitirmiş olmak güzeldi. Çok sık ve boğucu bir görüntü zamana yaymamda etkili oldu.Takdir edersiniz ki biçim de en az anlatım kadar önemli. İnat ederek okudum ama her kitabın bir güzelliği vardır degil mi? Hitler'in gençlik ve okul çağından bahsedip daha sonra da Marksizm, yahudi sorunları gibi birçok konuya değinmiş. Kaostan faydalandığını belli etmiş olması, diktatörler adına duyduğum bir tezi de doğrulamış oldu :) ama dikkatimi çeken şey Hitler'in zamanındaki siyasal yapının halka hep zarar verdiği, kendi halkını daha geri plana atmış olmasının Hitler'in yolunu açtığı bölümdü. Zaten o da kökten söküp atmıştır. Böyle bir yenilik ülkemiz adına olmalı mı? Diye düşündüm. Tabi diktatörlük olarak idare edilmeyi kast etmiyorum. Siyasal yapının komple değişmesi olarak elbette.... Dediğim gibi yeni bir fikir denemek isteyenlere tavsiye edilir.
496 syf.
·68 günde
Eveet karşınızda koyu bir ırkçı, koyu bir Yahudi düşmanı hırslının hırslısı Adolf Hitler...
Ne yaşamış olabilir ki bu kadar büyük katliamlar yapabilir merakıyla okudum ama cevapları buldum mu diye sorarsanız tabiki hayır...Evet küçüklüğünde sevgisiz büyümüş ve istediği mesleği babası yüzünden olamamanın verdiği öfkede var ama bunlar katliam yapmak için sebep değil farklı bir psikoloji yada şizofrenik insanlık dışı bir olay başka açıklaması olamaz. Yahudi düşmanlığı daha gençlik yıllarında başlıyor kendincede sebepsiz de değil her taşın altında onlar çıkıyor siyaset sanat ve basın gibi birçok yerde sözleri geçiyor ve ülkeyi karıştırmak çabasındalar ve bu onun farkına varıyor ve öfkesi daha da çok artıyor. Ama yine katliam için sebep değil farklı çözümler elbette bulunabilirdi.Önyargısız bakacak olursak eğitim, basın ve siyaset için söylediği bazı cümleleri tam bir nokta atışı olarak gördüm ona katıldığım bir çok yerler oldu. Hapishane yıllarında siyasal ve ekonomik tezlerin, Marksizm ve kapitalizm eleştirilerini ele alan Adolf Hitler sade bir dil ile hayatından kesitleri kaleme almış okunabilir çokda kötü değil tavsiye ederim
"Yaşama hakkın, mücadele gücün kadardır." Adolf Hitler
512 syf.
·6 günde
Çok merak ettiğim bir kitaptı ve okuduğum için neredeyse hiç pişman değilim. Okurken son derece zeki ve vatanını seven bir insanla karşılaştım. Kitabın dili oldukça sade fakat harf puntosu oldukça küçük olduğu için akıcılık pek söz konusu olmuyor.

Kitabın ilk cildinde Hitler'in çocukluğundan parti üyeliğine kadar olan kısım anlatılıyor. Çocukluğundan itibaren memur olmaya zorlanan ve sevgiden uzak büyüyen Hitler, gençlik yıllarında bunun acısını çıkarırcasına kendi tercihlerine yöneliyor ya da yönelmek zorunda kalıyor. Bulunduğu ortamın ve dönemin etkisi ile kendince doğru bulduğu kararlar veriyor ve şu an nefret edilen insan olma yolunda adımlar atıyor. Hitler kitabında geleceğin Almanya'sı yani olmasını istediği Almanya'yı kurmak için yapılması gerekenleri de kalame almaktadır.

O dönemde yaşamadık ve kitapta anlatıldığı kadarıyla halka hep zarar veren bir yönetim söz konusuymuş. Nasıl ki toprak kazanmak için savaşlar verildiyse Hitler de kendi toprağı için savaş vermiş. Elbette ki yaptığı şeyin doğruluğunu savunmuyorum sadece kitabı tarafsız ve ön yargısız olarak okudum. Şimdi de aynı şekilde değerlendiriyorum.

Eğer olanların Hitler'in gözünden nasıl gözüktüğünü merak ediyorsanız okumanızı tavsiye ederim..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kavgam
Baskı tarihi:
Mayıs 2010
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055717179
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karşı Yayınları
Bu kitapta, çağımızın kötülük sembolü Adolf Hitler'in kendine özgü politik felsefesini (Faşizm) kaleme aldığı KAVGAM kitabının, Japon çizgi roman tarzı olan Manga formunda öyküleştirilmiş uyarlamasını bulacaksınız. Neredeyse orijinal metne sadık kalarak kitabı mangalaştıran Japon yayınevi East Press, amacının; okuyuculara, tarafsız, eleştirel bir yorumla, eserin özünü kavratıp zamanın insan hakları sorunlarını biraz olsun düşündürmek ve katkı sağlayabilmek olduğunu özellikle belirtiyor. Daha önce birçok klasik romanın yanı sıra Karl Marx'ın Kapital adlı eserini de mangalaştıran East Press, bu iki eserin, özellikle de KAVGAM'ın manga basımı ile bütün dünyada büyük yankı uyandırdı, kitapların satışı yüz binleri buldu. 

Diyalektik olarak; kötünün, insanlık dışının, faşizmin anlatılmadığı, bilinmediği bir yerde iyinin, insani olanın ve özgürlüğün de değerinin bilinmeyeceğini, bir anlam ifade etmeyeceğini düşünüyoruz. Bu bağlamda, başta Almanya olmak üzere, Türkiye'de ve daha birçok ülkede basılması ve satılması yasak olan KAVGAM'ı okuyamayan, bilgi sahibi olamayan genç-yaşlı herkesin, manga aracılığıyla bu eserin özünü kavrayabileceğini; zengin karakter çizimleriyle sembolize edilen, insanlık tarihinin en büyük kıyımının ve bunun düşünsel arka planının bu sayede belleklerden silinmeyeceğini de düşünüyoruz.

Kitabı okuyanlar 6,4bin okur

  • Gamze
  • Mehmet Efe Özşahin
  • Ebru TOKATLI
  • İlknur bektas
  • pelin benimser
  • Aمine Gzat
  • Phony
  • Zeynep Burcu Sevim
  • Sessiz Kitaplik
  • Syn

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%14.8
13-17 Yaş
%11.1
18-24 Yaş
%18.5
25-34 Yaş
%14.8
35-44 Yaş
%25.9
45-54 Yaş
%7.4
55-64 Yaş
%3.7
65+ Yaş
%3.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%29.3
Erkek
%70.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.1 (17)
9
%0.5 (7)
8
%1 (15)
7
%0.4 (6)
6
%0.4 (6)
5
%0.1 (1)
4
%0
3
%0.1 (1)
2
%0
1
%0.1 (2)

Kitabın sıralamaları