#Okudum
#KitapYorum
#KörKuyu
#İlkerBalkan
#KanonYayınları
#Roman
#168sayfa
Merhaba arkadaşlar,
Bugün sizlere Kanon Yayınları'ndan çıkan, İlker Balkan'a ait "KÖR KUYU" isimli romanla geldim.
Şimdi biraz yazardan bahsetmek isterim :
Varlık, Kitaplık gibi dergilerde şiirleri ve öyküleri basıldı. İlk romanı Umut, Kadın ve Kristal Gül, 2006 yılında okurla buluştu. Şiir kitabı Zerre (2007), öykü kitabı Affettuoso (2008); ardından ikinci romanı Tufanda Aşk Ezgileri (2012) ve son romanı Kör Kuyu (2013) yayımlandı. Antropolojik çalışması Ockham’ın Usturası’nın (2016) yanı sıra ondan fazla yayımlanmış kitap çevirisi vardır.
Roman izlenimlerim:
"KÖR KUYU" beni gerçekten içinden çıkılmaz kuyulara attı. Hayatlar, insanlar, sonlar, başlangıçlar, tükenmişlikler, kadının ülkemizdeki yeri, ölümler, vurgunlar, kısa tılsımlı küçük sevinçler, çaresizlikler, tıkanışlar daha ne söylesem ki! Bilemedim. Sanki ölü bir gelinden kalan çeyiz sandığı. Nefes alamadan yorgun dizlerin pedal çevirmesi gibiydi tüm yaşananlar. Hani bazı kitaplar bitkindir, isminden bile anlarsınız ters kulaç atarak ilerleyeceğinizi. Satırlar, kitabın kaderini yaşatır belki benzer hayatı okuyanlara. Bu da öyle bir romandı. Mayası kaçmış ilişkilerin gecikmiş sürprizleri. En çokta hırsın insanları getirdiği korkunç gerçekler. Gelinen noktada kayboluşlar. Duygu Asena'nın roman ismi gibi, "Kadın'nın Adı Yok". Geçmiş yüzyıllarda olduğu gibi yine her yaşanan olayın suçlusu, cezalısı kadın. Çocuk doğurmadan, anne olmadan kadın olunmaz, seçim ve söz sahibi mertebesine ulaşılmaz. Adınıza karar verenler önce babanız, anneniz, olursa kocanız. Saçı uzun aklı kısaydı doğuştan kız bebeklerin. En iyisi, hayırlısı erkeğin tekelindeydi çünkü. Tutkularınız, yarışlarınız, hedefleriniz, illa ki dedikleriniz bu romanda ters köşe yapmış