John le Carré kitaplarını tiyatro sanatçısı Celal Kadri Kınoğlu tavsiyesi ile keşfettim bu arada J. C nin sıkı okuyucusu diyebilirim. Kendimi ortalama bir kitap okuyucusu olarak görürüm. Polisiye romanlarını keyifle okur, okudukça elinizden bırakamayacağınız ve sonrasında yazarın hangi kitabını alabilirim acaba diye düşündüğüm kitaplara denk gelmeyi isterim herkes gibi. Ahmet Ümit, Dan Brown, Agatha Christie bu türde okuduğum kitaplar arasındadır. J. C nin dünyasına Köstebek kitabı ile adım attım ve her kitapta olduğu gibi ilk başlarda giriş bölümüne olanca dikkatimi vermeye, konusunu anlamaya daha fazla zorladım kendimi. Öyle ya! baştan sona istediğimiz o sürükleyiciliği bulamayabiliriz. Devamında da konunun dışarısında kaldım. Her açtığımda kitabı, sanki ortasından başlamış gibi hissettirdi ve ara ara tekrar okuduğum paragraflar oldu. Kayboldum. Bilemiyorum belki John Le Carré nin bir Tanış kitabı vardır.. İlk başlayacak olanlara tavsiyemdir. Onu bulun . Kitabın içindeki karakterleri, dönemin iklimini uzun uzadıya eleştirel bir yorum yapabilecek klasmanda değilim. Özetle İnanın Köstebeğin kim olduğunu merak ettirmiyor İşte böyle, kitabın bende uyandırdığı hisler bunlardı. Rotamı Jean Christopher Grange e kırıyorum. İyi okumalar. Sürükleyici kitaplara
John Le Carre kitaplarını almadan önce James Bond filmleri gibi sürekli bir aksiyon içerisinde olacağınızı düşünürseniz, hata etmiş olursunuz.
İstihbarat dünyası ve ajanlıkta eser miktarda aksiyon yaşanır. Zeka ve akıllıca hamleler daha ön plandadır.
Soğuk savaş dönemini yansıttığı bu kitabını “ilgilileri ve meraklıları” bir solukta okuyacaktır.
Polisiye roman seven ya da yazara şans vermek isteyenler ise bu kitabı okumakta çekinmesinler.
İyi okumalar.
Bazen kendimi sokaklara atıp önüme gelen insana bu adamın kitaplarını okumasını söylemek geliyor içimden. Söylenecek başka söz yok gerçekten mükemmel bir eser mükemmel bir yazar...
Bu suç eylemi güç gösterisinde, Güney Boston eyaleti polis gücü İrlanda-Amerikan organize suçlarına karşı savaş yürütüyor. Genç gizli polis Billy Costigan, çete şefi Frank Costello'nun yönettiği mafya örgütüne sızmakla görevlendirilir. Billy hızla Costello'nun güvenini kazanırken, sendikanın muhbiri olarak eyalet polisine sızan sert genç suçlu Colin Sullivan, Özel Soruşturma Birimi'nde güçlü bir pozisyona yükseliyor. Her biri, sızdıkları operasyonların planları ve karşı planları hakkında bilgi toplayarak, ikili hayatlarıyla derinden meşgul olur. Ancak hem mafya hem de polis aralarında bir köstebeğin olduğunu anlayınca, Billy ve Colin birdenbire yakalanıp düşmanın eline düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar ve her biri diğerinin kimliğini ortaya çıkarmak için yarışmak zorundadır. kendilerini kurtarma zamanı. Ama ikisi de uzun gizli görevleri sırasında edindikleri arkadaşlarına ve yoldaşlarına düşman olmaya istekli mi?
John Le Carre kitaplarını almadan önce James Bond ya da Jason bourne filmleri gibi sürekli bir aksiyon içerisinde olacağınızı düşünürseniz, hata etmiş olursunuz. İstihbarat dünyası ve ajanlıkla ilgili bu eserde az miktarda aksiyon yaşanır. Ancak bu dünyayı tanımak isteyenler mutfakta pişen yemeğin servis edilmeden önce en ince ayrıntısıyla nasıl yapıldığını öğrenmek isteyenler için bu eser biçilmiş kaftandır. Bu eserde Zeka ve akıllıca hamleler daha ön plandadır. Soğuk savaş dönemini yansıttığı bu kitabını “ilgilileri ve meraklıları” bir solukta okuyacaktır. Polisiye ve ve ajan- casusluk romanı seven ya da yazara şans vermek isteyenler ise bu kitabı okumakta çekinmesinler. İyi okumalar
Köstebek
John le Carré'nin "Köstebek" adlı romanı, beni içine çekip karmaşık bir casusluk dünyasında gezdirdi. Kitap, İngiliz istihbarat servisi MI6'in içinde bir Sovyet
dürüst olmak gerekirse okuması zor bir kitap. hatta ilk 130 sayfadan sonra başa dönüp tekrar başladım kitaba. olay örgüsü bir şekilde beni içinde tuttuğu için okumam gerektiğini düşündüm. kitabın başında o kadar çok karakter var ki kim kimdi karıştırıyorsunuz biraz ara verince de hepten unutuyorsunuz o yüzden ikinci başlayışımda biraz daha dikkat vererek okudum ve bu sefer tutundum kitaba. konusu ingiliz istihbaratında üst kademede bulunan bir köstebeğin açığa çıkarılması etrafında kurgulanmış konuca akıcı dilce tutuk bir roman. hollywood vari aksiyon filminden ziyade biraz daha durağan ve gerçekçi bir teması var ve bu beni kitapta tutan şey oldu. gerçek bir istihbarat operasyonu içindeymişsiniz duygusuna kapılıyorsunuz. zaten yazar da eski ingiliz istihbarat elemanı olduğu için gerçeklik yanı güçlü bir kitap çıkartmış. kitaptan uyarlama filme gelecek olursak, film beklentimin çok altında bir performans sergiledi. ayrıca kitapta bir karakter olan Tarr'ın operasyon sahası kitaptan farklı olarak filmde İstanbul olmuş ilginç bir detaydı. John Le Carre in okuduğum ilk kitabıydı ve muhtemelen başka kitaplarını da okurum diye düşünüyorum. kısaca ben beğendim eğer okumayı düşünüp bu incelemeyi okuyan biriyseniz kitabın başında biraz sabredin derim. keyifli okumalar.
KöstebekJohn Le Carré · Sia Kitap · 2023126 okunma
Asıl adı; David John Moore Cornwell'dir. (19 Ekim 1931, İngiltere-Dorset) İngiliz casusluk romanları yazarı.
Richard Thomas Archibald Cornwell ve Olive Cornwell'in oğlu, Aktris Charlotte Cornwel'in kardeşi John le Carré, 19 Ekim'de doğdu. Berkshire'ın yakınında Pangbourne'da St. Andrew Hazırlık Okulu'nda resmi eğitimine başladı ve Sherborne Okulu'nda devam etti. 1948'den 1949'a kadar, Berne Üniversitesi'nde yabancı diller üzerine çalıştı. Sonra Oxford'da Lincoln Koleji'ne devam etti. İyi bir BA'le (dereceyle) 1956'da mezun oldu. İki yıl boyunca Eton Koleji'nde ders verdi. Le Carré 1959'da Eton'dan ayrıldı. Sonraki beş yıl boyunca İngiliz Dışişleri Bakanlığı için çalıştı. Önce, Bonn'daki İngiliz Elçiliği'nde ikinci sekreter olarak hizmet verdi, daha sonra konsolos olarak siyasal bir hizmet için Hamburg'a transfer edildi. Le Carré, MI6'ya asker yazıldı. 1961'de ilk romanını yazdı.
Le Carré, Truro'daki Royal Cornwall Hastanesi'nde 12 Aralık 2020'de 89 yaşında zatürreden öldü.