Uzun zamandan sonra okuduğum en iyi gerilim dolu kitaptı. Kurgu öyle kusursuz planlanmış ki okurken çok profesyonel olaylara şahit oldum. Göze batan amatörce bir bölüm yoktu. Kitapta çok fazla karakter yer alması dışında sıkıntı olmadı, okurken isimleri hatırlamakta bazen güçlük çektim. Kitap çok akıcı, normalde yavaş yavaş okumayı planlayarak başladım ancak son 200 sayfasını dayanamayıp meraktan tek seferde bitirdim. Aksiyon, gerilim, korku ve entrika severler için çok iyi bir kitap.
2023 yılında okuduğum en sıkıcı, en kötü kitap seçiyorum bu kitabı. Bir sürü de ödülü varmış ama ben hiç beğenmedim maalesef. Hey sayfada başka bir karakter, bir sürü olay, gereksiz bir sürü detay.. Kitabın başlığından her zaman okuduğum tarzda katil bulmalı, olay çözmeli bir kitap okuyacağım sanmıştım ama öyle değilmiş. Aksiyon-Macera kitabıydı. Keşke kitap değil de filmi olsaydı da onu izleseydim.
Konu: Doktor Christine teknesiyle seyahate çıkıyor ve bir gemi enkazına çarpıyor. Enkazdan kurtulan var mı diye araştırma yaparken ölmek üzere olan bir adamı görüyor. Doktor olduğu için adamın yaralarına pansuman yapıyor, tedavi ediyor ve adam biraz kendine gelince Christine’nin teknesine el koyuyor, teknenin rotasını değiştirip İngiltere’ye çeviriyor ve olaylar başlıyor.
Buraya kadar anlattıklarım kitabın ilk 100 sayfası falandı. Kitap 480 sayfa.
O kadar kusursuz yazılmış ki sayfaları çevirmek için sabırsızlık gostereceginiz bir kitap .İnsanı sanki bir film içine alıp karakterleri bir bir yaşatma olasılığına sahip..
Ward Larsen'in David Slaton'u gözümde "Myth"leştirdiği çok güzel bir ajan hikayesi. Günümüz Dünya siyaseti üzerine göndermelerin bulunduğu akıcı anlatımı ve nefes nefes geçen temposu ile bir an önce arka sayfayı çevirmek isteyeceğiniz bir roman.
Yazarın konuyu anlatımını başarılı buldum. Polisiye ve ajan hikayelerinden hoşlanıyorsanız kesinlikle sizi tatmin edecek kalitede bir roman olduğunu düşünüyorum. Yazarın araya başarı ile sıkıştırdığı Christine - Slaton diyaloglarını tam yerinde zamanında kullanması benim çok hoşuma gitmişti. Trevanian 'ın İnfazcı kitabından sonra bunu okudum. Eğer Trevanian tarzını seviyorsanız -Ward Larsen vs Trevanian yapmadan yazıyorum bunu- size hitap edeceğini düşünüyorum.
Christine'e not : Seviyorum seni tatlım...
Kısa süre içinde kütüphaneye gidip kitaplarımı iade ettikten sonra yenilerini almam gerekiyordu. O hengame içinde elime ilk geçen kitaplardan biriydi. Bu kadarını beklemiyordum açıkçası.
Okumaya başlamadan önce yine bu platformdaki okuyucu yorumlarından birinde, "çok fazla karakter vardı, o biraz zorladı" minvalinde bir yorum okumuştum. İyi ki de okumuşum. Bende karakterleri yazarak okumaya başladım. Bu sayede hikayeden hiç kopmadan bir solukta kitabı bitirdim diyebilirim.
Okumayı düşünenlere naçizane aynı tavsiyede bulunuyorum. Özellikle ajanlık, polisiye vs hikayeleri sevenler için harika bir eser.
Ne yazık ki kitapla alakalı çok olumlu yorumlar yapamayacağım. Bahsedilen aşk zorlu şartlarda yaşandığı için ilgimi çekti bunun dışında çok da ilgimi çeken bir şey yoktu. Bu tarz sevenler okuyabilir, çok da kötü değildi fakat yazım yanlışları çok fazlaydı.
Daha ilk sayfadan itibaren sizi içine çeken bir ajan hikayesi. Hop oturup hop kalkıyorsunuz. Zaman zaman film seyrediyormuş gibi bir hisse kapılıyorsunuz. Kitabın başlarında yer ve isimlere adapte olmak zorluyorsa da vardığınız noktayı beğeneceksiniz.
ntrikalar, dönen dolaplar, heyecan, gerilim üst seviyede bir kitaptı fakat beni bir o kadar da yordu. Özellikle ilk 100 sayfa kadar isimlerle mekanlarla boğuştum. Fazla karakter fazla mekan vardı başlarda biraz beni zorladı. Buna rağmen olay örgüsünde karışıklık olmamasıda gayet güzeldi.
Bu kitapla ilgili söylenecek çok söz yok arkadaşlar. Kitapta yenilmez,zeki, çalışkan,ön görülü, güçlü,romantik ve daha nice özellikleri taşıyan bir adamdan bahsediliyor. Tabi bu adam bir adaletsizliği çözmeye çalışıyor,hem de tek başına. Şaşırdınız mi ? Ve her zaman ki gibi yanında önce mağdur sonra bir anda aşık bir kadın da var, biliyorsunuz olmazsa olmaz.
Akıcı mi diye sorarsanız,kitap gayet akıcı ve bir çırpıda bitiyor. Ama şaşırtıcı veya gizemli mi derseniz bence asla değil. En azindan biraz kitap kültürünüz,ucundan da olsa Amerikan filmlerine aşinalık var ise asla sizi merak ettirmeyecek.
Yine de okunur mu,evet boş vaktiniz var ise bu kitabı okuyun. Ya da kafa dağıtip biraz maceraya yönelmek istiyorsanız.
Kitap çok ilginçti. Devletler arasındaki gizli olayların ve anlaşmaların yapıldığı aksiyon macera tarzı bir filmin kitabını okuyormuşum gibi hissettim. Christine bazen çok sinirlerimi bozduysa da kitabı sevdim diyebilirim...
İyi okumalar...